Seçim Sonuçlarına Aldanmayalım!

01 Nisan 2014 Salı

Öncelikle seçim sonuçlarına baktığımızda yurttaşlarımızın yolsuzluk ekonomisi ve rant paylaşımındaki adaletsizliğe aldırış etmediğini görüyoruz. Milletimiz günlük yaşamındaki standardına bakıyor. Henüz boğazını sıkan bir ekonomik kriz hissetmediği için cari açık tehlikesi, büyümedeki ciddi düşüş, enflasyonun artacağı gibi hususlara kafa yormuyor ve tercihini değiştirmiyor.
Sosyal yardımlar, dolaylı yardımlar, seçim armağanları nedeniyle şu anda keyfi yerinde olan vatandaşın tercihlerine, “bizim demokrasi bilincimiz” bu diye saygı göstermekten başka çaremiz yok.

Muhalefet partileri yenildi
Ancak esas irdelenmesi gereken şey CHP ve MHP’nin yenilgisi. CHP lideri seçim stratejisini Başbakan’ın düşman yaratma ve kutuplaşma politikasına cevap verme şeklinde oluşturunca, yeni bir şey söylememiş oldu. Ekonomi oldukça kırılgan ve AKP’nin yumuşak karnı olduğu halde ekonomi ve projelerden, halkın günlük hayatına etki yapacak çözümlerden söz etmedi. Başbakan nasıl ki gerilim yaratarak bizi yorduysa CHP lideri de gerilime gerilimle cevap vererek yordu. Oysa CHP Atatürk’ün partisi olarak farklı bir strateji izlemeliydi. Ekonomiyi öne çıkarmalıydı. Gülen Cemaati ile sempati ilişkisi algısını yaratmamalıydı.
MHP lideri Türk milliyetçiliği üzerinden siyaset yaptığı için heyecanların partisi olması gerekirken donuk ve hedefsiz bir parti vizyonunu ortaya koydu. MHP de ekonomiyi öne çıkarmadı.

Kürt milliyetçiliği Batı’da prim yapmıyor
Kürt milliyetçiliği üzerinden siyaset yapan BDP bölgesel başarı elde ederken, Türkiye’yi kucaklayacak bir sol parti edasıyla hareket eden, aslında BDP’nin batı versiyonu HDP’nin aldığı sonuçlar da batıda Kürt milliyetçiliğinin prim yapmadığını bize göstermiş oldu.
Bu seçimin çarpıcı sonuçlarından biri de dürüst, mert, namuslu kişiliğin öne çıkmasının seçim kazandırmadığı oldu. Konuşmak ve eleştiri yapmak değil “eleştirilenin yerine nasıl yapılacağının ortaya konulmasının” seçim kazanmak için gerekli olduğunu bir kez daha bize gösterdi.
Ama muhalefetin başarısızlığından kaynaklanan AKP’nin aldığı başarılı sonuç, ekonomideki olumsuz gelişme tehlikelerini bertaraf etmeyecek. Üstelik AKP’nin sorumluluğu daha da artmıştır.

Ekonomimiz ciddi risk altında
- FED değiştirdiği para politikasına devam edecek. İleride yapacağı faiz artırımını piyasa fiyatlıyor. Bu gelişmekte olan ülkeler için para bulmada sorun yaratacak.
- Cari açık oldukça tehlikeli seviyesini koruyor. Bu ekonominin kırılganlığını gösteren en önemli durum.
- S&P, Türkiye’nin görünümünü durağandan negatife çevirdi (7 Şubat 2014). Fitch ve Moody’s’den, özellikle de bankacılık sektörüne ilişkin gelen açıklamalar da çok olumlu değil. 4 ve 11 Nisan’da Fitch ve Moody’s’in gözden geçirmeleri var ve görünümü negatife çevirmesi bekleniyor. Bütün bunlar Türkiye’nin dış kaynak bulmasında sorun yaratacak hususlar.
- Enflasyonun yüzde 10’u geçmesi bekleniyor.
- İşsizlik ve özellikle genç işsizler oranı oldukça yüksek. Yüzde 10’larda olan işsizlik oranları ile Türkiye ekonomisinin yürümesi mümkün değil. Türkiye’nin her yıl en az yüzde 5 büyümesi gerekiyor. Bu da gelecek iki yılda olası görülmüyor.
- Bu yıl ödenecek 210 milyar dolar nereden bulunacak? Bu, borçlanmanın artarak devam edeceğini gösteriyor.

Halk boğazı sıkıldığında tercihini değiştirir
Bu ekonomik gidişin halkın günlük yaşantısına olumsuz etki yaptığı gün, halk RTE diye şarkılar söylemeyi bırakıp başka şeyler söyleyecektir. Bu nedenle bu seçimlerin sonuçlarına aldanıp ortamı güllük gülistan görmeyelim. Çünkü ekonomik depreme dayanacak hiçbir iktidar yoktur. Ekonomimiz de bir deprem arifesindedir. Muhalefetin kendine gelmesi şart Bu depreme hazırlık yapacak, halkın umudu olacak seçeneklerin de şimdiden ortaya çıkması lazım. Bu nedenle muhalefet yapma şartlarının en elverişli olduğu bir dönemde muhalefet yapmayı beceremeyen partilerin özeleştiri yaparak onlardan medet uman seçmenlerini daha da üzmemeleri gerekir. Özellikle CHP’nin, bozduğu kimyasını yeni formüllerle düzeltmesi lazım.
Gelecek dönemin en önemli gündemi ise ekonomi ve hukuk olacaktır…  


Yazarın Son Yazıları

İnsan Olmak! 4 Mart 2014
Bir Umrenin Ardından 25 Şubat 2014