Fazıl Say Davası
Nilgün Cerrahoğlu
Son Köşe Yazıları

Fazıl Say Davası

20.10.2012 03:59
Güncellenme:
Takip Et:
\n

\n

Fazıl Saya baktıkça, hep konserlerini düşündüm

\n

Yaz aylarındaki ENKA buluşmalarının sıcak karşılaşmalarını; Lütfi Kırdarın görkemi, Aya İrininin büyüsünde yaşanan müzik akşamlarını ve en son da bu yaz başında 3 bin kişilik dev Haliç Kongre Merkezinde dinlediğimMezopotamya Senfonisi’nindünya prömiyerini andım

\n

Alkıştan her seferinde yıkılan mekânlarda seyircisiyle yekvücut olan piyanistin sahnedeki görüntüleri gözümün önünden geçti. İzleyicilerin Sayı sevgi seli ile sardığı anları hatırladım..

\n

Kitlelerin böyle gönüllerinde yer eden Say, dakikalardır yargıç karşısında ayakta durmaktaydı.

\n

Sanık sandalyesi bile dünya çapındaki sanatçıya çok görülmüştü

\n

Çağlayan Adalet Sarayı’nın 6. katında, aslında yalnız avukatların sığabileceği minicik bir salonda, sanatçının savunmasını durakta bekler gibi, ayakta yapmasıistenmekteydi. Sanatçınınrahatsızlığınıbelirtmek durumunda kalması üzerine, neden sonra kendisine bir sandalye sağlanabildi.

\n

Adalet sarayından çok havaalanını andıran, Avrupanın en büyük, en modern adalet mekânında”; “sanık sandalyesibile lütuf gibi bağışlanıyordu.

\n

İçeriye girene dek zaten deveye hendek atlatmıştık.

\n

Önce duruşmanın zemin kattaki büyük salondayapılacağı söylenmiş; ani değişiklikle 6. kattaki bu cep mekâna yönlendirilmiştik. Bu karışıklık, Fazılın destekçilerinin dağılmasına ve adalet sarayının labirent gibi uzayıp giden koridorlarında dağılmasına, kaybolmasına yol açtı. Maksat da anlaşılan zaten buydu...

\n

Yetmezmiş gibi salona sanatçı yakınlarından başka kimseyi sokmamayıvazife edinen güvenlik elemanlarıyla tartışmak zorunda kaldık. Zeynep Oralla birlikte içeriye beni sokan Bağımsız İstanbul Milletvekili Levent Tüzel olmasaydı, herkes gibi biz de kapı dışında kalacaktık. Aslen hukukçuolan Tüzelin orada olması fark yarattı!

\n

CHP nerede?

\n

Bu vesile ile CHPden kimseyi görmemek beni hem üzdü, hem şaşırttı. 90’ların düşünce suçudavalarında CHP vekillerini görmeyi alışkanlık edinen bir gazeteci olarak, önemli hukukçuları olan ana muhalefet partisinin bu kez niye görünmez olduğunu merak ettim.

\n

CHP, dünya çapında birözgürlükve laiklik davasınadönüşen bu simge davayı da kovalayıp sahiplenmeyecekse, ne için vardı?

\n

CHPnin boşluğunu tek başına bir orduya bedel, Alman milletvekili Sevim Dağdelen doldurdu.

\n

Elinde 100ü aşkın Alman parlamenterinin Başbakan Erdoğana yolladığı mektupla Almanyadan Çağlayan Adliyesine gelen Alman vekil, Türkiyede -heyhat!- olmayan muhalefetin yerine geçti

\n

Muhalefetin bile bizde tam önemini kavrayamadığı ve değerlendiremediği davada, müşteki beyanlarınıdinlemek trajikomik bir hadiseye dönüştü.

\n

Sayın habire sanatçı kişiliğininöne çıkarılmasından yakınan müştekilerden biri mesela;Niye sürekli bu anlatılıyor? Fazıl Say sanatçıysa ben de mühendisim. Ben de mühendisliğimi anlatayım!tarzı ifadeler kullandı.

\n

‘Türk Mozart’ı’ yargılanıyor

\n

Söz konusu mühendis(!); dava ettiği şahsın dünyada Türk Mozartışeklinde nam saldığından habersizdi. Klasik müzik ülkesi İtalyada -misal!- davaya tam sayfa yer veren gazeteler Fazıl için bu tanımı kullanmaktaydı. (Bknz. Repubblica 19 Ekim, Türk Mozartı mizah yaptığı mesajları nedeniyle suçlanıyor!)

\n

Kıyasınabsürtlüğü haliyle gülüşmelere yol açtı. Müşteki avukatları bunları sataşmaolarak nitelendirdi. Art arda söz alan müştekilerin avukatları, bu nevi gerekçelerle devamlı kapalı celsetalep ettiler. Kapalı duruşmaısrarının hikmetini sorduğum Sayın avukatları, güdülen stratejinin Sayı destekten mahrum bırakmakolduğunu belirttiler.

\n

Müşteki vekillerinden avukat Ayfer Bayar, salondaki kısıtlı sayıdaki destekçiyi de kastederekBurada sevgi yok, saygı yok, birbirine karşı tahammül yok. Bu dava zaten bunun üzerinde, bir arada yaşayabilmek üzerinedirdedi. Veoturumun kapalı olmasınıistedi.

\n

Avukat hanımın birlikte yaşamakanlayışı, salonun boşaltılması ve karşı duruştan arındırılması şeklindeydi

\n

Müzisyeni bir arada yaşamaya tehdit gösteren avukat Ayfer Bayar, acaba SayınKara Toprakbestesini dinlemiş midir diye düşünmeden kendimi alamadım

\n

Fazla romantik olacak belki ama kendime şu soruyu sormadan edemedim: Sayın piyanosunu Âşık Veyselin sazı gibi konuşturduğu Kara Toprakbestesini sözgelimi!- bilen bir hukuk insanı; bu kadar zengin ve köklü bir kültürler buluşmasınaaracılık eden bir sanatçıyı bir arada yaşamaya tehdit görebilir mi?

\n

Say tam da bir arada yaşama güç veren bir kültür köprüsüsağladığı için dünyada simgeleşen bir isim.

\n

Alman parlamenterlerin Erdoğana yazdığı mektup da bu vurguyla bitiyor:

\n

Böyle bir dava, sanatsal özgürlüğe darbe olduğu gibi Fazıl Say şahsında insanlık kültürüne darbe teşkil etmektedir.

\n

Artık sade Türkiyeye değil, insanlık kültürüneait bir isim Fazıl Say.

\n

Herkesin bunu böylece bilmesinde yarar var.

\n

\n\n

Yazarın Son Yazıları

FAFO

“FAFO”yu tercüme etmeyeceğim...

Devamını Oku
11.01.2026
Mamdani: ABD’nin en büyük siyasi şoku

Dünya 2026’ya Venezüella ve İran türbülansıyla girdi.

Devamını Oku
04.01.2026
2026’yı beklerken...

Capranica Meydanı’ndaki dev Noel ağacı, kilisenin çatısına kadar yükseliyor.

Devamını Oku
28.12.2025
2025 ‘müesses nizamın’ sonu

Yılbaşı mesajları şimdiden akmaya başladı.

Devamını Oku
21.12.2025
Nermin Abadan Unat

Nermin Abadan Unat’ı en son TV’de 2022 Aralık’ında İmamoğlu için yapılan destek mitinglerinin ilkinde gördüm.

Devamını Oku
14.12.2025
Masterchef’te yılın kelimesi: Nasip

Görmüşsünüzdür: “Siyaset dışı en güvenilir isimler anketi”nde Sedat Peker ilk sıraya oturdu.

Devamını Oku
07.12.2025
Epstein: Körlerin fil tarifi

“Gerçeklerin, çoğumuzun gözünden kaçan bir yapısı var”...

Devamını Oku
23.11.2025
BBC’ye darbe... Faşizme kayış

İngiliz yazar Ian McEwan uyarıyor...

Devamını Oku
16.11.2025
Mamdani tarih yazdı

Turhan Selçuk’un çok sevdiğim bir karikatürü vardır: Küçük balıklar bir araya gelip devasa bir köpek balığını kovalar.

Devamını Oku
09.11.2025
Mamdani kasırgası

Annesi Mira Nair...

Devamını Oku
02.11.2025
Kaddafi’nin İntikamı

Mezardan yükselen intikamlar bunlar...

Devamını Oku
26.10.2025
Ortadoğu’da altın çağ...

Shehadeh Dajani’nin yüzü hâlâ gözlerimin önünde...

Devamını Oku
19.10.2025
Nobel’in prestiji çakıldı

Michael Wolff... Trump döneminin kara kutusu.

Devamını Oku
12.10.2025
Geç olmadan

"87 yaşındayım" diyor Jane Fonda...

Devamını Oku
05.10.2025
Meşruiyet nedir?

“Cesur bir adım atalım ve ona (Cumhurbaşkanı Erdoğan’a!) bire bir ilişki temelli gereksinim duyduğunu verelim. O nedir? Meşrutiyet!”

Devamını Oku
28.09.2025
Trump’ın korku imparatorluğu

Sizler bu satırları okurken Trump Amerika’sı geçen hafta içinde öldürülen radikal sağ aktivist Charlie Kirk’ü ulusal törenlerle uğurluyor olacak.

Devamını Oku
21.09.2025
Hedef muhalefeti yok etmek

Amaç, muhalefeti etkisizleştirmek ve işlevsizleştirmek...

Devamını Oku
14.09.2025
Titanik’te olmak

Proizvol ve prodazhnost... Rusça iki sözcük.

Devamını Oku
07.09.2025
Hür dünyanın sonu

Prodi’yi hatırlarsınız...

Devamını Oku
31.08.2025
Midas’ın Kulakları

Çocukluğumda “Midas’ın Kulakları” diye çok ünlü bir oyun vardı.

Devamını Oku
24.08.2025
Başyücelik hutbesi

İslam inkılabının ana kanun maddesi şudur: Bütün kanunlar Allah’ın emirlerine uygun ve bağlı olarak insani selim duygu ve düşünceye dayanır.

Devamını Oku
17.08.2025
Epstein Vakası

"Epstein vakası ABD siyaset kültüründe merkezi bir komplo kertesine erişti, bu gidişle Kennedy suikastı mitosu ile yarışır” diyor Michael Wolff.

Devamını Oku
10.08.2025
Kara düzen

II. Trump badiresine karşı Başkanlık yarışına girmek cüretini gösteren Demokrat Parti adayı Kamala Harris ilk kez konuştu ve...

Devamını Oku
03.08.2025
Sevgili Altan bey

Sevgili Altan bey

Devamını Oku
27.07.2025
Siyasette gerçeklik yok oldu

“ Otokratlar rakiplerini artık öldürmüyor” diyor Anne Applebaum ve devam ediyor...

Devamını Oku
20.07.2025
Grok zamanlarında yaşamak

Bir arkadaşımdan geldi. Instagram iletisi... ’70 li yıllar. Bikinili dört kadın güneşin altında mutlu mesut uzanmış.

Devamını Oku
13.07.2025
Zohran efsanesi

Faşizm gemi azıya aldıkça, çarenin yerel siyasetten geçtiği anlaşılıyor.

Devamını Oku
06.07.2025
Venedik’te düğün

Thomas Mann “Venedik’te Ölüm”ü tam Birinci Dünya Savaşı arifesinde, bir “çöküş” hikayesi olarak kaleme almıştı. “Belle époque/Muhteşem devir”tabir edilen 19. yüzyıldaki 2. sanayi devriminin sonu ile 20. yüzyıl başının sonsuz istikrar, refah ve özgüven çağı sonlanmış, baş döndürücü teknolojik değişimlerle toplumun değerler skalası değişmişti.

Devamını Oku
29.06.2025
İsrail’in ‘pis işleri’

Deyim, Almanya’nın yeni Şansöylesi Friedrich Merz’e ait. Bir haftadır Mertz’in şok...şok...şok bu sözleri konuşuluyor.

Devamını Oku
22.06.2025
Trump’ın ‘oyuncak askerleri’

14 Haziran’da Washington’da bir kutlama için, yerleri dolduracak yedeklere ihtiyaç var.

Devamını Oku
15.06.2025
Dekadans

Donald Trump, Beyaz Saray’a çıktığı ilk yıllarda, “New York’un ortasında, 5. caddede çıkıp birini vursam bir tek seçmen kaybetmem!” demişti.

Devamını Oku
08.06.2025
Kurşun hızı

Adına “muzzle velocity” diyorlar. Deyimi siyasi jargona sokan isim Trump’ın “karanlık prensi” Steve Bannon.

Devamını Oku
01.06.2025
Habeas Corpus nedir?

“Habeas Corpus nedir? Tanımlar mısınız?”

Devamını Oku
25.05.2025
Arabistanlı Donald’ın evreni

İç gerilimlerin cümlemizi sersem ettiği, burnumuzun ucunu göremez hale getirdiği Türkiye’nin dışında bir dünya var.

Devamını Oku
18.05.2025
Trump Vatikan’a da göz dikti

Trump Vatikan’a da göz dikti

Devamını Oku
11.05.2025
Psikolojik harekât

Psikolojik harekât

Devamını Oku
04.05.2025
Vatikan’da dönüm noktası

Vatikan’da dönüm noktası

Devamını Oku
27.04.2025
Romancının ölümü

Romancının ölümü

Devamını Oku
20.04.2025
Starmer’ın sessizliği

Starmer’ın sessizliği

Devamını Oku
13.04.2025
İmamoğlu ‘rakip’ olmasaydı...

İmamoğlu ‘rakip’ olmasaydı...

Devamını Oku
06.04.2025