Keynes'i Yeniden Keşfetmek
Nilgün Cerrahoğlu
Son Köşe Yazıları

Keynes'i Yeniden Keşfetmek

12.10.2008 06:44
Güncellenme:
Takip Et:

’90’lı yıllar başında Macaristana gittiğimde, genç bir iktisatçı kadın tanımıştım...

Berlin Duvarı yeni yıkılmıştı. Komünizmden kapitalizme geçişin sancılarını aktarırken üniversiteden taze mezunolduğunu anlatan genç kadın: Başına gelen en kötü badirenin, bir günden diğerine mesleksiz kalmak olduğunusöylemişti. Ve çünküdiye söze devam etmişti: Bize yalnız Marksist ekonomi öğrettiler. Yeni sistemde, ne üniversite sıralarında öğrendiklerimin bir değeri var, ne almış olduğum diplomanın!

Çalış, didin et... diploma çöpe gitsin. Kadının yaşadığı buydu.

Bu hikâyenin beni çok etkilemiş olduğunu hatırlıyorum. Daha hafif ama farklı versiyonunu bizzat kendim yaşadım.

Türkiyede üniversiteye gittiğim yıllarda, Keynesyen teori baş tacı edilmekteydi. Yıllarca böyle yalnız Keynesle haşır neşir olduktan sonra, ’70’li yılların ikinci yarısında master programı için ABDye gittim. Ve tabiri caizse tam eşekten düşmüş karpuza döndüm”...

Aaa! Keynesdiye ne zaman ağzımı açmaya yeltensem, insanlar -yalnız hocalar değil, sınıf arkadaşlarım da- bana, Ay senin haberin yok mu? O söylediklerin taş devrinde kaldı!” muamelesi yapıyorlardı. İstanbuldan bavulumu toplayıp da ABDye varana dek; Nobel ödülüyle taçlandırılan (1976) Milton Friedman devreye girmiş, Keynes hepten dolaşımdan kaldırılmıştı.

Chicago ekolünün kutsallaştırılması

Varsa yoksa artık, Friedman ve Chicago okulugeçerliydi...

Paracıların”, katıksız piyasa kuramları karşısında Ama Keynes vaktiyle bu söylediklerinizi çürütmemiş miydi?diyemiyordunuz.

Dediğiniz anda hoca eliyle sınıfta bir başkasına işaret ediyor; Başka soru var mı?” filan yapıyordu...

Friedman yalnız yükselen değerolmakla kalmamış, üstüne üstlük düpedüz kutsallaştırılmıştı”.

Ekonomi adına bildiğim her şeyi sil baştan -hem de ikna olmadan- öğrenmek zorunda kalmaktan nefret etmiştim...

Kerliferli ekonomistler şimdi çıkıp; Mamafih yeniden Keynes e mi dönsek?demiyorlar mı, hasta oluyorum.

Küresel kriz karşısında dünya Keynesi yeniden keşfediyor. Keşfetmek ne kelime, Nobel iktisat ödülünü bu kez onun anısına verelim!diyenler çıkıyor...

Ekonomi eğitimim ve ardından yaşadıklarım bana şunu öğretti: Ekonomi, bir bilim falan değil. Sadece bir kuram”. Ve bir kuramolaraktan da fazla kibirli.

Her sistem, her düzen, kendi ekonomi kuramınıyaratıyor. Ve bir biçimde bu kuramsonra, zinhar sorgulanamaz oluyor.

Friedmanın Chicago çocuklarınada böyle oldu.

Sistem 20. yüzyılın son çeyreğinde; -asıl büyük taş devri!- Adam Smithin 18. yüzyıl artığı görünmeyen elve Bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler fikirlerine Nobellerle meşruiyet kazandırdı önce.

ABDnin en iyi üniversitelerinde, tartışılmaz mutlak gerçekolaraktan, geleceğin iktisatçılarına yalnızca bu fikirler pompalandı. Arkadan ’79’da iktidara gelen Thatcher ve ’81’de ABD başkanlığını kazanan Reagan el ele birlikte; kuramı bire bir tartışılmaz bir yaşam gerçeğinedönüştürdüler. Sistemin anahtar sözcüğü deregülasyonoldu.

Bindik bir alamete...

Yaşanan kriz kısacası dört dörtlük revizyonist ve köktenci bir Anglosakson kapitalizmiürünü.

Son on beş günde baş döndürücü hızla küresel ekonomiyi uçurumun kenarına doğru iten kriz, köktenci kapitalizminiflasından başka hiçbir şey değil, özetle.

Koca koca başbakanlar, merkez bankası başkanları, en baba bankacılar.. ne yapacaklarını, ne önlem alacaklarını bilemiyorlar.

Alınan önlemler, ya çok geç oluyor ya da çok kısmi kalıyor. Önlem para etmeyince bu kez, piyasalara zaten olmayan güven büsbütün sarsılıyor...

Böyle bir kısırdöngüye girildiğinde, bundan çıkmanın tek yolu esaslı bir paradigma değişikliğinegitmek.

Ama bugün Batı sistemi içinde köşebaşlarını tutan herkes -siyasi sınıf, bankacılar, finans çevreleri- bizatihi doğrudan doğruya Chicago ekolünün çocukları.

Bu Chicago ekolü çocuklarıyla nasıl bir Keynesyen viraj alınır; Keynesin 1930lardan kalma teorileri postmodern küresel sisteme nasıl dayatılır, uygulanır?

Göreceğiz...

Şimdiki halde durum şu: Bindik bir alamete, gidiyoruz kıyamete.\t

nilgun@cumhuriyet.com.tr

Yazarın Son Yazıları

Yıkım altında

Altmış yaşında bir kadın.

Devamını Oku
15.02.2026
Goril videosu

Faşizmin birinci dereceden tanıklığını yapan Primo Levi, “Bunlar da mı İnsan?” adlı başyapıtında her şeyin insanları önce insanlıktan çıkarmakla başladığını anlatır...

Devamını Oku
08.02.2026
Yurtta sopa, cihanda sopa

İkinci Trump döneminin düsturu bu.

Devamını Oku
01.02.2026
Titanik’i de Grönland batırdı

Tarihin garip tecellisi.

Devamını Oku
25.01.2026
Trump Nobel’e de çöktü

Sadece zorbalık değil, aynı zamanda arsızlık.

Devamını Oku
18.01.2026
FAFO

“FAFO”yu tercüme etmeyeceğim...

Devamını Oku
11.01.2026
Mamdani: ABD’nin en büyük siyasi şoku

Dünya 2026’ya Venezüella ve İran türbülansıyla girdi.

Devamını Oku
04.01.2026
2026’yı beklerken...

Capranica Meydanı’ndaki dev Noel ağacı, kilisenin çatısına kadar yükseliyor.

Devamını Oku
28.12.2025
2025 ‘müesses nizamın’ sonu

Yılbaşı mesajları şimdiden akmaya başladı.

Devamını Oku
21.12.2025
Nermin Abadan Unat

Nermin Abadan Unat’ı en son TV’de 2022 Aralık’ında İmamoğlu için yapılan destek mitinglerinin ilkinde gördüm.

Devamını Oku
14.12.2025
Masterchef’te yılın kelimesi: Nasip

Görmüşsünüzdür: “Siyaset dışı en güvenilir isimler anketi”nde Sedat Peker ilk sıraya oturdu.

Devamını Oku
07.12.2025
Epstein: Körlerin fil tarifi

“Gerçeklerin, çoğumuzun gözünden kaçan bir yapısı var”...

Devamını Oku
23.11.2025
BBC’ye darbe... Faşizme kayış

İngiliz yazar Ian McEwan uyarıyor...

Devamını Oku
16.11.2025
Mamdani tarih yazdı

Turhan Selçuk’un çok sevdiğim bir karikatürü vardır: Küçük balıklar bir araya gelip devasa bir köpek balığını kovalar.

Devamını Oku
09.11.2025
Mamdani kasırgası

Annesi Mira Nair...

Devamını Oku
02.11.2025
Kaddafi’nin İntikamı

Mezardan yükselen intikamlar bunlar...

Devamını Oku
26.10.2025
Ortadoğu’da altın çağ...

Shehadeh Dajani’nin yüzü hâlâ gözlerimin önünde...

Devamını Oku
19.10.2025
Nobel’in prestiji çakıldı

Michael Wolff... Trump döneminin kara kutusu.

Devamını Oku
12.10.2025
Geç olmadan

"87 yaşındayım" diyor Jane Fonda...

Devamını Oku
05.10.2025
Meşruiyet nedir?

“Cesur bir adım atalım ve ona (Cumhurbaşkanı Erdoğan’a!) bire bir ilişki temelli gereksinim duyduğunu verelim. O nedir? Meşrutiyet!”

Devamını Oku
28.09.2025
Trump’ın korku imparatorluğu

Sizler bu satırları okurken Trump Amerika’sı geçen hafta içinde öldürülen radikal sağ aktivist Charlie Kirk’ü ulusal törenlerle uğurluyor olacak.

Devamını Oku
21.09.2025
Hedef muhalefeti yok etmek

Amaç, muhalefeti etkisizleştirmek ve işlevsizleştirmek...

Devamını Oku
14.09.2025
Titanik’te olmak

Proizvol ve prodazhnost... Rusça iki sözcük.

Devamını Oku
07.09.2025
Hür dünyanın sonu

Prodi’yi hatırlarsınız...

Devamını Oku
31.08.2025
Midas’ın Kulakları

Çocukluğumda “Midas’ın Kulakları” diye çok ünlü bir oyun vardı.

Devamını Oku
24.08.2025
Başyücelik hutbesi

İslam inkılabının ana kanun maddesi şudur: Bütün kanunlar Allah’ın emirlerine uygun ve bağlı olarak insani selim duygu ve düşünceye dayanır.

Devamını Oku
17.08.2025
Epstein Vakası

"Epstein vakası ABD siyaset kültüründe merkezi bir komplo kertesine erişti, bu gidişle Kennedy suikastı mitosu ile yarışır” diyor Michael Wolff.

Devamını Oku
10.08.2025
Kara düzen

II. Trump badiresine karşı Başkanlık yarışına girmek cüretini gösteren Demokrat Parti adayı Kamala Harris ilk kez konuştu ve...

Devamını Oku
03.08.2025
Sevgili Altan bey

Sevgili Altan bey

Devamını Oku
27.07.2025
Siyasette gerçeklik yok oldu

“ Otokratlar rakiplerini artık öldürmüyor” diyor Anne Applebaum ve devam ediyor...

Devamını Oku
20.07.2025
Grok zamanlarında yaşamak

Bir arkadaşımdan geldi. Instagram iletisi... ’70 li yıllar. Bikinili dört kadın güneşin altında mutlu mesut uzanmış.

Devamını Oku
13.07.2025
Zohran efsanesi

Faşizm gemi azıya aldıkça, çarenin yerel siyasetten geçtiği anlaşılıyor.

Devamını Oku
06.07.2025
Venedik’te düğün

Thomas Mann “Venedik’te Ölüm”ü tam Birinci Dünya Savaşı arifesinde, bir “çöküş” hikayesi olarak kaleme almıştı. “Belle époque/Muhteşem devir”tabir edilen 19. yüzyıldaki 2. sanayi devriminin sonu ile 20. yüzyıl başının sonsuz istikrar, refah ve özgüven çağı sonlanmış, baş döndürücü teknolojik değişimlerle toplumun değerler skalası değişmişti.

Devamını Oku
29.06.2025
İsrail’in ‘pis işleri’

Deyim, Almanya’nın yeni Şansöylesi Friedrich Merz’e ait. Bir haftadır Mertz’in şok...şok...şok bu sözleri konuşuluyor.

Devamını Oku
22.06.2025
Trump’ın ‘oyuncak askerleri’

14 Haziran’da Washington’da bir kutlama için, yerleri dolduracak yedeklere ihtiyaç var.

Devamını Oku
15.06.2025
Dekadans

Donald Trump, Beyaz Saray’a çıktığı ilk yıllarda, “New York’un ortasında, 5. caddede çıkıp birini vursam bir tek seçmen kaybetmem!” demişti.

Devamını Oku
08.06.2025
Kurşun hızı

Adına “muzzle velocity” diyorlar. Deyimi siyasi jargona sokan isim Trump’ın “karanlık prensi” Steve Bannon.

Devamını Oku
01.06.2025
Habeas Corpus nedir?

“Habeas Corpus nedir? Tanımlar mısınız?”

Devamını Oku
25.05.2025
Arabistanlı Donald’ın evreni

İç gerilimlerin cümlemizi sersem ettiği, burnumuzun ucunu göremez hale getirdiği Türkiye’nin dışında bir dünya var.

Devamını Oku
18.05.2025
Trump Vatikan’a da göz dikti

Trump Vatikan’a da göz dikti

Devamını Oku
11.05.2025