Olaylar Ve Görüşler

Baskıyı yenmenin yolu

17 Ocak 2020 Cuma

Nusret ERTÜRK

Nâzım Hikmet, “Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı’nda/Ne sen bunun farkındasın ne polis farkında” dizeleriyle önemli bir gizi açıklıyor. Baskının en azılısının bile insan zekâsıyla bozguna uğratılacağını, yenileceğini gösteriyor. Baskılara meydan okumanın önce şiirle, sonra şarkıyla ölümsüz kılmanın unutulmaz örneğidir bu.

Erzurum’daki ceviz ağacı

1967-70 yılları arasında Erzurum Eğitim Enstitüsü Türkçe bölümü öğrencisiydim. Kayıt olmamın ertesinde Erzurum CHP il örgütünün çıkardığı Devrim gazetesinde Necati Aygın’dan sonra ikinci basın kartı sahibi olarak göreve başladım. Necati Aygın daha sonra İzmir Cumhuriyet’te uzun yıllar çalıştı. Erzurum Devrim, Atatürk ilkelerini savunuyordu. Gazete bizden soruluyordu. Köşe yazıları, haberler, sanat sayfası... İyi bir tabanımız vardı. CHP, Erzurum’da üç milletvekili çıkarıyordu. Merkezin belediye başkanı bile CHP’dendi. Birkaç ay sonra Eğitim Enstitüsü’nün Müdürü Yusuf Ziya Beyzadeoğlu adımı gazetede görünce, Erzurum’da ileri gelen bir büyüğüme, benim oradan ayrılmamı önermiş. Ben bu haberi alınca gazetede üç kişi oldum. Takma adlar ne güne duruyor? Köşe yazısında Mahmut Dal, şiirde Orhan Özgürler, haberlerde bir başka ad. Gülhane Parkı’nda değildim. Erzurum’da benzer görüntü neden olmasın? Söylenecek sözü, yapılacak işi olsun kişinin, isterse bir yolunu bulur. Aziz Nesin, yazılarında yüzlere ulaşan takma ad kullanmasını isteyerek yapmamıştır. 

Her yerde, her zaman

Rıfat Ilgaz’a kulak verelim: “Benden geçti mi diyorsun?/ Aç kollarını korkuluk ol!” Korkuluğun bile önemli görevi yadsınamaz. Sorumluluk, küçük büyük demeden herkesindir. Bunun emekliliği yoktur.

“Kim Milyoner Olmak İster’’ adlı bir yarışmada on dokuz yaşındaki bir genç tüm soruları bilerek bir milyonu kazandı geçen ay. Başarılı genç yaşamını anlatırken, yılda yüz elli kitap okuduğunu söyledi. Okuma alışkanlığı, bilmiyorum ne denli ilgi çekti. Biz daha çok parayla ilgileniyoruz. Alacağı parayla kitaplık kuracağını söyledi, iyi mi? Yarışmayı kazanan o genç çözümün açık adresini verdi. Bilginin üstünde bir güç tanımıyorum. Bilirsiniz, bizde kimi üst düzey yöneticiler, biraz da övünerek kitap okumadıklarını, özet okuduklarını söylüyor.

Baskı, doğru yolda, örnek çalışmayla aşılır. Böyle bir kişiye genellikle toz kondurulamaz; böyle bir kişi leke tutmaz. Yunus Emre, gençliğinde bir dergâha girer. Oradaki görevi ormandan odun getirmektir. Yunus’un getirdiği düz odunlar şeyhinin dikkatini çeker. Nedenini sorar. Yunus şöyle yanıtlar: “Sizin dergâhınıza odunun eğrisi bile giremez.” Ben bunu anımsayınca, tüm eğrilere, eğriliklere hayır diyorum. Eğri olanlar düşünsün.

Baskıya karşı mizah

Baskılara karşı koymanın bir başka yolu da mizahtır. Mizah, bütün dünyada denenmiş, test edilmiş, geçerliliği kanıtlanmıştır. Mizah, baskı yapanları kesin susturmuş, tuş etmiştir. Gülmenin neden yasaklandığını mizahla tanışınca anlarız. Yanlışlıkları, çarpıklıkları alaya alarak kendini savunmanın bir başka yoludur mizah. Kahkahaya karşı daha üstün bir silah henüz bulunmamıştır. Gülen kazanıyor. Çizgiden bile korkanlara ancak gülünür.

Nitelikli her sanat eseri özgürlükten, insanın doğal haklarından yanadır. Sanatçı emir almaz, sanat boyun eğmez. İnsanları böyle ortamlarla tanıştırmak büyük bir adımdır. Sanat ortamlarını çoğaltmak, izleyicilere bu ortamların bağını kurmak önemsenecek bir dönüşümü gerçekleştirir. 

Picasso, ünlü resmi Guernica’yı yapmıştır. Savaş sonrasında bir sergi açan Picasso, İspanya iç savaşına neden olan dönemin diktatörü Franco da sergiyi gezenler arasındadır. Franco, etkileyici Guernica adlı tablonun önünde durur. Picasso’ya, “Bu resmi siz mi yaptınız” diye sorar. Ressamın yanıtı şöyle olur: “Hayır efendim, siz yaptınız!’’

“İnsan, toplumda gövdesi kadar değil, yüreği kadar yer kaplar” diyor Che Guvera. Önce yürek gerekli. Cesaret, cesaret! Cesaret sözü geçer de İsmet İnönü’nün o ünlü özdeyişi akla gelmezse eksik kalır: “Bir ülkede namuslular namussuzlar kadar cesur olmadıkça kurtuluş yoktur.’’

Yanlış yapana Picasso benzeri, “Bunu siz yaptınız!” diyebilmek, kesin sonuç getirecek önemli bir adımdır. 


Yazarın Son Yazıları