Sosyal demokrasi, kapitalizm ve emperyalizm
Örsan K. Öymen
Son Köşe Yazıları

Sosyal demokrasi, kapitalizm ve emperyalizm

18.07.2022 05:00
Güncellenme:
Takip Et:

Emperyalizm, kapitalizmin küreselleşmiş halidir. Kapitalizme karşı mücadele vermeden emperyalizme karşı mücadele verilemez. Antiemperyalist mücadele tek başına milliyetçilik ve jeostratejik hesaplar üzerinden yürütülemez.

Emperyalizm toprakların işgal edilmesine, antiemperyalizm de toprakların işgal edilmesine karşı çıkılmasına indirgenemez. Emperyalizm bir ülkeyi, kamu kurumlarını özelleştirerek, sendikaları edilginleştirerek, ekonomik ve sosyal adaleti ortadan kaldırarak, dinci ve ırkçı cehaleti iktidara getirerek, laikliği yok ederek, bilimi, felsefeyi, sanatı dincilikle asimile ederek de işgal eder.

Kapitalizmin antitezi komünizm olduğuna göre, emperyalizme karşı mutlak bir mücadele ancak komünizm ile olanaklıdır. Ancak bugüne kadar Karl Marx’ın geliştirdiği komünizm kuramını ve sınıfsız toplum modelini uygulayabilmiş tek bir devlet olmamıştır.

Marx’ın kuramından esinlenen bazı devletlerin, Marx’ın hedeflediği sınıfsız, sömürüsüz ve yabancılaşmamış toplum idealine ulaştıkları söylenemez. Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği, Çin, Kuzey Kore, Vietnam, Küba ve Doğu Avrupa’daki Varşova Paktı ülkeleri bunlara dair örnekler arasında sayılabilir.

***

1950’li yıllardan itibaren sosyal demokrasi Marx’tan uzaklaşarak kapitalizm ile komünizmi sentezledi. Sosyal demokrasi sınıfsız toplum yerine, sınıflar arası uçurumu asgari düzeye çekmeyi; üretim araçlarında özel mülkiyeti ortadan kaldırmak yerine, özel sektöre alternatif güçlü bir kamu sektörü oluşturmayı ve karma ekonomik modeli uygulamayı; daha çok kazanandan daha fazla vergi almayı, düşük gelirli kesimin vergi yükünü azaltmayı; işçinin işveren karşısındaki haklarını koruyan sendikaları güçlendirmeyi; herkese ücretsiz ve nitelikli eğitim ve sağlık hizmetleri vermeyi hedefledi.

Bu model, 1920’lerde ve 1930’larda Mustafa Kemal Atatürk’ün Türkiye’de uyguladığı halkçılık ve devletçilik ilkeleriyle ve karma ekonomik model ile büyük benzerlikler taşıyordu.

Dünyadaki sosyal demokrat, demokratik sosyalist ve demokratik sol partileri bir araya getiren Sosyalist Enternasyonal, 1951 yılında Almanya’nın Frankfurt kentinde gerçekleştirdiği birinci kongresinde, örgütün kuruluş deklarasyonunun 7. maddesinde, “Demokratik sosyalizm emperyalizmin her türünü reddeder. Tüm insanların baskı altına alınmasına ve sömürülmesine karşı mücadele eder” ifadesine yer verdi.

Sosyalist Enternasyonal’in 1989 yılında İsveç’in Stockholm kentinde yapılan on sekizinci kongresinde kabul edilen “İlkeler Deklarasyonu”nun, 6-8, 34-35, 38-43, 79-80, 83-92. maddeleri, dünyada kuzey ve güney yarımküre arasındaki ekonomik ve sosyal uçurumlara dikkat çekti, yoksul ülkelerin ekonomik ve sosyal düzenlerinin geliştirilmesi için mücadele edilmesi gerektiğini vurguladı. Aynı deklarasyonun 59. ve 60. maddeleri, karma ekonomik modeli önerdi.

Kendilerini sosyal demokrat olarak tanımlayan bazı sahte sosyal demokratların, neoliberal ekonomi anlayışıyla, emperyalist dış politikayla, din, mezhep ve etnik kimlik odaklı stratejiyle, sosyal demokrasiye darbe vurmaya çalışmaları, sosyal demokrasinin temel ilkeleriyle ve kavramlarıyla ilgili gerçeği ortadan kaldırmaz.

***

Sosyal demokrasinin, komünist olmayan Atatürk üzerinden eleştirilmesi bir saçmalık ve çelişkidir. Sosyal demokrasinin komünizm üzerinden eleştirilmesi ise doğaldır.

Komünistlerin birçoğu, sosyal demokrasinin, komünist devrimi geciktirmek veya olanaksız kılmak için kapitalizm tarafından geliştirilmiş bir model olduğunu savunurlar. Bu eleştiri, emekçi sınıfın, çalışma ve yaşama koşullarının sınırlı ölçüde geliştirilmesiyle yetineceğini ve komünizmden vazgeçeceğini varsaymaktadır. Oysa bu varsayım mutlak bir doğru olarak ortaya konamaz.

Ayrıca bunun mutlak bir doğru olduğunun komünistler tarafından ortaya konması bir çelişkidir. Çünkü emekçi sınıfın yeterli bulduğu bir düzeni, emekçi sınıfın adına yıkmayı hedeflemenin bir anlamı kalmaz.

Sosyal demokrasi, kapitalizmi ve emperyalizmi belli bir ölçüde engelleyecek bir ara çözüm yoludur; sınıfsız, sömürüsüz, yabancılaşmamış bir topluma doğru bir aşamadır.

Sosyal demokrasi ideal bir model değildir, ancak bugüne kadar uygulanmış modellerin içindeki en iyi modeldir.

Yazarın Son Yazıları

CHP’nin kayyumu

Bir zamanlar hak, hukuk, adalet için yürüyüş yapan eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye’de onlarca yıldır haksızlık, hukuksuzluk ve adaletsizlik uygulayan AKP hükümeti ile işbirliği yapmaya devam ediyor.

Devamını Oku
06.06.2026
CHP’nin bölünmesi

CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun hukuka aykırı biçimde üniversite diplomasının iptal edilmesi ve tutuklanmasından sonra, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in de hukuka aykırı biçimde görevden alınmasıyla gerçekleşen darbe, CHP’nin bölünüp bölünmemesi sorununu da beraberinde getirdi.

Devamını Oku
01.06.2026
Ahlak nedir?

Türkiye’deki sorunların temelinde ahlakın ne olduğunun bilinmemesi yatmaktadır

Devamını Oku
30.05.2026
Mutlak emperyalizm

Hukuk ters yüz edilerek, CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının iptal edilmesi ve tutuklanması da, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in “mutlak butlan kararıyla” görevden alınıp yerine CHP eski genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun getirilmesi de, emperyalizmin bir operasyonu ve projesidir.

Devamını Oku
25.05.2026
Mutlak ahlaksızlık

AKP “hükümetinin” kurduğu diktatörlük rejimi, geçtiğimiz yıl, CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun üniversite diplomasını iptal ederek ve kendisini tutuklayarak, vatandaşların seçme ve seçilme hakkını gasp etti.

Devamını Oku
23.05.2026
ABD ve Çin

ABD yönetimlerinin sergilediği emperyalizme karşı mücadele, Türkiye’deki bazı çevrelerde, bir antiemperyalizm mücadelesi olmaktan çıkıp, ABD karşıtlığına, anti Amerikancılığa, ABD’ye ait olan her şeye toptan karşı çıkmaya evrilmiş durumdadır.

Devamını Oku
18.05.2026