Kadınlar susmayın!

Kadınlar susmayın!

12.03.2017 06:00
Güncellenme:
Takip Et:

Yaşar Kemal onun için “Dil Anamız” diyordu... O dediğim Sevgi Özel. Türkçe emekçisi, dilbiliminde uzman bir yazar, yurttaşlık bilincini kadınların dirilteceğine inanan, bu yolda çalışmalarını yıllardır sürdüren, Dil Derneği Başkanı, aydın insan...
Önceki gün 2017 PEN Duygu Asena ödülünü Alman Kültür Merkezi Kütüphanesi’nde ona verirken Duygu Asena’yı andık, Cumhuriyet devrimlerini, kadınların eşitlik mücadelesini, direnme güçlerini yücelttik.
Sevgi Özel bir köyde doğmuştu, okuma yazma bilmeyen bir anayla çifçi bir babanın tek kızıydı.
“Küçükken 3 ağabeyimin çok özgür olduğunu düşünür, üzülürdüm. Gökkuşağının altından geçersem, erkek olacağıma inanırdım. Her yağmur sonrası gökkuşağını beklerdim. Birçok kez gökkuşağı oluştu, ben koştum; gökkuşağı uzaklaştıkça ben büyüdüm. Büyüdükçe, okudukça, Atatürk’ü ve devrimleri tanıdıkça, Türkçenin müziğini içselleştirdikçe kendi gökkuşağımı oluşturdum.”

Kadınların gökkuşağı devrimler
Sevgi Özel’e göre Cumhuriyet’le gelen devrimler, özellikle kadınlar açısından gökkuşağıydı...
Çocukken, çocuklarını döven komşularla çatışan Sevgi Özel, nicedir, Atatürk’le, devrimlerle hesaplaşarak, ülke çocuklarını ve kadınlarını ağlatan, en çok kadınlara bedel ödeten, laik eğitime, Türkçeye savaş açanlara karşı direniyor, onlarla çatışıyor.
“Bir tutam saçın, kılık kıyafetin, kahkahanın karşı cinsi, hatta aile içindeki insan görüntülü yaratıkları kışkırttığı, kadın ve çocuklara cinsel saldırıların boyutlandığı günümüzde beni çıldırtan kadınların aymazlığı, ikiyüzlülüğüdür. Yaşadığım sürece gerici, ikiyüzlü siyasayla savaşımı sürdüreceğim. Bu nedenle bu ödül Duygu Asena’ya, onu unutturmadan bütün savaşımcı kadınlara gönül borcumu pekiştirdi.”
Ödül töreninde Sevgi Özel’in son sözleri ise şöyleydi: “Cumhuriyetin değerleriyle yetiştim; Cumhuriyete borcum var; bu nedenle Cumhuriyet, demokrasi, adalet, bilim sanat, özgürlük karşıtlarına yaşadığım sürece HAYIR diyeceğim...”

Bedel ne olursa olsun
Beni en çok şaşırtan, kitaplarıyla, yazılarıyla farklı kuşaklara yurttaşlık bilincini öğreten Sevgi Özel’in, ilk kez bir ödül alıyor oluşuydu... Değerbilmezliğimizin bir örneği ve kimi kazanılmış hakların neden parmaklarımızın arasından kayıp gittiğine dair hepimizin üzerinde durması, düşünmemiz gereken bir gerçekti.
Sevgi Özel, ödülünü İnci Asena ve Nazım Alpman’ın elinden alırken, hepimiz hapisteki meslektaşları anmadan edemedik.
Tören boyunca en çok eksikliğini duyduğumuz kişi ise hiç kuşkusuz Turhan Günay’dı... Kitap kurdu, edebiyat dünyamızın soylu efendisi ama aynı zamanda tepeden tırnağa halk çocuğu Turhan Günay, Sevgi Özel’in bin yıllık arkadaşı, dostuydu! (Turhaaaaaan! Sana sesleniyorum: Sana tonlarca sevgi yolladık. Duydun değil mi?)
Bir 8 Mart haftası daha sona erdi. İstanbul’un göbeğinde Bilgi Üniversitesi’nde tekbir getirerek kadınlara saldıranlar serbest bırakıldı. Yaralanan kadınlar hastanede...
ABD’de New Jersey’de AKP’nin düzenlediği etkinlikte eski bakan Sema Ramazanoğlu’na, (hani bir kerelikten bir şey olmaz demekle ünlenen bakana) Ensar Vakfı’nda yaşanan çocuk tecavüzleri soruldu. Vay efendim sen misin soran!
Soruyu soran iki kadın tekme yumruk darp edilip salondan çıkarıldı, neredeyse linç ediliyorlardı...
Bunlar gibi daha nice örnekler yaşandı bu hafta boyunca...
Diyeceğim, kadınların sorgulamasından, konuşmasından, sokağa dökülmesinden AKP hâlâ çok korkuyor!
Bu nedenle sakın susmayın! Sorun soruşturun! Hele hele kadınsanız, yurttaşsanız daha çok ses verin! Bedeli ne olursa olsun! Susmayın!  

Yazarın Son Yazıları

Festivalde büyülü gece: Bedenimiz bir evrendir

Bomboş bir sahne. Arkada fonda dev bir ay...

Devamını Oku
14.06.2026
Darbeler arası festival

Oysa hepimizin nefes alma hakkı var. Nefes almak, gülümsemek, korkmamak, acı çekmemek, isyan etmemek, ülkemdeki ve dünyadaki rezillikleri kısacık bir süre için de olsa düşünmemek hakkı var.

Devamını Oku
11.06.2026
Korkuyorlar...

Dünyanın çivisi çıktı.

Devamını Oku
07.06.2026
Sevgili Osman, Çiğdem, Can, Mine ve Tayfun

Bu mektubu size Gezi’nin yıldönümünde yazıyorum.

Devamını Oku
04.06.2026
Baldwin hâlâ yaşıyor

James Baldwin’in “Kimseler Bilmez Adımı” kitabı, uzun yıllar sonra Bülent O. Doğan’ın çevirisiyle ilk kez Türkçe yayımlandı.

Devamını Oku
31.05.2026
Bayram gibi bayramları özlerken

Tam bayram öncesiydi.

Devamını Oku
28.05.2026
Nefes alamıyoruz

Sevgili okurlar, Chicago’dayım.

Devamını Oku
24.05.2026
Diktatörlerin ortak dili: Maval

“Bana maval okuma” deriz karşımızdaki aklımızla alay ettikçe, yalan söyledikçe, iftira attıkça, yalanlarla iftiralarla bizi oyalamaya kalktıkça, karşımıza geçip bize “masal” okudukça...

Devamını Oku
21.05.2026
Müzik ve Vicdan

Kimi akşamlar vardır; yalnızca bir konser dinlemezsiniz.

Devamını Oku
17.05.2026
Karadeniz’den

Sevgili Merdan Yanardağ, Ekrem İmamoğlu, Necati Özkan: Esir alınmış ama teslim olmayan sizler, dünyanın en hukuk dışı “casusluk davası”yla uğraşırken inanın başka herhangi bir konuda yazı yazmak, bana zulüm gibi geliyor.

Devamını Oku
14.05.2026
Seyahat sanatı

İnsan neden yola çıkar?

Devamını Oku
10.05.2026
Yumruklar havada yürüdük tek polis görmedik!

Yedi gün önceydi.

Devamını Oku
07.05.2026
Emek ve söz: Aynı kavga

İki gün arayla iki tarih...

Devamını Oku
30.04.2026
Savrulurken oradan oraya...

Bir ülke düşünün.

Devamını Oku
26.04.2026
Bayram mı, yoksa vicdan sınavı mı?

Bugün 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı.

Devamını Oku
23.04.2026
Merhaba Günü

İktidara geldiklerinde dindar ve kindar bir kuşak yetiştireceklerini açıkladılar.

Devamını Oku
19.04.2026
Hrant Dink Hafıza Mekânı

Zaman uçuyor.

Devamını Oku
16.04.2026
Operasyon arası sanat

27 Mart 2026-Uşak Belediyesi’ne operasyon.

Devamını Oku
12.04.2026
Teşekkürler Zülfü Livaneli

Hem Zülfü Livaneli’nin kendisi hem sayısız araştırmacı, o baskı altında zoraki kabullenilmiş adaylığın, SHP’nin yerlerde sürünen oylarını yükseltmek için kabul ettiğini açıkladı. Yükseltti de. Uğradığı saldırılar, manipülasyonlar, kimi medya ve aydınların ihaneti hepsi yazıldı. Oyların nasıl çalındığı da... Daha sonra Baykal’ın dokunulmazlığı nasıl savunup Erdoğan’a başbakanlığı sunduğu, tüm partilerin tavırları... Ama okuyan kim!

Devamını Oku
09.04.2026
Tiyatro ve eleştiri

Samsun Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nden bir çağrı alınca “Nâzım Hikmet 124 Yaşında” programımı sunmak üzere kendimizi o muhteşem kentte bulduk.

Devamını Oku
05.04.2026
Demokrasiye bak!

Ama gerçekten olacak şey mi?

Devamını Oku
02.04.2026
Semiha Berksoy: Kendi mitolojisini yaratan sanatçı

Minicik bir kız çocuğu.

Devamını Oku
29.03.2026
Hakikat yargılanamaz

Peş peşe birbirini izleyen olaylara bakınca, insan çıldırmadan nasıl bu ülkede yaşayabilir diye şaşmadan edemiyorum.

Devamını Oku
26.03.2026
Bayram bitti

Bayram bitti

Devamını Oku
22.03.2026
Gerçek bayramları beklerken

Bu yazıyı okuduğunuzda arife günü olacak... Yarın bayram... Hiç ama hiç bayram duygusu yok çoğumuzun içinde.

Devamını Oku
19.03.2026
Bir kayıp, bir ödül

“Ooo, Bayan Şifahi buradaymış!”

Devamını Oku
15.03.2026
İki savaş arasında

Başlık doğru...

Devamını Oku
12.03.2026
Katliam devam ediyor

Farkında mısınız, ülkemizde kadın katliamı dolu dizgin devam ediyor.

Devamını Oku
08.03.2026
Vicdan biraz vicdan

Ey siyaset!

Devamını Oku
05.03.2026
Laiklik için iktidara teşekkür (!)

Gerek Erdoğan’a ve Bahçeli’ye, gerek okuduğunu anlayamayan, kin, nefret dolu duygularla sürüye katılanlara hepimiz sonsuz teşekkür borçluyuz.

Devamını Oku
01.03.2026
İzninizle

Geçen yıl yine tam şu sıralarda bu köşede “80 Yaşım Merhaba” diye bir yazı yazmıştım!

Devamını Oku
15.02.2026
Faşizm ne demek?

İnternete girin...

Devamını Oku
12.02.2026
Rezillikler ve anmalar arasında...

Yine aynı şey oldu.

Devamını Oku
08.02.2026
Deprem

“6 Şubat” bir sayı, bir istatistik değildir; bir hafıza yarasıdır.

Devamını Oku
05.02.2026
24 Ocak-31 Ocak haftası

Bugün 1 Şubat. Abdi İpekçi’nin öldürüldüğü gün.

Devamını Oku
01.02.2026
Refik Durbaş’la sohbet

Birkaç gündür, benim canım arkadaşım ve ülkemdeki şiir tutkunlarının sevgilisi, aşkı, hayran olduğu şair Refik Durbaş’la sohbet ediyorum.

Devamını Oku
29.01.2026
Sahne, hayatın metaforuydu: ‘Bindik bir alamete’

Hak hukuk ve adaletin yok sayıldığı, dünya diktatörlerinin aklımızla oynadığı, her an düş kırıklıkları, vahşet, ölümlerle sarmalandığımız; yalanın, riyakârlığın, iftiraların, örgütlü kötülüğün egemen olup vicdanı yok ettiği bir dünyada yaşıyoruz.

Devamını Oku
25.01.2026
Tan Sağtürk... Bir yıldönümü... PEN...

Geçen hafta içinde Tan Sağtürk’ün “görevden alındığı” haberi Resmi Gazete’de yayımlanınca herkes gibi ben de çok üzüldüm.

Devamını Oku
22.01.2026
Hepimiz buradayız! Hepimiz yanındayız!

Ne müthiş bir ülke burası!

Devamını Oku
18.01.2026
‘Folia’-Doğa ve biz

“Folia” Japonya’dan Güney Afrika’ya uzanan geniş bir coğrafyadan 100 kadar sanatçıyı ve 300 kadar eseri bir araya getiren serginin adı.

Devamını Oku
15.01.2026