Refik Durbaş’la sohbet

Refik Durbaş’la sohbet

29.01.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Birkaç gündür, benim canım arkadaşım ve ülkemdeki şiir tutkunlarının sevgilisi, aşkı, hayran olduğu şair Refik Durbaş’la sohbet ediyorum. Elbet içimden çünkü aramızdan ayrıldığında yıl 2018’di. Olsun ben yine de onunla konuşuyorum. Şimdi durup dururken nereden çıktı Refik Durbaş demeyin.

Durup dururken değil, bir kere. Birkaç akşam önce Beyoğlu’nda şirin mi şirin bir mekânda, şair Refik Durbaş’ın dostlarıyla muhteşem bir buluşma yaşadık. Onun şiirlerinden yapılan bir albümün lansmanı vardı. Birbirinden çok farklı sanatçılar, kimi yurtiçinden kimi yurtdışından, kendi seçtikleri Refik Durbaş şiirlerini bestelemişler, şarkı olarak yorumluyorlardı. Biz ölümlü dinleyicilere de onları ve Refik Durbaş’ı dinlemenin mutluluğu düşüyordu. Ama sanmayın ki Refik uzaklardaydı. Hayır, bizlerle birlikte hayranlıkla o genç sanatçıları izliyordu.

BİRKAÇ SATIRBAŞI

“Refik Durbaş’a Saygı” albümüne geçmeden önce birkaç satırbaşı:

Hazır Refik Durbaş yanı başımda, hemen eğilip kulağına fısıldadım:

Sen yeteneğinle, bilge, kalender, çelebi kişiliğinle, alçakgönüllülüğün, birikimin ve çalışkanlığınla gönüllerimizi fetheden, küçük sevinçlerin, derin hüzünlerin şairisin!  

Sen, “sokaktaki insanın”, ezilenin, hakkı yenenlerin, yokluğa yoksulluğa mahkûmların, “iki arada bir derede” kalanların, sesini duyuramayanların sesisin.

Hayatı ve düzyazıyı bile şiirle kuşatansın. “Hasret kuşu”, “gurbet kuşu” çocukları anlatansın.

Emeği, aşkı, barışı, hasreti, hüznü, Anadolu’yu, bunları ele alırken en çok, en çok emeği yüceltensin. Kendin sıkı bir emekçi olduğundan ve hiç durmadan ürettiğinden olsa gerek, bugün emeğin yok sayıldığı, horlandığı günümüzde, hâlâ senin dizelerin bizimle birlikte ve birçoğumuzun sesi soluğu oluyor.

KOLEKTİF BİR SAYGI

Önceki akşam, “Refik Durbaş’a Saygı” albümünde yer alan sanatçılar, ustanın şiirlerinden bestelenen şarkılarıyla bir araya geldi. Kimi yurtdışındaydı katılamadı.

Albümün prodüktörlüğünü Süheyl Atay ve Orkun Tunç yapmış. Pasaj Müzik etiketiyle çeşitli dijital platformlarda yayınlanıyor. Ve albümü “Türk şiirinin hafızasında izler bırakmış bir şaire, onu yeniden yorumlayan kuşakların kolektif bir saygı duruşu” olarak niteliyorlar.

“Bir su damlası, vay ömrüm/ rüzgârın sabahında yaşadım/ Ne aşk çürüdü, ne acılar. /Göğsümün kafesinde besledim/ göklerin dar vakit kuşunu/ Hasretti uçurduğum çığlıklar./ Uslanmadı asla, vay gönlüm/ düşlerin akşamında yaşlandım/ Ne umut çürüdü, ne sevdalar.”

“Dar Vakit” şarkısıyla açılan albümde; Ferman Akgül, Sunay Özgür, Birol Namoğlu, Feridun Düzağaç, Sevda Deniz Karali, Rashit gibi farklı müzikal damarlardan sanatçılar yan yana geliyor. Albümde 15 beste, 15 yorum var. Burada tümünü vermeye imkân yok. En iyisi internette dinlemeye başlayın.

Albümün ve o akşamın en özel anlarından biri şairin sevgili eşi Bilge Durbaş’ın, “Barış Koyun Çocukların Adını” adlı şiiri Deniz Atay’ın piyanosu eşliğinde seslendirmesiydi. Emeği geçen, katkıda bulunan herkesi kutlarım.

ŞU OCAK AYI

Sevgili okurlar, siz bu yazıyı okurken ben İzmir’de olacağım. Çünkü dün akşam Bornova Belediyesi ve Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı’nın düzenlediği “Nâzım Hikmet 124 Yaşında” akşamında konuşmacıydım.

Biz vakıf olarak Nâzım Hikmet’i sadece ölüm yıldönümünde değil, asıl yaş gününde anıyoruz. Çünkü bugün onun azmine, düşüncelerine; onun mücadeleci, direnişçi, cesur düşüncelerine her zamankinden daha çok ihtiyacımız var.

Hani şairin şu, “Mesele esir düşmekte değil/ teslim olmamakta bütün mesele” dediği olay! (Bkz: Esir alınan CHP’li belediye başkanları, çalışma arkadaşları ve teslim olmamaları! Esir alınan Osman Kavala ve Selahattin Demirtaş ve teslim olmamaları.)

Ocak ayı biz gazeteciler açısından acılı günlerle dolu, 8 Ocak genç meslektaşımız Metin Göktepe’nin polis şiddetiyle öldürüldüğü gün. Değerli arkadaşım, meslektaşım Hrant Dink, bir 19 Ocak’ta ırkçı, faşist zihniyetle arkadan vuruldu. Uğur Mumcu 24 Ocak’ta. Muammer Aksoy 31 Ocak’ta. Abdi İpekçi 1 Şubat’ta katledildi.

Uğur Mumcu ve devrim şehitlerinin anıldığı “Adalet ve Demokrasi Haftası” devam ediyor. 31 Ocak’ta Bodrum ilçe başkanlığının Heredot Kültür Merkezi’nde düzenlediği “Vurulduk Ey Halkım Unutma Bizi” programına Özlem Yüzak, Orhan Bursalı ve ben konuşmacı olarak katılıyoruz. Tüm okurları bekleriz. 

Yazarın Son Yazıları

Refik Durbaş’la sohbet

Birkaç gündür, benim canım arkadaşım ve ülkemdeki şiir tutkunlarının sevgilisi, aşkı, hayran olduğu şair Refik Durbaş’la sohbet ediyorum.

Devamını Oku
29.01.2026
Sahne, hayatın metaforuydu: ‘Bindik bir alamete’

Hak hukuk ve adaletin yok sayıldığı, dünya diktatörlerinin aklımızla oynadığı, her an düş kırıklıkları, vahşet, ölümlerle sarmalandığımız; yalanın, riyakârlığın, iftiraların, örgütlü kötülüğün egemen olup vicdanı yok ettiği bir dünyada yaşıyoruz.

Devamını Oku
25.01.2026
Tan Sağtürk... Bir yıldönümü... PEN...

Geçen hafta içinde Tan Sağtürk’ün “görevden alındığı” haberi Resmi Gazete’de yayımlanınca herkes gibi ben de çok üzüldüm.

Devamını Oku
22.01.2026
Hepimiz buradayız! Hepimiz yanındayız!

Ne müthiş bir ülke burası!

Devamını Oku
18.01.2026
‘Folia’-Doğa ve biz

“Folia” Japonya’dan Güney Afrika’ya uzanan geniş bir coğrafyadan 100 kadar sanatçıyı ve 300 kadar eseri bir araya getiren serginin adı.

Devamını Oku
15.01.2026
Bahar hâlâ isyancı!

11 Ocak 1995.

Devamını Oku
11.01.2026
Şaşırdık mı?

Günlerdir, bütün dünya gibi Türkiye de Venezüella ve Maduro ile yatıp kalkıyor.

Devamını Oku
08.01.2026
Şiir aşk gibidir

“Şiir aşk gibidir, zorla yazılmaz.

Devamını Oku
04.01.2026
2025 öldü, yaşasın 2026!

Filmlerde görürüz ya: “Kral öldü! Yaşasın kral”, “Padişah öldü yaşasın padişahımız!”. Şöyle bir haykırsam diye özenmişimdir ama bir türlü nasip olmadı.

Devamını Oku
01.01.2026
Umudu savunma sanatı

Bugün 2025’in son pazar günü.

Devamını Oku
28.12.2025
Eskişehir-İstanbul seferi...

En tehlikeli yanı: Faşizm sıradanlaşmak, gündelik hayatın bir parçası olmak ister. Adaletsizliği “olağan”, eşitsizliği “kader”, baskıyı “gereklilik” diye sunar.

Devamını Oku
25.12.2025
Hayal kurmaktan vazgeçmeyin...

Sahnede bir adam var.

Devamını Oku
21.12.2025
Yaşasın Tüyap Kitap Fuarı

Korkunç yoğun bir trafikte iki saat gitmeyi ve iki saat de dönmeyi göze alırsanız orada bulunduğunuz sürece müthiş keyiflenir ve “Yaşasın Tüyap Kitap Fuarı” diye haykırabilirsiniz.

Devamını Oku
18.12.2025
Işığı hiç sönmeyecek

O, Nermin Abadan Unat. Neden mi ona minnet borcumuz var?

Devamını Oku
14.12.2025
Roman gibi

Sabiha Sertel (1895-1968) ve Zekeriya Sertel (1890-1980). Osmanlı’nın sonu, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş yıllarında duygu ve düşünce dünyamıza sonsuz katkılarda bulunmuş bu iki önemli ismi bu ülkede yaşayan herkesin, hele hele gazeteciliği meslek edinmiş her insanın çok yakından bilmesi gerekir.

Devamını Oku
11.12.2025
Aşkla ölüm arası

O kadar güzeldi ki tadı damağımda kalmıştı.

Devamını Oku
07.12.2025
Yok etmek/Yaratıcılık

Bir yanımda yaratıcılık, bir yanımda yok edicilik. İkisi de çekiştirip duruyor iki kolumdan.

Devamını Oku
04.12.2025
Tiyatro hazinemize yolculuk...

Duvardaki dev afişten fırlayıp kucaklaşacakmışız gibi bana bakan genç kadın, Suna Pekuysal.

Devamını Oku
30.11.2025
Hukuk bitti

Dünkü gazetemizde, “Korkma Biz Kadınız!” başlığını görmek çok hoşuma gitti.

Devamını Oku
27.11.2025
Çocuklar için...

Çocuklarımız için neler neler yapmayız ki...

Devamını Oku
23.11.2025
Grup Yorum’dan mektup var

Ülkemin hapishaneler coğrafyasından sık sık mektup gelir.

Devamını Oku
20.11.2025
BACH, Diyarbakır'da...

Neredeyse 30 yıldır Hakan Erdoğan Prodüksiyon “Bach İstanbul’da” başlığıyla klasik müzik konserleri düzenler.

Devamını Oku
16.11.2025
Oktay Ekinci kitabı

Oktay Ekinci... Bu isim Cumhuriyet okurlarının hiç ama hiç yabancısı değil.

Devamını Oku
13.11.2025
Paris’ten Diyarbakır’a

Paris ve sonbahar.

Devamını Oku
09.11.2025
Her daim muhalif

“Ve sonunda Joan Baez hastalığı yendi, sağlığına kavuştu!”

Devamını Oku
06.11.2025
Susmak onaylamaktır

“Hava kurşun gibi ağır/ Bağır bağır bağırıyorum/ Koşun. Kurşun eritmeye çağırıyorum...”

Devamını Oku
02.11.2025
Küllerden doğan ışık

Cumhuriyetin 102. yıldönümünü dün kutladık.

Devamını Oku
30.10.2025
Bodrum Cup: Kuşaktan kuşağa ileri!

Ege’nin ortasında bir sabah...

Devamını Oku
26.10.2025
Tiyatro sorgulamaktır

Daha 29. Uluslararası İstanbul Festivali başlamamıştı.

Devamını Oku
23.10.2025
Filler ve Karıncalar

Prag Tiyatro Festivali’nden ayağımın tozuyla dönüp tüm gördüklerimi sizinle paylaşmaya hazırlanıyordum ki sevgili arkadaşım Genco Erkal’ın sesi kulağımın dibinde bitiverdi: “Çekya’yı bırak önce Cihangir’e bak!”

Devamını Oku
19.10.2025
Prag’dan sevgiler

Sevgili okurlar Prag’dayım.

Devamını Oku
16.10.2025
Jandarmalı-jandarmasız günler

Sabah 6.30’da kapı tekmeleniyor. Jandarma içeri dalıyor.

Devamını Oku
12.10.2025
Tiyatro ve siyaset

Bu yazının başlığı “Afife Jale Ödül Töreni’nin düşündürdükleri” olacaktı.

Devamını Oku
09.10.2025
Celladına âşık olmak...

Olmayan suçlar... Yazılmayan iddianameler... Yazılıp uygulanmayan kararlar... Ve hukuk ile guguk arasında yaşamaya devam çabası... Tamam yakınmayı bırakıp sadede geliyorum.

Devamını Oku
05.10.2025
Travmalarla yaşamak...

Nasıl yaşamak bu! Kâh gökyüzünde kanat çırpıyoruz kâh en dipsiz kuyuların derinliğinde kayboluyoruz.

Devamını Oku
02.10.2025
Yaşar Kemal’e adanan bayram

26 Eylül’de Ankara’da 93. Dil Bayramı’nı kutladık. Dil Derneği ve Çankaya Belediyesi’nin ortaklaşa etkinliği Yaşar Kemal’e adanmıştı.

Devamını Oku
28.09.2025
Ellerinde Toprak

“Sömürü bir bütündür. Bütün insan değerlerinin sömürülmesiyle, doğa değerlerinin hoyratça sömürülmesi bir arada gidiyor. Türkiye toprakları yıkıma uğratılıyor, hopur ediliyor. Biz Türkiye üstünde mirasyedileriz. Yıkımımızdan Türkiye’nin hiçbir insanı ve doğa değeri kurtulamıyor.”

Devamını Oku
25.09.2025
‘Üç Ayaklı Kedi’ İstanbul’da

İstanbul dolu dizgin.

Devamını Oku
21.09.2025
Nice yıllara Hrant Dink

15 Eylül, arkadaşımız, yoldaşımız, omuzdaşımız, ülkemin en aydın, en dürüst, en yararlı, en barışçı insanlarından Hrant Dink’in yaş günüydü.

Devamını Oku
18.09.2025
Düşme var düşüş var

Bundan önceki yazım şöyle bitiyordu: “Yeryüzü muhteşemdi. Türkiye’nin asla uygarlıktan, yaratıcılıktan, aydınlıktan ve gelecekten vazgeçmeyeceğine dair umutlarımız tazeleniyordu.”

Devamını Oku
07.09.2025