24 Ocak-31 Ocak haftası

24 Ocak-31 Ocak haftası

01.02.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Bugün 1 Şubat. Abdi İpekçi’nin öldürüldüğü gün. Yıl 1979’du... Dün 31 Ocak’tı. Muammer Aksoy suikasta uğradığında yıl 1990’dı. Uğur Mumcu’nun arabasındaki bomba patladığında 24 Ocak 1993. Hrant Dink arkadan vurulduğunda 19 Ocak 2007.

Onları ortadan kaldırma kararını kim, kimler almıştı? Hangi amaçla? Erk kavgasına, iktidar çekişmesine ivme kazandırmak için mi? Susurluk’tan sonra sık sık duyduğumuz “vatan için” mi? Türkiye, kahraman katilleriyle gurur duysun diye mi? Örgütlü kötülük “devlet sırrı” olarak kalsın diye mi? Hukukun ırzına geçilsin diye mi? Gelecek kuşaklara tüm “faili meçhuller” gibi bir tehdit oluştursun diye mi?

Soruları çoğaltabiliriz. Geçmişiyle hesaplaşmaktan korkan, kaçan, belleksiz bir toplum olmayı sürdürdükçe sorularımız, kin ve öfkeyle yoğrularak çoğalacak. Oysa aydın olmanın gereği “faili meçhul” kavramına karşı çıkmaktır.

ADALET VE DEMOKRASİ HAFTASI

24 Ocak- 31 Ocak tarihleri ülkemizde demokratik kitle örgütleri tarafından Adalet ve Demokrasi Haftası olarak kabul edilir. Dün akşam, Özlem Yüzak ve Orhan Bursalı’yla birlikte Bodrum Herodot Kültür Merkezi’nde “Vurulduk Ey Halkım Unutma Bizi” başlıklı anma programında konuşmacıydık.

İçimden memleketin rezilliğine bak diyorum: Adalet ve Demokrasi Haftası’ndayız. Ancak hafta boyunca yaşadığımız, Silivri’de tanık olduğumuz “şey”, ileride tam da “hukuksuzluk” ve “adaletsizlik” kavramlarını açıklamak için kullanılacak. Ne ironi!

200 sanıklı o davadan söz ediyorum. Beşi tutuklu, yedi CHP’li belediye başkanının, varsayımlara dayandırılan davası... Daha iddianame bile yazılmadan aylarca hapiste esir tutulanlar... Savunma hakkının yok sayıldığı, sadece önceden “sanık” kabul edilenler... Ailelerinin de cezalandırılması... Sevgili Adana Belediye Başkanı Zeydan Karalar’ın dediği gibi “ileride hukuk fakültelerinde ders olarak anlatılacak” dava.

Gizli tanıklar, iftiracılar aracılığıyla sürdürülen... “Pişmanlık göster, iftira at, hapisten kurtul” baskısıyla ilerleyen... (Lütfen Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin’in savunmasını hepiniz okuyun.) Tutukluların “masumiyet karinesi”nin yok sayıldığı, ihtiyaçlarının görmezden gelindiği, haklarında her tür itibar zedeleyici yayınların gazetelere servis edildiği dava...

SEDEF KABAŞ’A REVA GÖRÜLEN

Yine Adalet ve Demokrasi Haftası’ndaydı. Sedef Kabaş gözaltına alındı. Önceki bir paylaşımı nedeniyle. “Cumhurbaşkanına hakaret” ve “suç işlemeye tahrik” suçlamasıyla. Ertesi gün adli kontrol şartı ve yurtdışı çıkış yasağı ile serbest bırakıldı.

Bizde bir sevinç, bir sevinç... Yaşasın! Bayram ettik! Beyler ayıptır, günahtır! Bu ülkede savcıların yapacak daha önemli işleri olmalı. Altı ay önce ne yazmış olabilir Sedef Kabaş diye merak ettim: Herkesin bildiğini, söylediğini yazmış.

“Darbeyi hâlâ sadece askerler yapar sanan var mı? 19 Mart itibarıyla ülke ‘sivil bir darbe’ ile yönetiliyor” demiş. “Geleceğin en güçlü cumhurbaşkanı adayı hapsedildi. Şimdi de ülkenin en köklü ve en büyük siyasi partisine çökülüyor!” demiş. “Motoru olmayan uçak yapmışlar. Sahte diploma ile mezun olmuşlar, meşruiyeti olmadan ülke yönetiyorlar” demiş. Nerede hakaret? Nerede suç işlemeye tahrik?

BİR GÜN MUTLAKA 

Bir gün bizim ülkemize de adalet ve demokrasinin geleceğinden hiç ama hiç kuşkum yok. Belki ben göremem ama çocuklarımız mutlak görecek.

O gün geldiğinde faili meçhul suçlamalar, faili meçhul suçlar, faili meçhul tanıklıklar, faili meçhul iftiracılar, faili meçhul troller de kalmayacak.

O gün gelinceye kadar boş durmayın. Örneğin internete girip Ekrem başkan hakkında lehte karar veren yargı mensuplarının başlarına neler geldiğini inceleyin. Bunlar da ileride ders olarak okutulacak.

O günü beklerken ben, Uğur Mumcu’nun sesini duymaya devam edeceğim:

“Toplumu ayakta tutan temel dayanaklardan biri, adalet duygusudur. Bu duygu bir kez yara aldı mı demokrasinin temelleri sarsılmıştır.”

Sarsıldı ne demek, günümüzde bu duygu tamamen yıkıldı. Çünkü yine onun deyişiyle: “Özgürlükçü, demokratik toplumlarda siyaset-tarikat-ticaret üçgeni ile savaşılır. Kapalı rejimlerde ise bu akımlar, devlet kadrolarını, sinsi ve karanlık yöntemlerle ele geçirirler.”

“Vurulduk ey halkım unutma bizi!” diyordu Mumcu. Unutmadık. Çünkü umut unutmamakta! Adaletin, vicdanın tükendiği yerde inanın beni ayakta tutan tek güç unutmamak. Bir gün hesap sorulacağını bilmek!

Yazarın Son Yazıları

24 Ocak-31 Ocak haftası

Bugün 1 Şubat. Abdi İpekçi’nin öldürüldüğü gün.

Devamını Oku
01.02.2026
Refik Durbaş’la sohbet

Birkaç gündür, benim canım arkadaşım ve ülkemdeki şiir tutkunlarının sevgilisi, aşkı, hayran olduğu şair Refik Durbaş’la sohbet ediyorum.

Devamını Oku
29.01.2026
Sahne, hayatın metaforuydu: ‘Bindik bir alamete’

Hak hukuk ve adaletin yok sayıldığı, dünya diktatörlerinin aklımızla oynadığı, her an düş kırıklıkları, vahşet, ölümlerle sarmalandığımız; yalanın, riyakârlığın, iftiraların, örgütlü kötülüğün egemen olup vicdanı yok ettiği bir dünyada yaşıyoruz.

Devamını Oku
25.01.2026
Tan Sağtürk... Bir yıldönümü... PEN...

Geçen hafta içinde Tan Sağtürk’ün “görevden alındığı” haberi Resmi Gazete’de yayımlanınca herkes gibi ben de çok üzüldüm.

Devamını Oku
22.01.2026
Hepimiz buradayız! Hepimiz yanındayız!

Ne müthiş bir ülke burası!

Devamını Oku
18.01.2026
‘Folia’-Doğa ve biz

“Folia” Japonya’dan Güney Afrika’ya uzanan geniş bir coğrafyadan 100 kadar sanatçıyı ve 300 kadar eseri bir araya getiren serginin adı.

Devamını Oku
15.01.2026
Bahar hâlâ isyancı!

11 Ocak 1995.

Devamını Oku
11.01.2026
Şaşırdık mı?

Günlerdir, bütün dünya gibi Türkiye de Venezüella ve Maduro ile yatıp kalkıyor.

Devamını Oku
08.01.2026
Şiir aşk gibidir

“Şiir aşk gibidir, zorla yazılmaz.

Devamını Oku
04.01.2026
2025 öldü, yaşasın 2026!

Filmlerde görürüz ya: “Kral öldü! Yaşasın kral”, “Padişah öldü yaşasın padişahımız!”. Şöyle bir haykırsam diye özenmişimdir ama bir türlü nasip olmadı.

Devamını Oku
01.01.2026
Umudu savunma sanatı

Bugün 2025’in son pazar günü.

Devamını Oku
28.12.2025
Eskişehir-İstanbul seferi...

En tehlikeli yanı: Faşizm sıradanlaşmak, gündelik hayatın bir parçası olmak ister. Adaletsizliği “olağan”, eşitsizliği “kader”, baskıyı “gereklilik” diye sunar.

Devamını Oku
25.12.2025
Hayal kurmaktan vazgeçmeyin...

Sahnede bir adam var.

Devamını Oku
21.12.2025
Yaşasın Tüyap Kitap Fuarı

Korkunç yoğun bir trafikte iki saat gitmeyi ve iki saat de dönmeyi göze alırsanız orada bulunduğunuz sürece müthiş keyiflenir ve “Yaşasın Tüyap Kitap Fuarı” diye haykırabilirsiniz.

Devamını Oku
18.12.2025
Işığı hiç sönmeyecek

O, Nermin Abadan Unat. Neden mi ona minnet borcumuz var?

Devamını Oku
14.12.2025
Roman gibi

Sabiha Sertel (1895-1968) ve Zekeriya Sertel (1890-1980). Osmanlı’nın sonu, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş yıllarında duygu ve düşünce dünyamıza sonsuz katkılarda bulunmuş bu iki önemli ismi bu ülkede yaşayan herkesin, hele hele gazeteciliği meslek edinmiş her insanın çok yakından bilmesi gerekir.

Devamını Oku
11.12.2025
Aşkla ölüm arası

O kadar güzeldi ki tadı damağımda kalmıştı.

Devamını Oku
07.12.2025
Yok etmek/Yaratıcılık

Bir yanımda yaratıcılık, bir yanımda yok edicilik. İkisi de çekiştirip duruyor iki kolumdan.

Devamını Oku
04.12.2025
Tiyatro hazinemize yolculuk...

Duvardaki dev afişten fırlayıp kucaklaşacakmışız gibi bana bakan genç kadın, Suna Pekuysal.

Devamını Oku
30.11.2025
Hukuk bitti

Dünkü gazetemizde, “Korkma Biz Kadınız!” başlığını görmek çok hoşuma gitti.

Devamını Oku
27.11.2025
Çocuklar için...

Çocuklarımız için neler neler yapmayız ki...

Devamını Oku
23.11.2025
Grup Yorum’dan mektup var

Ülkemin hapishaneler coğrafyasından sık sık mektup gelir.

Devamını Oku
20.11.2025
BACH, Diyarbakır'da...

Neredeyse 30 yıldır Hakan Erdoğan Prodüksiyon “Bach İstanbul’da” başlığıyla klasik müzik konserleri düzenler.

Devamını Oku
16.11.2025
Oktay Ekinci kitabı

Oktay Ekinci... Bu isim Cumhuriyet okurlarının hiç ama hiç yabancısı değil.

Devamını Oku
13.11.2025
Paris’ten Diyarbakır’a

Paris ve sonbahar.

Devamını Oku
09.11.2025
Her daim muhalif

“Ve sonunda Joan Baez hastalığı yendi, sağlığına kavuştu!”

Devamını Oku
06.11.2025
Susmak onaylamaktır

“Hava kurşun gibi ağır/ Bağır bağır bağırıyorum/ Koşun. Kurşun eritmeye çağırıyorum...”

Devamını Oku
02.11.2025
Küllerden doğan ışık

Cumhuriyetin 102. yıldönümünü dün kutladık.

Devamını Oku
30.10.2025
Bodrum Cup: Kuşaktan kuşağa ileri!

Ege’nin ortasında bir sabah...

Devamını Oku
26.10.2025
Tiyatro sorgulamaktır

Daha 29. Uluslararası İstanbul Festivali başlamamıştı.

Devamını Oku
23.10.2025
Filler ve Karıncalar

Prag Tiyatro Festivali’nden ayağımın tozuyla dönüp tüm gördüklerimi sizinle paylaşmaya hazırlanıyordum ki sevgili arkadaşım Genco Erkal’ın sesi kulağımın dibinde bitiverdi: “Çekya’yı bırak önce Cihangir’e bak!”

Devamını Oku
19.10.2025
Prag’dan sevgiler

Sevgili okurlar Prag’dayım.

Devamını Oku
16.10.2025
Jandarmalı-jandarmasız günler

Sabah 6.30’da kapı tekmeleniyor. Jandarma içeri dalıyor.

Devamını Oku
12.10.2025
Tiyatro ve siyaset

Bu yazının başlığı “Afife Jale Ödül Töreni’nin düşündürdükleri” olacaktı.

Devamını Oku
09.10.2025
Celladına âşık olmak...

Olmayan suçlar... Yazılmayan iddianameler... Yazılıp uygulanmayan kararlar... Ve hukuk ile guguk arasında yaşamaya devam çabası... Tamam yakınmayı bırakıp sadede geliyorum.

Devamını Oku
05.10.2025
Travmalarla yaşamak...

Nasıl yaşamak bu! Kâh gökyüzünde kanat çırpıyoruz kâh en dipsiz kuyuların derinliğinde kayboluyoruz.

Devamını Oku
02.10.2025
Yaşar Kemal’e adanan bayram

26 Eylül’de Ankara’da 93. Dil Bayramı’nı kutladık. Dil Derneği ve Çankaya Belediyesi’nin ortaklaşa etkinliği Yaşar Kemal’e adanmıştı.

Devamını Oku
28.09.2025
Ellerinde Toprak

“Sömürü bir bütündür. Bütün insan değerlerinin sömürülmesiyle, doğa değerlerinin hoyratça sömürülmesi bir arada gidiyor. Türkiye toprakları yıkıma uğratılıyor, hopur ediliyor. Biz Türkiye üstünde mirasyedileriz. Yıkımımızdan Türkiye’nin hiçbir insanı ve doğa değeri kurtulamıyor.”

Devamını Oku
25.09.2025
‘Üç Ayaklı Kedi’ İstanbul’da

İstanbul dolu dizgin.

Devamını Oku
21.09.2025
Nice yıllara Hrant Dink

15 Eylül, arkadaşımız, yoldaşımız, omuzdaşımız, ülkemin en aydın, en dürüst, en yararlı, en barışçı insanlarından Hrant Dink’in yaş günüydü.

Devamını Oku
18.09.2025