Camide cihat, ticarette takiye mi?
Zülal Kalkandelen
Son Köşe Yazıları

Camide cihat, ticarette takiye mi?

01.10.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Tarih 26 Eylül 2025. Yer Çamlıca Camisi. Cuma namazı sonrasında camide elinde mikrofon birisi konuşuyor:

“Rabbim, Allah yolunda bizlere cihadı emrediyor. Şu anda malum, Filistin’de olanları hep birlikte takip ediyoruz. Rabbim Filistin’deki kardeşlerimize imdat eylesin. Bütün bunlara karşı direnenlerin direncini artırsın. Birliğimizi, beraberliğimizi daim eylesin. Bizlere İslami şuurla şuurlanmayı nasip eylesin. Ve hepsinden öte, âlem-i İslamın intibahına, ittihadına bizleri vesile eylesin. Bu millet ayağa kalktığı anda birçok şey değişecektir. Âlem-i İslamın uyanışından tarihte olduğu gibi, her zaman uyanış, ittifak, bunlara bu millet vesile olmuştur. İnanıyorum yine bu millet buna vesile olacaktır.”

Tahmin edilebileceği gibi konuşan kişi AKP Genel Başkanı, Cumhurbaşkanı Erdoğan! Camide tekbirlerle karşılanmış, camiden çıkarken ayakkabılarını korumalar taşımış. (Konuşmasını videodan dinleyerek aynen yazdım; Türkçe yanlışları kendisine ait. Türkçede “bizler” diye bir adıl yok, “biz” zaten çoğuldur.)

Bu olay medyada yaygın şekilde haberleştirilmedi. Alışıldığı için mi acaba? Hatırlarsanız 26 Mayıs 2023’te yani cumhurbaşkanı seçiminin ikinci turundan iki gün önce de aynı camiye gitmiş ve cemaate fetih çağrısı yapmıştı. O zaman da bu köşede o olayı eleştirmiştim. Şimdi de eleştireceğim.

ANAYASA BİR KEZ DAHA ÇİĞNENDİ!

Erdoğan da her yurttaş gibi istediği duayı edebilir ama çok açık ki orada kamu görevlisi olarak, etrafında korumalar dururken cumhurbaşkanı sıfatıyla konuşuyor, insanlar telefonlarıyla o anları kaydediyor.

Bir cumhurbaşkanı, devletin başı olarak herkesten daha çok anayasaya dikkat etmek zorundadır. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 2. maddesinde devletin laik niteliği açıkça yazar. “Bu hükmün anlamı kaldı mı ki!” diyerek teslim olanlardan biri olmadığımdan her defa bunu hatırlatacağım!

Bir cumhurbaşkanının camide “cihat” çağrısı yapması, laik bir devlette anayasayı çiğnemektir. Çünkü bu sözcük, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi’ne göre, “nefisle mücadele, İslamı tebliğ ve düşmanla savaşma anlamına” geliyor. Günümüzde Türkçede ise “İslam uğruna savaşma” anlamında kullanılıyor. Kuşkusuz inançlı bir insan bunları düşünebilir, inancının gereği olarak camiye gidip namaz kılabilir; sorun olan, bir cumhurbaşkanının “milletin cihat için ayağa kalkması gerektiğini” söylemesidir.

Anayasanın 66. maddesinde tanımlanan Türk milletinin içinde farklı dinlere inanan ya da inançsız yurttaşlar da var. Çoğunluk kendisini Müslüman olarak tanımlayabilir ama bu nedenle farklı inançta olanlar ya da inanmayanlar yok sayılamaz. Laik devlet temel olarak toplumda farklı inancı olanları ve inançsızları, egemen inancın baskısından korumak için ortaya çıkmıştır.

İSRAİL’LE TİCARET VE GERÇEKLER

Konunun bir diğer eleştirilecek yanı, Erdoğan’ın bu konuşmayı yapmadan hemen önce İsrail’in en yakın destekçisi Amerika’ya gidip Netanyahu’yu “kahraman” olarak gören Trump’la “dostluk” görüntüsü içinde 100 milyar dolarlık ticaret anlaşmasına imza atması! Birleşmiş Milletler oturumunda söylediklerini Trump’ın yüzüne karşı söylememesi...

Diğer yandan, Türkiye’de yetkili makamların İsrail ile ticareti durdurduklarını iddia etmelerine karşın, İsrail merkezli “Maariv” gazetesi, Türkiye’den İsrail’e sevkıyatların Yunanistan üzerinden sürdüğünü yazdı. The Jerusalem Post, The Cradle, Middle East Eye’ın da aralarında olduğu dünya medyasında çıkan haberlere göre, “Türkiye’den çıkan mallar, Kıbrıs ya da Rodos üzerinden yönlendirilip Yunanistan üzerinden belgeleri değiştirilerek İsrail’e ulaştırılıyor. Yasağın resmi beyanlarda varlığına rağmen ticaret fiilen devam ediyor.”

Maariv’deki haberde, “İsrail Müteahhitleri Birliği Başkanı Eran Siv, Ocak-Temmuz 2025 döneminde Türkiye’den 1.9 milyar şekellik (Yaklaşık 23.5 milyar lira/567 milyon dolar) ithalat gerçekleştiğini aktardı” yazıyor.

Bunlar gerçekse durum camide cihat, ticarette takiye mi?

Yazarın Son Yazıları

İlkesiz siyaset 7 - AKP’ye jet hızında geçiş!

Sabah CHP’den istifa etti, yalnızca birkaç saat sonra AKP’ye katıldı.

Devamını Oku
24.06.2026
Kılıçdaroğlu yayını ve hatalar

Kurultayda kaybettiği CHP genel başkanlığı koltuğuna mahkemenin mutlak butlan kararından sonra tekrar oturan Kemal Kılıçdaroğlu, cuma akşamı Sözcü TV’ye çıktı ve partisinin seçmen kitlesinin en çok izlediği kanallardan birinde yaklaşık iki saat boyunca iddialarını yayma fırsatı buldu.

Devamını Oku
21.06.2026
Medrese, molla, Hizbullah!

Geçen hafta Batman’da Âlimler ve Medreseler Birliği (İttihadul Ulema) bünyesindeki medreselerde Arapça medrese eğitimi alan 62 kız çocuğu için icazet ve mezuniyet programı düzenlenmiş.

Devamını Oku
19.06.2026
Kimin kürsüsü?

Günlerdir siyaset gündemini işgal eden kürsü, sıradan bir kürsü değildir; egemenliğin kayıtsız şartsız ait olduğu milletin meclisinde yer alan bir kürsüdür.

Devamını Oku
17.06.2026
Çin Halk Cumhuriyeti İzlenimleri - 4: Köyleri kalkındırma hamlesi

Son yıllardaki hızlı kentleşme süreciyle birlikte (Çin Ulusal İstatistik Bürosu verilerine göre ülkenin kentleşme oranı yüzde 67.89), Çin’de kentsel nüfus kırsal nüfusu geride bırakmış olsa da bugün 1.4 milyarlık toplam nüfusun yaklaşık yüzde 35-40’ı hâlâ köylerde yaşıyor.

Devamını Oku
14.06.2026
Çin Halk Cumhuriyeti izlenimleri - 3: Çin devrimi ve Mao’nun Uzun Yürüyüşü

20. yüzyılın ilk yarısında Çin yabancılar tarafından sömürülerek her yerine girilirken iktidarda olan Çing (Qing) Hanedanlığı, Çin’in demokratik hareketinin öncüsü tıp doktoru Sun Yatsen tarafından devrildi.

Devamını Oku
13.06.2026