Demokratik Siyaset ve Stratejik Netlik - Dr. Nebil İLSEVEN
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Demokratik Siyaset ve Stratejik Netlik - Dr. Nebil İLSEVEN

16.01.2021 07:00
Güncellenme:
Takip Et:

Siyaset bitmedi, yaşıyor! Kabul edilsin edilmesin, bugün her zamankinden daha kritik önemde bir kuvvet olarak da yaşamımızı etkilemeyi sürdürüyor. Siyasette belirleyici etkenin iktidar olduğu düşünülür. Demokratik” bir siyasal rejimde ise belirleyici koşul, iktidarın demokratik” değerlere ve süreçlere olan inancı ve bağlılığının yanında, daha ileri düzeyde olmak üzere, bu değerlere inançla bağlı, etkin, yaşayan” bir muhalefetin varlığıdır.

Türkiye’nin, 2021 yılına girerken toplum için alternatif politika seçenekleri üreten, tartışan, ikna gücü olan, kısaca iktidar talebi ve iddiasını yüksek sesle sunan bir muhalefetin varlığını, bu varlığın siyaset terazisinde” ağırlığını hissettirmesi çok önemlidir. Bunu gerçekleştirmek için de gerekli kapasite, kabiliyet ve iradeye sahip olmak, yani oyun kurma” gücüne erişmiş olmak gerekir.

YENİ SİYASİ ANLAYIŞ

İktidar iddiası, halk için her koşul ve imkânlar altında, iktidarların uygulama ve anlayışlarına alternatif politika seçenekleri geliştirilmesini öngörür. Bu durumda, günlük gelişmeler karşısında muhalefet görevinin yalnızca taktik” yaklaşımlarla geçiştirilmesinin yetersiz olduğu açıktır. Öte yandan günlük siyasetin kişiler üzerinden yapılan tartışma ve değerlendirmelerle yürütülmesi de halkın gerçek sorunlar” karşısında beklediği gerçek çözümlerin” etrafından dolaşmak, bu beklentileri günlük manşet konularına indirgemektir.

Son olarak, bugünden yarına uzanan hız çağında” çözüm bekleyen sorunlara ilişkin siyaset önerilerinin geçmişin söylemleri ve sözcüleri tarafından tanıdık formül ve kalıplar üzerinden geliştirilmesi bugün artık geçerliliğini kaybetmiş bir yaklaşımdır. Hele bu önermelerin zaman zaman teknik düzeyde projeler demeti” olarak tarif edilmesi iktidar iddiasını besleyen, geleceği yakalamak açısından gereken kamusal güven ortamına artı değer katan bir özellik değildir.

Buna karşın iktidar iddiasını içselleştirmiş herhangi bir siyasal yapı, önemli bir ilk adım olarak değerler, hedefler, yöntemler bütünü olan strateji” konusunda kendi içinde bir netlik oluşturmalı; bunun iletişimini de yüksek bir özgüvenle, tüm açıklığı ve netliği içinde hem kendi içinde hem de toplum önünde etkinlikle yapıyor olmalıdır.

Yine aynı şekilde bu stratejik netliğin uygulamadaki bir başka boyutu da birbirini tümleyen bir yaklaşımla içerik, yöntem ve kadro bütünlüğünün sağlanmasıdır. Bu bütünlük, bugün özellikle ana muhalefet kanadıyla ilgili olarak siyasi kimlik konusunda halk nezdinde bazen muğlaklık, bazen belirsizlik, bazen de çelişki olarak yaşanan algı kaymalarına son verecektir.

Siyasetin inandırıcı, ikna edici, dönüştürücü gücünün halkla buluşması, sağlam bir toplumsal zemin üzerinden yürütülmesi için siyasal kimlik sorununun geride bırakılması, stratejik netliğin kurumsallık kazanması şarttır.

EMEKTEN YANA VE ADİL

Burada geliştirilebilecek olan stratejik çerçeve, dünyaya emekten yana” ve sömürü karşıtı” bir perspektiften bakarken sırasıyla dört kavramsal dayanak düşünülmelidir: Aydınlanma kültürü, hukukun üstünlüğü, özgürlükler ve refah. Bir sonraki adım ise bu kavramların her birinin adalet” üst-başlığı altında içleri doldurularak kendi içinde tutarlı ve yaşamın tüm kritik alanlarına dokunan kapsamlı ve kapsayıcı bir siyaset belgesi düzenlenmesidir.

Bu belgenin;

a) Uygulamada bir dönem bilinçli bir şekilde göz ardı edilen kamucu yaklaşım ve duyarlılıkları öne çıkarması,
b) İçerik ve hedeflerde gelişime açıklık ilkesi doğrultusunda gelir adaleti hedefini, ekolojik çevre duyarlıklarını sahiplenmesi ve
c) Bunu da yerküre adını verdiğimiz küçük köyümüz” anlayışına dayalı olarak evrenselci bir yaklaşımla gerçekleştirmesi beklenmelidir.

SAHİCİLİK VE SAYGINLIK

Ülkede ve dünyada barış varsa insanlık için bir gelecekten söz etmek de mümkündür. Siyaset, toplumsal ve küresel barışın kurulması, korunması ve geliştirilmesi için elimizde mevcut olan tek oyun alanıdır. Dolayısıyla toplumun gönençli geleceğini barış içinde güvence altına almak için siyaset kurumunun, özellikle de muhalefet kanadının seçenek yaratma iradesini ve ikna gücünü yeniden kazanması ve ortaya koyduğu alternatif politika seçeneklerini olanca sahiciliği ve saygınlığı ile topluma sunuyor olması esastır.

DR. NEBİL İLSEVEN
TOPLUMCU DÜŞÜNCE ENSTİTÜSÜ BAŞKANI

Yazarın Son Yazıları

Egemenliğin adı: 23 Nisan - Hamza Kiye

23 Nisan 1920, yalnızca bir meclisin açıldığı tarih değildir.

Devamını Oku
23.04.2026
Vatansever olmak, ya da olmamak… - Erol Ertuğrul

Kimse vatan haini olmak istemez.

Devamını Oku
22.04.2026
Yanılsamalar ve gerçekler üzerine... - Cengiz Kuday

Politika, çoğu zaman sanıldığı gibi gerçekleri bütünüyle inkâr etmek ya da doğrudan yalan söylemek değildir.

Devamını Oku
22.04.2026
Okullardaki şiddetin çözümü - Ömer Adıgüzel

Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki okullarda yaşanan silahlı eylemlerin gerekçelerine ve yapılması gerekenlere ilişkin çok farklı görüş ve çözüm önerileri elbette mümkündür.

Devamını Oku
21.04.2026
Egemenlik bölünemez - Cihangir Dumanlı

İktidar terörü bitiren hükümet olarak siyasal kazanç sağlamak amacıyla “terörsüz Türkiye” sloganı ile yeni bir açılım süreci başlatmıştır.

Devamını Oku
21.04.2026
Faturanın büyüğü buzdağının altında - Mehmet Özdağ

AKP iktidarının enerji politikaları, kamu kaynaklarının şirketlere aktarıldığı bir finansal mekanizmaya dönüştü.

Devamını Oku
20.04.2026
Çocuklar nasıl yetiştiriliyor? - Mustafa Küpçü

Çocukluk yıllarımda anımsadığım bir olaydır; Dükkân komşumuzun atölyesinden gelen feryat figan bir çocuk sesi ile irkildik.

Devamını Oku
20.04.2026
Okul saldırılarını çocuklarla konuşmak

Bazı haberler vardır, günlük yaşantımızın ortasına düşer, okur okumaz en yakınımızdakilerle paylaşma gereksinimi duyarız.

Devamını Oku
18.04.2026
Bir başka bakışla Köy Enstitüleri - Günay Güner

Geçen her yıl Köy Enstitülerinin değeri daha iyi kavranıyor, okullarımıza özlem artıyor.

Devamını Oku
18.04.2026
Cumhuriyet eğitimine vurulan hançer! - İhsan Tayhani

Kuruluşunun üzerinden seksen altı yıl geçmesine karşın Köy Enstitüleri, 1940’lı yılların özgün ve çağcıl bir eğitim atılımıdır.

Devamını Oku
18.04.2026
Cumhuriyetin eğitim devrimi - Mustafa Gazalcı

Kuruluşunun 86. yılını kutladığımız Köy Enstitüleri, Türkiye Cumhuriyeti’nin en önemli eğitim devrimidir.

Devamını Oku
17.04.2026
Kimsesizlerin kimsesi eğitim kurumları - Duran Güldemir

“Bu öğretmenler köyümüze geldikten sonra bizim ne söyleyecek sözümüz kaldı, ne de gücümüz...”

Devamını Oku
17.04.2026
Bozkırın genç fidanları - Mücteba Binici

Önümde, zamanın yıpratıcı etkisinden nasibini almış, kenarları kıvrılmış, sararmış siyah-beyaz bir fotoğraf duruyor.

Devamını Oku
17.04.2026
Savaşın yeni genetiği - Cumhur Utku

Savaş tanımı ve savaşın ilkeleri bu günlerde modern ve köklü bir değişim geçirmektedir.

Devamını Oku
16.04.2026
Türkçemizi koruyalım - Erol Tuncer

Dil uzmanı değilim.

Devamını Oku
16.04.2026
Hukuk herkese lazım - Ahmet Özer

Giderek genişleyen baskı iklimi, Türkiye’yi devasa bir hapishaneye dönüştürdü.

Devamını Oku
15.04.2026
Özel emekli aylığı - Engin Ünsal

Uzun bir çalışma döneminin sonunda emeklilik kişinin huzur içinde geçim kaygısı olmadan sevdikleri ile geçireceği bir kavram olmalıdır.

Devamını Oku
15.04.2026
İran Savaşı ve Amiral Mahan - Nejat Eslen

“Tarih, denizlere hâkim olan ulusların dünyaya da hâkim olduğunu gösteren sessiz tanıktır.”

Devamını Oku
14.04.2026
İKİZKÖY: Bir memleket direnişi - Kaan Eroğuz

Sermayenin sınırsız kâr elde etme arayışı, insanlığın tüm yaşam alanlarının piyasaya açılmasına, maddi veya gayri-maddi tüm değerlerin metalaşmasına ve şirketler tarafından kamu kaynaklarının istila edilip yok edilmesine yol açar.

Devamını Oku
14.04.2026
İnsansız savaş! - Abdurrahman Bayramoğlu

ABD’nin İran’a saldırısı karşısında dünyanın üç maymunu oynaması, özellikle Birleşmiş Milletler (BM) teşkilatının ortadan kaybolması, insanlığın geleceği adına oldukça kaygı verici.

Devamını Oku
13.04.2026
Cumhuriyetçi devlet adamı - Hamdi Yaver Aktan

Hukuksuz soruşturmaların sürdüğü bir sırada, bir televizyon kanalında Cumhuriyet gazetesindeki makaleye gönderme yaptığını ve gazeteyi de izleyicilere gösterdiğini bir dostum iletmişti.

Devamını Oku
13.04.2026
Tarihin tekerrürü nereye kadar? - Av. Cem Alptekin

Türkiye’nin en çağdaş anayasasına zemin hazırlayacak olan 27 Mayıs 1960 askeri müdahalesine giden süreçte, iktidardaki Demokrat Parti’nin siyasal ve toplumsal muhalefet üzerindeki baskısını, Meclis’teki çoğunluğunu ve yargıyı da kullanarak CHP’yi kapatma noktasına taşıdığı günlerden bugüne bakınca tarihin bir anlamda tekerrür ettiğini rahatlıkla söyleyebiliriz.

Devamını Oku
11.04.2026
Bana kim ‘üstadım’ diyecek! - Hamdi Yaver Aktan

Yaklaşık 20 yıl olmuş; “üstadım” diyordu. Üstat kendisiydi.

Devamını Oku
09.04.2026
İki biraderden Trump’a ‘Amerikan rüyası’ - Tunç Soyer

Stephen Kinzer’in 2013 yılında yazdığı “Gizli Dünya Savaşları”(Destek Yay.) kitabı 2025 yılında Türkçeye çevrilerek basılmış.

Devamını Oku
09.04.2026
Halk yönetiminin yanılgı ve sorunları - Prof. Dr. Ersin Kalaycıoğlu

Siyasal yönetim hakkı ile ilgili kabuller ve varsayımlar uzun yıllardır kullanılmalarına karşın, onlarla ilgili yanlış anlamlar ortadan kalkmamaktadır.

Devamını Oku
09.04.2026
‘Dokuz İlke’ bildirisi - Yüksel Işık

Siyaset ilke ile yapılır. İlkelerin bütününü içeren anlamlı metne de manifesto denir.

Devamını Oku
08.04.2026
Kutsal ve kutsallaştırılmış değerler - Abdullah Kehale

HER toplumun kendi yapısına uygun olarak kutsal olarak kabul ettikleri değerler olduğu gibi kendilerinin kutsallaştırdığı değerler de vardır.

Devamını Oku
08.04.2026
'Zamana tutsak' - Buğra Gökce

Danimarkalı yazar Solvej Balle’nin “Hacim Hesabı Üzerine” kitabının ilk cildini okuma şansım oldu.

Devamını Oku
07.04.2026
Nereye gitti o refah kazanımları? - Bilin Neyaptı

Türkiye'nin kronik yüksek enflasyonu, 1994 kur krizi sonrası düşme eğilimine girip 2001 banka krizinin de sonrasında alınan önlemlerle nihayet 2000’lerin başından 2017 yılına kadar (2008 yılı dışında) yüzde 10’un altına çekilebilmişti.

Devamını Oku
07.04.2026
Devlet adamlarının (!) stratejik hataları

2. Dünya Savaşı sonrası kurulan dünya güvenlik düzeninin temel omurgasını, 29 Ekim 1945’te kurulan Birleşmiş Milletler (BM), 4 Nisan 1949’da kurulan Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) ve 14 Mayıs 1955’te kurulan Varşova Paktı oluşturuyordu.

Devamını Oku
06.04.2026
‘Savaş suçu’ ve ‘savaş etiği’ üzerine - Ziya Yergök

ABD ve İsrail’in İran’a saldırısı üzerine başlayan savaşın, insan kaybı, çevre felaketi ve petrol fiyatlarının yükselmesiyle küresel boyuttaki ekonomik etkileri yanında, İran’ın Minab kentindeki bir kız okulunun ABD’ye ait Tomahawk füzeleriyle vurularak 168 kız öğrencinin öldürülmesi tüm dünya genelinde büyük bir tepkiye neden oldu, “savaş etiği” ve “savaş suçu” konusu yeniden gündeme geldi.

Devamını Oku
04.04.2026
Ya 3 Nisan 1930 olmasaydı?

1924 Anayasası’nın 1. maddesinde yer alan “Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.” hükmü, yalnızca bir yönetim biçiminin ilanı olmayıp aynı zamanda bir imparatorluğun küllerinden doğan yepyeni bir yaşamın ilk nefesidir.

Devamını Oku
03.04.2026
Ebru Teğmen…

Nereden nereye sevgili okur, ‘’Fatmagül’ün suçu ne?’’ sorusunu hemen tanıdınız değil mi?

Devamını Oku
03.04.2026
İmamoğlu, üniversite ve diploma - Tahsin Yeşildere

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde bulunan Girne Amerikan Üniversitesi’nden İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi İngilizce programına Ekrem İmamoğlu tarafından 1990 yılında...

Devamını Oku
02.04.2026
TBMM’nin denetim işlevi - Cihangir Dumanlı

Çağdaş demokrasilerin önkoşulu yürütmenin (hükümetin) eylem ve işlemlerinin seçmenler tarafından denetlenebilir, sorgulanabilir olmasıdır.

Devamını Oku
01.04.2026
ABD/İsrail-İran savaşı - Hikmet Sami Türk

28 Şubat 2026 sabahı ABD ve İsrail’in İran genelindeki hedeflere eşgüdümlü hava saldırılarıyla başlayan savaş devam ediyor.

Devamını Oku
01.04.2026
Cumhuriyete ‘narkoz’ diyenler - Devrim Onur Erdağ

Bazen bir cümle, yalnızca bir söz değildir; bir niyetin, bir zihniyetin ve bir hesaplaşmanın ilanıdır.

Devamını Oku
31.03.2026
Bir asırlık hesaplaşma davası - Gani Aşık

Kuran’da Yusuf peygamberin adını taşıyan surenin üçüncü ayetinde Hz. Muhammed’e hitaben “daha önce bilmediği güzel bir hikâye anlatılacağı” vurgulanır.

Devamını Oku
31.03.2026
Siyaset ve yargı çemberi - Neval Oğan Balkız

Pierre Bourdieu’nün de iddia ettiği gibi “Hukuk, daima güç ilişkilerinin kanunlaştırılmasından oluşmuştur.”

Devamını Oku
30.03.2026
Sonu gelmeyen maden arama ruhsatları - Kaya Özgen

Ülkemizde yerli ve yabancı firmalara verilen, -başta altın olmak üzere- maden arama ruhsatlarının sayısı giderek artmaktadır.

Devamını Oku
30.03.2026