Atatürk’ün Cumhuriyeti
Adnan Binyazar
Son Köşe Yazıları

Atatürk’ün Cumhuriyeti

06.02.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

(Bu yazının tümüne notlarımın arasında rastladım. O nedenle Atatürk’e dil uzatılan bir siyasal ortamda onun kurduğu Cumhuriyetin temel yapısını yeniden biçimleyip okura sunmak gereğini duydum.)

Atatürk’ün kurduğu laik Cumhuriyetin kuruluş felsefesine sahip çıkmak, geçmişe saplanıp kalmak değil, Türkiye’nin aydınlık geleceğine sahip çıkmaktır.

Aydınlanma ve Sanayi Devrimlerini yapamamış, yüzde 90-95’i okuryazar olmayan, savaş yorgunu, yoksul, hasta ve uluslaşmamış bir dintarım toplumunda, 600 yıllık saltanatın gölgesindeki çokuluslu bir imparatorluğun enkazından yaklaşık on yıllık bir meşrutiyet tecrübesi ile laik bir Cumhuriyet çıkarmak hiç de kolay değildi. İşte 102 yıl önce Mustafa Kemal Atatürk bu zor işi başarmıştı.

ATATÜRK İÇİN CUMHURİYET NEYDİ?

Sadece egemenliğin kayıtsız şartsız millete verildiği, yöneticilerin seçimle belirlendiği, ülkeyi halkın temsilcilerinden oluşan bir meclisin yönettiği bir siyasal rejim miydi?

Yoksa Atatürk için Cumhuriyetin çok daha derin ve geniş bir anlamı mı vardı?

Atatürk için Cumhuriyet, her şeyden önce yöneticilerin halk içinden seçimle belirlendiği “ulusal egemenliğe” dayanan bir siyasal rejimdi. Atatürk, Cumhuriyet kavramının özündeki “halk” ve “halk iradesi”ne gönderme yaparak “halkçılık” ve “demokrasi” ile eşanlamlı olarak da kullanıyordu.

Atatürk için Cumhuriyet yönetimi demek, “halkçı” ve “demokratik” bir yönetim demekti. Onun anlayıp Türkiye’de kurduğu Cumhuriyet ise sadece siyasal rejim değişikliğini değil, aynı zamanda çağdaş bir sosyokültürel değişimi de amaçlıyordu.

Atatürk’ün Cumhuriyeti, bu yönüyle akla, bilime dayanan bir toplumsal aydınlanma projesidir.

CUMHURİYET: ÇAĞDAŞ UYGARLIKTIR

Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyetin temel amacı çağdaş uygarlıktı. Bu gerçeği şöyle ifade ediyordu Atatürk:

“Milletimizin hedefi, mefkûresi (ideali) tam anlamıyla medeni bir toplum olmaktır. Çünkü dünyada bir milletin varlığının değer, özgürlük ve bağımsızlık hakkı, sahip olduğu ve yapacağı uygar eserlerle orantılıdır. Bu bağlamda uygar eser yaratmak yeteneğinden yoksun olan milletler özgürlük ve bağımsızlıklarını kaybetmeye mahkûmdurlar.

Uygarlık yolunda yürümek ve başarılı olmak hayatın şartıdır. Bu yol üzerinde ileriye değil, geriye bakmak bilgisizliğini ve ihtiyatsızlığını gösterenler, genel medeniyetin coşkun seli altında boğulmaya mahkûmdurlar.”

Atatürk’ün deyişiyle, “medeniyetin coşkun selinde boğulmamak” için o selde yüzmeyi öğrenmek, o sele katılmak gerekiyordu:

“Medeniyetin coşkun seli karşısında direnç boşunadır ve o gafil ve itaatsizler hakkında çok acımasızdır. Dağları delen, gökyüzünde uçan, göze görünmeyen zerrelerden yıldızlara kadar her şeyi gören, aydınlatan, inceleyen medeniyetin kudret ve yüceliği karşısında ortaçağ zihniyetiyle, ilkel hurafelerle yürümeye çalışan milletler mahvolmaya mahkûmdurlar…”

CUMHURİYET: BİLİM DEMEKTİR

Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyetin parolası hiç tartışmasız bilimdir. Türkiye’nin, Atatürk’ün gösterdiği hedefe; “muasır medeniyetler düzeyine, hatta onun da üzerine çıkabilmesi”, çağdaşlaşabilmesi ancak bilime önem verilmesiyle mümkündü.

Atatürk, 22 Eylül 1924’te, Samsun’da Cumhuriyetin öğretmenlerine -dünya tarihine altın harflerle yazılacak sözlerle- şöyle seslenmişti:

“Dünyada her şey için; maddiyat için, maneviyat için, hayat için, başarı için en hakiki mürşit (en gerçek yol gösterici) ilimdir, fendir. İlmin ve fennin dışında yol gösterici aramak gaflettir, cehalettir, sapkınlıktır.”

İlgili Konular: #Cumhuriyet #Atatürk

Yazarın Son Yazıları

Atatürk’ün Cumhuriyeti

(Bu yazının tümüne notlarımın arasında rastladım...)

Devamını Oku
06.02.2026
Önemli kültür kaynakları

Dünyada neler olup bittiğini öğrenmek, insanda bilgi alanını daha da genişletmek amacıyla klasik kitapların Türkçeye çevrilmesi için Tercüme Bürosu’nun kurulmasını önermiştir.

Devamını Oku
30.01.2026
Atatürk gençliği

Devlet dediğimiz oluşum, temelinde her kesimden insanı birbiriyle kaynaştıran bir adalet anlayışıyla ayakta tutar. O nedenle topluma yönelik bir konuda karar verirken, ilgili kişi, düşüncelerini süzgeçten geçirerek kamuya açmalıdır. O durumdaki kişilerin saplantısı olmamalıdır.

Devamını Oku
23.01.2026
Masaldan romana geçiş

Kars’ta dünyaya gelen Yücel Feyzioğlu Cilavuz İlköğretmen Okulu’nu bitirdikten sonra Almanya’da Goethe Enstitüsü’nde dil eğitimi gördü.

Devamını Oku
16.01.2026
Eğitilmek

Senaca yüzyıllar önce soruyor, sorduğunun yanıtını da gene kendisi veriyor...

Devamını Oku
09.01.2026
Kitapla yaratılan dünyalar

2025 yılının son günlerini her an özlemini çektiğim İstanbul’da yaşadım.

Devamını Oku
02.01.2026
Geçmişi güncel kılmak

Can Yayınları Sait Faik Abasıyanık’ın öykü kitaplarını yeniden yayımlamaya başladı.

Devamını Oku
05.12.2025
Hayvan koruyucu

Tanımadığım kişilerden de kitap aldığım oluyor.

Devamını Oku
28.11.2025
Erken yaşta okur yetiştirmek

Okuma kültürünün yetkin kişilerinden Prof. Dr. Sedat Sever, 13 Kasım 2025 günkü Cumhuriyet’teki “Erken yaşta okur yetiştirmek” başlıklı yazısına şu görüşle başlıyor...

Devamını Oku
21.11.2025
Sonsuzluğa açılan pencere

Atatürk’ün Dolmabahçe Sarayı’nda yattığı odanın pencereleri boğaza bakıyor.

Devamını Oku
14.11.2025
Cumhuriyet okuru

Cumhuriyet okuru, gazeteyi okumakla kalmaz, edindiği izlenimleri yazarlara da aktarır.

Devamını Oku
07.11.2025
29 Ekim 1923: 102 yıllık Cumhuriyet

Cumhuriyet, dört yandan saldırılarak parçalanmak istenen Türk varlığının yeniden doğuşudur.

Devamını Oku
31.10.2025
Einstein’dan 5 öneri

Hemen her çağda toplumların vicdanında yerini bulan devlet adamları, bilgeler, sanatçılar olmuştur.

Devamını Oku
24.10.2025
Yaşam yolculuğum

Yaşam, oradan oraya koşuşturduğumuz uzun mu uzun bir yolculuktur.

Devamını Oku
17.10.2025
Düşünsel oluşum

İnsan olmanın ölçüsü düşünebilmektir, duyumsama güdüsüdür.

Devamını Oku
10.10.2025
Seçim yakındır

Son aylarda İstanbul’dan başlayıp en küçük yerlerin belediye çalışanlarının tutuklanıp hapse atılması, seçime gitmenin yakın olduğunu akla getiriyor. Şu ana dek günlerini hapishanelerde geçirenlerin hiçbirinde somut bir suç bulunamayışı da kamuoyunda şaşkınlık yaratıyor.

Devamını Oku
03.10.2025
Einstein’ın kızına mektubu

Albert Einstein, kızına, toplum onun söylediklerini anlayacak duruma gelene kadar yayımlamamasını istediği bir mektup yazar.

Devamını Oku
26.09.2025
Hak yerini bulur

13.06.25 günlü “Kızlar okusun diye” başlıklı yazımda İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’ndan şu alıntıyı yapmıştım...

Devamını Oku
19.09.2025
Mutlu Yaşam Köyü

Köyde, ilçede ya da mahallede, nerede olursa olsun yeter ki yönetenlerle yönetilenler arasında dayanışmayla etkinlikler yaratılsın.

Devamını Oku
12.09.2025
Göğüne Sığmayan Bulut

Her yıl eylülün ilk haftasında, Emin Özdemir’in son günlerinde, öğrencisi Hatice Aydoğdu’nun sorularına verdiği yanıtları içeren Göğüne Sığmayan Bulut (Arkadaş Yayınları, 2016) adlı kitabını okurum.

Devamını Oku
05.09.2025
Ağaç yazışmaları

Her fırsatta kurtuluşu kentlerden kaçıp canını yeşillikler arasına atan arkadaşım Yusuf Gezgör’ün yıllar önce gönderdiği ağaçlarla ilgili bir mektubu geçti elime.

Devamını Oku
01.08.2025
Aydınlanma-aydınlatma

Aydınlanan, yalnızca kendi adına değil, toplum adına da bilgi alanlarına yönelir.

Devamını Oku
25.07.2025
Bilginin gücü

Yaşamını bilgi kaynaklarını çoğaltmaya adayan Bozkurt Güvenç, kültürü “Doğanın yarattıklarına karşılık, insanoğlunun yarattığı her şey” diye tanımlıyor.

Devamını Oku
18.07.2025
Gerçeğin dili

Yaşlılığın anlamını, Shakespeare’in Kral Macbeth adlı oyununda geçen bir söz öğretmişti bana...

Devamını Oku
11.07.2025
Anadolu kadını

Bilim insanları, kadın konusunda aylarca üzerinde çalıştıkları araştırma sonucunu, basına “7 bin 500 yıl önceki Anadolu kadını!” başlığıyla yansıttı...

Devamını Oku
04.07.2025
Köy Enstitülerini canlandırma

CHP’den sonra yönetime geçen Demokrat Parti’nin ilk eylemi Halkevlerini, Tercüme Bürosu’nu, eğitimimizin büyük atılımı olan Köy Enstitülerini kapatmak olmuştur.

Devamını Oku
27.06.2025
Dilsel aydınlık

Düşünürler, dili ulusların soyağacı, yaratıcılığın sihirbazı sayar...

Devamını Oku
20.06.2025
En başta kızlar okumalı

Ekim ayında Mersin’deki İleri Ortaokulu Müdürü Hüseyin Aygül, 62 öğretmenin kararıyla, 1090 öğrencili okulda kız-erkek öğrencilerin yan yana oturmasını yasaklamaya kalkıyor.

Devamını Oku
13.06.2025
Bir sihirli varlık!

Köşe yazarlarının bir görevi de okuru güncel konularda aydınlatmaktır. Aktardığım aşağıdaki yazıda olduğu gibi tiyatro oyuncusu, yönetmeni, eğitmeni Gürol Tonbul gibi bir okur da üstlenebiliyor aydınlatma görevini...

Devamını Oku
06.06.2025
Toplumsal özeleştiri

Özeleştiri, kişinin, kendi özünü özgürce değerlendirebildiği en kestirme anlatı yoludur.

Devamını Oku
30.05.2025
Ulusal bilinç

Atatürk, “Cumhuriyetin 10. Yılı” demecinde yalnızca önemli noktalara değinmiyor, bize gelişmenin ana kaynağını gösteriyor, geçen zaman bir yana bırakıp çağa uymayı öneriyor:

Devamını Oku
23.05.2025
Anadolu kadını

Söz konusu kadın olunca belleğimde Dede Korkut Kitabı’nda okuduklarım canlanır.

Devamını Oku
16.05.2025
Sonsuzluğa yolculuk

Sonsuzluğa yolculuk

Devamını Oku
09.05.2025
Kral Oidipus

Kral Oidipus

Devamını Oku
02.05.2025
Söz yerini bulmalı

Söz yerini bulmalı

Devamını Oku
25.04.2025
Berlin’de hâkimler var!

Berlin’de hâkimler var!

Devamını Oku
18.04.2025
Gerçek dost

Gerçek dost

Devamını Oku
11.04.2025
Ağaçlı çiçekli bir dünya

Ağaçlı çiçekli bir dünya

Devamını Oku
04.04.2025
Toplumsal dayanışma

Toplumsal dayanışma

Devamını Oku
28.03.2025
Gençlere emanet

Gençlere emanet

Devamını Oku
21.03.2025