Cemil Çiçek’in suçu ne?
Barış Terkoğlu
Son Köşe Yazıları

Cemil Çiçek’in suçu ne?

29.04.2019 07:30
Güncellenme:
Takip Et:

Kırmızı Başlıklı Kız, ormanı aşıp büyükannesinin Bank Asya kredisiyle aldığı kulübeye girdi.
Seslendi: “Senin tırnakların neden böyle uzun?”
Yanıt geldi: “Ekrem İmamoğlu stadyuma gitmesin diye.”
Tekrar sordu: “Senin kolların neden bu kadar uzun?”
Biraz kalınlaşan ses: “Ekrem İmamoğlu Maltepe’de miting yapmasın diye.”
Hâlâ durumu anlamayan kızcağız son soruyu sordu: “Dişlerin neden sivri peki?”
Bu saflığa dayanamayan İçişleri Bakanı yataktan fırladığı gibi Kırmızı Başlıklı Kız’ı yutuverdi.
“Masal böyle değil” mi diyorsunuz? Aslında böyle. Habertürk’ün FETÖ’nün ucuz kredisi ile ev alan yazarı günlerce Ekrem İmamoğlu’na “yapılmayacaklar listesi” hazırladı. O maça gitme, şu mitingi yapma, böyle konuşma. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, cuma gecesi televizyona çıktı. Fenerbahçe Başkanı Ali Koç’a “İmamoğlu derbiye gelmesin” dediğini kabul etti. Böylece resim tamamlandı. Biz gazeteci konuşuyor sanıyorduk, meğer ses Soylu’dan çıkıyormuş. Kalemin mürekkebini Soylu akıtıyormuş.
Üstelik bununla sınırlı değil. Şu ara “bazı yandaşlar” aynı şeyi yazıyor, söylüyor: “Aman Cumhurbaşkanım Süleyman Soylu’dan vazgeçmeyin.” Belli ki kabine değişikliği ihtimali onları korkutuyor. 31 Mart yenilgisinin Soylu ile bağlantılı olmadığını anlatıyorlar.
Tabii ki Soylu’nun Pelikancılar gibi A Haber’i ya da Sabah gazetesi yok. Haliyle Gökçek’in kanalında kimi programcılara ya da TGRT’deki partnerlerine iş düşüyor. Gözünüzü kapatın sanki Soylu’ya playback yapıyorlar.

Cemil Çiçek nasıl gönderildi?
Onlar gitsin ya da gitmesin...
Peki çoktan gitmiş olanlara ne oldu?
28 Mart’ta bu köşede Süleyman Soylu’nun 2010 referandumundan sonra Samanyolu TV’de yaptığı programı okumuştunuz. FETÖ’nün kritik ismi Önder Aytaç ve Gültekin Avcı ile birlikte örgütün kanalında anlattıklarına yer vermiştim.
Yazının çıktığı gün eski TBMM Başkanı Cemil Çiçek’le konuşma fırsatım oldu, okumuştu. Süleyman Soylu, Samanyolu TV’den bakanlığa giden tramvaya binerken, Çiçek’in siyasetin dışında kaldığını biliyorduk.
Peki neden?
Bana Barış Pehlivan’la birlikte yazdığımız Sızıntı kitabında kendisi hakkındaki kısımları hatırlattı. Siyasetin dışına düşmesinin şifreleri belki de oradaydı.
Kitapta, ABD gizli belgelerinde aksi yönde bilgiler olmasına rağmen Cemil Çiçek ile FETÖ arasında kavga olduğunu söylemiştik. Çiçek, 2003 yılında Adalet Bakanlığı görevindeyken terör örgütlerini “silahlı” ve “silahsız” diye ikiye ayırmak istemişti. Silahsız da terör örgütü olabileceğini kabul eden düzenlemenin kendisi aleyhine olacağını düşünen FETÖ, Çiçek’e cephe almıştı. AKP içinde Çiçek’e karşı yürüttüğü lobi çalışması sayesinde söz konusu değişiklik tasarısının önüne geçti.
Kavga orada bitmedi.
Hürriyet yazarı Ahmet Hakan, 2 Nisan 2007’de ismini vermediği bir bakanın FETÖ’ye dair görüşlerini yayımladı. O AKP’li bakan, “Cemaatçi polisler ve savcılardan”, “Fethullah Gülen’in istihbarat merakından”, “soruşturmalarda Cemaat’in parmağından” bahsetmişti. Hakan’ın adını vermediği o bakan Cemil Çiçek’ti. 3 gün sonra, yani 5 Nisan 2007 tarihinde ise Ahmet Hakan’ın köşesinin başlığı, “Cemaat Diyor ki: O Bakan Bize Düşman” şeklindeydi. FETÖ, Ahmet Hakan’ın ismini vermediği bakanın kim olduğunu gayet iyi biliyordu. Ahmet Hakan’a FETÖ adına açıklama yapan meçhul kişi bu durumu şöyle açıklıyordu: “Bakanın yaptığı bir yasa çalışmasına karşı çıktık. Hem hükümet hem AKP bizim haklı olduğumuza kanaat getirdi. Yasa tasarısı değişti. Bakan gururunun kırıldığını düşündü ve bu olayı kişisel husumete dönüştürdü. Uzun bir süredir hakkımızda tezvirat yapıyor.”

‘Derin devletin adamı’ dediler
Çiçek bugün halen olduğu yerdeydi...
O günkü kavgayı şimdi şöyle anlatıyordu: “Bizde terör denildiği zaman akla cebir ve şiddet gelir. Ben o tarih itibariyle de bugün itibariyle de silahsız terör örgütü olabileceğine inananlardanım. Nihayetinde bunların o gün itibariyle evlerinde silah, tabanca ya da patlayıcı yoktu. Ama devletin imkânlarını kullanarak yasadışı işler yapıyorlardı.”
Söylediğine göre parti içerisinde de sistematik olarak hedef alınmıştı: “Bunlar benim için ‘derin devletin adamı’ dediler. ‘AK Parti daha özgürlükçü olacak ama derin Cemil Çiçek ortalığı karıştırıyor’ dediler. Adımı ‘301 Cemil’e çıkardılar.”
Anlatmasa bilmiyordum, Cemil Çiçek’in adı, 2011 yılındaki bir fişleme belgesine de girmiş. O belge Pensilvanya’daki toplantılardan çıkmıştı:
“Isparta’da savcılık FETÖ ile ilgili bir soruşturma yapıyor. O soruşturmada sık sık Pensilvanya’ya giden şüphelinin notları ele geçiriliyor. 2011 yılının temmuz ayında Fethullah Gülen’in huzurunda Türkiye’de olan bitenin değerlendirilmesi yapılmış. Mesela Aydın Doğan’ın kızlarının arasındaki çekişmeyi yazıyor ya da Doğan Grubu’nun neden kendilerine karşı olduğunun izahları var. Ben de o dönem Meclis Başkanı olmuşum. Benim hakkımda el yazısıyla ‘O derin devletin adamıdır. Bundan sonra bizim Meclis’teki kanunlarımız zor geçer’ notu alınmış.”
Kırgın mıydı? Bana sorarsanız öyle: “Bugün herkes (FETÖ’ye karşı) dümdüz gidiyor. O gün böyle işler olduğunda suçlanan benim. Şimdi yazanlar o zaman beni suçluyorlardı.”
Gerçekten de o gün öngördüğü şekilde, silahsız görünen yapı terör örgütüne dönüşmüştü: “Cebir şiddet kullanmadan da terör örgütüne dönüşebiliyor bir örgüt. İşte buyurun dönüştü. 2003’te benim gördüğümü 2016’da anladık biz. Kim nerede durmuş, kim saf değiştirmiş bunların değerlendirilmesi lazım.”
Çiçek, kendisine haksızlık yapıldığını, üstelik bunun da açıkça söylenmediğini anlatıyordu: “Tavır değiştirenler içinde ‘biz bu adama haksızlık yaptık’ diyen bir faziletli adama da rastlamadım. İnsanlar fikirlerinde yanılabilir. Ben de 30 sene evvelki ya da 15 sene evvelki Cemil Çiçek değilim. Hatam varsa kabul ederim. Bu kadar suçlandık, bu kadar töhmet altında kaldık. ‘Haksızlık yaptık bu adama’ diyen bir ifadeye de rastlamadım.”
Şimdilerde başka gırtlaklardan kabine yolcularını tartışıyoruz da...
Sizce de gidişlerinden önce Kırmızı Başlıklı Kız’ı yiyen kurdun o sahipsiz kalan kulübeye nasıl girdiğini konuşmak gerekmiyor mu?
Belki de asıl sır gidişte değil geliştedir.

Yazarın Son Yazıları

Alo adalet var mı bakan bey?

Yaşamın özünü görmeyen kabuğuyla oyalanır.

Devamını Oku
19.02.2026
Camiye gitmeyen imam olur mu?

Yalnız başkasına karşı hatırlanan kutsal, çıkara yenilmiş demektir.

Devamını Oku
16.02.2026
Bu dünyadan bir ‘biz’ geçti

İnsan “ben” doğar, yaşarken “biz” yaratır.

Devamını Oku
12.02.2026
Bizi işte bunlar yıkıyor

Doğayı kendi haline bıraksalar daldaki elma bile layığını bulacaktı.

Devamını Oku
09.02.2026
Depremzedeye bunu yapan size ne yapmaz

Seçilen yer yanlış.

Devamını Oku
05.02.2026
‘İmamoğlu’nu kutlama davası’ böyle bitti

Hayat geç de olsa mahkeme kararlarından daha gerçek bir hüküm verir.

Devamını Oku
02.02.2026
Görüş gününe yetişen yazı

Hepimiz aynı zamanın içinde yaşarız ama zaman hepimize yüzünü aynı biçimde göstermez.

Devamını Oku
29.01.2026
Toz dumandan görünmeyen değişim

Bir şey değişmese de her şey değişiyor.

Devamını Oku
26.01.2026
Bayrağın üstünü örten ‘süreç’

Niyetler hassasiyetlerin üstünü bahaneyle örter.

Devamını Oku
22.01.2026
Kafamı karıştıran fotoğraf

Kapının kapalı olmasını bekliyoruz da nasıl açıldığını hiç konuşmuyoruz.

Devamını Oku
19.01.2026
Masonik FETÖ’cü Marksist cephe!

Buzu sobanın üstüne bırakıyor, erimesini izliyorsun.

Devamını Oku
15.01.2026
Hedef uyuşturucu mu eğlence mi?

Endişe içimize gökten düşmez, açıklanabilir bir nedeni vardır.

Devamını Oku
12.01.2026
Hakimi öldüresiye dövenler 'hatırlı' kişiler çıktı!

Dünyanın nasıl göründüğü baktığınız yere göre değişir.

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella meselesi anlattıkları gibi değil

Gerçek, ona ulaşmak istemeyen için inanılmaz görünür.

Devamını Oku
05.01.2026
Adliyenin ön kapısı

Yeni yıl, henüz yazılmamış bir tarihtir.

Devamını Oku
01.01.2026
Çıksalar ne olur çıkmasalar ne olur

Konuşmak neden aramaz, sessizliğinse anlaşılır bir nedeni vardır.

Devamını Oku
29.12.2025
Yarının kavgasına bugünden bakalım

Hareket bilinirse doğa öngörülebilir hale gelir.

Devamını Oku
25.12.2025
175 milyonluk cevap

Cevap verilemeyen her soru yeni sorulara gebedir.

Devamını Oku
22.12.2025
İddianame aşamasında bir anda dosyadan çıkan fezleke!

İnsan ne anlatırsa anlatsın ancak eylemiyle anlaşılır.

Devamını Oku
18.12.2025
Askerlerin 175 milyonu nereye gitti

“Senin” dediklerinin akıbetini sorunca senin sandığının senden ne kadar uzakta olduğunu görürsün.

Devamını Oku
15.12.2025
Ne olduğunu görmüyor musunuz?

Her “Bak” dediğimizde gözler kapanıyorsa işaret ettiğimizi gösterebilir miyiz?

Devamını Oku
11.12.2025
Ya su kirliyse?

Değişmez görünen gerçekten kaçmak yerine dokunmaya karar verdiğimizde, ona şekil verebildiğimizi de görürüz.

Devamını Oku
04.12.2025
200 günlük burun sürtme davası

Burnumuzla sadece nefes alsaydık en çok kötü kokuların sahipleri mutlu olurdu.

Devamını Oku
01.12.2025
Bir garip ölüm hikâyesi

Yaşamda birikmiş servet, bazen ölümün üzerinde perde olur.

Devamını Oku
27.11.2025
‘Kurucu önderlik’ ve kurucu irade

Küçük niyetler büyük sözlerin arkasına gizlenir.

Devamını Oku
24.11.2025
Yaşamından renkleri çalınan kadın

Koca çınardan nimetini esirgeyen toprak yokluğunu önce çimende gösterir

Devamını Oku
20.11.2025
38 çocuğun duyulmayan çığlığı

Adalet davası uzaktaki bir çığlığı duymakla başlar.

Devamını Oku
17.11.2025
CHP’yi ‘gayrımeşrulaştırma’ operasyonu

Doğa insana kendi sınırlarını çizeceği imkanı sunarken cömerttir.

Devamını Oku
13.11.2025
Eğitimsiz okullar bakanlığı

İnsan ancak eğitilirse özgür olur.

Devamını Oku
10.11.2025
Aman çocuklar duymasın!

Bakmayın gazetecilik yaptığıma.

Devamını Oku
06.11.2025
‘Pardon’ diyen karar

Bir kez olursa hata, iki kez olursa yanlış, tekrar olursa kasıt denir.

Devamını Oku
03.11.2025
Bakanlıktaki ‘koruma kalkanı’

Çoğu zaman sözün çıktığı yere bakarız.

Devamını Oku
30.10.2025
Aranan casus sonunda bulundu!

O kadar çok söz söyleriz ki bazen gerçek kalabalıkta kaybolur.

Devamını Oku
27.10.2025
Boğaziçi’ni nasıl çökerttiler?

Kime söylendiği belirsizse en ağır sözler bile havada kalır. En son Yargıtay başkanı konuştu.

Devamını Oku
23.10.2025
‘PKK yasası’na neden karşıyım

Kapıyı açan anahtar değil, kilidinin bilgisidir.

Devamını Oku
20.10.2025
Öcalan serbest bırakılacak mı

Sözcükler her zaman anlatmak için kullanılmaz.

Devamını Oku
16.10.2025
Apo ve Bahçeli’nin susturduğu asker

Çıkarlar suç ortaklıklarının kaynağıdır.

Devamını Oku
13.10.2025
‘Fatihli Müslümanlar’ rahatsız

“Bizi cehennemle korkutuyorlar ki dünyada onlara boyun eğelim.”

Devamını Oku
09.10.2025
Çocuk tecavüzünde çocuğu yargılayanlar

Çelişki dünyanın kendisinde sanırız, oysa ona sebep olan da insandır.

Devamını Oku
06.10.2025
Tarihin arka duruşması

Eğip bükersin, sarar paketlersin. Her şeye rağmen gerçek olduğu yerde durmaya devam eder.

Devamını Oku
02.10.2025