‘Hata yaptık’ diyen karar
Barış Terkoğlu
Son Köşe Yazıları

‘Hata yaptık’ diyen karar

09.09.2024 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Hakikat hiç değişmez sanırsın. Oysa hakikat da zamanla kendisini dönüştürür.

Kemal Kılıçdaroğlu ve Ahmet Davutoğlu.

İki lider, altılı masada yan yana geldi. Birlikte mücadele etti. Sonunda da seçim kaybedildi.

Gelgelelim aslında iki isim uzun yıllar siyasi rakipti. Davutoğlu; Dışişleri Bakanlığı, Başbakanlık, AKP Genel Başkanlığı yapmıştı. Haliyle Kılıçdaroğlu’nun eleştirilerinin hedefindeydi. En önemlisi, Davutoğlu uzun yıllar boyunca dış politikanın mimarı olarak görünüyordu. Bu alanda yapılan hatalarla adı yan yana anılıyordu.

İşte Suriye krizinin henüz başladığı günlerde, 9 Ekim 2012’de, Kılıçdaroğlu, grup toplantısında konuştu:

“Türkiye’nin yanında kim var? Hamas var, Barzani var, Katar var, Suudi Arabistan var. Denklemin diğer tarafına dönüyorum. Suriye’nin yanında, İran, Rusya, Çin, Brezilya var. Dünya nüfusunun yarısı var. Bu stratejik derinlik midir, yoksa stratejik körlük müdür? Böyle bir anlamsız dengenin içine Türkiye’yi sokan bir süreci bizim başımıza bela eden, çapsızlığı dünyada bilinen, bir dışişleri bakanıyla yola çıkılırsa Türkiye’nin geldiği nokta budur. Bunun için engin bilgiye gerek yok. Bunu yapmak için ileri derecede geri zekâlı olmak lazım.”

İşte bu sözler Davutoğlu’nu kızdırdı. Kılıçdaroğlu’na tazminat davası açtı.

12 YILDIR SÜREN DAVA

Meğer tam 12 yıldır o davada iki isim hukuk mücadelesi veriyormuş. Son sözü söyler mi söylemez mi denen Anayasa Mahkemesi (AYM) de geçen günlerde kararını vermiş.

Koca 12 yılda neler olmuş derseniz...

Yerel mahkeme “çapsız” ve “ileri derecede geri zekâlı” ifadelerinin hakaret olduğu gerekçesiyle Kılıçdaroğlu’nu 4 bin lira tazminata mahkûm etmiş. Yargıtay önce bu kararı bozmuş. Yerel mahkeme kararında ısrar etmiş. Dosya Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nden de geçerek Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’na gelmiş. Sonuç olarak “çapsızlığı dünyada bilinen” ifadesinin sert eleştiri, ancak “bunu yapmak için ileri derecede gerizekâlı” olmak lazım ifadesinin hakaret olduğu kanaatiyle ceza onanmış.

Olay orada kalmamış. Kılıçdaroğlu, Davutoğlu ile davasını AYM’ye taşımış. Tam da Erdoğan’ın Sisi’yi ağırlamaya hazırlandığı ve Suriye’de Esad’la görüşmek için teklifte bulunduğu günlerde, 17 Temmuz’da AYM kararını vermiş.

Önce şunu söyleyeyim...

Yargılama 12 yıl boyunca adeta Suriye politikasının tartışmasına dönmüş. Kılıçdaroğlu, Suriye politikasındaki hataları, sonunda Türkiye’nin başına gelenleri, bunun öngörülebileceğini söylemiş.

Elbette mesele Davutoğlu değildi. Bütün dış politika sorunları Davutoğlu’na mal edilse de onun görevi bıraktığı 2016’dan sonra da aynı politika uzun yıllar devam ettirildi. Aslında İhvan merkezli siyaset Erdoğan’ın tercihiydi. Rabia da onun sembolü olmuştu.

AYM’DEN MESAJ GİBİ KARAR

İşte AYM, 12 yıl sonra, Kılıçdaroğlu’nun Suriye sözlerinin suç olmadığı kararını oybirliğiyle verdi. Mahkeme kararında bazı ifadeler ise dikkat çekiciydi:

“(Kılıçdaroğlu) 2011 yılında Suriye’de başlayan savaş karşısında Türkiye’nin, hükümetin yanlış bir dış politika izlemesi sonucunda dünya nüfusunun yarısından çoğunu karşısına aldığını ifade etmiştir. Başvurucuya göre dış politikadan sorumlu bakan üstlendiği görev için yeterli nitelikleri taşımamaktadır. Bu fikri ifade etmek amacıyla başvurucunun davacı hakkında çapsız ifadesini kullandığı söylenebilir. Yine hükümetin bakanlık görevini yürütmesi amacıyla yanlış kişiye yetki ve sorumluluk verdiğini vurgulamak isteyen başvurucu, böylesi yanlış bir tercihin ancak zekâ geriliğinden ileri gelebileceğini belirtmiştir.”

Dahası da var.

AYM, kararında hukuki kanaatin ötesine geçen şu ifadelere de yer vermiş:

“AYM’nin kanaatine göre başvurucu, ana muhalefet partisi genel başkanı sıfatıyla, konuşmanın yapıldığı tarihte henüz çok yeni olan Suriye savaşının Türkiye’nin jeopolitiği ve dış politikadaki konumu üzerinde yarattığı ve ilerleyen süreçte yaratması kuvvetle muhtemel olumsuzluklarla ilgili, ülke gündeminin ilk sıralarında yer alan güncel bir tartışma hakkında görüşlerini ifade etmektedir. Şu halde, başvurucunun konuşmasının keyfi ve somut dayanaklardan yoksun olduğu söylenemez.”

Sonuç olarak AYM, hem verilen cezanın bozularak yargılamanın yeniden yapılması gerektiğini söylemiş. Hem de Kılıçdaroğlu’na 30 bin lira manevi tazminat ödenmesine karar vermiş.

Hükümet yine “AYM kararını uygulamak zorunda değiliz” der mi bilmem.

Ancak AYM, 12 yıl önce Suriye politikasına yönelik eleştirilerin 12 yıl sonra gerçekleşmesine yönelik utangaç bir tespit yapmış denebilir. Halihazırda AYM yargıyı temsil eden en yüksek karar organı olduğuna göre, Erdoğan’ın Sisi’nin elini sıkmasıyla yaşanan hatanın kabulünün, yargı kararıyla tescillendiği söylenebilir.

Milyonlarca insan öldü. Milyonlarcası evsiz kaldı. Şam’da namaz diye çıkılan, Mısır’da Sisi’yi devirmeye uzanan masal 12 yılda bitti. Gerçek mi? O kendisini geç de olsa tanımayanlara kabul ettirdi.

Yazarın Son Yazıları

Dilovası davası başlıyor: Başkanın olmadığı yargılama

Türkiye, Silivri Cezaevi Kampüsü’ndeki İBB yargılamasını konuşurken bir başka cezaevinde kritik bir dava başlıyor.

Devamını Oku
16.03.2026
İddianamede adları 1087 kez geçiyor, ama sanık değiller!

Tarihte çelişkili görünen içinde kocaman bir gerçeği saklar.

Devamını Oku
12.03.2026
‘Bu nasıl iş’ dedirten dilekçe

Aklı kendinde olanın dünyanın adaleti umurunda olmaz.

Devamını Oku
09.03.2026
Şam’ın Talibanlaşması görünüyor

Yanlış hesap geri dönmek için genelde Bağdat’ı beklemez.

Devamını Oku
05.03.2026
Öcalan’ın statüsü mü Adem’in statüsü mü

Gelgelelim PKK’yi kuran “statülü” Öcalan’ın AKP-MHP destekli mektubu CHP’li belediyede okunurken 25 yıl öncesinden, 19 yaşından terör aranıp bulunarak bugün işten atılan gariban Ademler’in “statüsü”nü hatırlayan olmadı.

Devamını Oku
02.03.2026
Din dersi soruşturmasının sonu ne oldu

Bardağı taşıran son damla değil onu bu noktaya getiren süreçtir.

Devamını Oku
26.02.2026
Okulda 'din' ve 'Erdoğan' sorgusu!

Hürriyet başka türlü düşünmenin ve yaşamanın imkânlı olduğu yerde başlar.

Devamını Oku
23.02.2026
Alo adalet var mı bakan bey?

Yaşamın özünü görmeyen kabuğuyla oyalanır.

Devamını Oku
19.02.2026
Camiye gitmeyen imam olur mu?

Yalnız başkasına karşı hatırlanan kutsal, çıkara yenilmiş demektir.

Devamını Oku
16.02.2026
Bu dünyadan bir ‘biz’ geçti

İnsan “ben” doğar, yaşarken “biz” yaratır.

Devamını Oku
12.02.2026
Bizi işte bunlar yıkıyor

Doğayı kendi haline bıraksalar daldaki elma bile layığını bulacaktı.

Devamını Oku
09.02.2026
Depremzedeye bunu yapan size ne yapmaz

Seçilen yer yanlış.

Devamını Oku
05.02.2026
‘İmamoğlu’nu kutlama davası’ böyle bitti

Hayat geç de olsa mahkeme kararlarından daha gerçek bir hüküm verir.

Devamını Oku
02.02.2026
Görüş gününe yetişen yazı

Hepimiz aynı zamanın içinde yaşarız ama zaman hepimize yüzünü aynı biçimde göstermez.

Devamını Oku
29.01.2026
Toz dumandan görünmeyen değişim

Bir şey değişmese de her şey değişiyor.

Devamını Oku
26.01.2026
Bayrağın üstünü örten ‘süreç’

Niyetler hassasiyetlerin üstünü bahaneyle örter.

Devamını Oku
22.01.2026
Kafamı karıştıran fotoğraf

Kapının kapalı olmasını bekliyoruz da nasıl açıldığını hiç konuşmuyoruz.

Devamını Oku
19.01.2026
Masonik FETÖ’cü Marksist cephe!

Buzu sobanın üstüne bırakıyor, erimesini izliyorsun.

Devamını Oku
15.01.2026
Hedef uyuşturucu mu eğlence mi?

Endişe içimize gökten düşmez, açıklanabilir bir nedeni vardır.

Devamını Oku
12.01.2026
Hakimi öldüresiye dövenler 'hatırlı' kişiler çıktı!

Dünyanın nasıl göründüğü baktığınız yere göre değişir.

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella meselesi anlattıkları gibi değil

Gerçek, ona ulaşmak istemeyen için inanılmaz görünür.

Devamını Oku
05.01.2026
Adliyenin ön kapısı

Yeni yıl, henüz yazılmamış bir tarihtir.

Devamını Oku
01.01.2026
Çıksalar ne olur çıkmasalar ne olur

Konuşmak neden aramaz, sessizliğinse anlaşılır bir nedeni vardır.

Devamını Oku
29.12.2025
Yarının kavgasına bugünden bakalım

Hareket bilinirse doğa öngörülebilir hale gelir.

Devamını Oku
25.12.2025
175 milyonluk cevap

Cevap verilemeyen her soru yeni sorulara gebedir.

Devamını Oku
22.12.2025
İddianame aşamasında bir anda dosyadan çıkan fezleke!

İnsan ne anlatırsa anlatsın ancak eylemiyle anlaşılır.

Devamını Oku
18.12.2025
Askerlerin 175 milyonu nereye gitti

“Senin” dediklerinin akıbetini sorunca senin sandığının senden ne kadar uzakta olduğunu görürsün.

Devamını Oku
15.12.2025
Ne olduğunu görmüyor musunuz?

Her “Bak” dediğimizde gözler kapanıyorsa işaret ettiğimizi gösterebilir miyiz?

Devamını Oku
11.12.2025
Ya su kirliyse?

Değişmez görünen gerçekten kaçmak yerine dokunmaya karar verdiğimizde, ona şekil verebildiğimizi de görürüz.

Devamını Oku
04.12.2025
200 günlük burun sürtme davası

Burnumuzla sadece nefes alsaydık en çok kötü kokuların sahipleri mutlu olurdu.

Devamını Oku
01.12.2025
Bir garip ölüm hikâyesi

Yaşamda birikmiş servet, bazen ölümün üzerinde perde olur.

Devamını Oku
27.11.2025
‘Kurucu önderlik’ ve kurucu irade

Küçük niyetler büyük sözlerin arkasına gizlenir.

Devamını Oku
24.11.2025
Yaşamından renkleri çalınan kadın

Koca çınardan nimetini esirgeyen toprak yokluğunu önce çimende gösterir

Devamını Oku
20.11.2025
38 çocuğun duyulmayan çığlığı

Adalet davası uzaktaki bir çığlığı duymakla başlar.

Devamını Oku
17.11.2025
CHP’yi ‘gayrımeşrulaştırma’ operasyonu

Doğa insana kendi sınırlarını çizeceği imkanı sunarken cömerttir.

Devamını Oku
13.11.2025
Eğitimsiz okullar bakanlığı

İnsan ancak eğitilirse özgür olur.

Devamını Oku
10.11.2025
Aman çocuklar duymasın!

Bakmayın gazetecilik yaptığıma.

Devamını Oku
06.11.2025
‘Pardon’ diyen karar

Bir kez olursa hata, iki kez olursa yanlış, tekrar olursa kasıt denir.

Devamını Oku
03.11.2025
Bakanlıktaki ‘koruma kalkanı’

Çoğu zaman sözün çıktığı yere bakarız.

Devamını Oku
30.10.2025
Aranan casus sonunda bulundu!

O kadar çok söz söyleriz ki bazen gerçek kalabalıkta kaybolur.

Devamını Oku
27.10.2025