İbn Haldun Erdoğan’a karşı
Barış Terkoğlu
Son Köşe Yazıları

İbn Haldun Erdoğan’a karşı

07.07.2022 05:00
Güncellenme:
Takip Et:

Bilal Erdoğan’ı nasıl kıskanmayayım? Çocukluğumuz gazoz kapaklarıyla, cam bilyelerle oynayarak geçti. Büyük oyuncaklarımız olmadı.

Bir de Bilal Erdoğan’a bakın. Öyle mi Allah aşkına?

“2012’den önce geleneksel sporlara karşı bir ilgim yoktu. Benim çocukluğumun geçtiği mahallelerin hemen üstü olan bir bölgenin Okçular Tekkesi olduğunu 2012’de öğrendim” demişti. Aynı yılın eylül ayında Okçular Vakfı’nı kurmakla kalmadı. 70 bin lira ile kurulan vakfa, koca Okçular Tekkesi bahşedildi.

Geçen pazartesi de “Biz Smith ve Marx ile iktisat öğrenmeye başladık. İbn Haldun ile başlayabilirmişim sonradan fark ediyorum. Niye İbn Haldun ile başlatmamışlar” deyince, bir de bu var dedim. 15 yıl, ABD’de ve İtalya’da eğitim almıştı. Türkiye’de kendisini İbni Haldun ile tanıştırmayan eğitime veryansın ediyordu.

Aman, Bilal Erdoğan işte demeyin. İstanbul’da, devlet desteğiyle ihya olan İbn Haldun isminde bir üniversite var. Bilal Erdoğan, üniversitenin başkan vekili. Üniversiteyi kuran TÜRGEV de bir Bilal Erdoğan projesi. Erdoğan, yine kamu binalarında büyüyen İslam Bilim Tarihi Vakfı’nın da yönetiminde. Bilmesi gerekiyor.

Sadece o değil. Cumhurbaşkanı Erdoğan da İbni Haldun Üniversitesi açılışında konuşmuş, İbni Haldun’un hak ettiği değeri bulmamasının sorumlusu olarak, “toplumun değerlerine düşman, yasakçı, baskıcı jakobenler”i göstermişti.

Peki asırlarca özgür olan İbn Haldun’un Mukaddime’sini, Erdoğan’ın deyimiyle “milletin değerlerine düşman” hangi yönetici yasakladı?

YANITI BASİT: ABDÜLHAMİT

Hemen size, Erdoğan’ın akıl hocası, Atatürk düşmanı Kadir Mısıroğlu’ndan aktarayım: “İbn Haldun’un devlet telakkisi Osmanlı’nın devlet anlayışına uymadığı için Abdülhamit onu yasaklamıştı.”

Adnan Adıvar da İslam Ansiklopedisi’nde şöyle anlatmıştı: “Halifelik ve imamet gibi konularında İbn Haldun, çok özgür ve bağımsız görüşler açıklamış ve genel olarak hükümette şeriatın mutlak gerekli olmadığını söylemiştir. Eserin çevirisi ve aslı bu konuları içine aldığı için, II. Abdülhamit döneminde, Türkiye’de satılması ve okunması yasak kitaplardandı.”

İbn Haldun’un özgürleşmesi önce 1908 ve tabii Cumhuriyet Devrim ile oldu. Hem Atatürkçü hem solcu yayınlar, yıllarca Mukaddime’yi bastı. Bu eserin en açıklayıcı çevirisini yapan da dinci terörün katlettiği Turan Dursun’du. Dursun, Abdülhamit’in yasağını anlattıktan sonra şunu söylemişti:

“İbni Haldun ‘şeriat’ın hükümet için şart olmadığını” açıkladığı zaman (14. yüzyıl), böyle bir görüşü açıklamak büyük bir yüreklilik işiydi. Herkeste yerleşen bir inanç vardı: “Devlet ve hükümet ‘şeriat’sız olamaz.”

İBN HALDUN ZULME KARŞI

Dün, Yılmaz Özdil, Mukaddime’nin kıymetli bir özetini yaptı. Ek olsun, kitapta Erdoğanlar için önemli dersler var. Kitabın 40. bölümünde şu yazıyor:

“İranlılar, yalnızca devlet başkanlarının ailelerinden olanı kendilerine devlet başkanı yaparlardı. Sonraları, erdem, din, edep, cömertlik, yüreklilik ve saygınlık gördükleri kimselerden seçmeye başladılar hükümdarlarını. Ama seçerken, adaletli olmasını, aynı meslekte olanlara zarar verir diye bir meslek edinmemesini, alınan satılan şeylerin fiyatlarını yükseltme yoluna gider diye ticaret yapmamasını, bir hayır ve yarar getirmez diye devlet işlerinde çalıştırmamasını şart koştular.”

İbn Haldun, iktidar sahibinin, iktidarını kaybetmemesi için başvurduğu zulmün, aslında yıkılışının habercisi olduğunu da söylüyor. İbni Haldun’a göre zalim, yol kesen eşkıyadan çok devleti kötü yönetenlerdir:

“Birinin olan bir şeyi alan ya da emeğinin karşılığını tam ödemeyen ya da birine haksız bir istekte bulunan, haksız bir sav ileri süren ya da birini ‘şeriat’ın (hukukun) tanımadığı bir hakkı üstlenmek zorunda bırakan kimse zulmetmiştir. Öyleyse, devlete, hakkı olmayan vergileri toplayanlar zalimdirler, halkın hakkına saldıranlar zalimdirler, halkın hakkını çapullayanlar zalimdirler, halkın kendi hakkını almasına engel olanlar zalimdirler.” (43. bölüm)

Zulmün ekonomik sebebi var mı? İbni Haldun, iktidarların yanı başında “beşli çete” türünden, devlet eliyle servet biriktirmenin zulmün kaynağı olduğunu söylüyor:

“Sözü edilen türden yollara devleti sürükleyen şey, çeşitli kesimlerde beliren gösterişli yaşam yüzünden, devletin ve devlet egemenlerinin mal çoğaltma gereksinimi duymasıdır. (…) Savrukça yaşam daha da artarak sürer ve dolayısıyla giderler daha da büyüyüp çoğalır, halkın malına el uzatma gereği daha da ‘şiddet’ kazanır, devletin bu alandaki alışkanlığı gittikçe artar ve yaşamı sona erene, izi kalmayana, yerine geçmek isteyen basıp yönetimi alana dek öylece sürüp gider.”

25 yaşında, dönemin “paralelleri” tarafından kurulan kumpasla hapisliği tadan İbni Haldun, bugün yaşasaydı, Abdülhamid’in olduğu gibi, Erdoğan’ın gazabından da kurtulamazdı.

Büyük adamların en büyük sorunu, adlarını küçük ağızların anıyor olması değil mi zaten...

Yazarın Son Yazıları

Alo adalet var mı bakan bey?

Yaşamın özünü görmeyen kabuğuyla oyalanır.

Devamını Oku
19.02.2026
Camiye gitmeyen imam olur mu?

Yalnız başkasına karşı hatırlanan kutsal, çıkara yenilmiş demektir.

Devamını Oku
16.02.2026
Bu dünyadan bir ‘biz’ geçti

İnsan “ben” doğar, yaşarken “biz” yaratır.

Devamını Oku
12.02.2026
Bizi işte bunlar yıkıyor

Doğayı kendi haline bıraksalar daldaki elma bile layığını bulacaktı.

Devamını Oku
09.02.2026
Depremzedeye bunu yapan size ne yapmaz

Seçilen yer yanlış.

Devamını Oku
05.02.2026
‘İmamoğlu’nu kutlama davası’ böyle bitti

Hayat geç de olsa mahkeme kararlarından daha gerçek bir hüküm verir.

Devamını Oku
02.02.2026
Görüş gününe yetişen yazı

Hepimiz aynı zamanın içinde yaşarız ama zaman hepimize yüzünü aynı biçimde göstermez.

Devamını Oku
29.01.2026
Toz dumandan görünmeyen değişim

Bir şey değişmese de her şey değişiyor.

Devamını Oku
26.01.2026
Bayrağın üstünü örten ‘süreç’

Niyetler hassasiyetlerin üstünü bahaneyle örter.

Devamını Oku
22.01.2026
Kafamı karıştıran fotoğraf

Kapının kapalı olmasını bekliyoruz da nasıl açıldığını hiç konuşmuyoruz.

Devamını Oku
19.01.2026
Masonik FETÖ’cü Marksist cephe!

Buzu sobanın üstüne bırakıyor, erimesini izliyorsun.

Devamını Oku
15.01.2026
Hedef uyuşturucu mu eğlence mi?

Endişe içimize gökten düşmez, açıklanabilir bir nedeni vardır.

Devamını Oku
12.01.2026
Hakimi öldüresiye dövenler 'hatırlı' kişiler çıktı!

Dünyanın nasıl göründüğü baktığınız yere göre değişir.

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella meselesi anlattıkları gibi değil

Gerçek, ona ulaşmak istemeyen için inanılmaz görünür.

Devamını Oku
05.01.2026
Adliyenin ön kapısı

Yeni yıl, henüz yazılmamış bir tarihtir.

Devamını Oku
01.01.2026
Çıksalar ne olur çıkmasalar ne olur

Konuşmak neden aramaz, sessizliğinse anlaşılır bir nedeni vardır.

Devamını Oku
29.12.2025
Yarının kavgasına bugünden bakalım

Hareket bilinirse doğa öngörülebilir hale gelir.

Devamını Oku
25.12.2025
175 milyonluk cevap

Cevap verilemeyen her soru yeni sorulara gebedir.

Devamını Oku
22.12.2025
İddianame aşamasında bir anda dosyadan çıkan fezleke!

İnsan ne anlatırsa anlatsın ancak eylemiyle anlaşılır.

Devamını Oku
18.12.2025
Askerlerin 175 milyonu nereye gitti

“Senin” dediklerinin akıbetini sorunca senin sandığının senden ne kadar uzakta olduğunu görürsün.

Devamını Oku
15.12.2025
Ne olduğunu görmüyor musunuz?

Her “Bak” dediğimizde gözler kapanıyorsa işaret ettiğimizi gösterebilir miyiz?

Devamını Oku
11.12.2025
Ya su kirliyse?

Değişmez görünen gerçekten kaçmak yerine dokunmaya karar verdiğimizde, ona şekil verebildiğimizi de görürüz.

Devamını Oku
04.12.2025
200 günlük burun sürtme davası

Burnumuzla sadece nefes alsaydık en çok kötü kokuların sahipleri mutlu olurdu.

Devamını Oku
01.12.2025
Bir garip ölüm hikâyesi

Yaşamda birikmiş servet, bazen ölümün üzerinde perde olur.

Devamını Oku
27.11.2025
‘Kurucu önderlik’ ve kurucu irade

Küçük niyetler büyük sözlerin arkasına gizlenir.

Devamını Oku
24.11.2025
Yaşamından renkleri çalınan kadın

Koca çınardan nimetini esirgeyen toprak yokluğunu önce çimende gösterir

Devamını Oku
20.11.2025
38 çocuğun duyulmayan çığlığı

Adalet davası uzaktaki bir çığlığı duymakla başlar.

Devamını Oku
17.11.2025
CHP’yi ‘gayrımeşrulaştırma’ operasyonu

Doğa insana kendi sınırlarını çizeceği imkanı sunarken cömerttir.

Devamını Oku
13.11.2025
Eğitimsiz okullar bakanlığı

İnsan ancak eğitilirse özgür olur.

Devamını Oku
10.11.2025
Aman çocuklar duymasın!

Bakmayın gazetecilik yaptığıma.

Devamını Oku
06.11.2025
‘Pardon’ diyen karar

Bir kez olursa hata, iki kez olursa yanlış, tekrar olursa kasıt denir.

Devamını Oku
03.11.2025
Bakanlıktaki ‘koruma kalkanı’

Çoğu zaman sözün çıktığı yere bakarız.

Devamını Oku
30.10.2025
Aranan casus sonunda bulundu!

O kadar çok söz söyleriz ki bazen gerçek kalabalıkta kaybolur.

Devamını Oku
27.10.2025
Boğaziçi’ni nasıl çökerttiler?

Kime söylendiği belirsizse en ağır sözler bile havada kalır. En son Yargıtay başkanı konuştu.

Devamını Oku
23.10.2025
‘PKK yasası’na neden karşıyım

Kapıyı açan anahtar değil, kilidinin bilgisidir.

Devamını Oku
20.10.2025
Öcalan serbest bırakılacak mı

Sözcükler her zaman anlatmak için kullanılmaz.

Devamını Oku
16.10.2025
Apo ve Bahçeli’nin susturduğu asker

Çıkarlar suç ortaklıklarının kaynağıdır.

Devamını Oku
13.10.2025
‘Fatihli Müslümanlar’ rahatsız

“Bizi cehennemle korkutuyorlar ki dünyada onlara boyun eğelim.”

Devamını Oku
09.10.2025
Çocuk tecavüzünde çocuğu yargılayanlar

Çelişki dünyanın kendisinde sanırız, oysa ona sebep olan da insandır.

Devamını Oku
06.10.2025
Tarihin arka duruşması

Eğip bükersin, sarar paketlersin. Her şeye rağmen gerçek olduğu yerde durmaya devam eder.

Devamını Oku
02.10.2025