Peki şimdi ne yapacağız?
Barış Terkoğlu
Son Köşe Yazıları

Peki şimdi ne yapacağız?

18.05.2023 03:00
Güncellenme:
Takip Et:

İmkânsız görüneni başaranlar yalnız gerçekçi olanlardır.

104 yıl önce bugün, Bandırma Vapuru, Anadolu yolculuğundaydı. “Kazanmak mümkün mü” sorusunun yanıtı öyle zordu ki. Neyse ki şartları diyemesek de imkânı insan yaratıyor.

Samsun’a çıkmış. Aradan 3 ay geçmiş. Mustafa Kemal Paşa’nın üniforması elinden alınmış. İşgalcilerin tetikçi medyası onu yerden yere vuruyor. Kimi padişaha ihanetle suçluyor, kimi yakalandığı yerde cezalandırılacağını söylüyor. Atatürk’ün Zübeyde Hanım’a yazdığı “Merak etme” mektubu, bakışını özetliyor:

“Pek iyi bilirsiniz ki ben yaptığımı bilirim. Sonunu görmeseydim başlamazdım.”

Sonuca ulaşmak için en hayati silahın gerçek olduğunu anlatıyor gibi...

İKTİDARA ÇALIŞAN YILGINLIK VAİZLERI

Seçim geldi ama geçmedi...

İktidardan beslenenler, düzen bekçileri, müteahhitlerin yatak odasından kalem oynatanlar, kadın düşmanları, laiklik karşıtları, Cumhuriyet yıkıcıları sevinç içinde.

Hakları mı? Hakları. Öyle ya, karınlarını şişirecek sistemi sürdürmek için büyük bir adım attılar.

Peki ötekiler?

Milleti sandıkta böldüler. Yarısını zillet, yarısını hain, yarısını kâfir, yarısını düşman ilan ettiler. Yaşayamayacağı ülke, nefes alamayacağı hayat, prangalı bilek vaat ettiler.

Haliyle, çoğunluk, seçimin değil istikbalinin risk altında olduğuna inanıyor.

Peki umut var mı?

Elbette...

Her iktidarın mutlak sonu vardır. Güçlü görünmesi, sizin kendinizi güçsüz zannetmenizdendir. Onun galibiyetinin kaynağı; seçim kazanmak değil, karşısındakinin iradesine hâkim olmaktadır. Değişim fikrini yok eder, kendisinin ezeli ve ebedi olduğunu kabul ettirir.

Baksanıza, muhalefet içinde iktidara çalışan “yılgınlık vaizleri” çalışmaya başladı bile! Daha büyük bir yenilgiyi hazırlıyorlar.

Oysa tam da yeniden başlamanın dönemi. Eski hataları düzeltmenin, yaraları iyileştirmenin, eksik olanı tamamlamanın zamanı.

YENİ BİR HİKÂYE ZAMANI

Muhalefetin kazanmaktan başka yolu yoksa atılması gereken beş acil adım var:

Bir, acilen seçmeni tekrar sandığa götürecek, tekrar sandık başında nöbet tutmasını sağlayacak heyecan gerekiyor. Umut büyük olunca hayal kırıklığı da büyük oldu. Canını dişine takan halkın bir bölümü mücadeleye küstü. Asıl şimdi “Haydi” demenin zamanı.

İki, bu ikinci tur değil, yeni bir seçim. Halka bir tercih hakkı daha verildi. Tablo değiştirmek isteniyorsa hikâyesi baştan yazılmalı. Sinan Oğan ve Muharrem İnce’ye yönelmiş, iktidarı istemeyen ama muhalefetten de tatmin olmayan seçmenin güvensizlikleri anlaşılmalı. Açık ki iktidarın PKK-FETÖ üzerinden yürüttüğü terör propagandasını muhalefet göğüsleyemedi. Aksine, Türkiye’nin hastalıklarını bir operasyon fırsatı olarak gören FETÖ’nün, seçimden önce ve hatta sonra devam eden manipülasyonları bu propagandayı besledi. Milliyetçiliğin bu seçimde ana belirleyen olduğu kabul ediliyorsa kurulacak ittifaklarla, anlatılacak politikalarla bu kesimin endişeleri açık bir şekilde giderilmeli. AKP’nin oyu yüzde 35.6, Erdoğan’ın ise 49.5. Yani Erdoğan’a oy vermiş ancak partisinin politikalarını desteklemeyen yüzde 14’ten de oy istenmeli. İzmir, yüzde 63’ün, İstanbul yüzde 48’in üstüne çıkamaz mı? Büyükşehirlerdeki tablo, ikna edilecek kişilerin çok uzakta olmadığını gösteriyor.

ERDOĞAN MEŞRUİYET ARIYOR

Üç, Erdoğan’ın oyu 49.5. Ama bu oran bütün seçmenlerin yüzde 42’si. Katılım yüksek ama sandığa gitmeyen ya da geçersiz oy kullanan büyük bir seçmen kitlesi var. Sandığa küskün seçmene ulaşma, uzaktaki seçmeni taşıma, öğrencilerin oy kullanması sorunlarına acil çözüm bulunmalı.

Dört, seçim sonrasında görüyoruz. “Bütün ıslak tutanaklara hâkimiz” demekle, “bütün sandıklarda görevlimiz var” tamamen farklı şeyler. Muhalefet, her sandığa bir görevli yerleştiremedi. Bu da sonuçlara dair en büyük soru işareti. Kullanılan oyun sayımı, seçim sonucunu da belirler. 195 bin sandığın tamamında güvenilir isimler görev yapmalı.

Beş, bu bir seçimden çıkıp Erdoğan referandumuna çevrilmeli. Çok değil, bir buçuk ay önce, Karadağ’da, ilk turda ikinci olan Milatoviç, ikinci turu bir referanduma çevirerek kazandı. Bu bir “Erdoğan’a tamam mı, devam mı” seçimi olmalı.

Unutmayın, birinci turda yüzde 50’nin altında kalan Erdoğan, 28 Mayıs’ı açık farka dönüştürmeye çabalayacak. Yarın kuracağı düzen için, yazacağı anayasa için, demokrasiyi delik deşik etmek için meşruiyet zemini yaratmaya çalışacak. Buna engel olmak, muhalefetin, iktidar arayışından da öte, ülkeye dair sorumluluğu.

Yarın 19 Mayıs. Bandırma Vapuru’nun güvertesinde, “Umutsuz durumlar yoktur, umutsuz insanlar vardır” diyen Mustafa Kemal vardı. Umut insana hediye edilmez, insan umudu kendi eylemiyle yaratır. Şimdi düşenin doğrulmasının, oturanın kalkmasının, yürüyenin koşmasının zamanı.

18 Mayıs 1919... Mustafa Kemal Sinop’a geldi. İskeleye çıktı. Karadan Samsun’a yol olup olmadığını sordu. Yoktu. Tekrar vapura binerken aklında belki de Hannibal’ın o sözü vardı: Ya bir yol bulacağız ya bir yol yapacağız! 

Yazarın Son Yazıları

Kafamı karıştıran fotoğraf

Kapının kapalı olmasını bekliyoruz da nasıl açıldığını hiç konuşmuyoruz.

Devamını Oku
19.01.2026
Masonik FETÖ’cü Marksist cephe!

Buzu sobanın üstüne bırakıyor, erimesini izliyorsun.

Devamını Oku
15.01.2026
Hedef uyuşturucu mu eğlence mi?

Endişe içimize gökten düşmez, açıklanabilir bir nedeni vardır.

Devamını Oku
12.01.2026
Hakimi öldüresiye dövenler 'hatırlı' kişiler çıktı!

Dünyanın nasıl göründüğü baktığınız yere göre değişir.

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella meselesi anlattıkları gibi değil

Gerçek, ona ulaşmak istemeyen için inanılmaz görünür.

Devamını Oku
05.01.2026
Adliyenin ön kapısı

Yeni yıl, henüz yazılmamış bir tarihtir.

Devamını Oku
01.01.2026
Çıksalar ne olur çıkmasalar ne olur

Konuşmak neden aramaz, sessizliğinse anlaşılır bir nedeni vardır.

Devamını Oku
29.12.2025
Yarının kavgasına bugünden bakalım

Hareket bilinirse doğa öngörülebilir hale gelir.

Devamını Oku
25.12.2025
175 milyonluk cevap

Cevap verilemeyen her soru yeni sorulara gebedir.

Devamını Oku
22.12.2025
İddianame aşamasında bir anda dosyadan çıkan fezleke!

İnsan ne anlatırsa anlatsın ancak eylemiyle anlaşılır.

Devamını Oku
18.12.2025
Askerlerin 175 milyonu nereye gitti

“Senin” dediklerinin akıbetini sorunca senin sandığının senden ne kadar uzakta olduğunu görürsün.

Devamını Oku
15.12.2025
Ne olduğunu görmüyor musunuz?

Her “Bak” dediğimizde gözler kapanıyorsa işaret ettiğimizi gösterebilir miyiz?

Devamını Oku
11.12.2025
Ya su kirliyse?

Değişmez görünen gerçekten kaçmak yerine dokunmaya karar verdiğimizde, ona şekil verebildiğimizi de görürüz.

Devamını Oku
04.12.2025
200 günlük burun sürtme davası

Burnumuzla sadece nefes alsaydık en çok kötü kokuların sahipleri mutlu olurdu.

Devamını Oku
01.12.2025
Bir garip ölüm hikâyesi

Yaşamda birikmiş servet, bazen ölümün üzerinde perde olur.

Devamını Oku
27.11.2025
‘Kurucu önderlik’ ve kurucu irade

Küçük niyetler büyük sözlerin arkasına gizlenir.

Devamını Oku
24.11.2025
Yaşamından renkleri çalınan kadın

Koca çınardan nimetini esirgeyen toprak yokluğunu önce çimende gösterir

Devamını Oku
20.11.2025
38 çocuğun duyulmayan çığlığı

Adalet davası uzaktaki bir çığlığı duymakla başlar.

Devamını Oku
17.11.2025
CHP’yi ‘gayrımeşrulaştırma’ operasyonu

Doğa insana kendi sınırlarını çizeceği imkanı sunarken cömerttir.

Devamını Oku
13.11.2025
Eğitimsiz okullar bakanlığı

İnsan ancak eğitilirse özgür olur.

Devamını Oku
10.11.2025
Aman çocuklar duymasın!

Bakmayın gazetecilik yaptığıma.

Devamını Oku
06.11.2025
‘Pardon’ diyen karar

Bir kez olursa hata, iki kez olursa yanlış, tekrar olursa kasıt denir.

Devamını Oku
03.11.2025
Bakanlıktaki ‘koruma kalkanı’

Çoğu zaman sözün çıktığı yere bakarız.

Devamını Oku
30.10.2025
Aranan casus sonunda bulundu!

O kadar çok söz söyleriz ki bazen gerçek kalabalıkta kaybolur.

Devamını Oku
27.10.2025
Boğaziçi’ni nasıl çökerttiler?

Kime söylendiği belirsizse en ağır sözler bile havada kalır. En son Yargıtay başkanı konuştu.

Devamını Oku
23.10.2025
‘PKK yasası’na neden karşıyım

Kapıyı açan anahtar değil, kilidinin bilgisidir.

Devamını Oku
20.10.2025
Öcalan serbest bırakılacak mı

Sözcükler her zaman anlatmak için kullanılmaz.

Devamını Oku
16.10.2025
Apo ve Bahçeli’nin susturduğu asker

Çıkarlar suç ortaklıklarının kaynağıdır.

Devamını Oku
13.10.2025
‘Fatihli Müslümanlar’ rahatsız

“Bizi cehennemle korkutuyorlar ki dünyada onlara boyun eğelim.”

Devamını Oku
09.10.2025
Çocuk tecavüzünde çocuğu yargılayanlar

Çelişki dünyanın kendisinde sanırız, oysa ona sebep olan da insandır.

Devamını Oku
06.10.2025
Tarihin arka duruşması

Eğip bükersin, sarar paketlersin. Her şeye rağmen gerçek olduğu yerde durmaya devam eder.

Devamını Oku
02.10.2025
İŞKUR’u bile soydular

Kapı içeriden açıldı mı soygun normalleşir.

Devamını Oku
29.09.2025
‘Size miras kaldı’ sürprizinden çıkan örgüt

Koca ağaca bakıp dalındaki eksiği görüyorsan haksız değilsin.

Devamını Oku
25.09.2025
İçeridekilerin aileleri neler yaşıyor

Kendi gülünün dikenini çıkarmak kolaydır. Başkalarının acılarını anlamak ise uğraş ister.

Devamını Oku
22.09.2025
Netanyahu’nun Erdoğan’a salladığı parmak

Tek kişide hastalık dedikleri, milyonlarda ideoloji oluyor.

Devamını Oku
18.09.2025
Dananın kuyruğu kopacak derken...

Siz bu yazıyı okurken belki bütün kelimeleri eskimiş olacak.

Devamını Oku
15.09.2025
Erdoğan’ın CHP planı

Sen ardına dönüp bakmazken geçmiş bir gölge gibi seninle birlikte yürüyor.

Devamını Oku
11.09.2025
İBB operasyonunu başlatan AKP’li

Adli yıl açılışında İstanbul cumhuriyet başsavcısı gazetecilerle buluştu. İlginç bir ifade kullandı: “İBB operasyonunu ilk öğrenen kişi Murat Kapki oldu. Nasıl olduğunu bilmiyoruz. O, malları kaçırmaya başlayınca biz de harekete geçtik.”

Devamını Oku
08.09.2025
‘Terörsüz Türkiye’nin kabağı

Dünya değişiyor ama senin çektiğin çile hep aynı kalıyor.

Devamını Oku
04.09.2025
Başörtüsünü çıkaran Fethullahçı

İnsanın çektiği çilelerin sonucu tecrübeleridir.

Devamını Oku
01.09.2025