Soğan ekmek, bir tas hoşaf ve ejder meyveli smoothie

25 Kasım 2021 Perşembe

Şahsım Devleti, yasama, yürütme ve adalet erklerini eline almakla yetinmedi, ekonomiyi de emirlerle yönetmeye başladı...

Elbette sonuç olarak devlet de tümüyle çöktü:

Maliyetlerin çok üstünde yapılan ihalelerin,

Döviz üzerinden verilen ve kullanım projeksiyonlarının katbekat artırılarak hesaplanan Hazine güvencelerinin,

Büyük müteahhitlere sağlanan vergi aflarının,

Yerli ya da yabancı hiçbir yatırımcının güvencesinin kalmamasının,

Yolsuzlukların,

Yol açtığı yoksullaşma, tüm toplumu pençesine aldı.

***

AKP, tarihe “halkını soğan ekmeğe, bir tas hoşafa  muhtaç eden iktidar” olarak geçecek.

“Haksızlık ediyorsun, nereden çıkardın ‘soğan ekmeği’, ‘bir tas hoşafı’ derseniz, ben söylemiyorum:

1) TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda bir AKP Milletvekili şöyle demiş:

“Belki soğan ekmek yiyeceğiz aylarca ama güvenliğimizden asla kimseye taviz vermeyeceğiz.”

2) AKP’li bir belediye başkanı da şöyle bir tweet atmış:

“Bir tas hoşafa şükür edip ‘Çanakkale geçilmez’ diyenlerin torunları Vatanlarını 1 $’a, 5 kilo yağa, 3 kg zeytine satar mı... Bu savaşta gevşeyen, yan çizen, düşmanlara göz kırpan bizden değildir...”

Elbette güvenlikle, vatan savunmasıyla, kurtuluş savaşıyla, “soğan ekmek yeme ve bir tas hoşaf” ilişkisini anlamak ilk bakışta çok kolay olmayabilir.

Ama iktidarın, kendisinin yol açtığı ekonomik çöküşü mazur göstermek için 2013’ten beri defalarca gündeme getirdiği ve artık iyice bayatlamış olan şu sloganları anımsayalım:

“Dış güçlerin komplosu”.

“Mandacılar bizi eleştiriyor”.

“Faiz, enflasyonun sonucu değil, sebebidir”.

“Merkez Bankası’na emir verdim, faiz düşecek”.

“Nas (dinsel emirler, dogmalar) ortadadır”.

“Türkiye kurtuluş savaşı veriyor”.

“Yeni ekonomik model”.

“Onların doları varsa, bizim de Allahımız var”.

“Ekonomi şahlanıyor”.

İktidarın yukarıdaki gibi söylemlere başvurması, ekonomik çöküşü karartmak için bu “soğan ekmek” ve “bir tas hoşaf” ile “güvenlik” ve “kurtuluş savaşı” arasında kurulmak istenen ilişkinin akıl ve mantık dışı niteliğini açıklıyor.

***

Aslında bu “soğan ekmek” ve “bir tas hoşaf” edebiyatı, akla başka bir yemek listesini getirdi.

Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda verilen bir davetteki yemek listesi de şöyle:

Ejder Meyveli Smoothie (Chia tohumu eşliğinde),

Efuli (Liçi meyvesi eşliğinde),

Aloe Vera (Starex meyvesi eşliğinde),

Orman Meyveli Special,

Bahçe Naneli Limonata,

Taze Sıkılmış Portakal,

Taze Sıkılmış Greyfurt,

Taze Sıkılmış Havuç,

Taze Sıkılmış Elma,

Pataşur içerisinde Çerkez Tavuğu,

Zencefilli Somonlu Suşi,

Tartalet içerisinde Antakya usulü Humus,

Susamlı Levrek Simidi,

Aydın usulü kuzu çöp şiş.

Bir süredir devam eden faiz indirimi ve Türk Lirası’nın değer kaybetmesi ve en sonunda Erdoğan’ın 22 Kasım akşamı yaptığı konuşma sonucunda ortaya çıkan ve doları 13.4 TL’ye sıçratan, 23 Kasım’da zirve yapan şok devalüasyonun arkasında bu yazının giriş bölümünde açıkladığım nedenlerin ve yukarıdaki yemek listesi çelişkisinin yattığı herkes tarafından görülüyor.

***

Üstelik, ekonomik çöküşü mazur göstermek için yapılan Çanakkale Savaşı göndermesi kamuoyuna genç tarihçi Ümit Doğan’ın (@tsumut71) attığı bir tweet’i anımasttı.

“Neden Vahdettin’in Sakarya Savaşı’nın en çetin günlerinde 19 yaşındaki beşinci karısına nikâh kıyıp düğün yaptığını yazıp duruyormuşum.

Vahdettin vatanı kurtardı da ben mi yazmadım?”

İktidar mensuplarının Kurtuluş Savaşı’na veya Osmanlı’ya sığınmaları ters tepkiler yaratıyor...

Gidişlerini daha da hızlandırıyor.


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları