Atatürk: İki yalan dört düşman

Atatürk: İki yalan dört düşman

11.11.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Dün Atatürk’ü andık; bu vesileyle, bugün, Atatürk konusundaki çok önemli iki yalana ve dört düşmana değinmek istiyorum.

Aslında tarihe ilişkin yalanlar, Lozan’da toprak kaybettiğimiz, Harf Devrimi ile bir gecede tarihimizden koparıldığımız gibi, siyasal, ekonomik, kültürel ve toplumsal çözümlemelerle birlikte ikiden çok daha fazladır.

Ama ben burada son zamanlarda üzerinde çok durulan iki “kuyruklu yalan” üzerinde durmak istiyorum:

***

Birinci yalan, Mustafa Kemal Paşa’yı, Anadolu’ya, İstiklal Savaşı yapması için Vahdettin’in yolladığı yalanı.

Mustafa Kemal, Emperyalistlerin işgaline karşı direnişi başlatmak için Anadolu’ya geçmeye karar verdikten sonra, Harbiye Nezareti’ndeki arkadaşlarıyla bunun yollarını oluşturur.

Bulduğu yol, Anadolu’ya bir Ordu Müfettişi olarak geçmektir.

Böylece bütün askeri makamlara emir yetkisine sahip olacaktır. Yine arkadaşlarının yardımıyla, bu göreve bir de masum görünen, “Sivili makamlarla yazışma” yetkisi ekletir; böylece bu yetkiyi de emir vermek olarak kullanacaktır.

Karadeniz Bölgesi’ndeki milliyetçilerin Pontusçulara karşı direnişi işgalci Emperyalistleri rahatsız etmiş ve İngilizler bunun üzerine Vahdettin’e baskı yaparak bunu durdurması için önlem almasını istemişlerdir.

Vahdettin, bu isteği yerine getirmek, milliyetçilerin direnişini engellemek için, Hükümet (aslında Harbiye Nezareti) tarafından hazırlanan, Mustafa Kemal’i Anadolu’ya gönderme kararını imzalar.

Yani gerçek, tarihi saptıran yalancı şeriatçıların iddia ettiklerinin tersine, Vahdettin’in Mustafa Kemal Paşa’yı, İstiklal Savaşı’nı başlatması için değil, tam tersine oradaki direnişi bastırması için Anadolu’ya gönderdiğidir.

***

İkinci yalan ne yazık ki Kemal Tahir gibi değerli bir “Osmanlıcı” romancımızın “Yorgun Savaşçı” kitabında da savunduğu, İstiklâl Savaşı’mızın Antiemperyalist bir savaş değil, basit bir Türk-Yunan muharebesi olduğu iddiasıdır.

Bu iddiaya karşı, Anadolu’yu işgal eden Emperyalistlerin hangi kentlerimizde hangi karakolları kurdukları, oralarda kaç asker bulundurdukları gibi gerçeklerle yanıt vermeye bile gerek yoktur...

Çünkü basit bir soru bu yalanı yerle bir eder:

İstiklal Savaşı’mız basit bir Türk-Yunan muharebesi idiyse, Lozan’da, karşımızda neden başta İngiltere, Fransa, İtalya ve hatta Japonya gibi yedi ülke ve gözlemci olarak ABD vardı ve Antlaşma, onlarla yapıldı!

***

Şimdi gelelim Atatürk düşmanlarına:

1) Ortadoğu, Balkanlar, Kafkaslar “Şeytan Üçgeni”nde, petrol bölgelerine komşu, Karadeniz’e çıkışı kontrol eden, Türkiye Cumhuriyeti gibi bir bölgesel gücün varlığını istemeyen, Osmanlı’yı işgal ederek topraklarını paylaşan ama Atatürk’e Kurtuluş Savaşı’nda yenilen, Emperyalistler.

2) Bugünkü Türkiye Cumhuriyeti’nden toprak isteyen, Aşırı Milliyetçi, Türk Düşmanı, Yunanlar, Ermeniler Ayrılıkçı Etnikçi Kürtler. (Aman dikkat; sadece toprak isteyen Aşırı Milliyetçi ve Etnikçileri kastediyorum. Sakın Yunan, Ermeni ve Kürt düşmanlığı biçiminde algılanmasın; bizim vatandaşlarımızın hepsi Cumhuriyet’in eşit haklara sahip vatandaşlarıdır ve öz evlatlarımızdır.)

3) Demokratik, Laik ve Sosyal Hukuk Devleti’ne karşı olan; Şeriat Devleti’ni savunan Siyasal İslamcılar.

4) Atatürkçü olduklarını iddia ederek, Atatürkçüleri, Demokratları, Devrimcileri, Sendikaları, Demokratik Toplum Örgütlerini, Demokrasiyi, Hukuku, Laikliği yok eden, Atatürkçülerin öldürülmelerini önlemeyen, Yunanistan, Kıbrıs, Avrupa Birliği ve NATO konularında Emperyalistlerin isteklerine boyun eğerek ulusal çıkarları perişan eden, Tarikatlarla, Cemaatlerle kol kola giren, Anayasa’ya zorunlu din derslerini sokan, “darbeci” sivil ve asker politikacılar.

***

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK:

1) Osmanlı’yı sömürerek ve bölerek parçalayan Emperyalistleri savaşla yenen...

2) Batı Dünyası’nın dört yüzyılda gerçekleştirdiği Endüstri Devrimi’nin Siyasal, Toplumsal, Ekonomik ve Kültürel temellerini bir Din-Tarım toplumunda 15 yılda atan...

GERÇEK BİR BÜYÜK DEVRİMCİDİR!

İlgili Konular: #mustafa kemal atatürk

Yazarın Son Yazıları

Savaşın tetikçisi ve asıl amacı

İsrail ve ABD’nin İran’a saldırısı, “Büyük Ortadoğu Savaşı”nın günümüzdeki son aşamasıdır.

Devamını Oku
03.03.2026
Emperyalizm, Lumumba, Musaddık, Allende ve Atatürk

ABD ve İsrail, İran’a saldırıyı başlattı.

Devamını Oku
01.03.2026
Statü: Anzaklılaştırma bakanlığı

Ey Okur Bu yazı, son yıllardaki akıl almaz trajik olayların yaktığı beynimin ürettiği bir İRONİ yazısıdır.

Devamını Oku
27.02.2026
Laiklik sadece devletin değil toplumsal barışın da temelidir

“Siyaset” ya da “Politika”; biri Osmanlıcadan biri Batı dillerinden gelen aynı anlama sahip iki sözcüktür.

Devamını Oku
26.02.2026
En korkunç darbe yargı eliyle laikliğe karşı darbedir!

Çağdaş Demokratik Devlet, kültürel, mukaddes ırk ve inanç kimlikleri ne olursa olsun, bütün vatandaşlarına eşit muamele eden devlettir.

Devamını Oku
24.02.2026
‘İktidar mensupları’nın da ‘vicdan’ları vardır (3)

Bu üç yazılık diziyi, Sosyal Psikolojik temellere dayanarak “Grup Baskısı” kavramı ve kimi zaman onunla çatışan “Bireysel Vicdan” hakkındaki bilgilere dayanarak yazdığımı açıklamalıyım...

Devamını Oku
22.02.2026
‘İktidar mensupları’nın da vicdanları vardır! (2)

“Komisyon”un raporuna ilişkin “Vicdani” soruları da Pazar gününe bırakarak...

Devamını Oku
20.02.2026
‘İktidar mensupları’nın da vicdanları vardır (1)

ÖNCE VİCDAN KAVRAMINI TANIMLAYALIM...

Devamını Oku
19.02.2026
Faşizmi siyaseten öldüren, onun ‘mutlak egemenliği’dir!

Tarih, Sosyoloji (Toplumbilim) ve Siyasal Bilim bize bütün Faşist Liderlerin ve Faşist Rejimlerin hem insanlık tarihinden hem insanlık değerlerinden, hem de kendi toplumsal ve kişisel gerçekliklerinden de kopmuş olduklarını gösterir.

Devamını Oku
17.02.2026
Adalet, bilim ve özgürlük, yok edilemez ki! (3)

Korku ne?

Devamını Oku
15.02.2026
Bilim karşıtlığı-2: Rasathane, güvercin ve katledilenler

Unutmayalım: Türkiye bugünlere cinayetlerle ve darbelerle getirildi ve YÖK de bir askeri darbe kurumudur!

Devamını Oku
13.02.2026
Üniversite çökertilirse gelecek kalmaz!

Son kabine değişikliği, seçimlere giderken ortamın daha gerileceğinin işareti olarak görülüyor.

Devamını Oku
12.02.2026
Sami Selçuk: ‘Kaba güç ölümcüldür!’ (8)

Cumhurbaşkanı, Türkiye genelinde toplam 25 bin 449 hâkim ve Cumhuriyet savcısının görev yaptığını belirtmiş.

Devamını Oku
10.02.2026
Sami Selçuk: Değiştirilen yargıçlar ve uzayan davalar (7)

Herhalde İktidar sayesinde (!) olağanlaşmış olan “Haksızlık, Hukuksuzluk ve Adaletsizlikler”, hukuk, yargı ve akademi çevrelerinde bütünüyle kanıksanmış olmalı ki, “Hukuksuzluk Olgusu” üzerine yazdığım yazılar, iki üç kişi hariç, bu çevrelerde, insanları utandıran bir sessizlikle karşılandı.

Devamını Oku
08.02.2026
Laik hukuk yoksa ne ‘süreç’ olur, ne ‘açılım’ ne de ‘barış’! (6)

DÜN 5 ŞUBAT LAİKLİK GÜNÜYDÜ!

Devamını Oku
06.02.2026
Hukuksuzluk en çok iktidara ve topluma zarar verir (5)

Hukuksuzluk, yani kuralsızlık ve keyfilik, en çok onu yapan iktidarlara ve onların yönettikleri toplumlara zarar verir; çünkü istikrarı bozar!

Devamını Oku
05.02.2026
Hukuksuzluk yapanlar hapisteyken... (4)

HUKUKSUZLUK, sadece devletin değil, toplumun da altını oyuyor: Adalet, güvenlik, ekonomi, iş hayatı, aile, günlük yaşam, ahlak, nezaket, terbiye, geleceğe umut, bütün değerler, kurallar, güvenceler yerle bir oluyor...

Devamını Oku
03.02.2026
Yemin, ahlak, hukuk, namus ve şeref (3)

Bugünkü makalem, bu konuda art arda yazdığım üçüncü yazı.

Devamını Oku
01.02.2026
Hukuksuzluk Türkiye Cumhuriyeti’nde sürekli olamaz!

Yine dünkü Cumhuriyet...

Devamını Oku
30.01.2026
Hukuksuzluk, ahlakı, güvenliği ve devleti de yok eder!

Dünkü Cumhuriyet’in manşeti “‘Çete Lideri’ne VIP ayrıcalığı” biçimindeydi...

Devamını Oku
29.01.2026
Engellenen on parmak mucizesi

Kitaplarımı önce el yazımla yazmaya başlardım.

Devamını Oku
27.01.2026
Uğur Mumcu’yu bir devrimci olarak anmak

Dün, Uğur Mumcu’nun 1993 yılında dinci/ faşistler tarafından haince katledilişinin 33. yıldönümüydü.

Devamını Oku
25.01.2026
Emperyalizmin bilinci ahlakı ve vicdanı

ABD, Suriye’yi teslim ettiği HTŞ (Ahmed eş Şara) ile IŞİD’le mücadele ve İsrail’le ittifak konularında anlaşıp artık SDG’ye ihtiyaçlarının kalmadığını ilan edince Kürtler şaşkınlık içinde, “ABD bize ihanet etti, ABD bizi sattı” kıvamındaki sözlerle yakınmaya başladılar.

Devamını Oku
23.01.2026
Yerli ve milli klavye mucizesini kim katletti?

29 Nisan 2025 günü elektronik postama bir mektup geldi...

Devamını Oku
22.01.2026
Sol tartışır sağ malı götürür (6)

Suriye’deki son gelişmeler, Emperyalizm ile radikal siyasal İslamın bütünüyle anlaştığını gösterdi.

Devamını Oku
20.01.2026
Kuramsal tartışmalar ve ittifak arayışları (5)

Gerek Kemalizm ve Atatürkçülük üzerine, gerekse Marksizm ve Sosyalizm üzerine yapılan kuramsal ve kavramsal tartışmaların sonu yoktur.

Devamını Oku
18.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları 4

Türkiye şu anda “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” denilen “Şahsım Devleti” modelinden kaynaklanan bir “Rejim Bunalımı” ile karşı karşıya.

Devamını Oku
16.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları 3

Kemalistler ile Sosyalistler arasındaki ittifak arayışı, tarihimizin en özgürlükçü Anayasası olan 1961 Anayasası sonrasında, TİP’in kuruluşu...

Devamını Oku
15.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları 2

Devletin ve toplumun bütünlüğü ile, Demokratik ve Laik Cumhuriyet Rejimi’ni korumak için bugünlerde dile getirilen, Kemalistler ile Sosyalistler arasında ittifak önerisi, bir hayli eskidir.

Devamını Oku
13.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları (1)

ABD’nin Venezuela’yı basıp Başkan Maduro ve eşini alıp götürmesi, bütün dünyada “İç cephenin güçlendirilmesi” sorununu gündeme getirdi.

Devamını Oku
11.01.2026
Venezuela dersleri 3: Muhalefet

“İç cepheyi tahkim etmek için”, muhalefet de etnikçilik, dincilik ve mezhepçilik üzerinden bölücülük yapmamalı, Bağımsız Cumhuriyeti tehlikeye atacak iç ve dış süreçlere destek vermemelidir.

Devamını Oku
09.01.2026
Venezüella dersleri 2: Muhalefet ne yapmalı?

ABD Başkanı Trump’ın, Venezüella Başkanı Maduro’yu, konutunu basarak alıp götürmesi, bütün dünyada müthiş bir şok etkisi yarattı...

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella olayı: Küreselleşmenin üçüncü aşaması

Küreselleşmenin birinci aşaması Sovyetler Birliği’nin çökmesi ile 1991’de başlamıştı:

Devamını Oku
06.01.2026
Nüfusu eğitmek yerine ithal etmek!

Çağdaş Demokratik Devlet vatandaşlarının eğitimlerini çağın gereklerine göre belirlemek zorundadır...

Devamını Oku
04.01.2026
İktidar toplumla ters düştüğünde

Sosyal Psikolojinin en net kuralıdır...

Devamını Oku
02.01.2026
2026, umut ve direniş yılı olsun!

YENİ YILINIZ KUTLU OLSUN...

Devamını Oku
01.01.2026
2025’ten 2026’ya: Terör yeniden sahnede!

2025’in son yazısı:

Devamını Oku
30.12.2025
Dolandırıcılık, kumar ve uyuşturucu niçin yaygınlaştı (Devlet ve ahlak ilişkileri)

Devlet, vatandaşların güven içinde yaşamaları için vardır.

Devamını Oku
28.12.2025
SHP-HEP işbirliğinin ibretlik ‘hüzünlü öyküsü’

Bu “Hüzünlü Öykü”nün ibretlik kronolojisini Zülâl Kalkandelen ile birlikte yazdığımız “Devrim ve Karşı Devrimin Yüzyılı”ndan özetleyerek aldım.

Devamını Oku
26.12.2025
Asıl uyuşturucu sorunu: Narko devletler

Sovyetler Birliği çöktükten sonra oluşan dünyayı anlamak için onu çökerten Emperyalizmin nasıl bir dünya istediğine bakmak gerek.

Devamını Oku
25.12.2025