Demokrasi sorunu
Mehmet Şakir Örs
Son Köşe Yazıları

Demokrasi sorunu

13.05.2025 08:30
Güncellenme:
Takip Et:

Yıllardır ülkemizi meşgul eden ve insanımıza-halkımıza derin acılar yaşatan terör konusunda önemli bir dönemeç yaşanıyor. PKK’nin silah bırakması ve kendini feshetmesi kararı, terörün sona erdirilmesi için önemli bir adımdır. Ancak bu gelişme, demokrasi sorununu da öne çıkarmakta ve başat hale getirmektedir. Çünkü demokrasi sorunu boylu boyunca önümüzde durmaktadır.

Yapılan açıklama ve kullanılan söylem konusunda mutlaka tartışmalar ve farklı değerlendirmeler olacaktır. Açıklanan kararda tartışmaya açık ve rahatsız edici noktalar vardır. Ancak bütün bu ayrıntılar, alınan kararın ve gelinen durumun önemini azaltmaz. Sonuçta terörün sona ermesi, ülkemiz ve halkımız için oldukça anlamlı ve güzel bir gelişmedir.

TERÖRSÜZLÜK

Bizim insanımız ve toplumumuz terörden çok çekti. Acılarla ve kayıplarla dolu yakın bir geçmişimiz var. Artık dünyanın ve ülkemizin geldiği bu aşamada, terörle bir sonuç alınamayacağı herkes tarafından görüldü ve kabullenildi. Barışı tüm yönleriyle toplumsal yaşamda egemen kılmak ve bir daha bozulmamacasına hayatımıza yerleştirmek gerekiyor.

Terörün sona ermesinde en büyük itici güç, uluslararası ve ulusal siyasal-toplumsal koşullardır. Tarihin ve hayatın kendi diyalektik gerçekliğidir. Biraz da zamanın ruhudur. Bu gerçeklik hiçbir zaman gözardı edilmemelidir. Terörsüzlük sürecinde, ayakları yere sağlam basan ve gerçekçi adımlarla yürünmelidir.

SÜRDÜREBİLİRLİK

Terörün sona erdirilmesi ile ilgili olarak önümüzdeki süreçte en önemli mesele bunun sürdürülebilir olmasıdır. Sürdürebilirlik de öncelikle demokrasi ve sistem sorununun çözülmesinden geçmektedir. Ülkemizin içinde bulunduğu ve halkımızın günlük yaşamında duyumsadığı ekonomik, sosyal ve siyasal sorunları yok saymak mümkün değildir.

Bu nedenle, sürdürülebilirliğin sağlanmasının yolu da demokrasi sorunlarının çözülmesinden geçiyor. Cumhuriyetin ve demokrasinin ulusal-evrensel değerleri doğrultusunda, siyaset kurumu yeniden yapılanmalıdır. Siyasal muhalefetin işbirliği ve ortaklaşmasıyla, gelecek dönemde parlamenter demokratik sisteme geçilmelidir. Kısacası, çağdaş demokrasi tüm kurum ve kurallarıyla geçerli olmalıdır.

KAYYUMSUZLUK

Bir yandan terörü sona erdirme adımları atılırken diğer yandan ülkenin siyasaltoplumsal muhalefetini köşeye sıkıştırmak için olmadık işlere yönelmek, doğru bir yaklaşım değildir. Bu durum, aynı zamanda yapılan işlere olumsuz yansımakta ve atılan adımlara gölge düşürmektedir.

Bu olumsuzluğun en çarpıcı örneği muhalif belediyelere kayyum atanması uygulamasıdır. Terörün sona erdirilmesi hamleleri ile geçmişte teröre bulaşmış unsurlara belirli esneklikler getirilirken halkın tercihi ile göreve gelmiş başkanların görevden uzaklaştırılması, bir anlamda halkın ve sandığın cezalandırılması anlamına gelmektedir.

ÇELİŞKİLERİ GİDERMEK

Kayyum uygulamaları, ülkemiz ve halkımız için birçok çelişkiyi de beraberinde getirmektedir. Aynı zamanda ülkemizin uluslararası görünürlüğünü de olumsuz etkilemektedir. Başta dünyanın en büyük metropollerinden İstanbul’un belediye başkanı Ekrem İmamoğlu ve diğer başkanlar olmak üzere, muhalif siyasetçilerin, düşünce insanlarının ve gençlerin uzun süre içeride tutulması savunulamaz.

Ortaya çıkan durum ve manzara, çağdaş demokrasi ve toplumsal yaşam açısından tam bir çelişkiler yumağıdır. Dolayısıyla haktan, hukuktan ve adaletten yana vicdanları yaralamakta ve kanatmaktadır. Bu çelişkili durum görülmeli ve hızla giderilmelidir.

MECLİS'E TAŞINMALI

Terörün sona erdirilmesi için yapılan hamlelerde en çok eleştiri, gelişmelerle ilgili kamuoyunun yeterince bilgilendirilmemesi konusunda oldu. Sürecin şeffaf ve saydam biçimde yürütülmediği, birçok çevre tarafından ifade edildi. Muhalefet partileri ve muhalif kesimler de en çok bu konuda eleştiri getirdiler.

Artık gelinen aşamada, hem bu eleştirilerin giderilebilmesi ve hem de sürecin önümüzdeki adımlarının gereğince atılabilmesi için, süreç TBMM’ye taşınmalıdır. Başta ana muhalefet CHP olmak üzere, siyasal muhalefetin katkıları ve görüşleri mutlaka alınmalıdır. CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in son Van mitinginde yaptığı konuyla ilgili değerlendirme, siyasal muhalefetin sürece yaklaşımı ile ilgili önemli işaretlerle doludur. 

Yazarın Son Yazıları

Geleceksizlik

Ulusal kurtuluş mücadelesinin başlangıcı olarak bilinen 19 Mayıs 1919 tarihi, ülkemiz ve halkımız için çok anlamlı bir dönüşümü ifade eder.

Devamını Oku
19.05.2026
Çiftçi gününde, çiftçinin durumu

Bugünlerde Ege’nin kırsalında yoğun bir devinim var. Bahar mevsimiyle birlikte toprak uyanıyor. Bağlar, bahçeler çiçeğe duruyor. Yaşanan tüm olumsuzluklara karşın toprağına sahip çıkan çiftçiler üretim alanlarına koşuyorlar.

Devamını Oku
15.05.2026
Uçurum!

Ülkemizin sosyal sorunları giderek ağırlaşıyor ve tırmanıyor.

Devamını Oku
12.05.2026
Sezon başlamadan kıyı işgali başladı!

Ege ekimizin sürekli ve dikkatli okurları ayırdındadır; deniz mevsimi yaklaştı mı kıyıların işgali konusu öne çıkar. Yaz döneminin yaklaşmasıyla birlikte Ege’de, Akdeniz’de ve daha birçok kıyı yöresinde, deniz kıyısı işgalleri başlar.

Devamını Oku
08.05.2026
Umutsuzlar...

Eğer belleğimiz bizi yanıltmıyorsa ilk gençlik yıllarımızda, ünlü sinema sanatçımız Yılmaz Güney’in yazı başlığımızla örtüşen bir filmi vardı.

Devamını Oku
05.05.2026
Emeğin bayramı, emekçinin mücadele günü

İnsan yaratıcıdır, üretkendir; emek anlamlıdır, kutsaldır. İnsan ve insan emeği/üretkenliği/yaratıcılığı; hayatın olduğu gibi ekonominin de temelidir, olmazsa olmazıdır. Bilişimde ve teknolojide yaşanan onca gelişmeye ve yeniliğe karşın, işlevini ve önemini korumaktadır.

Devamını Oku
01.05.2026