Cumhuriyet yıkılamaz - Mahmut Aslan
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Cumhuriyet yıkılamaz - Mahmut Aslan

29.10.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Cumhuriyet, Türkiye için yalnızca bir yönetim biçiminin adı değil, milletin iradesinin ta kendisi, eşit yurttaşlığın somutlaşmış hali ve özgür bir yaşamın sarsılmaz umududur. Mustafa Kemal Atatürk ve ilerici kadrolar, asırlık saltanatı tarihin tozlu raflarına kaldırırken “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir!” ilanıyla yepyeni bir çağın kapılarını araladılar. 1923’te ilan edilen Cumhuriyet, kimsesizlerin kimsesi, ezilenlerin sığınağı oldu.

Cumhuriyet cehalete, yoksulluğa ve her türlü baskıya karşı yükseltilmiş bir aydınlanma bayrağıydı. Niyazi Berkes’in ifadesiyle, bu yalnızca monarşinin antitezi değil, köklü bir medeniyet tercihiydi. Atatürk’ün deyişiyle ise Cumhuriyet, “yüksek ahlaki değerlere ve niteliklere dayanan bir fazilet rejimi” idi. Kendi kaderine hâkim olamayan ulusların bağımsız olamayacağı gerçeği, bu rejimin temel dayanağıydı.

AKLIN VE VİCDANIN ÖZGÜRLÜK GÜVENCESİ 

Bu fazilet rejiminin en yaşamsal temeli ise laikliktir. Egemenliğin gerçek anlamı, yalnızca kanun maddelerinde değil, halkın özgür iradesini kurumsallaştıran bir sistemde yaşam bulur. Din ve devlet işlerinin ayrılması, yurttaşların inançlarını özgürce yaşarken devlet kararlarının kamusal yarar ve ortak akıl ile şekillenmesinin garantisidir. Ahmet Taner Kışlalı’nın altını çizdiği gibi, laiklik “insanın akıl ve vicdan özgürlüğünün güvence altına alınmasıdır.” Cumhuriyetin ilerlemesi, laikliğin güçlenmesiyle doğrudan bağlantılıdır.

DEMOKRASİ MÜCADELESİ VE SOSYAL DEVLET 

Kurucu irade, Cumhuriyetin ilk yıllarında ideal bir demokrasi olmadığının farkındaydı ancak demokrasinin ancak cumhuriyet rejimi içinde yeşerebileceğine olan inanç tamdı. Bu nedenle çok partili yaşama geçiş denemeleri, rejimin demokratik niteliğini güçlendirmek içindi. Ne var ki bu girişimler gerici kalkışmalarla kesintiye uğramış, süreç sekteye uğramıştır.

Buna karşın atılan devrimci adımlar, ülkenin kaderini temelden değiştirdi. Hukuk ve eğitim birliği, laiklik, kadın hakları ve Harf Devrimi, Cumhuriyet ruhunun taşıyıcı sütunları oldu. Tarihçi Zafer Toprak’ın belirttiği gibi, Atatürk Cumhuriyeti “bilimsel düşüncenin ve özgür yurttaş bilincinin kurumsallaştığı verimli bir zemin” olarak görüyordu. Bireyi zincirlerinden kurtaran, özgür düşünen yurttaşlar yaratmayı hedefleyen bu ideal, 27 Mayıs ihtilali sonrası hazırlanan 1961 Anayasası ile taçlandı. Grev hakkı, toplusözleşme, basın özgürlüğü, üniversite özerkliği ve sosyal adalet vurgusuyla bu anayasa, Cumhuriyetin “kimsesizlerin kimsesi” olma görevinin en ileri haliydi.

CUMHURİYET RUHUNUN TASFİYESİ

12 Mart ve 12 Eylül darbeleri ile 15 Temmuz kalkışması, Cumhuriyetin demokratik birikimini kesintiye uğrattı. “Özalizm” ile birlikte başlayan küresel kapitalizme uyum sağlama politikaları ise Cumhuriyetin demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olma özelliğini aşındırdı. 2002 yılında iktidara gelen siyasal İslamcı AKP, bu karşı devrimci birikime yaslanarak 2017 referandumu ile Cumhuriyetin temel ilkelerinden kopuşu kurumsal düzeye taşıdı. Halkın iradesi, tek bir kişinin iradesine endekslendi; kuvvetler ayrılığı ilkesi rafa kaldırıldı, Meclis etkisizleştirildi, yargı bağımsızlığı zayıflatıldı.

YENİDEN KURULUŞ: HALKIN TÜRKÜSÜNDEN DOĞACAK 

Fakat unutulmamalıdır ki, Cumhuriyet bir beton yığını gibi yıkılmaz; halkın türküsünde, grev meydanlarında, üniversite amfilerinde, fabrikalarda ve tarlalarda filizlenir. Yıkılamaz, çünkü yeniden kurulur.

Bu yeniden kuruluş, bireysel direnişlerden değil, örgütlü halk mücadelesinden doğacaktır. Atatürk’ün “iki büyük eserimden biri” olarak nitelendirdiği Cumhuriyet Halk Partisi, Cumhuriyet fikrinin siyasal ve kurumsal düzlemdeki en önemli taşıyıcısıdır. Bugün de bu tarihsel miras ve örgütlenme geleneği, halkın iradesini demokratik bir düzende yeniden kurumsallaştırmanın temel zemini olmaya devam etmektedir.

Yeniden kurulacak Cumhuriyet, yalnızca geçmişin mirasına yaslanan bir hatıra değil; geleceğe açılan bir toplumsal sözleşme olacaktır. Parlamenter sisteme dayalı, güçler ayrılığının kesinleştiği, emekçilerin hakkını aldığı, yurttaşların barış içinde özgür, eşit ve mutlu yaşayabildiği demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olarak yeniden yükselecektir.

Atatürk’ün 100 yılı aşkın süre önceki uyarısı bugün kulaklarımızda her zamankinden daha güçlü çınlıyor: “Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak olan sizlersiniz.” Atatürk’ün sarsılmaz inancıyla noktayı koyalım: “Umutsuz durumlar yoktur, umutsuz insanlar vardır. Ben hiçbir zaman umudumu yitirmedim.” Bugün de yitirmiyoruz. Çünkü Cumhuriyeti yeniden doğuracak olan, hiçbir lider değil, halkın ta kendisidir. Yaşasın halkın Cumhuriyeti! Yaşasın eşitlik ve özgürlük!

MAHMUT ASLAN

YAZAR

Yazarın Son Yazıları

Medeni Kanun’a bakış... - Mehmet Emin Elmacı

Türk Medeni Kanunu’nun 100. yılındayız.

Devamını Oku
26.03.2026
Savaş ve ekonomi - Aydın Öncel

İkinci Dünya Savaşı’nda, fabrikaları devletin yönetimine alarak güdümlü bir ekonomi modeli uygulamak zorunda kalan vahşi kapitalizmin kalesi ABD ancak Hollywood platolarında zafer kazanabildiği Vietnam savaşının yarattığı bunalımı henüz atlatmaya çalışırken karşılaştığı “1973 büyük petrol krizi” ile bir kez daha sarsılmıştı.

Devamını Oku
25.03.2026
Şevket Süreyya Aydemir’i anarken - Remzi Koçöz

Şevket Süreyya Aydemir’in gençlik günleri askeri öğrencilikten cepheye, savaştan öğretmenliğe, Kafkaslar’dan Moskova’da ekonomi eğitimine, İstiklal Mahkemesi’nde yargılanıp hapis yatmaya uzanan gençlik günleri fikirsel/eylemsel açıdan oldukça hareketli geçmiştir.

Devamını Oku
25.03.2026
Gençlerimizin spordan kopuşu... - Demirhan Şerefhan

Türkiye’de çocuklarımızın spora başlaması zor değil; asıl zor olan devam ettirebilmek.

Devamını Oku
25.03.2026
Bir savcının portresi: Doğan Öz - Mahmut Aslan

Doğan Öz, 1934’te Afyon’da doğdu.

Devamını Oku
24.03.2026
19 Mart'tan sonra Türkiye - Av. Mustafa Köroğlu

19 Mart'tan sonra Türkiye

Devamını Oku
23.03.2026
Çocuk emeği tesadüf değildir - Özgür Hüseyin Akış

Çocuk emeği tesadüf değildir - Özgür Hüseyin Akış

Devamını Oku
23.03.2026
Emperyalist kuşatma - Av. Arif Anıl Öztürk

Emperyalist kuşatma - Av. Arif Anıl Öztürk

Devamını Oku
21.03.2026
İran savaşının jeopolitik etkileri - Nejat Eslen

İran savaşının jeopolitik etkileri - Nejat Eslen

Devamını Oku
20.03.2026
‘Avıcenna’dan, Tıbbıyelı Hıkmet’e… - Prof. Dr. Coşkun Özdemir

‘Avıcenna’dan, Tıbbıyelı Hıkmet’e… - Prof. Dr. Coşkun Özdemir

Devamını Oku
20.03.2026
Aklın sınırları ve dünyanın kaderi - Cengiz Kuday

Aklın sınırları ve dünyanın kaderi - Cengiz Kuday

Devamını Oku
19.03.2026
Hukuka yeni şablon! - Başar Yaltı

Hukuka yeni şablon! - Başar Yaltı

Devamını Oku
19.03.2026
Kurtuluş Savaşı’mızın önsözü... - Erol Ertuğrul

Ünlü sözdür, “Cumhuriyeti sokakta bulmadık”.

Devamını Oku
18.03.2026
18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi - Hüner Tuncer

Çanakkale Boğazı’nda 19 Şubat-18 Mart 1915 tarihlerinde yaşanan Deniz Savaşları, Birinci Dünya Savaşı’nda Osmanlı Devleti’nin kazandığı muharebelerin başında gelir hiç kuşkusuz!

Devamını Oku
18.03.2026
Türkçe bilinci ve bağımsızlık marşımız - Mustafa Gazalcı

Yıl 1967...

Devamını Oku
17.03.2026
Türkiye’de motokuryelerin sorunları - Berna Özgül

Pandemi döneminin tetiklediği e-ticaret patlamasıyla birlikte motokuryelik, Türkiye’de hızla büyüyen ve milyonlarca insanı barındıran bir sektöre dönüştü.

Devamını Oku
17.03.2026
Hürmüz Boğazı ve süregelen emperyalizm - Salih Özbaran

Yazıya başlarken trajik iki anımsatma yapalım.

Devamını Oku
16.03.2026
Memura da ‘eşel mobil’ uygulanmalı - Güven Nazmi Demiralp

Bilindiği üzere, İran-ABD-İsrail Savaşı nedeniyle petrol fiyatları hızlı bir yükseliş göstermiş, bu da ister istemez akaryakıt pompa fiyatları üzerinde bir artış baskısı oluşturmuştur.

Devamını Oku
16.03.2026
Bir hukuk ilkesi, bir iktidar portresi: Malum in se - Esat Aydın

Bir hukuk ilkesi, bir iktidar portresi: Malum in se - Esat Aydın

Devamını Oku
15.03.2026
Cumhuriyetin sağlık vizyonundan piyasalaşmaya - Gamze Burcu Gül

Her yıl “Tıp Bayramı” olarak kutladığımız 14 Mart, bir meslek gününden ibaret değildir; aynı zamanda güçlü bir tarihsel semboldür.

Devamını Oku
14.03.2026
Andımız neyin pusulasıydı? - Yener Oruç

Gün geçtikçe suça bulaşan çocuk sayısı, çocuk çeteleri artıyor.

Devamını Oku
14.03.2026
Yoksulluk sorunu ve Marie Antoinette sendromu - Prof. Dr. Mehmet Tomanbay

TÜİK aralık ayı enflasyonunu yüzde 0.89, 2026 yılı ocak enflasyonunu yüzde 4.84 ve 3 Mart 2026 günü de şubat ayı enflasyonunu yüzde 2.97 olarak açıkladı.

Devamını Oku
13.03.2026
Vatan - emek - Cumhuriyet - Kaan Eroğuz

İnsanlığın, önüne ancak çözebileceği sorunları koyabileceği Marx’ın “Ekonomi Politiğin Eleştirisine Katkı” isimli eserinden bu yana tekrarlanan bir tespittir.

Devamını Oku
12.03.2026
Dünya düzeni öldü mü? - İlker Başbuğ

3-15 Şubat 2026 tarihleri arasında toplanan Münih Güvenlik Konferansı’na katılan liderlerin çoğu, 1945 sonrası dünya düzeninin öldüğünü ilan etti.

Devamını Oku
12.03.2026
Üretim araçları sendikanın olursa - Engin Ünsal

İşçi sendikalarının temel görevi işveren karşısında güçsüz olan işçi sınıfına güvenli bir çalışma ortamı ve üretimden hakça bir pay sağlamaktır.

Devamını Oku
11.03.2026
Yapay zekâ nereye bağlanır? - Tayfun İşbilen

Bir yapay zekâ aracına “Bana bir paragraf yaz” dediğimizde ekranda beliren cümleler sanki “bulut” denen o belirsizlikten kendiliğinden süzülüp geliyormuş gibi görünüyor.

Devamını Oku
11.03.2026
Öncelikle Mavi Vatan’da sondaj - Hikmet Sami Türk

Yeni derin deniz sondaj gemimiz Çağrı Bey, 15 Şubat’tan bu yana petrol ve doğalgaz aramak amacıyla Somali’ye gitmek için yolda.

Devamını Oku
10.03.2026
Cumhuriyet’in bekası, ekonomi ve ‘kararsızlar’ - Sıtkı Ergüney

Kamuoyu araştırmaları, her üç seçmenden birinin yaklaşan genel seçimde oy vermeyi düşündüğü partiyi henüz belirleyemediğini gösteriyor.

Devamını Oku
10.03.2026
Cinsiyetçi düzen - M. Jülide Kızıltepe

Kadına yönelik şiddet, yalnızca bireysel patolojilerin değil, esasen toplumsal, kültürel ve kurumsal yapıların ürettiği ve yeniden ürettiği çok katmanlı bir sorun.

Devamını Oku
09.03.2026
Acının nesnesi değil, hayatın öznesi - Banu Tozluyurt

Dün 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ydü.

Devamını Oku
09.03.2026
Eşitlik için mor, yeşil ve kamucu dönüşüm - Aylin Nazlıaka

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü yalnızca bir anma günü değildir; eşitsizliğe, sömürüye, şiddete ve görünmez kılınan kadın emeğine karşı verilen tarihi direnişin adıdır.

Devamını Oku
07.03.2026
İklim değişikliği ve antimikrobiyal direnç - Prof. Dr. Bekir S. Kocazeybek

Dünyada son yıllarda insan yaşamını tehdit eden faktörlerden en önemli ikisi olarak iklim değişikliği ve antimikrobiyal direnç (AMD, bakterilerin antibiyotiklere karşı gösterdiği direnç) sayılabilir.

Devamını Oku
06.03.2026
Okulda bıçak, toplumda çöküş - Levent Nayki

İstanbul’un Çekmeköy ilçesinde bir öğrencinin bıçaklı saldırısı sonucu biyoloji öğretmeni Fatma Nur Çelik’in yaşamını yitirmesi, bir başka öğretmenin ve öğrencinin yaralanması, artık münferit bir “asayiş haberi” olarak geçiştirilemez. Bu olay, eğitim sistemimizin içine sürüklendiği büyük kırılmanın çarpıcı bir göstergesidir.

Devamını Oku
06.03.2026
Hürmüz Boğazı: Küresel enerjinin şah damarı - Can Erenoğlu

Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin en hassas Stratejik Dar Geçidi-Chokepoint olarak bilinir.

Devamını Oku
05.03.2026
‘Çocuklara kıymayın efendiler’ - Ziya Yergök

Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne göre, “18 yaşına kadar her insan çocuk sayılır.

Devamını Oku
05.03.2026
Susmayanlar İçin Bir Soru: Gerçekten Nedir Bu "İç Cephe"? - Murat Emir

Türk siyasetinin diline pelesenk olan, her kriz anında can simidi gibi sarılınan sihirli bir kavram oldu “İç cephenin tahkimi.”

Devamını Oku
05.03.2026
Avrupa zor durumda - Nejat Eslen

13-15 Şubat tarihleri arasında düzenlenen Münih Güvenlik Konferansı, Avrupalılar için yeni ve zorlu bir sürecin başlangıcı oldu.

Devamını Oku
04.03.2026
Köprü geliri satışı ve Osmanlı örneği - Selim Soydemir

Son zamanlarda boğaz köprülerinin ve bazı otoyolların özelleştirilmesi (işletme hakkının devri) bir kez daha gündeme getirilmiştir.

Devamını Oku
04.03.2026
Toplumlar neden korumasız kalır? - İbrahim Çakmanus

Türkiye’de demokratik siyasal ve toplumsal muhalefet Tayyip Erdoğan iktidarı tarafından yok ediliyor.

Devamını Oku
04.03.2026
3 Mart: Güneşin Doğduğu Gün - Gülizar Biçer Karaca

3 Mart: Güneşin Doğduğu Gün - Gülizar Biçer Karaca

Devamını Oku
03.03.2026