40 yıldır ucuz emek ve üretim: İhracatın şartı! Bıkmadınız mı!
Orhan Bursalı
Son Köşe Yazıları

40 yıldır ucuz emek ve üretim: İhracatın şartı! Bıkmadınız mı!

28.09.2023 03:00
Güncellenme:
Takip Et:

Cumhurbaşkanı son konuşmasında teknoloji üretiyoruz deyince, konuya gireyim dedim.

İstanbul Sanayi Odası’nın Katek diye bir ihtisas grubu vardı (Kalite ve Teknoloji İhtisas Kurulu, kuruluş 1999). Toplantılara katılırdım. Uran Tiryakioğlu liderliğinde KOBİ’lere yönelik kalite ve teknoloji konusunda bilgi-fikir üretimi yapılırdı. Hepsi yetkin insanlardı (HBT yazarı Ali Akurgal’ın kulağını çınlatayım). Anafikir, sanayimiz, yüksek teknolojiye kaliteye evrilmediği sürece bugünkü açmazdan kurtulamayacağımız idi.

Evet kurtulamadık ve debeleniyoruz. Ucuz emeğe/mala dayalı üretim yapan ihracatçı, doların fiyatının artmasını istiyor. Döviz girişinin ana kaynağı olan ihracatı artırmak için işadamının malı rekabetçi olabilmeli, bizim düzeyimizde tonlarca rakip ülke var.

Tabii emeğin ucuzluğu önemli! Bu nedenle siyasi iktidarların tüm politikaları emeği baskılamak üzerine kurulu. Grev ve ciddi sendikalaşma yasak neredeyse.

BIİR AVUÇ İNSAN

Lafın gelişi 40 yıl boyunca Ar-Ge’ye dayalı hedef odaklı bir ekonomik yapı oluşturulmadığı sürece, ekonomik çöküşler, ucuz emek ve emeklilere üç kuruş sadaka içinde çırpınıp duracağımızı, hasbelkader bu köşede yazıp duruyorum. Türkiye Kalkınamaz dizisi 23 yıl öncesinin tehlike çanları ve yazma bıkkınlığının sonucuydu. Cumhuriyet Bilim Teknoloji dergisi de vardı yanımızda ve bir dizi yurtsever bilim insanı, ekonomist, bilim ve teknoloji uzmanı insan seslerini duyurmaya çalışıyordu. Şimdi de çanlar Herkese Bilim Teknoloji (HBT) dergisinde çalıyor.

Kim ortaya çıkıp dolar artmalı mal satamayız yoksa diyorsa, bu ülkenin bu halde kalmasından sorumludur.

Bu haftaki HBT dergisinde, Ar-Ge için çırpınan nitelikli insanlarımızdan Müfit Akyos, “H. Ekrem Cunedioğlu’nun, TEPAV değerlendirme notu olarak yayımlanan ‘Türkiye’nin Ücret Sorunu: Neden Asgari Ücreti Çok Konuşuyoruz?’ başlıklı çalışması”nın, 40 yıllık ana konularını özetledi.

EN YÜKSEK ASGARİ ÜCRETLİ ÇALIŞAN

Neden konuşuyor muşuz? Çünkü Türkiye vasat bir ekonomide, orta gelir tuzağında takılı kaldı. “TÜİK’e göre asgari ücretin 1.05 katının altında geliri olanlar asgari ücretli, bunların sayısı 2021’de 8.1 milyon, 2022’de 8.8 milyondur. Son üç yılda asgari ücretli oranı ortalama yüzde 40.5 civarında.”

Şimdi sıkı durun, bu oran: Slovenya’da yüzde 15.2, Romanya’da yüzde 13.3, Polonya’da yüzde 12.1 ve Macaristan’da yüzde 7.7 şeklinde. Ki bu ülkeler, bu oranın en yüksek olduğu Avrupa ülkeleri!

Bu ülkeyi yöneten, ortalıkta afra tafra satarak dolaşan siyasiler, iktidarlar, sözde milletvekilleri, utanmıyorlar mı?

Bu ekonomi durumunun göstergesidir. “İstihdam içinde düşük vasıf gerektiren işlerin yoğun”.

VASIFSIZLIKTA BİRİNCİYİZ

Şimdi şuna bakın: “AB27 ortalamasında işlerin yüzde 8.6’sı düşük vasıflı, yüzde 48.3’ü yarı vasıflı iken aynı oranlar Türkiye’de sırasıyla yüzde 15.5 ve yüzde 60.6’dır. Türkiye, Avrupa’da düşük beceri gerektiren işlerin en yoğun olduğu ülke. Yüksek vasıflı işlerin toplam istihdamdaki payı Romanya’da yüzde 17.6, Polonya’da yüzde 21.4, Türkiye’de ise yüzde 12.2’dir. Türkiye’de 2020-2022 döneminde istihdam yüzde 15.2 arttı ama bu artışının yüzde 54.1’ini yarı vasıflı, yüzde 21.6’sını düşük vasıflı işler sağladı.”

Ekonominin ağırlıklı olarak orta-orta üstü ve yüksek teknolojiye 40 yıldır evrilememesi, ülkenin ve çalışanların kriz içinde sürünmesinin ana nedeni.

Ülkemiz şu açıdan da ilginçtir: En vasıfsız ve ülkeye çıta atlatamamış siyasi güruh, tabii ki milletvekilleri de en yüksek maaşı alıyorlar. Ülkeye yükleri öyle çok ki!

40 yıldır neredeyse değişmeyen tablo: “Ocak-Temmuz 2023’te imalat sanayisinin ihracattaki payı yüzde 94.40 ama yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ihracatı içindeki payı yüzde 3.6’cık.”

Teknoloji yoğunluğuna göre ekonominin yapısı da şöyle: Yüksek teknoloji ürünleri yüzde 3.6, orta yüksek teknoloji ürünleri yüzde 37.3, orta düşük teknoloji ürünleri yüzde 27.7, düşük teknoloji ürünleri yüzde 31.4.

Bu göstergeleri tersine çevirecek bir politik ekonomi olmayacağı için daha çok konuşuruz! Ve daha çok boş boş tartışırız!

NOT: Salı günkü yazımda bir hesap hatasını, Dünya gazetesinden Özcan Kadıoğlu düzeltti: Emeklilere dolar kuruna göre ödenen maaş, GSYİH 906 milyar dolar hesabıyla ve yıllık ortalama dolar kuruna göre 40 milyar dolar. 

Yazarın Son Yazıları

Orta sınıfın düşüşü

Bu yılın gözde dizisi Kralın Düşüşü gibi oldu ama kastettiğim İpek Özbey ile Onur Alp Yılmaz’ın hazırladıkları kitap.

Devamını Oku
11.01.2026
Aziz Sancar’dan büyük bir başarı daha: Beyin kanserini farelerde yok ettiler

İki üç kez yazmıştım, Aziz Hoca, hızlı ilerleyen ve ölümcül bir beyin kanseri türü olan Glioblastoma’nın tedavisine yönelik çok ciddi bir yöntem geliştirdi ve ilk erken sonuçlar bu tedavinin mümkün olabileceğine ilişkin önemli umutlar doğurdu, diye.

Devamını Oku
08.01.2026
Askeri güç ile siyaset: Geleceği olabilir mi? Avrupa- Çin dayanışması

Bence Trump, bugünkü dünyada pek de geleceği olmayan bir siyaset dönemi başlattı.

Devamını Oku
06.01.2026
Dünyada her şey çöktü, kendini korumak bile ne kadar mümkün?

“Önce Amerika”, “En büyük Amerika” sloganları bugün yaşadıklarımıza (Venezüella’ya baskın) ve arkasından yaşayacaklarımıza ilişkin her şeyi açıklıyordu.

Devamını Oku
05.01.2026
İran’da rejimin tek çıkış yolu nükleeri iptal etmek mi?

En sonunda İranlılar, ekonomik çöküşe başkaldırdılar.

Devamını Oku
04.01.2026
Ekonomik panoramada kısa gezinti ve utanmazlık skalası tartışması

Ekonomik tablo yıllardır felaket.

Devamını Oku
30.12.2025
HÜDA PAR/DEM/İmralı el ele Kürt karanlığına

AKP, Türkiye ve Ortadoğu’da Kürdistan isteyen pankürdist, geçmişi karanlık HÜDA PAR’ı, 4 milletvekili vererek Meclis’e soktu.

Devamını Oku
29.12.2025
Hey Türkler, Anadolu, Trakya, savaşı kaybettiğinizden haberiniz var mı?

Kürt meselesini çözüm komisyonu sanki çıkmaza girdi gibi.

Devamını Oku
28.12.2025
Çin’in başarısının sırrı: Yüz binlerce genç mühendis

Anımsıyorum, 6-7 yıl önce Amerikan üniversitelerini bitiren fen alanlarında mühendislerin sayısı muhtemelen 400 bin kadar olduğuna ilişkin bir istatistiğe hayret etmiştim.

Devamını Oku
25.12.2025
Çin, 20 yılda kritik teknoloji araştırmalarının yüzde 90’ında öncü

Yukarıdaki başlık bana ait değil, dünyanın en önemli iki bilim dergisinden biri olan NATURE’a ait.

Devamını Oku
23.12.2025
6 yıllık ‘Manhattan Projesi’ ile Çin ABD tekelini kırdı

Bu proje İkinci Dünya Savaşı’nı bitiren atom bombası üretme projesi değil.

Devamını Oku
22.12.2025
Anket sonuçlarına ne kadar güvenmeli?

Onlarca anket önümüze geliyor ve buna göre yorumlar yapıyoruz.

Devamını Oku
21.12.2025
13 yıl öncenin büyük öngörüsü gerçekleşiyor mu?

Kaybettiğimiz Doğan Kuban Hoca’nın seçme yazılarına her hafta Herkese Bilim Teknoloji dergisinde yer veriyoruz.

Devamını Oku
18.12.2025
Ankara’nın F-35 rüyası bitti veya çok bedel ödemesi gerekir

Hayır, ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Barrack’ın F-35 konusunda verdiği yanıta dayanarak Ankara bu uçakların rüyasını bile göremez demiyorum.

Devamını Oku
16.12.2025
Bu anlaşmayı kim ‘Feshet’ dediyse suçlu o! Suriye tek mi olacak çok mu?

Bütün mesele bu. Derinden bir savaş veriliyor, bir varlık ve yokluk savaşı bu, olmak mı olmamak mı...

Devamını Oku
15.12.2025
Bu övgünün ardında ne var?

Şam hükümetini ve Suriye’yi kimler zayıf bırakarak dış güçlerin sürekli müdahalesine açık bir ülke konumunda tutmak istiyor sorusu çok önemli ama bugün Trump’ın Erdoğan’a olan büyük sevgisinin arka planında ne var sorusuyla başlayacağım.

Devamını Oku
14.12.2025
Tarihe geçecek diploma iptali davası Dreyfus’u gölgede bırakır

Bir ülke, bir iktidar, bir hukuk, bir yargı düşünün ki topluca hareketle bir kimsenin 31 yıl önce aldığı üniversite bitirme diplomasını geçersiz saysın ve iptal etsin.

Devamını Oku
11.12.2025
‘Bana uy, seni tekrar büyük yapacağım, yoksa yok olacaksın’

Trump yönetiminin hazırladığı Milli Güvenlik Stratejisi (Belgesi) büyük tartışma yarattı, özellikle Avrupa’ya ilişkin bölümleri. Trump karşıtı Amerikan medyası ve entelektüel yazarlar, Trump Avrupa’yı adeta düşman olarak görüyor yorumunu yaptılar.

Devamını Oku
09.12.2025
Ümmet mi millet mi? Av kim, avcı kim?

Bakın ne buldum.

Devamını Oku
07.12.2025
Şu 29 maddeye noldu ey komisyon? Yanıt: DEM istemedi!

CHP, “Öcalan’a serbestlik, anayasa değişikliğine DEM desteği, PKK’ye ülkede siyaset yapma özgürlüğü” komisyonuna katılırken demokratikleşme olmadan Kürt sorunu çözülmez diyerek 29 maddede bir paket sunmuştu, hatırlatmak istedim özetle de olsa...

Devamını Oku
04.12.2025
Ümmet: Parçalanmış bir Türkiye

Dünkü yazımın sonu “Peki niye şimdi ümmet” sorusuyla bitiyordu. Yer darlığından yanıtı yoktu.

Devamını Oku
02.12.2025
İmralı ve PKK’nin ‘ümmetçi Türkiye’ söyleminin anlamı ne?

Bugüne kadar seküler parti havası basan Kürt milliyetçi siyasal hareketini bir süredir “ümmet” heyecanı bastı.

Devamını Oku
01.12.2025
CHP’yi kurultay sonrası çok zor bir dönem bekliyor

CHP programını yeniledi, parti meclisini 80 kişiye çıkararak kapsayıcılığını ve halk nezdinde temsiliyetini artırdı, büyük bir inançla Özgür Özel iktidara geleceklerini söyledi.

Devamını Oku
30.11.2025
Adeta yargısız infaz kararı

Evet Fatih Altaylı’ya verilen 4.2 yıllık mahkûmiyet kararı, sözlerinde açık bir tehdit asla olmayan ve doğrudan cumhurbaşkanını hedef almayan, ana fikri Türk halkının seçimlerde oy kullanmayı artık çok sevdiği ve bundan asla vazgeçmeyeceği idi.

Devamını Oku
27.11.2025
DEM’in kaçırdığı, CHP’nin yapması gereken

CHP’nin “çözüm” komisyonuna katılırken verdiği sözü tutması iktidar kanadını ve bu kanada eklemlenenleri rahatsız etti.

Devamını Oku
25.11.2025
Yeni seçim ittifaklar olasılığına bir bakış ve sırat köprüsünde yürüyenler

Dünkü yazımın sonunda şu cümleler vardı: Süreç zaten yeni ittifaklar yaratacak ortama itildi.

Devamını Oku
24.11.2025
Neden İmralı dayatması? Çünkü sürecin lideri!

Evet, apar topar ve medyaya kapalı bir toplantı ile milletvekillerinden oluşan ve 5 kişi olacağı söylenen bir heyet, İmralı Adası’na gidecek.

Devamını Oku
23.11.2025
İddianamede yaldızlı bir casus öyküsü

İddianamede Eylem 13 başlığı altında çok ciddi bir iddia var:

Devamını Oku
17.11.2025
Burası Türkiye abicim, yarın ne olacağını kestirmek zor

AKP çok şükür kendinden önceki sağcı iktidarların izinden giderek ülkeyi, geçmişe kıyasla en büyük ekonomik çöküşe ve yoksullaşmaya itti.

Devamını Oku
16.11.2025
Olağanüstü döneme olağanüstü iddianame

4 bin sayfalık iddianame mi olurmuş?

Devamını Oku
13.11.2025
Millet, ‘dâhi adam’ın bu topraklardan çıkmasının gururunu yaşıyor

AKP’den önce 10 Kasım’larda sirenler çaldığında köprüde, caddelerde sokaklarda durmayan araçların ve yayaların sayısı hatırı sayılır ölçüde fazlaydı.

Devamını Oku
11.11.2025
Cumhuriyetin temeli ve Ata’nın bize mirası 3+2 altın anahtar

Bugün büyük Türk’ü anıyoruz.

Devamını Oku
10.11.2025
Üniversite diploması ne kadar değerli

ABD’de Gallup’un ağustos ayında gerçekleştirdiği anket ilginç sonuçlarıyla tartışma yarattı...

Devamını Oku
09.11.2025
Mesele salt İmamoğlu değil, yenilikçilik ve yerellik

Ekrem İmamoğlu’na casusluk suçlamasının hemen ardından oğlu ve babasının sorguya çekilmesine sıra geldi.

Devamını Oku
06.11.2025
Ahmet Türk ve hayal alemi

DEM heyeti ile cumhurbaşkanı arasında son yapılan ve sonucu merakla beklenen görüşme üzerine bir açıklama beklerken cumhurbaşkanı hukuk başdanışmanlarından Mehmet Uçum merakımızı giderdi.

Devamını Oku
04.11.2025
İstanbul ‘iş bilmez kadir bilmezler’in mi elinde? Peki ‘Biz ihanet ettik’ kim dedi?

Cumhurbaşkanı, İstanbul’un en değerli havaalanı Atatürk Havaalanı’nın yıkılarak yerine yapılan “millet bahçesi”ni ziyaret etmiş ve “İstanbul’umuzu iş bilmez, kadir kıymet bilmez, tarih ve medeniyet şuurundan yoksun kifayetsizlerin insafına terk etmiyoruz. İstanbul bizim göz bebeğimizdir. Bu aziz şehrin bir fetret devri daha yaşamasına gönlümüz asla razı değil” demiş.

Devamını Oku
03.11.2025
Bayrampaşa’ya çökme, genel seçimlerin provası mı?

Bayrampaşa Belediyesi’ni “ele geçirme eylemi” tam bir milli iradeyi hava cıva gören bir iktidar anlayışının tipik örneğidir.

Devamını Oku
02.11.2025
En büyük iki devrim: Ulus ve kadın devrimi

Bu döneme özgü karamsarlıkları erteleyerek bir de şu açıdan bakalım: Atatürk’ün Cumhuriyet hedeflerine önemli ölçüde varılmıştır; bu hedeflerin artık geri döndürülemez olduklarına, tüm Türkiye’nin dün Cumhuriyeti ve Atatürk’ü olağanüstü sahiplenmesiyle sürekli tanıklık ediyoruz.

Devamını Oku
30.10.2025
Casuuusss... Cephanelerini çabuk tüketiyorlar... Hedef Tele1 miydi!?

Yahu bekleyin kardeşim, insanları en çok etkileyebilecek bir konuyu...

Devamını Oku
27.10.2025
İslamcı ‘muhafazakâr demokrat’ olabilir miydi?

“Muhafazakâr demokrat”ların en son numarası, bertaraf etmek istedikleri muhalif rakiplerini casuslukla suçlamak oldu.

Devamını Oku
26.10.2025