Afganistan cehennemine mi giriyoruz?

15 Haziran 2021 Salı

Henüz Cumhurbaşkanı ile ABD Başkanı arasında görüşmeler konusunda bir bilgi yoktu, bilgisayarın başına oturduğumda. Ama ilk karşılaşma kareleri düşmüştü medyaya. İlk göze çarpan, RTE’nin maskesiz haliydi.. Herkes maskeli, RTE ise 3 bin antikorun verdiği güvenle çıplak yüz. Anlaşılan Biden yürürken RTE’ye denk geliyor ve yumruk selamı ile karşılaşıyorlar. Derseniz ki neden maske takmıyor... Antikorları o kadar çok ki Covid yayma olasılığı bile hemen hiç yok gibi. Ama yine de genel kurala uyması beklenebilirdi.

Dün İpek Özbey’in eski Dışişleri Bakanı Yaşar Yakış’la yaptığı konuşma önemliydi. AKP’nin hali pürmelalini çok iyi anlatıyordu. Onların içerinden birinin anlatımı, bizim yazdıklarımızdan nedense daha etkili ve dikkate alınır oluyor. Çünkü o hem partinin kurucularından hem içeriden hem de 40 yıllık diplomat, tüm ilişkileri bilen RTE ve adamlarını tanıyan biri.

Sedat Peker’in de bu iktidarın icraatları, çevresindeki adamları, Soylu’nun ilişkileri vb. üzerine anlattıkları çok daha inandırıcı, etkili ve müşterisi çok olmuyor mu?

Nedeni “içeriden” biri olması, dobra anlatması..

Yakış, “Dışişleri’nin dışarıda bir itibarı vardı, şimdi hiç keman çalmamış birini başkemancı olarak konsere çıkarıyorsunuz” sözü iktidarın devletin Dışişleri’ni soktuğu kararlık tüneli çok iyi anlatıyordu. Bir de ülkenin içine yuvarladığı ekonomik krizin, görüşmelerde RTE’nin elini iyice zayıflattığını söylüyordu... Kesin. 

AFGANİSTAN BİR SAVAŞ ALANI

S-400’lerin hangardan çıkmayacağı sözü yeterli olur mu Biden ve ABD için, bilinmez. F-35’ler için ödenen 1 milyar dolardan fazla parayı Türkiye geri alabilir. Fakat Ankara’nın en cazip önerisi, Afganistan’dan çekilen ABD-NATO askerlerinin yerine talip olmasıdır. Ne demiştim: En satacak hizmetimiz ordudur. Buna bayılırlar. 

Fakat bu konu salt Kâbil Havaalanı’nı koruma ile sınırlı kalmaz. Biliyorsunuz, ABD’nin/NATO’nun baş edemediği ve sonuçta masaya oturup anlaşmaya vardığı Taliban, “Kâbil Havaalanı’nı Afganistan korur” açıklamasını yapmış ve Ankara’nın önerisine karşı çıkmıştı. 

Bu, şu demektir: iktidar Afganistan’-da Batı’nın terk ettiği askeri sahaya talip ve bu nedenle Taliban saldırılarına karşı da açık. Ankara bu öneriyi yaparken, aslında Batı’nın salt havaalanını değil, yarım bırakıp çekildiği savaş alanını sahipleniyor, belki de “Siz çuvalladınız, ama biz bunu başarırız, etkin İHA ve SİHA’larımızla bölgede kontrolü nasıl sağlarız göreceksiniz” diye bir gövde gösterisi yapıyor.

ABD Afganistan’da dört bin kadar askeri kayıp verdi. ABD yurttaşlarına maliyeti 2 trilyon dolar civarında.

TEK BEKLENTİ, PARA GİRSİN

ABD/Batı, Ankara’nın teklifine balıklama atlar, Ankara da tek başına ateşle karşı karşıya kalır. Buna karşılık, kendisine ne verilir bilemem. Evet, silahlar vb.. Ötesinde ne var, Ankara hangi beklentilerle Afganistan’ı Taliban’a karşı korumaya sahip çıktı, bilmiyoruz. Ama en azından, S-400’lerin hangardan çıkmaması, totalitarizm-otoriterlik suçlamalarının hafifletilmesi ve geri plana çekilmesi bile Ankara’nın elini rahatlatabilir. Belki Halk Bankası konusu da geri plana itilir.

Tek beklenti, Türkiye’ye içine düştüğü büyük ekonomik krizi hafifletecek bir dış sermaye akışının başlaması. Borçların büyümesi pahasına..

RTE ve adamları stratejiyi bunun üzerine kurdular. 

Ülkeyi aslında daha zor günler bekliyor gibi...


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları