Adalet Heykeli Değişmeli!

25 Ekim 2011 Salı
\n\n\n

Ankarada Adalet Bakanlığı ile pek çok yabancı hukuk kurumlarının önünde Adalet Heykeli yer alır. Bu heykel gerçekte bir Yunan tanrıçası olan Themistir.

\n

Bir elindeki kılıcı adaletin verdiği cezalarla suçları önleyiciliğini, öteki elinde dengede duran terazisi de hukukun ve düzenin koruyuculuğunu anlatır. Bağlı gözleriyle hukukun tarafsızlığını, bağımsızlığını simgeler.

\n

Themis antik Yunanda tanrısal hukuk, günümüzde ise hak hukukun herkes karşısında eşitliği anlamına gelir; bakireliği ise tarafsızlığını, bağımsızlığını vurgular. Karşıtı Nemesisise adalet için intikamı uygulayan acımasız bir tanrıçadır.

\n

Adalet Bakanlığı ile Yargıtayın simgelerinde Themisin kendisi değil, yalnızca kılıç ve terazisi yer alır. 2-3 bin yıllık hukuksal inanç, bu kurumlarımızın simgelerine de yansımıştır.

\n

***

\n

Hakkâride 24 şehide Türkiyenin kan ağladığı bir ortamda Alman mahkemelerinin Suçlular Türkiyede dediği Deniz Feneri sanıklarının, tutuklulukları kaldırıldı!

\n

Önce İçişleri Bakanlığı köstebek rolünü üstlenerek sanıkların kanıtları perdelemesine olanak sağladı. Ardından tutuklama kararı veren savcılar görevden alındı. 102 gün tutuklu kalan yedi sanık, Kaçma olasılıkları yok. Kanıtların büyük bölümü toplandı. Tutukluluk cezaya dönüşmesin! gerekçesiyle tahliye edildiler.

\n

***

\n

Gelelim Ergenekon ve Balyoz davaları sanıklarına Koskoca generaller, amiraller üniformalarını çıkarıp paşa paşa savcılığa gelmediler mi? Kanıtlar toplandığına göre tutuklanmalarına gerek var mıydı? Kaçacak olsalardı neden kendi ayakları ile geldiler? Ayrıca, hangi Türk subayı şimdiye kadar kaçmıştır?

\n

Ergenekondan bir örneği de Mustafa Balbaydan verelim! 102 gün tutuklu kalmaları cezaya dönüşmesin diye tahliye edilen Deniz Feneri sanıklarına karşılık Balbayın tutukluluğu gelecek ay 1002 gün olacak.

\n

1 Temmuz 2008 sabahı gözaltına alınırken evi de arandı, bilgisayarına el konuldu. 5 Temmuzda tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Kaçmadı. Paşa paşa gazeteye gelerek yazılarını yazdı.

\n

Balbay, sekiz ay sonra 5 Mart 2009 Perşembe günü, 2. kez gözaltına alındı. 6 Martta mahkemece hükümeti düşürmeye teşebbüs suçlamasıyla tutuklandı. Üstelik 240 gündür hücrede

\n

Birleşmiş Milletler İşkence Özel Yazmanı Juan Mendez salı günü Genel Kurulda yaptığı konuşmada dünyaya özetle şu çağrıda bulundu: Hücre cezası uygulamalarına son verilmelidir. Bu cezalar işkenceye dönüşmektedir. 15 günden fazla hücre cezaları yasaklanmalıdır.

\n

Balbay ve benzeri durumdaki sanıklara, bırakın tutukluluklarının cezaya dönüşmeden kaldırılmasını, üstüne üstlük Türkiyenin de üyesi olduğu BMe göre hücre uygulaması ile işkence ediliyorlar.

\n

Şimdi gelin de Adalet Bakanlığı önündeki Themis heykeline, Bakanlığın ve Yargıtayın simgelerindeki kılıçveterazi için tarafsız, bağımsız yargıyı temsil ediyorlar deyin!

\n

AKP hükümeti bu simgeyi Themis yerine Nemesis heykeli olarak değiştirmelidir.

\n\n\n

Cumhuriyet PKK Sözcüsü mü?

\n\n\n

Cumhuriyet gazetesi Türkiye Cumhuriyetinin (TC) en eski gazetesidir. Atatürk ilkelerinden, hukuktan, bağımsızlıktan, insan haklarından, demokrasiden yanadır. Terörün her çeşidine ve diktalara daima karşı çıkmıştır.

\n

12 Mart muhtırasına karşıtlığı başta Nadir Nadi olmak üzere 11 kişinin uzaklaştırılmasına yol açmakla kalmamış, İlhan Selçuka Ziverbey Köşkünde işkence yapılmıştır. 12 Eylül darbesinde de gazete güç günler yaşamıştır.

\n

1984’te başlayan PKK terörüne karşı, o günden beri TCnin bütünlüğü için bayrak açanların başında gelmiştir. Ne var ki TCnin Başbakanı, hükümetin son Hakkâri olaylarındaki basiretsizliğini kamuya yansıtmamak için ulusal çıkarlar şemsiyesi altında dolaylı sansür uygulamak ve baskı yapmak amacıyla gazete patronlarını bir toplantıya çağırdı.

\n

Bu toplantıya sanki TCye karşı PKKden yanaymış havasında Cumhuriyet, Sözcü, Aydınlık gazeteleri ile bazı TV kanalarının yöneticileri çağrılmadı. Bu davranışıyla AKP hükümetinin başı hangi yolda olduğunu ortaya koymuştur.

\n

Dünyanın her köşesinde terörün amacı, ülkede kargaşa yaratıp halk arasında korku salıp filizlenip hedefe ulaşmaktır. PKK terörü de 1984ten beri aynı hedef uğrunda inatla ilerlerken iki yıl önce AKPnin açılımı ile şımarmasını da Çukurca saldırısı kanıtlar.

\n

Artan terör, her geçen gün her ilde toprağa verilen şehitler ulusal çıkarlarile perdelenemez. İzmir başta olmak üzere halkın sokaklara dökülmesi de bunu doğrular.

\n

Çukurca baskını ve 24 şehit olayından sonra bazı gazeteler, faturayı yerlerinden ayrılan 7-8 kolcuya çıkardılar! Eğer TCnin güvenliği 7-8 kolcuya kaldıysa, çoktan ölmüşüz, demektir!

\n

***

\n

Tanrısından rahmet dileyeceğimiz Tenzile Erdoğanın ölümünden sonra gazetelere çarşaf çarşaf başsağlığı ilanları ile yalakalığın doruğuna çıkan işadamlarımız 24 şehidin ardından ne yaptılar? Yoksa bu konuda ilan vermek de ulusal çıkarlara ters mi düşüyor? Uygar bir davranışla şehitler için başsağlığı ilanı veren Delmar Şirketini kutluyoruz.

\n

***

\n

Kimi gazeteler de Çukurcanın faturasını İsraile, Suriyeye çıkardılar. Gerçekte doğru tanıyı AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış Avrupalılara seslenerek Son 10 yılda tek bir PKKliyi bile geri vermediniz! sözleriyle koydu.

\n

ABD ve ABdeki pek çok ülkeye göre lafa gelince PKK bir terör örgütü! Ama uygulamada Türk Emniyetinin uluslararası polis örgütü Interpol aracılığı ile istediği PKKli teröristlerden, PKKnin kasası olarak bilinen kişilerden hangisi Türkiyeye geri verildi?

\n

Terör örgütü PKKnin sözcüsü ROJ televizyonu hâlâ Danimarkada yayınları ile kışkırtmalarını sürdürüyor. Bu yayınları görmezden gelen Danimarka Başbakanı Anders Fogh Rasmussen, Kuzey Atlantik Anlaşması Örgütü (KAAÖ) Genel Yazmanı olmadı mı?

\n

Onun yönetimindeki Türk askeri de Afganistanda teröre karşı görev yapmıyor mu? Türkiye bununla yetinmeyip PKKnin silahlarının mali kaynağını oluşturan afyon-eroin kaçakçılığı konusunda başarılı çalışmalar yapmıyor mu?

\n

PKK, bu yolla Avrupada insanları zehirlerken bu yolda tutuklananlar da Türkiyeye teslim edilmiyor. Sonra da İngiliz The Times gazetesinden Sean ONeil, Afganistan çıkışlı afyon-eroin ile mücadelede Türk Emniyeti sayesinde İngiltereye 6 aydır uyuşturucunun girmeyişinden övgüyle söz ediyor!

\n\n

Yazarın Son Yazıları

Trump (1) 15 Ocak 2021
Bir ‘Müjdeye’ Doğru! 21 Ağustos 2020
İtiraflar... 18 Ağustos 2020
“Toparlanma sinyalleri!” 14 Ağustos 2020
Ayasofya (17)… 7 Ağustos 2020
Ayasofya (16)… 4 Ağustos 2020
Ayasofya (15)... 31 Temmuz 2020
Anayasa (14)… 28 Temmuz 2020
Ayasofya (13)... 24 Temmuz 2020
Ayasofya (12)... 21 Temmuz 2020
Ayasofya (11)… 17 Temmuz 2020
Ayasofya (10)… 14 Temmuz 2020
Ayasofya (9)… 10 Temmuz 2020