Zefirion... Halikarnassos... Petrium... Bodrum... (Bedroom!) (3)

23 Ağustos 2019 Cuma

ABD’nin 6. Filo’sunun Akdeniz’de 20. yüzyıldaki güç gösterisinin geçmişteki benzerini, 1850’lerde sergileyen İngiliz donanmasının amirallerini, Halikarnassos’un ve Knidos’un görkemi büyülemişti.
Ayrıca, “admiralty (amirallik)haritalarına Batı ve Güneydoğu Anadolu kıyılarının tarihsel yörelerini de işaretlediklerini asla unutmayalım! “Mavi Yolculuk” yapanlara, teknelerde kullanılan 150 yıl öncesinin bu haritalarına göz atmalarını öneririz...

***

Son yazımızda Sir Charles Thomas Nevton’dan söz etmiştik. Bugün biraz daha yakından tanıyalım!
1846-57 yılları arasında, İstanbul’daki İngiliz Büyükelçisi Lord Stratford de Redcliffe döneminde, Londra British Müzesi’nin Yunan- Roma bölümü sorumlusu, arkeolog Sir Charles Thomas Nevton Midilli Adası’na “konsolos yardımcısı” olarak atandı!
Dikkat! Bir “arkeolog”, neden bir “konsolos” olarak Ege’de bir adaya atanır ki?
O dönemde Midilli’ye, İngiliz turistlerinin gelmediğini, Ege’de bugünkü gibi yoğun deniz ticaret trafiğinin olmadığını düşünürsek, insanın aklına ister istemez “Bir arkeologun, neden diplomat yapıldığı” sorusunu getiriyor!

***

Lord Stratford, Osmanlı’dan aldığı izinle, 12 parçalık Mozole kabartmasını British Müzesi’ne göndermekle kalmamış, Bodrum’da depremle yıkılmış görkemli anıtsal gömütün daha da yağmalanması için Nevton’un “konsolos yardımcısı” atanmasının da mimarı olmuştu!
Bu heykel ve mermer kabartmalar, dönemin dört ünlü yontucusu Leohhares, Bryakis, Skopas, Timotheos’un yapıtları idi.
İşin ilginç yanı 1. Abdülmecit, bu kabartmaların gidişine izin vermekle yetinmemiş, “taşıma harcamalarını” da yüklenmişti!
Sir Nevton, 1862’de Londra’da “A History of Discoveries at Halikarnassos, Cnidus and Branchide (Bodrum, Knidos, Didim’de Keşiflerin Tarihi!)” adlı bir kitap yayımladı.
Kitap, kendisinin hangi kabartmaları götürdüğünü, bu alan dışında kentte başka nerelerde kazılar yaptığını, çeşitli planlar ve kalenin çizimleri ile önemli bir belge olarak önemli bilgiler veriyor...

***

Sir Nevton, bulduğu kabartmalar ile heykelleri yine British Müzesi’ne gönderdi. Bunlar arasında Satrap Mavzolos ile “eşi-kız kardeşi” 2. Artemisia’nın heykelleri de bulunuyordu...
Giydiği tuniğin, Yunan giysisi olmayıp Pers modasına uygunluğu, saçı, kırkılmış sakal ve bıyığının yanı sıra kalın dudakları, yaygın yanak kemiği ile heykelin Satrap Mavzolos olduğu kabul edilmiştir.

***

Satrap Mavzolos, İÖ 353’te ölünce yerine geçen “eşi-kız kardeşi” 2. Artemisia da, ölümüne değin iki yıl iktidarda kaldı.
2. Artemisia, “ağabeyi-eşi” zamanında başlanan “anıtsal gömüt” inşaatını sürdürdü. 36 sütunlu yapının ikinci katındaki 24 basamaklı piramidin tepesinde, dört atın çektiği arabada, “karı-koca/ ağabey-kız kardeşin” heykelleri ile tüm yüksekliğin 55 metreye ulaştığı öngörülüyor.
“Arkeolog, müzeci, konsolos” Sir Nevton’un bulduğu heykeller arasında ayrıca yapının çatısındaki dört attan biri ve aslanlar da British Müzesi’nde sergileniyor.
Bu arada, mozole dışındaki alanlardan çeşitli dönemlerden çıkarılıp British Müzesi’ne bazı mozaikleri de götürdü. Ardından “arkeologmüzeci- konsolos” Sir Nevton, Ege Denizi’ndeki adalardan sek sek atlayarak 1857’de Batı Anadolu kıyılarını tarayıp Knidos’u da yağmalamaya başlamıştı.

***

1970’lerde Danimarkalı arkeolog Prof. Dr. Kristian Jeppesen mozolenin kalıntıları arasındaki kazılarında, kurban edilmiş hayvan kemiklerini temelde bulmuştu...

***

2017’de düzenlenen “Uluslararası Mausoleum Çalıştayı’nda” yayımlanan bildiri doğrultusunda, “Mozolenin yeniden canlandırılması” çalışmalarına başlanmıştı. Kültür ve Turizm Bakanlığı da destekliyordu. Mozolenin aslına uygun olarak, eskisi gibi ancak “taştan” değil, “cam ve alüminyumdan canlandırılabileceği” düşünülmüştü!
Fakat değişik tepkiler geldi. Bunlar arasında “Bodrum’un günümüzdeki görünümünü bozmasın, çakma olmasın!” gibilerden eleştiriler de vardı... Henüz bir gelişme yok!
Not: Sürecek...