“Yaşandı bitti saygısızca..” diye bir şarkı vardı yıllarca önce; Burak Kut’un seslendirdiği.
Emin olun ki, dün gece saatler 23.59’u gösterdiğinde biten transfer sezonu için biçilmiş kaftan.
Düşünsenize, koridorda tamam denen transferin kapı girişinde iptal olduğu, koca koca kulüp başkanı ve yöneticilerin göz göre göre birbirine yanlış bilgi verdiği (yalan söylüyorlar demeyelim ayıp olur), dönen paraların, mali müşavirleri kıskandıran kelime oyunlarıyla FFP’ye yansımadığı bir süreç yaşadık.
Özellikle son 72 saatteki “Rakip şunu getirdi, biz de onu alalım, bu da gelsin..” çılgınlığı Avrupa’nın majör liglerini kıskandıracak bir futbol ekonomisi yarattı!
Bu hareketlilik sonucu gerçekten de üst düzey futbolcular katıldı Süper Lig kervanına. Kabul edelim ki, Falcao da, Kruse de, Diaby de, Sturridge ile çoğu isim de bu sezona damgalarını vuracak gibi duruyor.
Temaşa anlamında gerçekten keyifli bir sezon yaşayabiliriz.
Gelgelelim, bu yatırımların geri dönüşü olacak mı, orası soru işareti. Geri dönüş derken şampiyonluk ya da kupa değil burada kast edilen. Maddi olarak karşılığını bulacak mı bu yatırımlar, kimse fikir yürütemiyor!
İsterseniz, romantik yaklaşımları bir kenara bırakıp, işe tamamen şirket mantığı ile bakalım.
Örneğin, geçen yıl, bir Anadolu kentinde, “1 TL’ye maç bileti, gelene sucuk ekmek, ayran bedava” kampanyasının bile stadı doldurmaya yetmediği düşünülürse, kulüpler kazanç hanelerine “maç günü geliri”ni koyabilecekler mi?
Forma reklamı, yıllık isim hakkı, stadyum isim hakkı veya en basitinden saha kenarı reklamları için, özel sektöre, “Benim kadromda dünyanın en iyi 5 golcüsünden biri var, ilk 11’imde oynayan oyuncu geçen yıl Şampiyonlar Ligi Kupası’nı kaldırdı” ya da, “Santrforum, dünyanın en pahalı liginden geldi” deyip pazarlık yapabilecek miyiz?
Forma satışındaki kâr oranını yükseltme adına, global şirketlerle, “Yeni santrforumun forması 2 milyon satacak, buradaki kâr oranımı yüzde 20’lere, 30’lara taşıyın, yoksa kendi formamı kendim üretirim” restini çekme cesaretine sahip miyiz?
İndirim isteyen yayıncı kuruluşa rest çekebilir miyiz?
Bu sorular uzar gider, ne var ki, görünen tablo pek iç acıcı değil.
Bazı takımların hâlâ forma reklamı aradığı düşünülürse, Türk futbolu -ne yazık ki- Devlet desteğine muhtaçtır. Vergi dönemi geldiğinde, “torba yasa” diye önce Saray, sonra ilgili bakanlığın peşinde koşacaktır, sonra da Spor Bakanı Sayın Mehmet Muharrem Kasapoğlu’ndan, eski kurumu Spor-Toto ile ilgili reklam desteği isteyecektir kulüplerimiz!
Çünkü, yukarıdaki transfer çılgınlığına, ne Şampiyonlar Ligi geliri dayanır, ne hatırı sayılı işadamlarının omuz verdiği destek kampanyaları, ne de Bankalar Birliği ile yapılan uzun vadeli yeniden yapılandırma anlaşmaları. Bu çarkı Türkiye şartlarında çevirmenin tek yolu, her yıl şampiyon olup, Şampiyonlar Ligi gelirini kasaya koymaktır ki, sadece 1 takımın şampiyon olduğu hesaplanırsa, “kazan-kazan” yönteminin 18 takımdan sadece 1 tanesini kurtaracağı da gün gibi aşikârdır.
Ne var ki, Şampiyonlar Ligi’ni “zenginler kulübü”ne çevirmeye hazırlanan UEFA’nın 2 yıl sonra Türkiye Ligi şampiyonunu, devler ligine direkt almama projesi de hayata geçerse yandı gülüm keten helva!
Peki ne yapacağız? Aslında gayet basit. Şimdi 19 kulübün başkanları, hepsi kendi sektöründe söz sahibi isimler. Hatta aralarında holding sahipleri bile var. Şirketlerini, holdinglerini ya da sahip oldukları grupları ekonomik bağlamda nasıl yönetiyorlarsa, aynı ciddiyeti getirmek zorundalar kulüplere. Mevcut dernekler yasasının, “Nasılsa yaptıkları her tür harcamadan her türlü aklanır, ibra olmasa bile mahkemeden kurtarır” anlayışı bir kenara bırakılmalıdır.
Yoksa mı? Bu kez gerçekten yoksanın, “yoksası” falan “YOK.” Çünkü futbolda deniz gerçekten bitti, Bakanlık da bu durumun farkında olsa gerek kulüpleri raya oturtmaya çalışıyor; ama bizimkilerin düzelmeye niyeti hiç mi hiç yok.
Transfer güzel, ya geri dönüşler?
Yazarın Son Yazıları
1970’lerdi, ailece İstanbul’dan İzmir’e trenle gitmeye karar verdik.
Türkiye uyuşturucu madde kıskacında.
Mustafa Eröğüt geçen haftaki -henüz liderlik vasfına sahip değil- yorumumuza darılmış; kızmasın, eğer Türk futbolunun kurtuluşu isteniyorsa, bir “Büyük ağabey” gelir koltuğa oturur, 1-2 yılda hasar giderilir, sonra da zaten yöneticilik becerisi olan Eröğüt başkanlığa adaylığını koyar!
İbrahim Hacıosmanoğlu başkanlığındaki TFF, bahis ve yasa dışı bahis skandalının altından kalkamadı.
Dünya, Venezüella lideri Maduro’nun başkentteki korunaklı konutundan bir gece yarısı operasyonu ile alınıp New York’a getirilişini konuşuyor.
1 ay önce Cumhuriyet uyarmıştı, “Süper Angarya” başlığıyla, Süper Kupa final serisinin Dünya Kupası yılında yoğun maç trafiği varken gereksiz olduğuna ilişkin.
2025’in son saatlerindeyiz.
Onu bunu bilmem ama TFF elini çabuk tutmazsa İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı kimsenin kartvizitine bakmadan gözaltıları yapar. Hatta jandarma aracılığıyla gerçekleşir bu operasyonlar. Buradan TFF Başkanı’na son çağrı; isimleri ya açıklayın ya da savcılığın uygulamasını bekleyin 2. dalgadaki gibi... Çünkü o günler de gelecek yakında!
Öncelikle hiçbir hava sahası aşılmaz değil, bunu Yemen ve İran füzelerine hedef olan Tel Aviv’de gördük
Basketbol için Destek ve Eğitim Vakfı BİDEV 5. yaşını kutladı.
Dünya Kupası yılındayız.
“İsteyenin bir yüzü kara” diye başlayan bir atasözü vardır, mecazda kusur olmaz derler.
Galatasaray Başkanı Dursun Özbek, TFF Başkanı’nın son dönemdeki açıklamaları üzerine düzenlediği basın toplantısında önemli konuları gündeme taşıdı; daha doğrusu İbrahim Hacıosmanoğlu’na bazı sorular sordu; deneyimli bir futbol paydaşı olarak da önerilerde bulundu.
ABD’nin Ortadoğu valisi (!) ve aynı zamanda Ankara Büyükelçisi Tom Barrack’ın “Hazar petrol ve doğalgazına ulaşamıyoruz...
TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu’nun 1.5 ay önce aralarında üst klasman hakemlerinin de bulunduğu 152 ismin bahis oynadığını duyurmasıyla başlayan skandal, kamuoyunda geniş yankı uyandırmıştı.
Koç Üniversitesi’nin Rahmi M. Koç Bilim Madalyası’nı kazanan ekonomist Prof. Dr. Ufuk Akçiğit, Koç mezunu bir bilim insanı, Chicago Üniversitesi’ndeki akademik tezleriyle IMF ve Dünya Bankası’nın aranan analizcileri arasında.
19 Mart’tan bu yana Türkiye’nin gündeminde cezaevleri var.
Dünya Paradans Şampiyonası Slovakya’nın Kosice kentinde yapıldı. Barış Bayraktar teklerde iki gümüş, Barış Bayraktar-Melisa Taşgın ikilisi de çiftlerde bronz madalya kazandı. Çok sayıda da dünya dördüncülğü var. Bu başarılar engelli yurttaşların sosyal hayata tutunması bağlamında önemli. Kadir-Nezihe Ünal, Mehmet Arık, Yasemin Uğurcan ve Maya Kanun’u emekleri, TDSF Başkanı Barış Korkmaz’ı da branşa verdiği destek nedeniyle kutlamak gerek..
MHP lideri Devlet Bahçeli, grup toplantısında ana muhalefet partisi CHP, DEM ya da Yeni Yol Grubu’na mesaj vermedi...
Şimdi burada futbolcu, hakem, teknik adam, menajer ve yöneticileri suçluyoruz, peki sistemin hiç mi kabahati yok? Var ne yazık ki! Sistem de şöyle: Türkiye’de Spor Toto Teşkilat Müdürlüğü’nün onay verdiği firmalar üzerinden futbolcu, hakem, teknik adam, TFF çalışanı değilseniz yasal olarak bahis oynarsınız.
Hedefi belliydi Bizim Çocukların.
İş insanı, Fenerbahçe üyesi, milli sporcu Mustafa V. Koç’un Türk sporundaki vizyonunu yaşatmak amacıyla verilen...
“İstihdam sağlıyorlar dokunmayalım” alışkanlığı yedi genç insanı daha yaşamdan kopardı.
Futbolda, yasa dışı bahis skandalı için “Düğmeye devlet bastı” yorumunu yaptık geçen hafta.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, gündem belirleyen -değiştiren- açıklamalar yaptı dün.
TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu’nun açıkladığı “bahis skandalı”, her geçen gün boyut değiştirip genişlerken düğmeye futbol paydaşlarının değil “Devlet” erkinin bastığı konuşuluyor spor dünyasında.
BEŞİKTAŞ- Fenerbahçe derbisine kırmızı kartlar ve yüksek tansiyon damgasını vurdu. Kariyerinde ilk kez derbi yöneten hakem Ali Yılmaz, 25. dakikada Orkun Kökçü’nün, Edson’un arka adalesine tabanıyla yaptığı faulün ardından sarı kart gösterdi. VAR hakemi Sarper Barış Saka, Yılmaz’a izleme tavsiyesi yaptı.
TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu’nun, 152 hakemin bahis oynadığını açıklamasıyla başlayan kriz her geçen gün yeni bir boyut kazanıyor.
“Arkadaşlar müzakere (görüşme) edeceğimiz kanunla yeni bir şey yapacak değilsiniz.
TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, profesyonel liglerde görev alan 571 hakemden 371’inin bahis hesabının olduğunu, 152’sinin aktif şekilde bahis oynadığını açıkladı.
GALATASARAY’IN Süper Lig’in 10. haftasında evinde 1-0 geriye düşüp Göztepe’yi 3-1 yendiği maça hakem Oğuzhan Çakır’ın kararları damgasını vurdu.
KKTC seçimlerinde CTP’nin hukukçu akademisyen lideri Prof. Dr. Tufan Erhürman’ın ezici bir üstünlükle Ersin Tatar’ı geride bırakıp cumhurbaşkanı seçilmesi sürpriz olarak değerlendirilse de beklenen bir sonuçtu.
2036 Yaz Olimpiyat Oyunları’na aday olan İstanbul’un en önemli sınavı 2027 Avrupa Oyunları. İyi bir ev sahipliği, aksamayan bir organizasyon ve özellikle IOC’nin seçici kuruluyla yapılacak bire bir görüşmeler kadim kentin Olimpiyat düşünü gerçeğe dönüştürebilir.
Diplomatik bir tiyatro oyunu gibiydi Gazze Barış Antlaşması.
Gürcistan’ı 4-1’le geçen Bizim Çocuklar, Kocaeli’nde adeta gençlik rüzgârı estirdi.
Tam da kritik Gürcistan maçı öncesi gereksiz krizler yaşandı futbolda. İlki Lille’de oynayıp harikalar yaratan kaleci Berke’nin, ama sakatlığı, ama kadroya girememesi nedeniyle Milli Takım kampından ayrılması ve durumun da kamuoyuna TFF’nin “İzinsiz ayrıldı” diye aktarmasıydı.
Sofya’nın kalbinde, Vasil Levski Stadyumu’ndaki 2026 Dünya Kupası grup eleme maçı sadece üç puanlık bir mücadele değil; iki moral yorgunu takımın yeniden ayağa kalkma savaşıydı.
Yazar Abdülhak Şinasi Hisar, Türk edebiyatında kırılmaya neden olan Fahim Bey ve Biz* adlı eserinde “biz” zamiriyle toplumun birçok kesimini kapsayan geniş bir çerçeveyi konu alır.
TFF’nin Trabzonlu Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, 2 hafta önceki Trabzonspor-Gaziantep FK maçında, Bordo-Mavili ekibin golle sonuçlanabilecek atağını, “Oyunu başlatmadım” yorumu ile kesen FIFA kokartlı hakem Arda Kardeşler’i, “Hatalı değil, planlı eylem” diyerek kara listeye almış, kızağa çekmişti; hatta Arda Kardeşler’in hakemlik hayatının da bitirileceği söyleniyordu.
Maç öncesi senaryolar vardı, “Galatasaray skorboardı kaldırdı, ağır yenilgi geliyor”.