Torbacılar ve tetikçiler ittifakı kaybedecek!
Barış Terkoğlu
Son Köşe Yazıları

Torbacılar ve tetikçiler ittifakı kaybedecek!

04.07.2024 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Ankara’daki Sinan Ateş duruşmasını günlerdir konuşuyoruz. Tetikçiler ve torbadaşlarının, neredeyse “Mermilerimize kafa attı” şeklindeki örgütlenmiş savunmasını kâh utanarak kâh öfkeyle izliyoruz. Gülsuyu’nda solcuyu, Çukurambar’da ülkücüyü aynı elle vuranların, aslında milletin boğazını sıktığının farkındayız. Yargının üzerine çöken sisi de görüyoruz.

İşte tam da bu anda, bir başka mahkeme “Ankara’da hâkimler var” dedirten bir karara imza attı. 26 Haziran’da verilen karar, pazartesi günü tebliğ edildi.

Şöyle anlatayım...

Güray Belhan’ın hikâyesini bu köşede anlatmıştım. TSK’de 2019-2021 aralığındaki dört sınır ötesi operasyona da katılan tek albaydı. Orduda tarikatçılarla karşı karşıya gelmiş ve tasfiye edilmişti. Bunun da kitabını yazmış, yaşadıklarını anlatmıştı.

Beş ay önce bir başka nedenle bu köşede onun görüşlerini okudunuz. Hatırlayın, Irak’ta sınır ötesinde 12 askerimiz şehit olmuştu. Ben de Belhan’a “Neyi eksik yapıyoruz” diye sormuştum. O da askeri sırlara girmeden, değerlendirme yapmıştı. Ardından Halk TV’deGözde Şeker’le Söz Sende” programında konuğumuz oldu. Gazetedeki değerlendirmelerini ekrana da taşıdı.

Ardından...

1 Ocak günü, Belhan, kızıyla orduevine gittiğinde, “Askeri sosyal tesislere girişiniz yasaklandı” uyarısıyla kapıdan geri çevrildi. Bu köşede anlattıkları, televizyonda söyledikleri tepedekilerin hoşuna gitmemişti.

Öyle de kalmadı...

Askerlerin demeç vermesini toptan ortadan kaldırmak için bir yasa teklifi Meclis’e getirildi. Yasa, “beyanat veren, yazı yazan veya sair surette açıklamada bulunan” emekli askerlerin altı aydan üç yıla kadar hapisle cezalandırılmasını öngörüyordu. Anayasaya apaçık aykırı olan düzenleme, tepkiler üzerine şimdilik rafa kaldırıldı.

Ama...

ASKERİ DEĞİL COĞRAFİ!

Güray Belhan, konuyu mahkemeye taşıdı. “Emekli bir asker olarak verdiğim beyanat nedeniyle keyfi olarak cezalandırılıyorum” dedi. Bu kararın kaldırılmasını istedi.

Ankara 9. İdare Mahkemesi, Milli Savunma Bakanlığı ile Belhan arasındaki davada, tarafları dinledikten sonra geçen hafta Belhan’ın lehine karar verdi.

Bu kadar değil...

Kararı okuyorum. Mahkeme, “askerleri susturalım”cılara adeta ders vermiş:

“İfade özgürlüğü, insanın kendini ve başkalarını tanımlamada, anlamada ve algılamada, bu çerçevede başkalarıyla ilişkilerini belirlemede ihtiyaç duyduğu bir değerdir.”

Hem bu köşede yayımlanan yazıyı hem televizyondaki konuşmaların kaydını kararına koymuş.

Askerlerin konuşmasının engellenmesinin saçmalığını, söylediklerinin aslında ne kadar olağan olduğunu, yazı ve program üzerinden örnekleyerek anlatmış:

“Davacının emekli bir asker olduğu, verdiği beyanatın öncelikle kendi muvazzaf olduğu döneme ilişkin bir görev ya da görev yerine ilişkin bilgi belge içermediği, şöyle ki davacının Hakurk ve Amediye’nin farklı yer olduğunu söylemesi ya da yükseklik arttıkça kar yüksekliğinin artarak koşulların zorlaştığını söylemesinin genel coğrafya bilgisi mahiyetinde olduğu, üs bölgesi kurulacak yerlerin güvenliğinin aylar öncesinden alınmaya başlanılmasının da herhangi bir görev ya da görev yeri ile doğrudan ilintili olmadığı, genel askeri teamüllere ilişkin olduğu...”

‘ANKARA PAŞALARI’ KIZDIRDI

Bir detay daha var. O da “Ankara Paşaları”. Belhan’ın, bölgeye gitmeden bölge üzerine karar verenlere yönelik kullandığı “Ankara Paşaları” ifadesinden bakanlık meğer rahatsız olmuş. Mahkeme bu ifade için de şunu söylemiş:

“TSK’de liyakatin önemli olduğu, ‘Ankara Paşası’ olarak tabir edilen Amerika ve Avrupa’da bulunup Ankara’da görev yapan kişilerin oluştuğu, operasyonları yönetecek olan kişilerin sahaya gitmesi ve sahayı bilmesi gerektiği, Genelkurmay ve siyasetin buna özen göstermesi gerektiğine yönelik açıklamaların ise açıkça aşağılayıcı bir ifade olduğunun söylenilemeyeceği...”

Sonuç olarak mahkeme, “Bırakın askerler konuşsun” demiş!

Devletin üniforması öyle bir hale geldi ki... Üstüne giyen kendi mensubiyetinin kanunlarını uyguluyor. Kimi örgütü, kimi ideolojisi, kimi cemaati adına yetkisini başlarımıza vuruyor. Telefonlar dinleniyor, konumlar takip ediliyor, tetikçiler taşınıyor, torbacılar korunuyor, insanlar vuruluyor. Sonuçta suçlu; yazanlar, konuşanlar oluyor.

Devletin çeteleşmesinin sonucunun çetelerin devletleşmesi olduğunu yaşayarak öğrendik. Kurakta solmayan çiçekten, esarette yenilmeyen iradeden, güçle bükülmeyen bilekten de öğrendik: Torbacılar ve tetikçiler ittifakı kaybedecek!

Yazarın Son Yazıları

Masonik FETÖ’cü Marksist cephe!

Buzu sobanın üstüne bırakıyor, erimesini izliyorsun.

Devamını Oku
15.01.2026
Hedef uyuşturucu mu eğlence mi?

Endişe içimize gökten düşmez, açıklanabilir bir nedeni vardır.

Devamını Oku
12.01.2026
Hakimi öldüresiye dövenler 'hatırlı' kişiler çıktı!

Dünyanın nasıl göründüğü baktığınız yere göre değişir.

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella meselesi anlattıkları gibi değil

Gerçek, ona ulaşmak istemeyen için inanılmaz görünür.

Devamını Oku
05.01.2026
Adliyenin ön kapısı

Yeni yıl, henüz yazılmamış bir tarihtir.

Devamını Oku
01.01.2026
Çıksalar ne olur çıkmasalar ne olur

Konuşmak neden aramaz, sessizliğinse anlaşılır bir nedeni vardır.

Devamını Oku
29.12.2025
Yarının kavgasına bugünden bakalım

Hareket bilinirse doğa öngörülebilir hale gelir.

Devamını Oku
25.12.2025
175 milyonluk cevap

Cevap verilemeyen her soru yeni sorulara gebedir.

Devamını Oku
22.12.2025
İddianame aşamasında bir anda dosyadan çıkan fezleke!

İnsan ne anlatırsa anlatsın ancak eylemiyle anlaşılır.

Devamını Oku
18.12.2025
Askerlerin 175 milyonu nereye gitti

“Senin” dediklerinin akıbetini sorunca senin sandığının senden ne kadar uzakta olduğunu görürsün.

Devamını Oku
15.12.2025
Ne olduğunu görmüyor musunuz?

Her “Bak” dediğimizde gözler kapanıyorsa işaret ettiğimizi gösterebilir miyiz?

Devamını Oku
11.12.2025
Ya su kirliyse?

Değişmez görünen gerçekten kaçmak yerine dokunmaya karar verdiğimizde, ona şekil verebildiğimizi de görürüz.

Devamını Oku
04.12.2025
200 günlük burun sürtme davası

Burnumuzla sadece nefes alsaydık en çok kötü kokuların sahipleri mutlu olurdu.

Devamını Oku
01.12.2025
Bir garip ölüm hikâyesi

Yaşamda birikmiş servet, bazen ölümün üzerinde perde olur.

Devamını Oku
27.11.2025
‘Kurucu önderlik’ ve kurucu irade

Küçük niyetler büyük sözlerin arkasına gizlenir.

Devamını Oku
24.11.2025
Yaşamından renkleri çalınan kadın

Koca çınardan nimetini esirgeyen toprak yokluğunu önce çimende gösterir

Devamını Oku
20.11.2025
38 çocuğun duyulmayan çığlığı

Adalet davası uzaktaki bir çığlığı duymakla başlar.

Devamını Oku
17.11.2025
CHP’yi ‘gayrımeşrulaştırma’ operasyonu

Doğa insana kendi sınırlarını çizeceği imkanı sunarken cömerttir.

Devamını Oku
13.11.2025
Eğitimsiz okullar bakanlığı

İnsan ancak eğitilirse özgür olur.

Devamını Oku
10.11.2025
Aman çocuklar duymasın!

Bakmayın gazetecilik yaptığıma.

Devamını Oku
06.11.2025
‘Pardon’ diyen karar

Bir kez olursa hata, iki kez olursa yanlış, tekrar olursa kasıt denir.

Devamını Oku
03.11.2025
Bakanlıktaki ‘koruma kalkanı’

Çoğu zaman sözün çıktığı yere bakarız.

Devamını Oku
30.10.2025
Aranan casus sonunda bulundu!

O kadar çok söz söyleriz ki bazen gerçek kalabalıkta kaybolur.

Devamını Oku
27.10.2025
Boğaziçi’ni nasıl çökerttiler?

Kime söylendiği belirsizse en ağır sözler bile havada kalır. En son Yargıtay başkanı konuştu.

Devamını Oku
23.10.2025
‘PKK yasası’na neden karşıyım

Kapıyı açan anahtar değil, kilidinin bilgisidir.

Devamını Oku
20.10.2025
Öcalan serbest bırakılacak mı

Sözcükler her zaman anlatmak için kullanılmaz.

Devamını Oku
16.10.2025
Apo ve Bahçeli’nin susturduğu asker

Çıkarlar suç ortaklıklarının kaynağıdır.

Devamını Oku
13.10.2025
‘Fatihli Müslümanlar’ rahatsız

“Bizi cehennemle korkutuyorlar ki dünyada onlara boyun eğelim.”

Devamını Oku
09.10.2025
Çocuk tecavüzünde çocuğu yargılayanlar

Çelişki dünyanın kendisinde sanırız, oysa ona sebep olan da insandır.

Devamını Oku
06.10.2025
Tarihin arka duruşması

Eğip bükersin, sarar paketlersin. Her şeye rağmen gerçek olduğu yerde durmaya devam eder.

Devamını Oku
02.10.2025
İŞKUR’u bile soydular

Kapı içeriden açıldı mı soygun normalleşir.

Devamını Oku
29.09.2025
‘Size miras kaldı’ sürprizinden çıkan örgüt

Koca ağaca bakıp dalındaki eksiği görüyorsan haksız değilsin.

Devamını Oku
25.09.2025
İçeridekilerin aileleri neler yaşıyor

Kendi gülünün dikenini çıkarmak kolaydır. Başkalarının acılarını anlamak ise uğraş ister.

Devamını Oku
22.09.2025
Netanyahu’nun Erdoğan’a salladığı parmak

Tek kişide hastalık dedikleri, milyonlarda ideoloji oluyor.

Devamını Oku
18.09.2025
Dananın kuyruğu kopacak derken...

Siz bu yazıyı okurken belki bütün kelimeleri eskimiş olacak.

Devamını Oku
15.09.2025
Erdoğan’ın CHP planı

Sen ardına dönüp bakmazken geçmiş bir gölge gibi seninle birlikte yürüyor.

Devamını Oku
11.09.2025
İBB operasyonunu başlatan AKP’li

Adli yıl açılışında İstanbul cumhuriyet başsavcısı gazetecilerle buluştu. İlginç bir ifade kullandı: “İBB operasyonunu ilk öğrenen kişi Murat Kapki oldu. Nasıl olduğunu bilmiyoruz. O, malları kaçırmaya başlayınca biz de harekete geçtik.”

Devamını Oku
08.09.2025
‘Terörsüz Türkiye’nin kabağı

Dünya değişiyor ama senin çektiğin çile hep aynı kalıyor.

Devamını Oku
04.09.2025
Başörtüsünü çıkaran Fethullahçı

İnsanın çektiği çilelerin sonucu tecrübeleridir.

Devamını Oku
01.09.2025
Topuk kırıldıktan sonra

O çok bildiğimiz gerçekleri her şey görünür olduktan sonra anlatmayı ne kadar çok severiz.

Devamını Oku
14.08.2025