Sömürü karşıtı program
Deniz Yıldırım
Son Köşe Yazıları

Sömürü karşıtı program

27.10.2021 05:00
Güncellenme:
Takip Et:

Türlü türlü sömürü var. Uluslararası alanda, sömürgecilikten emperyalizme uzanan çağda, zor gücüyle, baskıyla, sopayla, işbirlikçi, kukla iktidarların sağladığı destekle başka ülkelerin, halkların kaynaklarına el koyma eylemi sürüyor. Krizler üredikçe, kaynaklar daraldıkça bu rekabet ve paylaşım kavgası, faturayı yine sömürdüğü çoğunluklara kesiyor.

Bir de ülkelerin kendi içinde işlettiği sömürü mekanizmaları var: Emek sömürüsü, din sömürüsü, duygu sömürüsü, doğanın sömürüsü, kamu kaynaklarının sömürüsü en bilinenleri. Bunlar, sömürünün ekonomik olduğu kadar politik ve ideolojik bir olgu olduğunun da göstergesi. Sömürenler, maddi kaynakları ya da emeği sömürüp yaratılan değere el koyarken, bunu ideolojik-manevi araçlarla haklılaştırmaya ya da görünmez, tartışılmaz kılmaya çalışıyor. Öyleyse salt ekonomik sömürüye karşı olmak yetmediği gibi, salt ideolojiler, fikirler düzeyinde sömürüye itiraz programı da yetersiz kalıyor.

Sözünü ettiğim sömürü biçimlerinin biri ya da birkaçı üzerinde yükselen, bunların kesintisizliğini garanti altına almaya çalışan iktidarlar hep oldu. Ancak son 20 yıldır, özellikle de ekonomik tablonun sınıfsal çelişkileri saklayamaz hale geldiği son birkaç yıldır, yukarıda saydığım sömürü biçimlerinin tamamını kendi himayesinde toplayan, bu sömürü biçimleri aracılığıyla varlığını, yandaşını, kadrosunu, siyasetini üreten bir iktidarla karşı karşıyayız. Yeni rejim, bu beş ayak üzerinde yükseldi, bu beş ayak üzerinde duruyor.

Öyle değil mi? Emek sömürüsünün en yoğun olduğu dönemlerden birini yaşıyoruz. Sendikasızlaştırma, güvencesizleştirme, işsizlikle ve yoklukla sınanan kitleleri en kötüye razı etme olgusu, salt sermayenin kararı mı? Arkasına aldığı iktidarın yasal ve siyasal zor gücünün belirleyiciliği yok mu? Birileri büyürken, kâr oranları sürekli artarken, halkın ekmeği gittikçe küçülüyorsa; çalışan çoğunluk, emeğinin karşılığını günden güne daha az alıyorsa bu sömürü salt ekonomik midir? Saraylar, filolar büyürken hem de.

Din sömürüsü desek; tarihi zirvesini yaşıyor. Sömürülen kitlelerin manevi, ruhani dünyalarına hitap etmek, maddi sömürü olgusunun üzerini örtmek, kitlelerle sınıfsal düzeyde açılan yaşam tarzı mesafesini, dinsel kimlik aracılığıyla kapatarak “Aynı gemideyiz” masalına inandırmaya çalışmak, bu iktidar döneminde altın çağını yaşıyor.

Duygu sömürüsü deseniz, fazlasıyla var. Halkın milli, vatansever duyarlılıklarına seslenerek, bu duyguların köklü, derin varlığını bilerek bunlar üzerinden siyaset yapmak, muhaliflerini de bu duyguların dışında birer “iç düşman” olarak kodlamak, bu dönemin ayırıcı bir başka yanı. Hiç bitmeyen mağduriyet hikâyeleriyle, yeri geldiğinde devreye sokulan gözyaşlarıyla, duygu sömürüsü de kitleler üzerinde işliyor, işletiliyor yıllardır.

YENİ SİYASİ YELPAZEYE ÖLÇÜ BİRİMİ

Bir de doğanın sömürüsü var. Ekonomik süreç, ekonomi dışı, siyasal zor araçlarının takviyesiyle ve frenleyici mekanizmaların tasfiyesiyle ilerliyor. Talan ekonomisi, enerji adı altında yandaş şirketleri zengin eder ve bitmeyen enerji yatırımlarına rağmen birilerinin cebi, bizimse yıldan yıla faturalarımız şişerken, doğayı sömürmeyi, madenler için, inşaat için, dereyi, ormanı, yaban yaşamı yok etmeyi merkezine koyarak işliyor.

Biter mi? Programlarında kamu kaynaklarının, kamusal varlıkların sömürüsü de var. Neoliberal yıkıcılıkla, özelleştirmelerle, Cumhuriyet ekonomisinin inşa ettiği kamusallığı tasfiye ettiler. Özelleştirmelerde rekor kırmakla övündüler. Üstüne de kamu kaynaklarını yandaşlara, tarikatlara, vakıf görünümlü yapılara akıttılar. Halkın eğitim, sağlık gibi en temel ihtiyaçlarını karşılayacak yatırımlara, kamu hizmetlerine, nitelikli kadrolara değil. İhale mevzuatında da sayısız değişiklik yaptılar. Kılıfına uydurdular. Vergilerimizle, emeğimizle hep birlikte inşa ettiğimiz kaynakların nasıl kullanıldığını denetleyecek mekanizmaları da etkisizleştirdiler. Nerede şimdi paralar? Bir de sahi, 128 milyar dolar nerede?

Bu beş ayaklı sömürü paketinin maddeleri elbette çoğaltılabilir. Bir biçimde bu beş maddeyle temelde bağlanacaklardır. Uzatmayayım bu nedenle. Şimdi görüyoruz; iktidar, memleketi yokuş aşağı bırakıyor. Buradan nasıl çıkacağız, gündem bu. Salt bir iktidar ve siyasal sistem değişikliği önemsiz değil. Çünkü bu beş maddelik sömürü programı, gücünü tam da bu baskıcı siyasal iktidar mekanizmasından alıyor. Ve bu beş maddeyi iktidarın elinden çekip alın, ortada bir siyasi parti bile kalmaz. Dolayısıyla iktidar değişikliği, bu sömürü ayaklarının etkisizleştirilmesi adına da bir fırsat penceresi açıyor. 

Ancak asıl mesele; yeni gelen iktidarın, bu sömürü ayaklarından kaçına karşı tutum alabileceğinde, sömürü karşıtı programın hangi maddelerini sahiplenebileceğinde düğümleniyor. Bu beş maddelik sömürü programına minimum karşıtlık, kozmetik ve sağa bakan bir değişim demek; maksimum karşıtlıksa halkçı ve demokratik bir düzen değişikliği arzusuna sahip olmak anlamına gelecek. Yeni dönemin siyasal yelpazesini buradan okusak, merkezini, sağını, solunu, geçiş sürecinin yönünü bu beş madde karşısındaki tutumlara göre ölçsek fena mı olur?

Yazarın Son Yazıları

Cumhuriyet’e veda

Cumhuriyet’e veda

Devamını Oku
04.06.2022
‘Koalisyon eşittir kriz’ formülü üzerine

‘Koalisyon eşittir kriz’ formülü üzerine

Devamını Oku
21.05.2022
Geçim siyaseti, aday siyaseti

Geçim siyaseti, aday siyaseti

Devamını Oku
07.05.2022
Hak mücadelesi

Hak mücadelesi

Devamını Oku
30.04.2022
23 Nisan ve iki halkçılık

23 Nisan ve iki halkçılık

Devamını Oku
23.04.2022
Enstitülü kuşak ve gelecek zaman

Enstitülü kuşak ve gelecek zaman

Devamını Oku
16.04.2022
‘Sonra hayat devam etti’

‘Sonra hayat devam etti’

Devamını Oku
02.04.2022
Değer mi hiç?

Değer mi hiç?

Devamını Oku
26.03.2022
Savaş ve siyaset

Savaş ve siyaset

Devamını Oku
19.03.2022
Transit

Transit

Devamını Oku
12.03.2022
Savaş (05 Mart 2022)

Savaş

Devamını Oku
05.03.2022
Ukrayna

Ukrayna

Devamını Oku
26.02.2022
Cemre düştü

Cemre düştü

Devamını Oku
23.02.2022
İttifaklar, temsiller ve adlandırmalar

İttifaklar, temsiller ve adlandırmalar

Devamını Oku
16.02.2022
Güneşli Pazartesiler

Güneşli Pazartesiler

Devamını Oku
12.02.2022
En uzun gece

En uzun gece

Devamını Oku
09.02.2022
Çatlak

Çatlak

Devamını Oku
05.02.2022
Rejimin yeni aşaması

Rejimin yeni aşaması

Devamını Oku
02.02.2022
Borç

Borç

Devamını Oku
29.01.2022
‘Siyasetin sonu’

‘Siyasetin sonu’

Devamını Oku
19.01.2022
Ahlat Ağacı’nın borç toplumu

Ahlat Ağacı’nın borç toplumu

Devamını Oku
15.01.2022
Kişiselleşme değil ortak çözüm programı

Kişiselleşme değil ortak çözüm programı

Devamını Oku
12.01.2022
Deli İbram Divanı

Deli İbram Divanı

Devamını Oku
08.01.2022
İki ülkeden Türkiye’ye

İki ülkeden Türkiye’ye

Devamını Oku
05.01.2022
Boric’den Babiš’e, Şili’den Çekya’ya

Boric’den Babiš’e, Şili’den Çekya’ya

Devamını Oku
29.12.2021
Kâğıt

Kâğıt

Devamını Oku
25.12.2021
Geçim ve seçim: Şili dersleri

Geçim ve seçim: Şili dersleri

Devamını Oku
22.12.2021
Tatar Çölü’nden Tatar Ramazan’a

Tatar Çölü’nden Tatar Ramazan’a

Devamını Oku
18.12.2021
Yeni model

Yeni model

Devamını Oku
15.12.2021
Joker

Joker

Devamını Oku
11.12.2021
Milli Görüş partileri

Milli Görüş partileri

Devamını Oku
08.12.2021
Drogolaşma ve Don Kişotlaşma

Drogolaşma ve Don Kişotlaşma

Devamını Oku
04.12.2021
Birincil ittifak

Birincil ittifak

Devamını Oku
01.12.2021
Oblomov’dan Don Kişot’a

Oblomov’dan Don Kişot’a

Devamını Oku
27.11.2021
‘Yoksulluk Kader Olamaz’

‘Yoksulluk Kader Olamaz’

Devamını Oku
24.11.2021
Labirent

Bir intiharın genel provası

Devamını Oku
20.11.2021
Akışına bırakmak

Akışına bırakmak

Devamını Oku
17.11.2021
Kalabalığa kaçış

Kalabalığa kaçış

Devamını Oku
13.11.2021
Yeni kamuculuk ve kooperatifler

Yeni kamuculuk ve kooperatifler

Devamını Oku
10.11.2021
Truman kaçışı

Truman kaçışı

Devamını Oku
30.10.2021