Emek Dünyası

İş de olsun dinlenme de

29 Nisan 2021 Perşembe

Olcay Büyüktaş

Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu, bütün işçileri yeni bir toplumsal sözleşme talebiyle 1 Mayıs etkinliklerine davet etti. Tam istihdam bir öncelik olarak belirtildi. Peki, ya dinlenme hakkı?

Tüm dünya pandeminin gölgesinde kutlayacak bu 1 Mayıs’ı... Ama bizde genellikle engellenmek istenen 1 Mayıs kutlamaları için aranan bahane dünden hazırdı. Zira önce lebaleb kongreler başta olmak üzere yanlış kararlarla vaka sayılarını patlatan iktidar, tam olmayan “tam kapanma” ile de emekçinin 1 Mayıs kutlamalarını yasakladı. 

Dünyada hükümetlerin de emekçilerin de gündemi bizimkinden biraz faklı. Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu (ITUC) 1 Mayıs 2021 vesilesiyle bir açıklama yayımladı. ITUC, bütün işçileri yeni bir toplumsal sözleşme talebiyle 1 Mayıs etkinliklerine davet etti. Pandemi nedeniyle geçen yıl 250 milyondan fazla insan işini kaybetmiş ve bu yıl 130 milyon kişi daha daha işini kaybetme riski altındayken ITUC, hükümetleri pandemiden kurtulma ve dayanıklılığın sağlanmasında istihdam yaratmayı merkezi bir amaç haline getirmeye çağırdı. Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) anayasasında yer alan tam istihdamın bir öncelik olarak kalması gerektiğine vurgu yaptı. Bunun yaşama geçirilmesi için de hükümetleri kamu yatırımlarını artırmaya, eğitim ve öğretime yatırım yapmaya, kayıt dışı çalışmayı kayıtlı hale getirmeye çağırdı. Kısaca “Özellikle örgütlenme ve toplu pazarlık hakkı, yoksul ülkeler için küresel bir sosyal koruma fonu dahil olmak üzere sosyal koruma, kadınlar ve ayrımcılıkla karşılaşan tüm gruplar için eşitlik ve Covid aşılarına, testlerine ve tedavilerine erişim” isteyen konfederasyon, bu taleplerin yaşama geçirilmesiyle artık yoksulluğun değil, refahın paylaşılacağına vurgu yaptı.

GÖZÜM CUMARTESİDE

Yolumun kesiştiği coşkulu, heyecanlı, enerjik, kıpır kıpır yaşının verdiği tezcanlılık, çalışmışlığın verdiği deneyimle harmanlanmış bir işçi Nagihan Keskin. 25 yaşında ama kendi deyimiyle “kendini bildi bileli çalışıyor”... 16 yaşında liseden sonra garsonlukla başladığı çalışma yaşamı, bir yıl sonra girdiği bir beyaz eşya fabrikasıyla daha farklı bir hal alıyor. Üç vardiya çalışmasına karşın üniversite okuyor. Verilen her işi yapıyor, yapamadığını öğreniyor. Annesi, babası yaşındaki insanlarla birlikte çalışmanın keyfini de zorluğunu da yaşıyor. Günde sekiz saat, haftada altı gün çalışıyor. Ve Nagihan diyor ki “Her türlü zorluğa karşın hep iyi ki çalıştım dedim, diyorum. Çünkü kendi ayakların üstünde durmak ayrı bir şey... Ama gözüm hep cumartesi gününde. Çünkü bir gün dinlenmek için yetmiyor...”


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları