17 maddede depremin siyasette açığa çıkardıkları

17 maddede depremin siyasette açığa çıkardıkları

21.02.2023 05:00
Güncellenme:
Takip Et:

6 Şubat depremi, zaten bilinen ama, ya iktidar baskısından dolayı pek konuşulamayan ya da kanıksanmış oldukları için artık gündemden düşmüş olan birtakım siyasal gerçekleri yeniden gündeme getirdi.

Bu acı gerçekleri madde madde şöyle özetlemek olanaklı:

1) “Şahsım Devleti” rejimi, hızlı ve etkin karar alamamaktadır.

2) “Şahsım Devleti” rejimi, liyakat, bilgi ve beceri bakımından çok yetersiz kadrolara sahiptir.

3) “Şahsım Devleti”nin aldığı kararlar ya yanlış olmakta veya yetersiz kalmaktadır.

4) “Şahsım Devleti”, kendi içinde danışma, denetim ve özeleştiri mekanizmalarına sahip değildir.

5) Bu nedenle de ne yanlışlarını düzeltebilme ne eksiklerini tamamlayabilme ne de gelişme ve kendini yenileyebilme olanağı vardır.

6) Ekonomik ve toplumsal sorunları çözemeyen iktidar gittikçe derinleşen ve büyüyen bu sorunları gizlemek için baskı ve sansür mekanizmalarını devreye sokmakta, baskı ve sansür arttıkça sorunlar da derinleşmektedir.

7) Bu sarmal, iktidar değişinceye kadar, hem toplumun sorunlarının şiddetlenmesine ve hem de baskıların, sansürün artmasına yol açacak, toplumun ödediği bedeli yükseltecektir.

8) Örneğin bu satırlar yazıldığı sırada TELE1 televizyonunun ekranı haksız ve hukuksuz bir kararla, 23-24-25 Şubat 2023 tarihlerinde yeniden karartılmış, halkın haber alma özgürlüğü sakatlanmıştır.

9) Deprem felaketi, yurttaşların çok yüksek enflasyondan dolayı yaşadıkları sıkıntıları birdenbire çok artırmış, bu sıkıntıların karşısında “Şahsım Devleti”nin yetersizliğini iyice açığa çıkarmış ve böylece, yaklaşan seçimlerde iktidarın değişme olasılığını iyice yükseltmiştir.

10) Merkezi iktidarın refleks yavaşlığını ve yetersizliğini muhalif partilerin yerel yönetimleri ve bizzat kendileri telafi etmişlerdir.

11) CHP’nin hem komşu hem de büyükşehir belediyeleri derhal deprem bölgesine ulaşmışlar ve merkezi iktidarın eksikliğini bir ölçüde de olsa gidermeye çalışmışlardır.

12) Bu bağlamda CHP’li büyükşehir belediyelerinin deprem bölgesine çok hızlı ve çok etkin hizmet sağlayabildikleri kamuoyu tarafından gözlenmiştir.

13) HDP ve İYİ Parti de bütün örgütleriyle deprem bölgesine ulaşmış ve birçok gereksinmeyi karşılamışlardır.

14) SOL Parti, TKP, TKH, TİP gibi sosyalist partiler de depremzedelere hemen ulaşmışlar, çok organize hizmetler sunmuşlardır.

15) Kemal Kılıçdaroğlu, iktidarın bütün gönüllü yardımları ve hizmetleri tek bir merkezin denetimine tabi tutmak istemesini ve bu nedenle ortaya çıkacak gecikme ve engellemeleri önlemek için tam zamanında ve çok sert bir biçimde tepki vererek yardımların ve hizmetlerin deprem bölgesine zamanında ulaşmasını sağlamıştır.

16) Yine Kılıçdaroğlu, deprem bölgesindeki yetersizliklerin eleştirilmelerini önlemek isteyen ve bu amaçla “Siyaset yapmayın” diyenlere karşı “siyaset yapmanın” gerçek anlamını ve ne demek olduğunu anlatmıştır.

17) Ve bütün bunlara ilave olarak İktidar, depremi bahane ederek seçimleri de ertelemeye niyetlenmiştir.

Bu ihtimal, iktidarı değiştirmek isteyen seçmenler ve muhalefet partileri tarafından büyük bir tepkiyle karşılaşmıştır.

Yazarın Son Yazıları

Seçilmişlerin transferleri, rejim ve anayasa suçudur! (16)

Cumhuriyet Rejimi’miz Anayasa’mızda, Demokratik, Laik ve Sosyal Hukuk Devleti olarak tanımlanmıştır.

Devamını Oku
06.09.2026
‘Neyden kurtulduk?’ (15)

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, “Kurtuluş Savaşı” tanımına karşı bozuk bir Türkçeyle “Neyden kurtuluyoruz?” diye sormuş ve “Ondan önce koskoca Osmanlı İmparatorluğu vardı” demişti.

Devamını Oku
04.09.2026
Emperyalizm ve padişah sömürür, Atatürk kurtarır (16)

Temmuz 2026’da yeni müfredat programı kapsamında “Kurtuluş Savaşı” yerine “Milli Mücadele” kavramının öne çıkarılmasıyla ilgili tartışmalarda Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, bozuk bir Türkçeyle, “Neyden kurtuluyoruz? Ondan önce koskoca Osmanlı İmparatorluğu vardı” demişti.

Devamını Oku
03.09.2026
Tuğrul Türkeş Mehmet Uçum’u neden uyardı? (13)

Saray yönetimleri ne kadar uzarsa bireysel ve kurumsal yozlaşma ile “çevre” içindeki ve “çevreler” arasındaki uyumsuzluklar da o denli yoğunlaşır, keskinleşir ve yıkıcı olur.

Devamını Oku
01.09.2026
Emperyalizmle mücadele (12)

Bugün 30 Ağustos; 104 yıl önce Anadolu ve Trakya’da Emperyalizmin mağlup edilerek tarihin akışının değiştirildiği gün: Emperyalizmle gerçek mücadele, Mustafa Kemal Atatürk’ün yaptığı gibi gerektiğinde savaşla, gerektiğinde “Üniter ve Ulusal Cumhuriyet kurmakla” ama mutlaka “İç ve dış sömürüye karşı, Ulusal Bilinç’le” yapılır!

Devamını Oku
30.08.2026
Emperyalizmin çelişkisi ve bulduğu çözüm (11)

Ulus Devlet’ten “İyi Niyetli/İnsancıl (Benevolent) Monarşi”ye! Teknolojisi gelişmiş ülkeler, teknolojisi gelişmemiş ülkeleri güdümler ve sömürürler.

Devamını Oku
28.08.2026