Buraya Nasıl Geldik?
Nilgün Cerrahoğlu
Son Köşe Yazıları

Buraya Nasıl Geldik?

30.05.2013 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Dinin emrettiği yasayı neden reddediyorsunuz?” sözleri başlı başına öyle açık ve net, öylesine güçlü ki üzerinde yoruma dahi gerek yok…
Nedense aklıma 2002, 3 Kasım seçimlerinin hemen ertesinde
Ertuğrul Özkök’ün yazdığı bir yazı geliyor:
Bu temel üzerinde İslamcı inşaat olmaz” başlığını taşıyan yazı; AKP’yi “dinci” tehdit içermeyen bir geniş Türkiye partisi olarak takdim ediyordu.
Özkök; sarsılmaz özgüveniyle öne sürdüğü bu savı, “
Le Monde”da çıkan bir Plantu karikatürüne yaptığı göndermeyle destekliyordu:
Dekorda bir cami… Yan tarafa doğru fırlamış bir füze…” satırlarıyla betimlenen Plantu karikatürü şöyle anlatılıyordu:
Biri (cami) dini ve Doğululuğu, öteki (füze) Batı’yı ve gelişmeyi simgeliyor… Ve insanlar… Bir başörtülü kadın, biri kara sakallı, öteki kravatlı iki erkek. Onların yanında başı açık, göğüs dekolteli bir kız… Önde kara çarşaflı bir kadın. Ve bir oy sandığı… Herkes memnun, herkes zafer işareti yapıyor. Herkesin yüzünde mutluluk ve memnuniyet ifadesi…
AKP’nin iktidara çıkışının istisnasız herkes tarafından sevinçten göbek atarak karşılandığı bir bayram tasviriydi bu…
AKP bu doludizgin bayram tasvirinde, başörtülü ve mini eteklisiyle; her türlü yaşam tarzının barış içinde bir arada, memnun, mesut yaşadığı bir düzenin destekçisi ve mimarı olarak sunuluyordu.
Erdoğan da haliyle… Bu mükemmel barış ikliminin teminatını veren lider kimliği ile öne çıkarılıyordu….
Amiral gazetenin o dönemde genel yayın müdürü olan Özkök, kesin ifadelerle şu kefaleti de veriyordu:
“Seçim öncesi yazdığım yazılardan dolayı bana çok kızan oldu. Bazıları ‘AKP’nin iktidara gelmesinden korkmuyor musun’ diye soruyordu. Hepsine verdiğim cevap aynıydı. Erdoğan’la İstanbul Belediye Başkanlığı’ndan beri görüşüyorum. Dünya görüşünü biliyorum. Bu temel üzerine İslamcı inşaat olmaz!
Alkol yasaklarını protesto etmek adına bugün “
İnadına içeceğim!”diyerek ekranlara çıkan ve yaşadığı derin düş kırıklığını anlatan Özkök, geçmişte bol keseden yazdığı bu “açık çek” yazıları hatırlıyor mu acaba? Hatırlamıyorsa eğer ben hatırlatayım…

\n

Ve inşaat yükseliyor!

\n

İçim iki tür cız ediyor sevgili okurlar.
Bir… Erdoğan’ın her konuşmasında tokada dönüşen sözleri nedeniyle…
İki… Kimliğini gerçekte hiçbir zaman gizlememiş olan
“usta”nın, buraya geliş/getiriliş sürecini düşünerek…
Bu iki unsuru birbirinden ayıramıyorum.
Örneğin “
iki ayyaşın yaptığı yasa, sizin için muteber oluyor da…” söylemini duyduğumda, önce ifadelerin ağırlığı şamar gibi yüzüme çarpıyor; hemen ardından Başbakan’ın bu cesareti nereden ve nasıl bulmuş olduğunu düşünüyorum. İster istemez o zaman, yol boyu verilen “gaz” ve “Bu temele İslamcı inşaat olmaz!”kefaletlerini hatırlıyorum….
İnşaat”, gözümüzün önünde ara vermeksizin yükseliyor işte!
Bir okurum, geçen bahar Afyon’da “
valilik kararıyla” içki yasağı getirilmesi üzerine yazdığım “Ilımlı İslamdan Radikal İslama” başlıklı yazımı hatırlatmak amacıyla bana göndermiş…
Ilımlı İslam demokrasimiz, adım adım İran’ın ‘radikal İslam cumhuriyetine’ yaklaşıyor. Devlet yönetimindeki normlar, ‘laik kriterlerden’ uzaklaşarak, ‘referansımız İslam’ kriterlerine yakınlaşıyor” diyordum o yazıda ve ekliyordum:
Eksen bir kez böyle ‘laik’ değerlerden, dini değerlere kaymaya görsün; yasağın sonu gelmez…
Afyon’nun alkol yasakları, yarın başka kentlere sıçrayıverir.
Alkolle başlayan liste, bir başka gün kadın erkek ilişkileri başta olmak üzere ‘muhafazakâr sanattan’ ‘eğitime’ dek yaşamın tüm diğer alanlarına el atan ‘din referanslarına’ eli mahkûm dönüş yapar…
Önüne geçilemeyen bir yarış fitillenir. Kontrol edilemeyen bir iklim, hava yaratılır.
Şerif Mardin 2007’de verdiği bir söyleşide ‘mahalle baskısı’ dediği böyle bir havadan bahsetmişti:
‘Mahalle baskısı bilinmeyen ve sosyal bilimce ifade edilmesi çok zor olan bir havadır… Mahalle havası dediğimiz şeyin İslami alt çevrelerle yeni bir şekil almış olduğuna inanıyorum... Bu hava İran devriminde de çok etkili olmuştur… Böyle bir hava gelişirse AKP ona biat etmek zorunda kalabilir’
demişti.
Türkiye, Şerif Mardin’in işte sözünü ettiği o ‘ağır basınçlı havanın’ tam ortasında…

\n

Basınç ‘dış sorun’a eklemlenince

\n

Basınç geçen her yıl, bir öncekine göre katlanarak artıyor.
İran’da; “
ağır basınçlı havayı” karşı konulmaz kılan, ABD ile yaşanan rehine kriziyle İran-Irak savaşı olmuştu…
Dış tehlike”, içte “İslami rejimin” konsolidasyonunda kilit rol oynamıştı.
Bizde de Suriye krizi, “
ağır basınçlı havayı” katmerlemekte benzer bir işlev üstlenmişe benziyor.
Reyhanlı patlaması, baksanıza, muhalefetin üzerine yıkılıyor…
İktidar uygulamalarını eleştiren yazarlar, ortadan “
hainlikle” suçlanan “CHP’nin uzantısı” olarak tanımlanıyor ve üstüne “Yazın bakalım nereye kadar?” kontenjanından gözdağına tabi tutuluyorlar...
Tıpkı açılış sahnesindeki Plantu karikatürü gibi, değil mi dostlar?

\n

Yazarın Son Yazıları

Trump Nobel’e de çöktü

Sadece zorbalık değil, aynı zamanda arsızlık.

Devamını Oku
18.01.2026
FAFO

“FAFO”yu tercüme etmeyeceğim...

Devamını Oku
11.01.2026
Mamdani: ABD’nin en büyük siyasi şoku

Dünya 2026’ya Venezüella ve İran türbülansıyla girdi.

Devamını Oku
04.01.2026
2026’yı beklerken...

Capranica Meydanı’ndaki dev Noel ağacı, kilisenin çatısına kadar yükseliyor.

Devamını Oku
28.12.2025
2025 ‘müesses nizamın’ sonu

Yılbaşı mesajları şimdiden akmaya başladı.

Devamını Oku
21.12.2025
Nermin Abadan Unat

Nermin Abadan Unat’ı en son TV’de 2022 Aralık’ında İmamoğlu için yapılan destek mitinglerinin ilkinde gördüm.

Devamını Oku
14.12.2025
Masterchef’te yılın kelimesi: Nasip

Görmüşsünüzdür: “Siyaset dışı en güvenilir isimler anketi”nde Sedat Peker ilk sıraya oturdu.

Devamını Oku
07.12.2025
Epstein: Körlerin fil tarifi

“Gerçeklerin, çoğumuzun gözünden kaçan bir yapısı var”...

Devamını Oku
23.11.2025
BBC’ye darbe... Faşizme kayış

İngiliz yazar Ian McEwan uyarıyor...

Devamını Oku
16.11.2025
Mamdani tarih yazdı

Turhan Selçuk’un çok sevdiğim bir karikatürü vardır: Küçük balıklar bir araya gelip devasa bir köpek balığını kovalar.

Devamını Oku
09.11.2025
Mamdani kasırgası

Annesi Mira Nair...

Devamını Oku
02.11.2025
Kaddafi’nin İntikamı

Mezardan yükselen intikamlar bunlar...

Devamını Oku
26.10.2025
Ortadoğu’da altın çağ...

Shehadeh Dajani’nin yüzü hâlâ gözlerimin önünde...

Devamını Oku
19.10.2025
Nobel’in prestiji çakıldı

Michael Wolff... Trump döneminin kara kutusu.

Devamını Oku
12.10.2025
Geç olmadan

"87 yaşındayım" diyor Jane Fonda...

Devamını Oku
05.10.2025
Meşruiyet nedir?

“Cesur bir adım atalım ve ona (Cumhurbaşkanı Erdoğan’a!) bire bir ilişki temelli gereksinim duyduğunu verelim. O nedir? Meşrutiyet!”

Devamını Oku
28.09.2025
Trump’ın korku imparatorluğu

Sizler bu satırları okurken Trump Amerika’sı geçen hafta içinde öldürülen radikal sağ aktivist Charlie Kirk’ü ulusal törenlerle uğurluyor olacak.

Devamını Oku
21.09.2025
Hedef muhalefeti yok etmek

Amaç, muhalefeti etkisizleştirmek ve işlevsizleştirmek...

Devamını Oku
14.09.2025
Titanik’te olmak

Proizvol ve prodazhnost... Rusça iki sözcük.

Devamını Oku
07.09.2025
Hür dünyanın sonu

Prodi’yi hatırlarsınız...

Devamını Oku
31.08.2025
Midas’ın Kulakları

Çocukluğumda “Midas’ın Kulakları” diye çok ünlü bir oyun vardı.

Devamını Oku
24.08.2025
Başyücelik hutbesi

İslam inkılabının ana kanun maddesi şudur: Bütün kanunlar Allah’ın emirlerine uygun ve bağlı olarak insani selim duygu ve düşünceye dayanır.

Devamını Oku
17.08.2025
Epstein Vakası

"Epstein vakası ABD siyaset kültüründe merkezi bir komplo kertesine erişti, bu gidişle Kennedy suikastı mitosu ile yarışır” diyor Michael Wolff.

Devamını Oku
10.08.2025
Kara düzen

II. Trump badiresine karşı Başkanlık yarışına girmek cüretini gösteren Demokrat Parti adayı Kamala Harris ilk kez konuştu ve...

Devamını Oku
03.08.2025
Sevgili Altan bey

Sevgili Altan bey

Devamını Oku
27.07.2025
Siyasette gerçeklik yok oldu

“ Otokratlar rakiplerini artık öldürmüyor” diyor Anne Applebaum ve devam ediyor...

Devamını Oku
20.07.2025
Grok zamanlarında yaşamak

Bir arkadaşımdan geldi. Instagram iletisi... ’70 li yıllar. Bikinili dört kadın güneşin altında mutlu mesut uzanmış.

Devamını Oku
13.07.2025
Zohran efsanesi

Faşizm gemi azıya aldıkça, çarenin yerel siyasetten geçtiği anlaşılıyor.

Devamını Oku
06.07.2025
Venedik’te düğün

Thomas Mann “Venedik’te Ölüm”ü tam Birinci Dünya Savaşı arifesinde, bir “çöküş” hikayesi olarak kaleme almıştı. “Belle époque/Muhteşem devir”tabir edilen 19. yüzyıldaki 2. sanayi devriminin sonu ile 20. yüzyıl başının sonsuz istikrar, refah ve özgüven çağı sonlanmış, baş döndürücü teknolojik değişimlerle toplumun değerler skalası değişmişti.

Devamını Oku
29.06.2025
İsrail’in ‘pis işleri’

Deyim, Almanya’nın yeni Şansöylesi Friedrich Merz’e ait. Bir haftadır Mertz’in şok...şok...şok bu sözleri konuşuluyor.

Devamını Oku
22.06.2025
Trump’ın ‘oyuncak askerleri’

14 Haziran’da Washington’da bir kutlama için, yerleri dolduracak yedeklere ihtiyaç var.

Devamını Oku
15.06.2025
Dekadans

Donald Trump, Beyaz Saray’a çıktığı ilk yıllarda, “New York’un ortasında, 5. caddede çıkıp birini vursam bir tek seçmen kaybetmem!” demişti.

Devamını Oku
08.06.2025
Kurşun hızı

Adına “muzzle velocity” diyorlar. Deyimi siyasi jargona sokan isim Trump’ın “karanlık prensi” Steve Bannon.

Devamını Oku
01.06.2025
Habeas Corpus nedir?

“Habeas Corpus nedir? Tanımlar mısınız?”

Devamını Oku
25.05.2025
Arabistanlı Donald’ın evreni

İç gerilimlerin cümlemizi sersem ettiği, burnumuzun ucunu göremez hale getirdiği Türkiye’nin dışında bir dünya var.

Devamını Oku
18.05.2025
Trump Vatikan’a da göz dikti

Trump Vatikan’a da göz dikti

Devamını Oku
11.05.2025
Psikolojik harekât

Psikolojik harekât

Devamını Oku
04.05.2025
Vatikan’da dönüm noktası

Vatikan’da dönüm noktası

Devamını Oku
27.04.2025
Romancının ölümü

Romancının ölümü

Devamını Oku
20.04.2025
Starmer’ın sessizliği

Starmer’ın sessizliği

Devamını Oku
13.04.2025