Katalanlar ‘Çakma Referandum’la Madrid’e Meydan Okuyor

09 Kasım 2014 Pazar

BARSELONA - Katalonya Madrid’e meydan okuyan bir “çakma referandum” için bugün sandığa gidiyor.
İspanyol devletinin tanımadığı referandum için 40 bin sivil toplum gönüllüsünün katıldığı bir örgütlenmeyle oy kullanacak olan Katalanlar; -sonuçları ne olursa olsun- Madrid’e böylece “yakamdan düş” mesajı verecek.
Yerel hükümet merkezinin bulunduğu başkent Barselona’ya girerken daha GS renklerindeki sarıkırmızı çizgili bayrakların, balkonlardan sarktığını görüyoruz.
Bu yerel bayrakların bazılarının üst köşesinde mavi üçgen içinde, ayrıca bir beyaz yıldız da göze çarpıyor: Yıldızlı bayraklar, “bağımsız Katalonya yandaşlığı” ve “bağımsızlık” için militan destek oluyor.
Bir Akdeniz Paris’ini andıran ve “art nouveau” mimarisiyle zengin kültür mirasını gözler önüne seren Barselona’yı bölen geniş bulvarlardan; ara sokaklara dek her yerde bu bayraklardan var.
“Ne olur ne olmaz; sandık son anda engellenirse” kuşkusuyla; “milliyetçi Katalanlar”, bayrakları asmak suretiyle sanki önden bizzat balkonlarıyla oy kullanmış…
Gerçi bu beklenmiyor ama Madrid’in son anda gösterebileceği olası bir şiddet tepkisine karşın; çok yerde, duvarlara; “Ben oy sahibiyim. Ve oyumu kullanmaktan korkmuyorum!” afişleri asılmış.
Tedirginlik, korkuyla karışık; sıra dışı bekleyiş ve heyecan var Katalonya’da.
Heyecan; önde gelen yerel gazetelerden Ara’nın baş sayfasını boydan boya kaplayan “Her şey hazır, Karar Verme Hakkı” manşetinde de görülüyor.

Diyalog yerine bilek güreşi
Güz başındaki İskoç referandumunu ilgiyle izleyen Katalanlar; lojistiği gönüllülerce sağlanan sandıklarda şu sorulara yanıt verecek:
1.Katalonya’nın devlet olmasını istiyor musunuz?
2.Yanıtın “evet” olması halinde, Katalonya’nın bağımsız olmasını istiyor musunuz?
Katalonya’nın bu sandık egzersizi; İskoç referandumundan tabii ki çok farklı.
“Bağımsızlık karşıtlarının” zaferi ile biten İskoçya örneğinde, her şey kitabına göreydi.
Merkezi hükümet baştan referanduma onay vermiş; siyasi liderler İskoçya’ya giderek, referandum kampanyasına bizzat katılmış, “diyalog”la halka “bağımsızlığa neden evet dememeleri gerektiğini” ve Birleşik Krallık’ta neden kalmaları gerektiğini anlatmıştı.
İngilizlerin “diyalogla çözüm” yoluna karşın; İspanya-Katalonya örneğinde “bilek güreşi sınaması” görüyoruz.
Barselona’ya bugüne değin Madrid’den gelen tek ulusal lider olmadığı gibi, merkezi hükümet, yerel Katalan hükümetinin inisiyatifi ile tetiklenen sürece, baştan kapıyı kapattı. “İspanya’nın bölünmez bütünlüğünü” teminat altına alan merkezi anayasanın bu girişime olanak vermediğini ileri süren Madrid’deki muhafazakâr Rajoy hükümeti, konuyu anayasa mahkemesine taşıdı.

Ara formül
Mahkeme de süreci “askıya aldı”, “referandum yolunu” tıkadı.
Buna karşın yerel hükümet inisiyatiften vazgeçmedi ama bundan böyle sürecin “yerel hükümet yetkililerince” değil, “sivil toplumca” yönetileceğini söyledi.
Böylece bir ara formül bulundu.
Yerel hükümet, Katalan seçmenlerine verdiği “referandum vaadinden” geri adım atmayacak, Katalan halkı da “kaderini tayin etme” adına oy kullanacak.
Ancak sonuç Madrid açısından hukuki ve resmi değer taşımayacak.
Herkesi bir miktar tatmin eden bu esnek formül sayesinde Madrid beri yandan askerler ve tankları devreye sokarak “şiddet” tepkisi vermeyecek ve başını öte yana çevirecek.

Gerginlik ve korku da var
Kapalı kapılar ardında “yerel hükümet” ve Madrid arasında uzun müzakerelerle varılan uzlaşma formülüne karşın, belli ölçüde hissedilen “korku” ve de “gerginlik” yüzünden; 5 milyon seçmenin yüksek katılımla sandığa koşması beklenmiyor.
Katılımın yüksekliği, hukuki olmasa da siyasi sonucun ağırlığını belirleyecek.
Katalan milliyetçilerinin “başarı çıtası”, 1 milyon 800 bin seçmen.
Bu sayı; Katalonya’nın bağımsızlığı adına, geçen yıl Fransa sınırından güneyde Valensiya’ya dek uzanan “insan zinciri”ne katılanların sayısı oluyor.
“Katalan yolu” denen ve Katalonya’nın bağımsızlık yolu için kurulan bu zincir gibi bugünkü oy verme işlemine de -resmi olarak!- “yurttaş katılımcılık süreci” adı veriliyor.
“Katılımcılığın” artışında, geleneksel kurumlar ve siyasete yabancılaşma çok büyük rol oynuyor.

Balık baştan kokunca
Kimilerince “kafeinsiz referandum” olarak da tanımlanan bu son “yurttaş katılımcılığı” hazırlanırken örneğin, baba Juan Carlos’tan geçen yaz tahtı devralan çiçeği burnunda Kral Felipe’nin yolsuzluk skandallarıyla özdeşleşen kardeşi Cristina, kraliyetten çıkarıldı…
Vergi kaçakçılığı ile suçlanan prensesin “kraliyete” indirdiği darbeyi telafi adına yaşlı babanın, oğlu için tahttan feragat etmesi bile, devletteki fırtınayı dindirmeye ve temiz sayfa açmaya yetmedi.
“İspanya’nın birliği-bütünlüğü”nü temsil eden devlet başkanının yara alması, Katalonya örneğinde görüldüğü üzere, bölgesel çözülmeyi güçlendirici etki yapıyor.
Balık baştan kokar hesabı… Madrid’in yozluğuna bakan Katalanlar, “Bari kendi başımızın çaresine bakalım, daha iyi!” diyorlar.  


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Koronayla dans 18 Haziran 2020