Acil Yardım İktidarı
Orhan Bursalı
Son Köşe Yazıları

Acil Yardım İktidarı

20.04.2015 02:00
Güncellenme:
Takip Et:

Türkiye güneşi arıyor. Özgürlük arıyor. İnsanın onuruyla kazanacağı, güvenlik içinde yaşayacağı bir gelecek arıyor. Dünyanın en büyük 18. ekonomisi masalıyla değil, yollar köprüler yaptık edebiyatıyla değil, akıl ve bilim ile, teknoloji ve yüksek değer üretimiyle, sahip olduğu insan gücünü seferber ederek, üreten bir ekonomi inşa ederek, dayanaşarak ve hakça bölüşerek, yoksulluğu yok ederek yarınını nasıl kuracağını arıyor...
Acil iş, acil insanca yaşam!
Acil demokrasi!
Acil onur!
Acil gelecek... Kaybedecek bir saat yok, insan isyan içinde!
Kılıçdaroğlu böyle bir geleceği vaat eden bir bildirge ile halkın önüne çıktı dün. Bir yandan Kılıçdaroğlu’nun konuşmasını dinliyorum, öte yandan önümdeki 50 sayfalık ama çok daha ayrıntılısı 150 sayfalık “Seçim Bildirgesi 2015” devasa metninin ise sabahtan beri bilgisayarda sayfalarını çeviriyorum!
Bu çalışmada büyük emeği olan Sencer Ayata ile önceki günkü uzun sohbetimizde diyordu ki: “Günü kurtaracak politikalarla Türkiye hiçbir yere varamaz, daha da batarız, dünya öyle bir yere geldi. Biz Türkiye’nin bundan sonra üzerinde yükseleceği tepeden tırnağa çağdaş ekonomi ve insan, hukuk, demokrasi, hak ve özgürlüklere dayalı bir ülke inşasının ana iskeletini kuruyoruz...”

Yapısal dönüşüm
İktidarın bugüne kadarki tüm seçim bildirgeleri bir çöptür. Oraya adeta yapacaklarını değil, yapmayacaklarını yazıp durdular. Asla açıklamadıkları yapacaklarını ise ani baskınlarla Meclis’te gerçekleştirdiler. Hiçbiri programlarında yoktu... Kılıçdaroğlu’nun özgüvenini izliyorum, öngörülen büyük iskelete bakıyorum, şüphesiz diyebilirsiniz ki şu bu niye yok... Özellikle siyasetin özgürleştirilmesi, ahlakileştirilmesi ve milleti ekonomik olarak rahatlatacak ekonomik önlemlerin hemen alınması konusunda, programda yapılmayacak bir şey yok gibi. Kılıçdaroğlu bir hesap adamı; şüphesiz programın bütününün dört yılda gerçekleştirilebilmesi olanaksız, ama gerçekten ciddi, kararlı, taviz vermez bir uygulama ile, Türkiye’de yapısal bir ekonomik, demokratik ve siyasal dönüşümün gerçekleşeceği orta vadeli bir döneme damga vurabilir.
13 yıldır hiçbir yapısal sorunu çözmeyip yeniden ekonomik ve siyasal krize ülkeyi geri döndüren bir iktidar, 300 milyarlık bir ekonomik hacimden 800 milyar dolarlık ekonomik hacme yükselttiklerinden bahsediyor. Elinde başka bir şey yok. Aradaki 500 milyar dolar farkın hesabını vermiyor, bu Türkiye’nin toplam dış borcu! İktidarı devraldıklarında 150 küsur milyar borcu düşerseniz, basitçe, 350 milyar dolar ülkeye giren yabancı para ile ekonomiyi büyüttüler diyebiliriz. Ama karşılarında şimdi bir kapı duvar...
Gördüğüm kadar Kılıçdaroğlu’nun ülkeyi yeniden inşa programı, adeta bir Demokratik Devrim kokuyor. Hayır abartmadan söylüyorum. Bu programın, hepsini değil, ana hatlarını gerçekleştirecek bir Türkiye, çok önemli bir eşik çizgisini atlar.

4 ayaklı strateji
CHP’nin 4 ayaklı stratejisinin ilk ayağı katılımcı, üretici bir ülke. Üretim ayağa kaldırılmazsa, bu ülkede hiçbir şeyi gerçekleştiremezsiniz. Para bulamayınca dışarıdan, krize girersiniz. Bakınız bugüne. 17’nci büyük ekonomi, ama insani gelişmişlik endeksinde 69’unculuk, büyük yoksul, büyük demokrasi ve insan hakları açığı, vizyonu olmayan bir ülke demek.
Barış, özgürlük, demokrasi, birbirinin kuyusunu kazan değil, hedeflerde birleşen bir milleti yeniden kurabilir mi yeni bir iktidar. Eğer böyle bir amaç varsa, tabii ki.
En önemli ve uzun vadeli stratejik vizyon, ülkeyi Bilgi Toplumu ülkesine dönüştürmek. Şüphesiz bunun için birkaç iktidar dönemi gerekli. Katma değeri yüksek bir ekonomiye dönmek zor bir süreç. Ama bu zorluğu göze almadıkça bu ülke, sürünür. Üniversitelerin bilgi üretici kılınması ve bölgesel değil sektörel teşvikler, yüksek katma değerli ekonomiye geçiş olmazsa olmazı ekonominin. Bu amaçla eğitimin de bugünkü kepaze durumundan ve liderin oğlunun sultasından kurtarılması şart. İnsanı ve eğitimi özgürleştirmezseniz, Bilgi Toplumu’nun yanına yaklaştıramazsınız
Stratejik diğer bir nokta sosyal devlet; bu açıdan devlet güçlendirilecek ve toplum arasında hakça bölüşümü ve dayanışmayı gözetecek. Milletin bağlarını güçlendirmenin başka yolu yok. Kılıçdaroğlu bütün bu kazanımları güçlendirecek, halka hizmet edecek bir devleti yeniden inşa olarak ülkenin önüne koyuyor.

***

Bütününe bakıyorum, hepsi olabilirlikler içinde. Vizyonu olan tüm iktidarlar, “Türkiye’ye hemen derhal acil yardım” kategorisinde daha fazlasını bile gerçekleştirebilirler. Yeter ki iste!
Evet “Türkiye’ye acil yardım iktidarı” gerek! Türkiye’ye demokratik devrimini gerçekleştirecek bir iktidar ve program gerek. Temel soru: İktidara gelebilmek ve bunun da ötesinde, iktidara geldiği saatten itibaren, ne yaptığını ve eylemlerinin ana sonuçlarını bilecek kadar bilgi üretmiş bir siyasal bilinç, yüksek bir hızla çalışma... Böyle bir örgütlenme var mı? Tabii, iktidara gelince tüm Türkiye’yi saracak ulusal büyük bir heyecan yaratmazsanız, bir şey yapamayabilirsiniz. Ülkenin önünü açacak demokratik programa destek veriyorum.

Toplumu kucaklayacak öneriler
Kılıçdaroğlu, ana metne dayanarak ve 4 aşamalı bir stratejik planın çerçevesinde, halkın da anlayabileceği bir dille programını ördü. Bu bir seçim bildirgesidir, evet bir vizyonunuz olacak ama daha ilk günden halkın hayatında nelerin değişeceğinin örneklerini de sundu.
Kılıçdaroğlu toplumun belkemiğini kucaklayacak önerilerde bulunuyor: Aile sigortası geçen seçimin ana konusuydu. Utanmaz iktidar ve yardakçıları parayı nereden bulacaksınız diye karaladılar. Çünkü niyetleri yoksulluğu artırmak, zengin kesimi de yükseltmekti. Türkiye’nin kaynaklarını yiyip bitirdiler, zenginliklerini sattılar paraya dönüştürdüler ve onları yemeye başladılar. Sonuçta iktidarları döneminde nüfusun yüzde 1’lik azınlığının milli gelirden aldığı yüzde 30’luk payı yüzde 54’e çıkarttılar. Milyonlarca nüfusu da sadaka yardımlarla uyutma yolunu seçtiler.
Kılıçdaroğlu, aile sigortasını yeniden gündeme sürdü. Her ailenin en az 700 liralık geliri olacak dedi. Sağlığı da sigorta kapsamında kalacak.
Bu seçimde ikinci hedefi emekliler oldu: 11 milyon emekliye iki maaş ikramiye için diyor ki; “bize teşekkür etmeyin sadece hayır duanızı istiyoruz, çünkü siz Türkiye’nin kalkınmasında büyük emek verdiniz, sizlere vefa borcumuz”. Güzel. Sağlıkta emeklilerden yapılacak 3 kalem kesintiyi kaldırıyor. Emekli olup çalışanlardan “yüzde 15 sosyal yardım kesintisini” kaldırıyor.
Kılıçdaroğlu, iktidarın sadaka toplumu derekesine düşürdüğü geniş kitlelere sesleniyor: Asgari ücreti 1500 nete yükseltiyor. 600 TL’lik artış... Taşeron işçiliği kadrolara alıyor ve güvenceye kavuşturuyor. Evsizlere hesabı kitabı yapılmış konut öneriyor: Ayda 277 TL taksitle. TOKİ’yi yeniden yapılandıracağı açık. Çiftçi için söylediği cazip: Mazotu maliyet fiyatı olan 1.5 TL’den satacak. Verdiği bilgi önemli: iki Trakya büyüklüğünde toprak Türkiye’de bu iktidar döneminde ekilmez biçilmez oldu! Bir yıl önceden fiyat garantisi açıklıyor.

Yoksul kesime damardan giriyor
CHP bildirgesinde şu önemli: 5 milyon yurttaşın borç batağından kurtulmasına fırsat vermek. Faizin yüzde 80’ini sileceğiz diyor. Bunu bankacılarla nasıl halleder bilemem. Ama söylediği şu nokta çok önemli: Bankalar 12 milyar liralık, tahsil edemedikleri borcu, “varlık yönetim şirketlerine” 2 milyar TL’ye sattılar. Demektir ki zaten 10 milyar borcu sineye çekebilecek durumdalar! Vatandaştan aldıkları yüksek faizle, bu borcu faaliyetlerinde kompanse edebiliyorlar! O halde buraya devletin yapısal müdahalesi mümkün. Bu bağlamda, esnafa ödedikleri vergi kadar faizsiz kredi sunmaları da çok tartışılacak. İşletmelere işçi çalıştırmayı seven teşvikler getirilmesi, şüphesiz ki işsizler için umut.
Bunlar ilk 100 gün içindeki yapılacaklar listesinde. Programın, AKP’nin oy tabanını damardan deştiği açık. Fakat bunların halka anlatılması ve Türkiye’nin ekonomik ve siyasal dönüşümünü gerçekleştirecek bir önemli oy kaymasının sağlanması ise ayrı bir program meselesi... Bunu nasıl yapacaklar, anlatacaklar, güvenlerini sağlayacaklar, bilmiyorum.  

Yazarın Son Yazıları

İran rejimi bölgeyi ateşe atabilir, Türkiye’ye etkileri ne olur?

İran’da molla rejimine karşı protestolar durmuyor, çok sayıda ölü var, yüzlerle ifade ediliyor.

Devamını Oku
13.01.2026
Yanardağ’dan Aysever’e... Suskunluğun anatomisi

Merdan’ı (Yanardağ) neredeyse hiçbir suçlama yöneltmeden içeri atma, üstelik Tele1 televizyonuna el koyma cesaretinin hüküm sürdüğü bir ülkede yurttaş güvenliğinin çok yönlü olarak risk altında (uzun süredir!) olduğunu söylemek bile artık bir cesaret denemesi mi olur?!

Devamını Oku
12.01.2026
Orta sınıfın düşüşü

Bu yılın gözde dizisi Kralın Düşüşü gibi oldu ama kastettiğim İpek Özbey ile Onur Alp Yılmaz’ın hazırladıkları kitap.

Devamını Oku
11.01.2026
Aziz Sancar’dan büyük bir başarı daha: Beyin kanserini farelerde yok ettiler

İki üç kez yazmıştım, Aziz Hoca, hızlı ilerleyen ve ölümcül bir beyin kanseri türü olan Glioblastoma’nın tedavisine yönelik çok ciddi bir yöntem geliştirdi ve ilk erken sonuçlar bu tedavinin mümkün olabileceğine ilişkin önemli umutlar doğurdu, diye.

Devamını Oku
08.01.2026
Askeri güç ile siyaset: Geleceği olabilir mi? Avrupa- Çin dayanışması

Bence Trump, bugünkü dünyada pek de geleceği olmayan bir siyaset dönemi başlattı.

Devamını Oku
06.01.2026
Dünyada her şey çöktü, kendini korumak bile ne kadar mümkün?

“Önce Amerika”, “En büyük Amerika” sloganları bugün yaşadıklarımıza (Venezüella’ya baskın) ve arkasından yaşayacaklarımıza ilişkin her şeyi açıklıyordu.

Devamını Oku
05.01.2026
İran’da rejimin tek çıkış yolu nükleeri iptal etmek mi?

En sonunda İranlılar, ekonomik çöküşe başkaldırdılar.

Devamını Oku
04.01.2026
Ekonomik panoramada kısa gezinti ve utanmazlık skalası tartışması

Ekonomik tablo yıllardır felaket.

Devamını Oku
30.12.2025
HÜDA PAR/DEM/İmralı el ele Kürt karanlığına

AKP, Türkiye ve Ortadoğu’da Kürdistan isteyen pankürdist, geçmişi karanlık HÜDA PAR’ı, 4 milletvekili vererek Meclis’e soktu.

Devamını Oku
29.12.2025
Hey Türkler, Anadolu, Trakya, savaşı kaybettiğinizden haberiniz var mı?

Kürt meselesini çözüm komisyonu sanki çıkmaza girdi gibi.

Devamını Oku
28.12.2025
Çin’in başarısının sırrı: Yüz binlerce genç mühendis

Anımsıyorum, 6-7 yıl önce Amerikan üniversitelerini bitiren fen alanlarında mühendislerin sayısı muhtemelen 400 bin kadar olduğuna ilişkin bir istatistiğe hayret etmiştim.

Devamını Oku
25.12.2025
Çin, 20 yılda kritik teknoloji araştırmalarının yüzde 90’ında öncü

Yukarıdaki başlık bana ait değil, dünyanın en önemli iki bilim dergisinden biri olan NATURE’a ait.

Devamını Oku
23.12.2025
6 yıllık ‘Manhattan Projesi’ ile Çin ABD tekelini kırdı

Bu proje İkinci Dünya Savaşı’nı bitiren atom bombası üretme projesi değil.

Devamını Oku
22.12.2025
Anket sonuçlarına ne kadar güvenmeli?

Onlarca anket önümüze geliyor ve buna göre yorumlar yapıyoruz.

Devamını Oku
21.12.2025
13 yıl öncenin büyük öngörüsü gerçekleşiyor mu?

Kaybettiğimiz Doğan Kuban Hoca’nın seçme yazılarına her hafta Herkese Bilim Teknoloji dergisinde yer veriyoruz.

Devamını Oku
18.12.2025
Ankara’nın F-35 rüyası bitti veya çok bedel ödemesi gerekir

Hayır, ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Barrack’ın F-35 konusunda verdiği yanıta dayanarak Ankara bu uçakların rüyasını bile göremez demiyorum.

Devamını Oku
16.12.2025
Bu anlaşmayı kim ‘Feshet’ dediyse suçlu o! Suriye tek mi olacak çok mu?

Bütün mesele bu. Derinden bir savaş veriliyor, bir varlık ve yokluk savaşı bu, olmak mı olmamak mı...

Devamını Oku
15.12.2025
Bu övgünün ardında ne var?

Şam hükümetini ve Suriye’yi kimler zayıf bırakarak dış güçlerin sürekli müdahalesine açık bir ülke konumunda tutmak istiyor sorusu çok önemli ama bugün Trump’ın Erdoğan’a olan büyük sevgisinin arka planında ne var sorusuyla başlayacağım.

Devamını Oku
14.12.2025
Tarihe geçecek diploma iptali davası Dreyfus’u gölgede bırakır

Bir ülke, bir iktidar, bir hukuk, bir yargı düşünün ki topluca hareketle bir kimsenin 31 yıl önce aldığı üniversite bitirme diplomasını geçersiz saysın ve iptal etsin.

Devamını Oku
11.12.2025
‘Bana uy, seni tekrar büyük yapacağım, yoksa yok olacaksın’

Trump yönetiminin hazırladığı Milli Güvenlik Stratejisi (Belgesi) büyük tartışma yarattı, özellikle Avrupa’ya ilişkin bölümleri. Trump karşıtı Amerikan medyası ve entelektüel yazarlar, Trump Avrupa’yı adeta düşman olarak görüyor yorumunu yaptılar.

Devamını Oku
09.12.2025
Ümmet mi millet mi? Av kim, avcı kim?

Bakın ne buldum.

Devamını Oku
07.12.2025
Şu 29 maddeye noldu ey komisyon? Yanıt: DEM istemedi!

CHP, “Öcalan’a serbestlik, anayasa değişikliğine DEM desteği, PKK’ye ülkede siyaset yapma özgürlüğü” komisyonuna katılırken demokratikleşme olmadan Kürt sorunu çözülmez diyerek 29 maddede bir paket sunmuştu, hatırlatmak istedim özetle de olsa...

Devamını Oku
04.12.2025
Ümmet: Parçalanmış bir Türkiye

Dünkü yazımın sonu “Peki niye şimdi ümmet” sorusuyla bitiyordu. Yer darlığından yanıtı yoktu.

Devamını Oku
02.12.2025
İmralı ve PKK’nin ‘ümmetçi Türkiye’ söyleminin anlamı ne?

Bugüne kadar seküler parti havası basan Kürt milliyetçi siyasal hareketini bir süredir “ümmet” heyecanı bastı.

Devamını Oku
01.12.2025
CHP’yi kurultay sonrası çok zor bir dönem bekliyor

CHP programını yeniledi, parti meclisini 80 kişiye çıkararak kapsayıcılığını ve halk nezdinde temsiliyetini artırdı, büyük bir inançla Özgür Özel iktidara geleceklerini söyledi.

Devamını Oku
30.11.2025
Adeta yargısız infaz kararı

Evet Fatih Altaylı’ya verilen 4.2 yıllık mahkûmiyet kararı, sözlerinde açık bir tehdit asla olmayan ve doğrudan cumhurbaşkanını hedef almayan, ana fikri Türk halkının seçimlerde oy kullanmayı artık çok sevdiği ve bundan asla vazgeçmeyeceği idi.

Devamını Oku
27.11.2025
DEM’in kaçırdığı, CHP’nin yapması gereken

CHP’nin “çözüm” komisyonuna katılırken verdiği sözü tutması iktidar kanadını ve bu kanada eklemlenenleri rahatsız etti.

Devamını Oku
25.11.2025
Yeni seçim ittifaklar olasılığına bir bakış ve sırat köprüsünde yürüyenler

Dünkü yazımın sonunda şu cümleler vardı: Süreç zaten yeni ittifaklar yaratacak ortama itildi.

Devamını Oku
24.11.2025
Neden İmralı dayatması? Çünkü sürecin lideri!

Evet, apar topar ve medyaya kapalı bir toplantı ile milletvekillerinden oluşan ve 5 kişi olacağı söylenen bir heyet, İmralı Adası’na gidecek.

Devamını Oku
23.11.2025
İddianamede yaldızlı bir casus öyküsü

İddianamede Eylem 13 başlığı altında çok ciddi bir iddia var:

Devamını Oku
17.11.2025
Burası Türkiye abicim, yarın ne olacağını kestirmek zor

AKP çok şükür kendinden önceki sağcı iktidarların izinden giderek ülkeyi, geçmişe kıyasla en büyük ekonomik çöküşe ve yoksullaşmaya itti.

Devamını Oku
16.11.2025
Olağanüstü döneme olağanüstü iddianame

4 bin sayfalık iddianame mi olurmuş?

Devamını Oku
13.11.2025
Millet, ‘dâhi adam’ın bu topraklardan çıkmasının gururunu yaşıyor

AKP’den önce 10 Kasım’larda sirenler çaldığında köprüde, caddelerde sokaklarda durmayan araçların ve yayaların sayısı hatırı sayılır ölçüde fazlaydı.

Devamını Oku
11.11.2025
Cumhuriyetin temeli ve Ata’nın bize mirası 3+2 altın anahtar

Bugün büyük Türk’ü anıyoruz.

Devamını Oku
10.11.2025
Üniversite diploması ne kadar değerli

ABD’de Gallup’un ağustos ayında gerçekleştirdiği anket ilginç sonuçlarıyla tartışma yarattı...

Devamını Oku
09.11.2025
Mesele salt İmamoğlu değil, yenilikçilik ve yerellik

Ekrem İmamoğlu’na casusluk suçlamasının hemen ardından oğlu ve babasının sorguya çekilmesine sıra geldi.

Devamını Oku
06.11.2025
Ahmet Türk ve hayal alemi

DEM heyeti ile cumhurbaşkanı arasında son yapılan ve sonucu merakla beklenen görüşme üzerine bir açıklama beklerken cumhurbaşkanı hukuk başdanışmanlarından Mehmet Uçum merakımızı giderdi.

Devamını Oku
04.11.2025
İstanbul ‘iş bilmez kadir bilmezler’in mi elinde? Peki ‘Biz ihanet ettik’ kim dedi?

Cumhurbaşkanı, İstanbul’un en değerli havaalanı Atatürk Havaalanı’nın yıkılarak yerine yapılan “millet bahçesi”ni ziyaret etmiş ve “İstanbul’umuzu iş bilmez, kadir kıymet bilmez, tarih ve medeniyet şuurundan yoksun kifayetsizlerin insafına terk etmiyoruz. İstanbul bizim göz bebeğimizdir. Bu aziz şehrin bir fetret devri daha yaşamasına gönlümüz asla razı değil” demiş.

Devamını Oku
03.11.2025
Bayrampaşa’ya çökme, genel seçimlerin provası mı?

Bayrampaşa Belediyesi’ni “ele geçirme eylemi” tam bir milli iradeyi hava cıva gören bir iktidar anlayışının tipik örneğidir.

Devamını Oku
02.11.2025
En büyük iki devrim: Ulus ve kadın devrimi

Bu döneme özgü karamsarlıkları erteleyerek bir de şu açıdan bakalım: Atatürk’ün Cumhuriyet hedeflerine önemli ölçüde varılmıştır; bu hedeflerin artık geri döndürülemez olduklarına, tüm Türkiye’nin dün Cumhuriyeti ve Atatürk’ü olağanüstü sahiplenmesiyle sürekli tanıklık ediyoruz.

Devamını Oku
30.10.2025