Çay paketi fırlatma patolojisi; uçaklar: Ağır suç, cezasızlık kültürü
Orhan Bursalı
Son Köşe Yazıları

Çay paketi fırlatma patolojisi; uçaklar: Ağır suç, cezasızlık kültürü

03.08.2021 06:00
Güncellenme:
Takip Et:

Cumhurbaşkanı yangın yerinden dönüyor. Otobüsün sürücüsünün yanında ayakta duruyor, otobüs sokaktan geçerken yol kenarında duran, oturanlara Cumhurbaşkanı “çay paketi” fırlatıyor. Rize’de de evlerinde kendi çayını kurutan, yeşil iken veya doğal olarak kararmaya yüz tuttuktan sonra nefis kokusuyla içen Rizelilere de geçen hafta fabrika çay paketleri fırlatmıştı! Neden?

Sizi dinlemeye gelen veya yol kenarında duranlara çay fırlatmanın “siyasal patolojisi” nedir? İktidarın adamları, halka ne dağıtalım da mutlu olsunlar diye bir kamuoyu araştırması mı yaptılar, çay atacağı anonsu yapılırken bile üstelik “çevre dostu bezlerin içinde” anonsu yapılan çayın, seçmeni politik memnun etme aracı olarak kullanılmasına karar verildi? 

Çayın siyasal yararı nedir, evde veya köy kahvesinde demlerken ve içerken “Cumhurbaşkanımızın hediyesi” olması, çay keyfine ekstra bir mutluluk mu katacak? Bu en çok tüketilen içki ile Cumhurbaşkanı evlere sanal konuk mu gelmiş oluyor? Daha önceki çay fırlatma görüntülerinde insancıklar paketleri kapmak için birbirini adeta çiğniyorlardı. Ve Cumhurbaşkanı da kürsüden seyrediyordu manzarayı. 

Acaba bu seyir sırasında ne düşünüyor? Paketleri kapmak için kitledeki dalgalanma, kendine biat eden seçmenin varlığı, bir güvence- mutluluk mu sağlıyor? Bu kitleyi her durumda harekete geçiririm diye mi düşünüyor. Bilemiyorum. Ben de bu kısa yazıyla kafamdaki sorundan kurtulmuş olayım...

THK UÇAKLARI: AĞIR SUÇ...

Türk Hava Kurumu ile Cumhurbaşkanının yıldızı, aslında diğer Cumhuriyet kurumları gibi bağdaşmadı. THK’nin ayrıca başka bir niteliği daha vardı, başında ordudan emekli generaller oldu genellikle. Onu çalışamaz duruma getirerek yok etmeye çalışmanın bir nedeni de bu...

Baş lider, THK’ye ait uçakları, ne kadar geri teknoloji olduklarını, kendilerinin SİHA - İHA’lar yaptıklarını söyleyerek kötülüyordu. Uçaklar, geri mi, ileri teknoloji mi diye değil, iş görüp görmediklerine bakılarak değerlendirilir. 

Kişisel çıkarlarına, düşüncelerine ve ideolojilerine dayanarak yaptıkları asla affedilmez hata, yani uçakları çalışamaz durumda bırakmak ve THK’yi adım adım tasfiye etmek, 5 - 10 uçakla kısmen veya tamamen söndürülebilecek pek çok yangının, ülkeyi yakıp yıkıp kül etmesine neden oldu, muazzam bir zarara uğratılmıştır ülkemiz. İnsan kaybına, acıya... 

Ören’deki santral da gidebilir.. Bodrum, gidiyor! En azından buraları da mı kurtarılamazdı, THK uçaklarıyla.. Bu, büyük bir soruşturmanın konusu olmalı ve şimdiden suç duyurularıyla dosyalar oluşturulmalı, hiçbir savcıda bu soruşturmayı açacak cesaret olmasa bile!

CEZASIZLIK KÜLTÜRÜ YIKILMALI

Neleri yıkmalı ki ülkenin önü açılsın, yazıma gelen bir yanıtı daha paylaşıyorum, söz felsefe hocası Cihan Camcı’da...

“Türkiye’de yıkılması gereken önemli şeylerden biri, cezasızlık kültürüdür. Özellikle kamu görevlileri, devleti o dönem yöneten siyasi iktidarı rahatsız eden bir eylemde bulunmadıkça, dokunulmaz gibidirler. En basit bir görevini ihmal suçu bile, doğru dürüst soruşturulmaz. Nedeni, -daha çok orta düzey- yöneticilerin yalnızca üst-yönetime sorun çıkarmayan, söz dinleyen ve uyumlu olma gereği duymaları, üst yönetimin kendilerinden bunu beklediğini düşünmeleridir. Muhtemelen bu konuda haklıdırlar da...

Cezasızlık kültürü, yalnızca suç-ceza ilişkisi bağlamında adaletsizlik duygusu yaratan bir şey değildir. Ekonomiden iletişime, dayanışmadan, örgütlenmeden hak arayışına hemen her alanda olumlu bir gelişme sağlayabileceğimiz beklentisini engelleyen, cesaret kırıcı, her şeyin zaten hep böyle gideceği ve değiştirilemeyecek kadar kökleşmiş bir yapıyla karşı karşıya olduğumuz algısını destekleyen bir şeydir... 

Şeffaflık arayışını, sosyal adaletçi yönetimi, girişim özgürlüğünü, performansınızın nesnel değerlendirileceği beklentisini kastre eden bir şeydir... Gelişme, refah, yaşam kalitesi vs. gibi konularda ilerleme sağlayamamamızın, iktidarın başarısızlığı herkesçe kabul edilecek kadar açık kötü yönetimine karşın beklediğimiz oy geçişliliğini anketlerde göremeyişimizin de biraz bu nedenle olduğunu düşünüyorum.

Devleti yöneten siyasi iktidarın ihale, iş, teşvik vs. verme gücünü azaltmaması, afet yokken de afet varmış gibi ihale vermesi de yolsuzluk ve çürümenin görmezden gelinemeyecek kadar artmasına, alenileşmesine karşın soruşturulmaması da cezasızlık kültürüyle ilişkilidir. 

Muhalefetin ikna gücü, bu anlayışın gücü tarafından sınırlanmış gibi... umut, daha çok, insanların bu sistemin sürdürülemezliğini cesaretle kendilerine söyleyebilmelerinde, muhtemelen bu cesaret için yeterince ekonomik sorun hissetmelerinde görünüyor bence... Elbette muhalefetin, örgütlerinin yapabileceği çok şey var. Ama bu da göz önüne alınması gereken bir konu diye düşünüyorum.”

Yazarın Son Yazıları

Anketlerde, sorunları kim çözer sorusuna yanıltıcı yanıtlara dikkat

Anket savaşları mı?

Devamını Oku
28.04.2026
Bu kadar mal mülk, şirket, destek ve sokaktaki işçiler Hak hukuk yiyen tüm şirketler kamulaştırılmalı mı?

Web sitesine baktım, sıradan bir holding değil, düzinelerce şirketi var, şüphesiz pek çoğu çok kazançlı.

Devamını Oku
27.04.2026
Aylardır iddianamesiz yatan Hasan Akgün’ün çığlığı

Büyükçekmece Belediye Başkanı Dr. Hasan Akgün bir mektup gönderdi.

Devamını Oku
26.04.2026
İktidar seçimler için güvenlik konusunu öne mi çıkartacak?

Özgür Özel’in ara seçimler için bastırması, muhalefetteki 12 parti ile görüşmesi, onlardan onay alması ve son olarak ara seçim konusunu, esas karar verici irade olan Meclis’in başkanı ile görüşmesi bir sonuç verir mi diye tartışılıyor.

Devamını Oku
23.04.2026
Cumhurbaşkanı adaylıktan vazgeçmez, rüya görmeyin. Peki butlan konusu?

Hâlâ tartışılıyor kulis haberlerinde ve analizlerde.

Devamını Oku
21.04.2026
Şiddetin kaynakları: Silah üretici kaynakları kurutulmadıkça...

Dün gazetemizde adli bilişim uzmanı Altun’un epey dehşet uyandıran bir açıklaması vardı

Devamını Oku
20.04.2026
Ülke atmosferi, şiddeti her yönden besliyor

İki okul saldırısının beklenmedik boyutları ülkeyi sarstı.

Devamını Oku
19.04.2026
‘Durduramayacaklar halkın coşkun akan selini’

Bu şiir veya marş aklıma geldi, Macaristan’ın tek adamı Orban’ı silip süpüren halkın sandık zaferini görünce.

Devamını Oku
16.04.2026
Netanyahu Trump’ı batırıyor... Orban’ın çöküşü

İran savaşından hemen önce Netanyahu Beyaz Saray’a gitti, özel bir toplantı salonunda Beyaz Saray’da az sayıda yöneticinin katılımıyla (Trump ve adamları tabii ki) özel bir toplantı yapıldı.

Devamını Oku
14.04.2026
Savaşa dönüş kolay olmayacak, yalnızlık çukurunda bir Trump

Vance’in “İran, Amerikan şartlarını kabul etmedi, görüşmeler bitti” sözleri bir emperyalistin burnu büyüklüğünün dile gelmesi olarak tarihe geçti.

Devamını Oku
13.04.2026
Barış masası Trump için kurtuluştur, yıkılmakta olan imparatorluk

Her şey ABD’nin İran’a saldırısından sonra dünya hegemonyasından aşağı doğru hızlı bir inişe geçtiğine işaret ediyor.

Devamını Oku
12.04.2026
Yenilikçilik-bilim ve CHP: Yalçın Karatepe’den yanıt var!

Üç yazı boyunca CHP’ye Ekonomide Yenilikçilik ve Bilim konusunda yöneltilen eleştiri ve düşüncelere, CHP Sanayi ve Teknoloji Politikaları Kurulu Başkanı Prof. Dr. Yalçın Karatepe politikalarını açıklayan uzun ama doyurucu ve bir yanıt gönderdi.

Devamını Oku
09.04.2026
Arçelik devlet-özel sektör ortaklığı ile kuruldu (CHP ve Yenilikçilik)

Bugünkü Türkiye ve dünyadaki gerilimli siyasi ortamda bu yazılar dam üstünde saksağan gibi duruyor olabilir ama ülkemizin temel sorunlarını bilen insanlar arasında ilgi yoğun.

Devamını Oku
07.04.2026
‘CHP’de bilim ve yenilik’ yazısına ciddi bir yanıt

Bu kez okurun dikkatine, ülkemiz için hayati önemdeki, Bilim ve Yenilik yazıma bir okurdan gelen ilginç yanıtı getireceğim.

Devamını Oku
06.04.2026
Kötücül yanıtlar size ait, beni bu işe bulaştırmayın!

Bursa Büyükşehir’e el koyma operasyonu yaşadık.

Devamını Oku
05.04.2026
Godot, yoksa büyük kaosun ta kendisi mi?

Hemen arkamdan biri seslendi, hey Orhan Bursalı, diye.

Devamını Oku
02.04.2026
Tek değişmeyecek savaşlardır Ortadoğu’da... Barış mı, 150 yıl önce uçtu

Petrol ve para: Ortadoğu’da yangınların ana nedeni olduğunu herkes bilir.

Devamını Oku
31.03.2026
CHP’de bilim ve yenilik yok mu?

Herkese Bilim Teknoloji dergisinde, bilim ve teknoloji politikaları köşesinde yıllarca yurtsever yazılar yazan, şüphesiz bilim ve yenilikçilik (inovasyon) olmadan Türkiye ekonomisinin bağımlılıktan, borç almaktan, faiz ödemekten, cari açık vermekten kurtulma şansının olmadığı konusunda fikir birliği içinde olduğumuz teknoloji danışmanı Müfit Akyos bir not gönderdi, geçen ay açıklanan CHP’nin çalışma kurulları üzerine.

Devamını Oku
30.03.2026
‘Yargı silahı’nı kullanmada uluslararası başarı

Özgür Özel bir konuşmasında Brezilya’da Lula’nın rakiplerince siyaseten mahkûm edildiğini ve sonraki seçimlerde yeniden başkan seçildiğini anımsattı, ayrıntıya girmedi.

Devamını Oku
29.03.2026
Hürmüz’ü İran kapatmadı! Petrol krizi dünyayı dağıttı...

Petrolün dünya ekonomisi ve ülkeler için ne kadar önemli olduğu, Hürmüz Boğazı’nı İran’ın güvenlik alanı olarak ilan etmesiyle yeniden ortaya çıktı.

Devamını Oku
26.03.2026
Mahkemelerden ellerinizi çekin...

Mahkemelerden ellerinizi çekin...

Devamını Oku
22.03.2026
Tapu meselesi ve adalet bakanı

HP başkanının 11 tapu artı kanıtlanmamış bir duyum, 2 mülk satımı ve toplamda 452 milyon liralık bir varlıkla ilgili açıklamalarını dinleyince tabii ki insanın bu kadar mal mülk iddiaları karşısında dudakları uçuklar dedim. Büyüklüğü tartışılır ama bir siyasi kıyamet kopartacak bir durumla karşı karşıya olduğumuz açık seçik.

Devamını Oku
19.03.2026
Yargıyı silah olarak kullanmanın büyük ekonomik kayıpları

Biz bunu resmen derinlemesine yaşıyoruz ama yargıyı siyasi rakiplerine karşı yok edici bir silah olarak kullanan örneğin Brezilya’da bu sonuçları görünce (*) gözlerimiz yine İBB operasyonlarının, Ekrem İmamoğlu ve arkadaşlarının tutuklanmasının ve CHP’ye açılan kapatma davalarının Türkiye ekonomisini nasıl vurduğunu ve halkı yoksullaştırdığını biliyoruz.

Devamını Oku
17.03.2026
‘Yargı Silahı’: Mehmet Pehlivan hücresinden yazıyor...

Dünkü yazımı tamamlayıcı olarak masumiyeti çiğnenmiş, görev alanı yüksek güvenlikli bir hücre içine hapsedilmiş İmamoğlu’nun avukatı Mehmet Pehlivan’ın kitabı, Tunç Soyer ile birlikte geldi.

Devamını Oku
16.03.2026
‘Gelecek Olsun’: Tunç Soyer cezaevi penceresinden dünyaya ve ülkeye bakıyor

İntikamcı veya bertaraf edici ruh, şüphesiz ne hukuk ve yasa tanır ne ahlaki siyaset ne gelenek ne ülke geleceği ve demokratik toplum arzusu ne de yargının hukukun doğal işleyişine saygı...

Devamını Oku
15.03.2026
Savaşın sürmesi İran’ı molla rejimine mahkûm eder

İran’ı yöneten demir eldivenli molla rejiminin, Humeyni devrimini garanti altına almak ve artık geri döndürülemez bir karaktere büründürmek için kurdukları askeri, ekonomik, siyasi ve toplumsal karakterli İslam Devrim Muhafızları’nın, İran’da mahallelere kadar inen çok köklü bir örgütlenmeye sahip olduğunu okuyoruz.

Devamını Oku
12.03.2026
Kumpaslarla geçen 23 yıllık AKP dönemi

Türkiye’nin resmen açıklanmış 1 no’lu cumhurbaşkanı adayını “çıkar amaçlı suç örgütü lideri” yaptıkları davanın tam bir sıkıyönetim koşullarında başlatılması bu davanın normal koşullarda geçmeyeceğinin başlı başına işaretidir.

Devamını Oku
10.03.2026
MHP’nin içi boş söylemleri ve İBB duruşmaları

MHP sözcüleri, başta Devlet Bahçeli ve Feti Yıldız arada sırada AKP’den farklı veya daha ileri iddialarla öne çıkıyor.

Devamını Oku
09.03.2026
‘İran, onu yöneten herhangi bir rejimden daha eskidir’

İran, dünyanın neredeyse kesintisiz en eski uygarlıklarından biri.

Devamını Oku
08.03.2026
Trump’ın ‘altın tokmaklı’ barış kurulu

Trump Gazze’yi yeniden “imar etmek” bahanesiyle azgelişmiş ülkelerin veya ondan korkmaktansa onunla karşılıklı menfaat ilişkileri içinde olmayı tercih eden azgelişmiş/gelişmekte olan ülkelerin temsilcileri ile birlikte bir “barış kurulu” kurdu...

Devamını Oku
23.02.2026
Dezenformasyon

Savcılık kaç gündür aranan ama bulunamayan gazeteci Alican Uludağ’ın son çare olarak derhal yakalanarak mevcutlu olarak İstanbul’a getirilmesini istedi.

Devamını Oku
22.02.2026
Gürlek ve sadık gazetecileri

Biraz gecikmiş olsa da yazmalı ve aklımdan çıkarmalıyım, yoksa dönüp dolaşıyor.

Devamını Oku
19.02.2026
Yapay zekâ düşünüyor, öğreniyor

Önce üretken yapay zekâ programlarının yaratacağı işsizlik üzerine biraz daha bilgi...

Devamını Oku
17.02.2026
Geleceği, insanları, savaşları, gezegeni ‘teknoloji oligarkları’ mı biçimleyecek?

Oligark siyasette oldukça yerleşmiş bir kavramdır. Bu dizinin ilki olan dünkü yazımda, teknoloji multi milyarderlerin “demokratik bir katılım veya denetim olmaksızın insanlığın geleceğini şekillendirdiği”ne işaret etmiştik.

Devamını Oku
16.02.2026
Dehşet çanları ve yapay zekâ ve insanlığın kontrolü

Herkes küçük işleriyle yapay zekâ uygulamalarının tadını çıkarıyor.

Devamını Oku
15.02.2026
Daha zor aylar ve yıllar ülkeyi bekliyor

Adalet Bakanlığı’na Akın Gürlek’in atanması, ülkenin en önemli konusu haline geldi.

Devamını Oku
12.02.2026
Belediye başkanı ve milletvekili istifalarına bir çözüm arayışı

Şüphesiz bir siyasetçi koşullara göre fikir değiştirebilir ve partisinden ayrılabilir.

Devamını Oku
10.02.2026
İki 7.3 ne yapar? İstanbul ve Marmara bölgesi tamamen korunmasız...

Siz okumaktan bıkmış olabilirsiniz ama biz yazmaktan bıkmadık.

Devamını Oku
09.02.2026
Deprem: ‘Ruhuna el fatiha! Acımız sonsuz

İktidar siyasetçilerinin deprem sonrası en iyi bildiği şeydir.

Devamını Oku
08.02.2026
Yeni keşfi üzerine Aziz Sancar ile röportaj

Burada duyurmuştum Sancar’ın öldürücü beyin tümörü Glioblastoma’yı fare deneylerinde başarıyla yok ettiğini...

Devamını Oku
05.02.2026