İnsan gibi yaşamaya çalışmak...

23 Temmuz 2021 Cuma

İğneada’dan Sislioba köyüne doğru yol alırken karşılaştık onlarla. Yaklaşık 7-8 kişi. Hepsi genç erkekler. Üstleri çıplak, altlarında pantolon, yürüyorlardı yolun kıyısından İğneada merkezine doğru. Sıcakta kan ter içinde. Gözümüze dikilen o sessiz gözlerde çaresizlik, öfke, umutsuzluk, ne ararsanız hepsi okunuyordu. Köye varınca sorduk. Afgan mülteciler imiş. “Bulgarlar sınırda yakalıyor, dövüp paralarını alıyor ve geri bize yolluyorlar” diye anlattılar. Bir köylü kadın, “Önceleri doyuruyor, üstlerine bir şeyler verip yolluyorduk ama öyle arttı ki sayılar, baş edilecek gibi değil, biz de bıraktık köyümüzden geçip gidiyorlar” diye anlattı. Belli ki onlar da artık kanıksamışlar durumu.

10 yıl önce Suriyeli mülteciler ile başlamıştı akın. İç savaşla birlikte... Şimdi Afganlar... Tek istedikleri “insan gibi” yaşamak... Onun için her şeyi geride bırakıp yollara düşüyorlar... İnsanca bir yaşam umuduyla... Tüm tehlikeleri hatta ölümü göze alarak sınırları geçmeye çalışıyorlar. Azgın dalgalara yenik düşen Aylan bebeği unutmadınız değil mi? Onu gibi yüzlercesi, binlercesi daha yaşamını yitirdi. 

Suriyeliler aileleri ile birlikte düşüyorlardı yollara. Afganlar ise genç erkek grupları halinde geliyorlar. Akın akın. Yanlarında kadınlar ve çocuklar yok. Zira Taliban rejimi öyle acımasız, koşullar öylesine sert ki. Sanmayın ki aileleri yok, kendilerini kurtarmaya çalışıyorlar sadece. İki yıl önce Bahariye’de simit satan bir Afgan gençle sohbet etmiştim. “Aklım ailemde, kız kardeşlerimde; babam savaşta öldü, Taliban bizim gibi gençlerin peşinde; savaşacak ve kendileri için ölecek insan arıyorlar sürekli. Kaçmaktan başka çaremiz yok ki” diye anlatmıştı. 

Türkiye’de Afgan gençlere karşı tepki giderek artıyor ve tehlikeli bir hal alıyor. Öfke oklarını yanlış hedefe yöneltiyoruz. Önce bunu görelim. Ardından soralım: 

Belli ki Türk güvenlik güçleri tarafından duruma bir göz yumma var. Tıpkı Suriyeli göçmenlerin Türkiye’de kalması karşılığı Avrupa Birliği’nden aldığımız 3 milyar Avro gibi Afgan göçmenlerin Türkiye’de kalması karşılığında alınan bir vaat söz konusu mu? Biden göreve geldiğinde Erdoğan ile ilk diyalog, ABD askeri gücünü çektikten sonra Kâbil Havalaanı’nın güvenliğinden Türkiye’nin sorumlu olacağı üzerineydi. ABD’nin ülkeden çekilmesi ile birlikte kaosun yeniden başlayacağı belliydi. Afganların ülkeden kaçacakları da.. Peki, nereye gidecekler? Nereye gidebilirler? Neden Türkiye olmasın? O zaman ne karşılığında? Yine para mı? 

Batı, daima kendi paçasını kurtarmanın peşinde oldu. Bunu, Suriye’de açıkça gördük. Afganistan’da da durum farklı değil. 20 yıl kaldı, başta ABD olmak üzere Batı ülkeleri, Afganistan’da. 2001 yılında ikiz kulelere saldırının ardından El Kaide kaynaklı uluslararası terörü dizginlemenin yolu olarak görüldü. 20 yılda 2.3 trilyon dolardan fazla para harcadılar... Güya istikrarı sağlamanın maliyeti olarak.  

Ne oldu? Şunu görelim: Afganistan’a barış ve istikrar gelmedi; tek yapılan Afgan kaynaklı uluslararası terörün dizginlenmesi oldu. Zaten belli ki amaç sadece buydu. 

Taliban ile yapılan barış görüşmelerinde örneğin kadın hakları hiçbir zaman öncelikli sorunlar arasında gösterilerek masaya yatırılmadı. Afgan kadınların doğum sırasında ölme olasılıkları hâlâ çok yüksek. 10  kadından biri hayatını kaybediyor. Cehalet hâlâ diz boyu. Tabii yasaklar da... 

Şunu görelim: Radikal İslamcı terörizm ne askeri ne de ideolojik olarak yenildi. Afgan toplumuna daha barışçıl ve müreffeh bir gelecek sunulması şöyle dursun, iç terörizmi, yolsuzluğu ve uyuşturucu ticaretini denetleyebilecek istikrarlı yönetim yapıları asla geliştirilemedi. 

Bunların neden yapılamadığı sorgulanmadıkça benzer sorunlar artarak yaşanacak. 

Türkiye, etrafındaki ülkelerdeki istikrarsızların, iç savaşların bedelini en fazla yaşayan ülke. Göçleri durdurarak paçayı sıyırmış olunmuyor. Biz de olamayız, dünyanın geri kalanı da. Eninde sonunda terör olarak geri döner çünkü bu “insanca yaşamdan uzak” kaderine terk edilmişlik. O yüzden öfke oklarını “insanca yaşam arayan” Afganlara değil de buna yol açan, göz yuman, bundan beslenen düzene ve onun bekçilerine yöneltmedikçe arpa boyu yol alınamayacak... Bunu görelim. 


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Halkın gerçekleri... 10 Eylül 2021