UEFA Uluslar Ligi’nde B’den C grubuna düşen takımımızın faturasını Lucescu’ya çıkartan yol göstericilere hatırlatmak zorunda kaldığım unutkanlara önemli bir gerçek var. Adı geçen kişinin kurtarıcı olarak getirilmesinin nedeni takımın değişimi için atılan bir proje adımıdır. Şu andaki değişik bir kadro ile gelecek için arayış içinde olanlara şans tanımak zorundayız. Lucescu derken, yorumlayanlar önce ülkemizde G.Saray ve Beşiktaş’taki başarılarını unutmayacak, Shakhtar harikasını yok kabul etmeyecekler. Ana sorunun ikinci plana itilme tehlikesi gündemde. Kimine “Çok genç” deriz, sonra da “Yaşlı” kulpunu kolaylıkla takarız. Bu yargıya varanların doğum tarihleri sabittir! Hiç tartışılmaz! Enflasyondan etkilenmeyenler gibidirler!
Herberger Alman futbolunu savaş sonrası yapılandırırken yaşını kimse önemsemedi. O yaşlı H.Schone teslim etti görevi daha sonra yaşlı Derwall devam etti ve emekliyken bizim dünyamıza geldi. Yardımcısı olma noktasında imza aşamasındayken beni kim ve nasıl engelledi, nedenini de araştırmak lazım. Futbolumuza hayat veren o olmuştu. Stankovic, Feldkamp, Veselonovic, Cutik “Bastonlu!” Szekelly ve tarihe geçen Molnar yaşlı değil miydi? Don Howe, Sir Bobby Robson’un İngiltere’nin başında olduğu süreçte yardımcısıyken oradaydım, isteği üzerine Beşiktaş’a gelmesinde yardımcı olmuştum ve ancak bir ay durabilmişti! Peki “Yeniköy kasabı” yaptığımız İspanya’yı şampiyon yapan Del Bosque’yi daha sonra dönünce yeniden Avrupa şampiyonu İspanya’ya neden göndermiştik? Hiddink yaşlı, Rijkaard ise gençti! Git gel hayatını burada yaşayan Kaleperovic unutulur mu?
Neyse bu kadar örnekten sonra gelelim ana konuya. Futbolun endüstriyel yanını yanlış kullandık ve iflas ettik. En azından kendi gencimize büyüklerde neredeyse forma yasağı gibi tavırlar aldık. Güvenmedik onlara. Hazır gelen hatta amatörlere dahi yansıyan yabancı özentisini sadece moda değil aynı zamanda çıkar hesapları ile kısır futbolumuza etki etti. Görevdekilerin tümü sorumludur. Acil zihniyet, sistem değişimiyle batacak noktada olan kulüplerimizi kurtarma ve gençlerimizi çağdaş futbola ulaştırma sorumluluğumuzla birkaç yılda bu açığı kapatırız. Vefat eden hocamız Metin Türel’in cenazesinde ülkemizin önemli futbol adamları ile buluştuk ama saygı, sevgi ve temenniden öte burukluk vardı. Düşündüm. Bizler aslında bu kadar kalabalık bir futbol ailesi olmamıza karşın doğru platformda buluşamıyorsak nedenini çözmeliyiz.
Son oynanan karşılaşmadaki genç ve arayış içindeki kadroya yeni bir hoca tayini için kulis yapmaya veya eldekinden kurtulma taktiğine başvurmaya gerek yok. Şunu da konuşmalıyız. Rıza Çalımbay son birkaç yıldır sürekli başarılı ve saygılı iken neden görevi tamamlayan süreklilikte olamıyor. Bazı başarısız kişilerin çok sıçramaları neden?
Ülkemizin futbol gerçeğinin temel taşı kulüplerdir. Özellikle 3 büyüklerin her adımı öteki kulüplerce taklit edilir. O zaman futbolu yöneten TFF buna özen gösterip kavgadan öte yepyeni bir atılım ve kurumsal gücüyle hatır gönül tanımadan futbol eğitimine, gençlere yaşa bakmadan önem vermeli. En iyi teknik adamları işin başına getirerek üretkenliğe ve çağdaş futbola zorunluluk getirmelidir. Futbolu futbolun içinden gelenlere bırakmalı! Bu anlamda bir proje şart. Kulüpler üretici hale getirilip kendi çocuklarımız eğiticilerimizle yaşlı genç ayrımı yapmadan yola çıkmak şarttır. Yaş önemli olamaz ve öğreticinin kişilik ve sağlığı yerindeyse futbol oynayana yaş, öğretene ise kalitedir!
Futbol oynayana yaştır!
Yazarın Son Yazıları
Derbi öncesi gazetemize verdiğim görüşte iki teknik direktörün taktik detayları ön plana koyduğunu 90 dakikanın belirleyici faktörünün de bu olacağını belirtmiştim.
Ali Mortaş, İstanbulspor’da Cihat Arman ve Sabri Kiraz’dan sonra en çok Türk futboluna oyuncu kazandıran ama unutulan bir adamdı.
Yeni yılın ilk günlerini yaşarken okurlarımın 2026’yı sağlıkla geçirmesini diliyorum.
Beşiktaş belki de ilk kez topa bu kadar hâkim olup oyuna yön verdiği bir maç çıkardı.
İki devrede iki farklı Beşiktaş vardı sahnede. İlk yarı Toure’nin kırmızı kartına kadar Trabzonspor gibi zirveyi yakalayan bir takıma karşı topu rakibine bırakan, sahada doğru yerleşen, hızlı hücumlarla skoru yakalayan Beşiktaş vardı sahada...
Cengiz kazanılan penaltıyı kaçırmasa Kartal çok da iyi olmadığı bir maçı daha rahat kazanacaktı. Cengiz sonrasında Toure’nin golünde süratini akıl dolu pasıyla birleştirip bir anlamda gönül aldı.
UEFA Konferans Ligi’ne lider olarak devam eden Samsunspor, derbi sonrası havasını kaybeden ve yaşadığı Rafa Silva kriziyle anılan Beşiktaş deplasmanında ilk yarıda kaleci Ersin’i geçemedi.
Dört büyüklerin kendi arasında derbi oynadıkları hafta zirveden uzaklaşan Fenerbahçe ve Beşiktaş için adeta yarışa dönüş şansıydı.
Sergen Yalçın’ın, Orkun Kökçü’yü kaptanlığa getirmesi kendi döneminde yeni oluşum yaratmak için önemli bir hamleydi.
Türkiye Futbol Federasyonu, A Milli Takım Teknik Direktörü Vincenzo Montella’yı rahat bıraktı.
Maça hızlı başlayan Galatasaray, Uğurcan’ın tüm gayretlerine rağmen 12. dakikada Abraham’ın golüne engel olamadı.
Beşiktaş kendi klasik futbol anlayışına dönünce çabuk oynayıp Rafa gibi teknik, Orkun gibi mücadeleci bir karakterle hızlı başlayarak adeta maçı erken kazandı.
Önce Avrupa Ligi’nden sonra Konferans Ligi’nden elenen Beşiktaş, Solskjaer’in gönderilmesinin ardından Sergen Yalçın’ın göreve gelmesiyle bir hava yakalar diye düşündük.
Beşiktaş, Sergen Yalçın yönetiminde Başakşehir karşısında coşkulu oynadı.
2-1 aldatmasın!
Beşiktaş dün 4. resmi maçına çıktı ve bunların tümü Avrupa kupasındaydı.
Beşiktaş, Shakhtar maçlarından ders almış olacak ki St. Patrick’s karşısında özellikle ilk yarıda beklenenin üstünde bir performans gösterdi.
Beşiktaş’ın durumu gerçekten trajik!
Beşiktaş yeni sezona takımda eksikliğini hissettiği birçok mevkiye transfer yapması gerekirken elindeki kaliteli oyuncuları da kaybediyor.
Avrupa Kadınlar Futbol Şampiyonası çeyrek finalinde 10. dakikada 10 kişi kalmasının ardından
Geçen yıl transferde geç kalan, lige erken havlu atan Beşiktaş sezon sonu gelmeden heyecanını yitirerek taraftarını üzdü ve şampiyonluk yarışında dahi var olamadı.
Futbolda yoğun geçen sezonun ardından adeta tatile giremeden yeni formatıyla düzenlenen FIFA Kulüpler Dünya Kupası’nda boy gösteren takımlar ve oyuncular, dünyanın her yerindeki seyirciler için yaptıkları maçlarda transfer piyasasını oluşturuyor.
İspanya-Portekiz UEFA Uluslar Ligi finalinde futbol olarak umduğumuzu İspanya tarafında bulamadık.
Sezon biterken bazı olaylar dikkatimi çekti. İlki Şampiyonlar Ligi finalindeki Paris Saint Germain-Inter mücadelesi. Maçın yıldızı PSG Teknik Direktörü Luis Enrique idi.
Ali Koç, Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı olarak Aziz Yıldırım’dan devraldığı bayrağı yaptığı yatırımlarla dalgalandırmaya çalışırken Sarı-Lacivertliler Euroleague’de ikinci kez Avrupa şampiyonu oldu.
Ruhu kazanmalı
Gemi su alıyor
Kimliğini kaybeden Beşiktaş
Beşiktaş’a yumruk!
Yanlışlarımız!
Ne yaptın Ole?
Buruk Mourinho!
Özgüvenli Kartal
Montella ve yükseliş
Kocaman ayıp!
Futbol gerçeği
Sadece mücadele
Kaybolan futbol
Ekip mücadelesi
Keyif vermiyor