Göztepe’nin Avrupa’da futbolumuzu başarıyla temsil ettiği ve kaptanı Gürsel Aksel’in ismini verdiği muhteşem statta Beşiktaş çok kötüydü. Oyunun başında Karius’un kurtardığı 2 gollük şut ve daha sonra Douglas, Diaby gibi 2. sınıf futbolculara forma verip Gökhan Gönül ve Caner’in kenarda oturtulması da teknik adam arayışını gerektirmez. Adeta uzayda gibi yükseklerde oynanan maçta yenilik, stadın farklılığı olsa gerek. Üç büyükler olma kalitesini bir anda kaybeden Beşiktaş, 2. yarıda kora kor mücadele verse de pozisyon hataları ve kazanmak adına yapılan sertlikler havada uçtu. Sezon başında, “Bu futbolcular, Beşiktaş’ı sırtında taşıyamaz” uyarımız şaka değildi. Genç Rıdvan, ilk kez oynadı ama sırıtmadı. Göztepe, Halil ve Serdar Gürler’in sürati ve driplingleriyle Beşiktaş’ı yıprattı. Ama iyi niyetle aklımda kalan, sahada Gürsel Aksel’in ayarında futbolcunun olmamasıdır. İki takımın da bu kadrolarla kalite eksikliği, futbol adına bulunduğumuz yerin göstergesidir. Burak, 2 net golü kaçırıyorsa Beşiktaş açısından geleceğin zorluğu ortadadır. Uzatmalarda kaleci Beto’nun kurtardığı top, maçın skorunu belirledi. Şunu unutmamak gerekir; Beşiktaş açısından bu yıl bitmiştir. Artık geleceğin takımını kuracak teknik adam ve futbolculara ihtiyaç vardır.
Yazarın Son Yazıları
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çizdiği yolda laik Cumhuriyeti savunan bizler, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın coşkusunu dün yaşadık.
Beşiktaş ilk yarı istekli görünse de bal yapmayan arı misali sahadaydı.
Bir derbi daha hakem tartışmalarıyla geride kaldı.
İki kulübün de geçmişini aratan futbolcuları, kaybetmekten korkarak mücadele etti. Herkes beraberliğe razı gibiydi.
Dünya Kupası büyük bir vitrin.
Sıkışan oyun artık rahatladı. Ve Orkun Kökçü’nün şapka çıkardığım harika frikik golü. Orkun, 10 numaralı formanın ve kaptanlığın sorumluluğunu daha iyi anladı. G.Saray mağlubiyeti sonrası Beşiktaş’ın böyle bir galibiyete ihtiyacı vardı.