Erdoğan’ın Uçankuş’tan haberi var
Barış Terkoğlu
Son Köşe Yazıları

Erdoğan’ın Uçankuş’tan haberi var

19.10.2023 03:00
Güncellenme:
Takip Et:

Ne garip, gözü olmayanlar bile görüyordu. Ama bu kez en tepedeki isim gözümüzün içine soktu.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcısı İsmail Uçar’ın HSK’ye yazdığı dilekçeden söz ediyorum. BirGün’de Timur Soykan’ın aktardığı dilekçe, İstanbul adliyelerinin suç örgütleri için adeta cennete dönüştüğünü gösteriyor. Uyuşturucu baronları para karşılığı bırakılıyor, istenmeyen haberlere para karşılığı erişim engeli getiriliyor. Bunları da bizzat başsavcı “Yeter artık” diyerek anlatıyor.

TELEVOLE YILDIZI

Her biri birer bomba. Ama bir hikâye dikkatimi çekti. Soykan’ın haberinden aktarıyorum:

“Metin Güneş ile televizyon sahibi Can Tanrıyar, Çağlayan Adliyesi’nde davalıktı. Muhammet Yakut’un YouTube’ta ifşa videoları yayımlamasından sonra Muhammet Yakut, Can Tanrıyar ve (eşi) Tamar Tanrıyar’a gaspa teşebbüs suçundan soruşturma açıldı ve Can Tanrıyar tutuklandı. Çağlayan’daki İstanbul 38. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı ama Can Tanrıyar beş ay tutuklu kaldıktan sonra yetkisizlik kararı verilen dosya İstanbul Anadolu Adliyesi’ne gönderildi. Dosya henüz Çağlayan Adliyesi’ndeyken heyetin sorun çıkardığından bahisle Komisyon Başkanı B.A., ‘Anadolu’ya gönderin ben hallederim’ dedi. Dosya gerçekten Anadolu Adliyesi’ne geldi ve 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ne kaydedildi.” 

Can Tanrıyar’ı “Merhaba Televole” kuşağı tanır. Yaklaşık 50 yıldır magazin haberleri yapıyor. Zaman zaman Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda düzenlenen resepsiyonlarda poz veriyor. Açık söyleyeyim, bir magazin figürü böyle siyasi bir kavganın ortasına nasıl düştü anlamıyordum.

BAŞKANA SEVGİLİ KUMPASI

Bir savcıyla sohbetim kafamın açılmasını sağladı: “Can Tanrıyar’dan sahibi olduğu Uçankuş kanalında bir büyükşehir belediye başkanının sevgilisi olduğuna dair haber yapmasını istemişler, kabul etmemiş, olaylar büyümüş.”

Siyaset ile magazinin demek böyle bir kardeşliği var dedim...

Neyse...

İsmail Uçar’ın dilekçesinden anlaşıldığı gibi, belediye ihaleleri ile büyüyen Metin Güneş ile magazinci Can Tanrıyar ortakmış. Sonra ortaklık bozulmuş. Aralarına kan davası girmiş. Can Tanrıyar’ın iddiasına göre kanalının kurşunlanması, darp edilmesinin arkasında Metin Güneş varmış. Metin Güneş ise Tanrıyar tarafından yağmalanmaya çalışıldığını iddia ederek şikâyetçi olmuş. Daha güçlü olan Güneş kazanmış, Can Tanrıyar halen tutuklu. Başsavcının anlattığı hikâye de bu.

AVUKATI ERDOĞAN’A ŞİKÂYET

Dilekçede adı geçen Tamar Tanrıyar’ı sosyal medyada takip ediyorum. Bir süredir imalı ifadeler kullanıyor:

“(…) ‘Singapur Musti’ bu t... sana yüzde kaç veriyor? Sana en büyük tokat adının bunlarla aynı seviyede anılması olacak. En az bunlar kadar namussuz zannedecek herkes seni? Nasıl bir şantajla seni yanlarında tuttuklarını düşünecek herkes. T... şimdi de senin fotoğrafını mı astı arkasına? Ama yok onlar sadece avantacı-komisyoncu görüyorlar asmazlar koçum. Öyle görmeselerdi bugün Muhlis’ten bana bu haber gelmezdi. (...)”

Ben bir şey anlamadım, eminim siz de anlamadınız.

Gelgelelim, bu paylaşım nedeniyle, Tamar Tanrıyar ifadeye çağrılmış. Kastettiği kişinin cumhurbaşkanının eski avukatı Mustafa Doğan İnal olduğundan bahisle savcı Emre Sarı tarafından iddianame yazılmış. Tanrıyar yargılanmış.

Mahkeme savunmasında yazdıklarının hayal ürünü olduğunu ifade ederek şunları söylemiş:

“Ben müştekiyi daha önceden cumhurbaşkanına şikâyet ettiğim için, müştekinin bana karşı sinirle suç uydurma yaptığını düşünüyorum.”

İNAL’DAN KİRVEM YANITI

Mustafa Doğan İnal’ın avukatı Ömer Faruk Karagüzel ise Tanrıyar’ın cezadan kurtulmak için böyle savunma yaptığını söyleyerek kastedilenin İnal olduğunda ısrar etmiş:

“(...) Müvekkilimin cumhurbaşkanına şikâyet edildiğinin belirtilmesi husumetin olduğunun açıkça göstergesidir. Sanığın hikâyesinde paylaşarak bahsetmiş olduğu olaylarda adı geçen şahıslar ‘Mıstık’ ya da ‘Musti Abi’ müvekkilim Mustafa Doğan İnal’dır. Yine ‘T...’ olarak adı verilen kişi Metin Güneş’tir. ‘Muhlis’ olarak adı geçen Halis Ezer’dir. Bu kişi Metgün isimli firmanın sahibidir. Sanığın eşinin sahibi olduğu Uçankuş TV ile Halis Sezer'in sahibi olduğu Metgün isimli firma arasında ticaret mahkemesinde Metgün lehine neticelenen bir dava söz konusudur. Bu dava akabinde Uçankuş TV aleyhine yüksek bir miktarda tazminata hükmedilmiştir. Bu hüküm sonrası alacaklı vekillerinin haciz mahallinde yapmış olduğu telefon görüşmesinde ‘Musti abi, Musti abi' şeklinde beyanda bulundukları, bu beyan neticesinde sanık tarafın bu kişinin Mustafa Doğan İnal olduğunu düşündüğü, bu olayın ardından sanık ve Uçankuş TV'nin müvekkilim Mustafa Doğan İnal’a yönelik husumetini kamuoyuna yansıtacak şekilde hareket etmiştir. Metin Güneş, Mustafa Doğan İnal’ın kirvesidir. Aralarında bir arkadaşlık ilişkisi olduğu herkes tarafından bilinmektedir.(...)”

Merak ediyorsanız, 12 Ekim’de Tamar Tanrıyar beraat etmiş.

ERDOĞAN’A GİDEN MEKTUP

Yazdıklarını anlamadık ama...

Tanrıyar ile İnal arasındaki tutanaklardan bir şey anladık: Tanrıyar, bir resepsiyon sırasında karşılaştığı Erdoğan’a yargı içindeki yapıyı şikâyet etmiş.

Başsavcının açıklamalarından sonra, dün Can Tanrıyar’ın el yazısıyla bir tahliye dilekçesi yazdığını öğrendim:

“(...) Birlikte gittiğimiz külliyede direkt eşim Tamar Tanrıyar, bizzat Sayın Erdoğan’a anlattı ve özetini de yazılı olarak kendisine verdi. Cumhurbaşkanı telefon numaramızı istedi ve o dönemki Adalet Bakanı Bekir Bozdağ bizi Ankara’ya davet etti. ‘Cumhurbaşkanı’nın kesin talimatı var, bu olayları çözeceğiz’ dedi ama! (…) İşte bu görüşmeyi bunlar duydukları için bize iyice bilendiler.”

(Can Tanrıyar’ın Erdoğan’la görüşmesini anlattığı dilekçe)

Bakanlık yetkilileri ciddiye mi almadı ya da gücü mü yetmedi bilemiyorum... Bu sırada Tanrıyar, cumhurbaşkanının eski avukatının kirvesi Metin Güneş ile arasındaki davada, savcı Enes Kocakale’nin iddianamesindeki “yağmaya teşebbüs” suçlamasıyla tutuklanmış. Belki de bir gün bile tutuklu kalmayacağı bir dava nedeniyle halen tutuklu bulunan Can Tanrıyar’ın Çağlayan’daki mahkemesi, beş ay sonra, “Biz yetkili değiliz” kararı vermiş. Derken, başsavcının adeta “Adama kumpas kurdular” dediği HSK dilekçesi basına düşmüş.

Yazıyı yazarken dosyanın akıbetine bakınca ne mi gördüm? Anadolu Adliyesi hâkimleri de birkaç gün önce “Biz de yetkili değiliz” diyerek ellerindeki dosyayı göndermiş.

İstanbul Anadolu başsavcısının dilekçesi acı durumu özetliyor:

“Duruşma tarihi itibarıyla sekiz aydır tutuklu bulunan sanığın henüz ifadesi bile alınmamıştır.”

Belli ki mesele başsavcının yargıdaki çete ifşasından ibaret değil. Devlet içinde çok ayaklı bir çatışma var. Uçankuş TV olayı, Erdoğan’ın da uçan kuştan haberdar olduğunu gösteriyor.

Görmek önce aklın bir eylemi. Gözle yetinmeyenlere selam olsun...

Yazarın Son Yazıları

Dilovası davası başlıyor: Başkanın olmadığı yargılama

Türkiye, Silivri Cezaevi Kampüsü’ndeki İBB yargılamasını konuşurken bir başka cezaevinde kritik bir dava başlıyor.

Devamını Oku
16.03.2026
İddianamede adları 1087 kez geçiyor, ama sanık değiller!

Tarihte çelişkili görünen içinde kocaman bir gerçeği saklar.

Devamını Oku
12.03.2026
‘Bu nasıl iş’ dedirten dilekçe

Aklı kendinde olanın dünyanın adaleti umurunda olmaz.

Devamını Oku
09.03.2026
Şam’ın Talibanlaşması görünüyor

Yanlış hesap geri dönmek için genelde Bağdat’ı beklemez.

Devamını Oku
05.03.2026
Öcalan’ın statüsü mü Adem’in statüsü mü

Gelgelelim PKK’yi kuran “statülü” Öcalan’ın AKP-MHP destekli mektubu CHP’li belediyede okunurken 25 yıl öncesinden, 19 yaşından terör aranıp bulunarak bugün işten atılan gariban Ademler’in “statüsü”nü hatırlayan olmadı.

Devamını Oku
02.03.2026
Din dersi soruşturmasının sonu ne oldu

Bardağı taşıran son damla değil onu bu noktaya getiren süreçtir.

Devamını Oku
26.02.2026
Okulda 'din' ve 'Erdoğan' sorgusu!

Hürriyet başka türlü düşünmenin ve yaşamanın imkânlı olduğu yerde başlar.

Devamını Oku
23.02.2026
Alo adalet var mı bakan bey?

Yaşamın özünü görmeyen kabuğuyla oyalanır.

Devamını Oku
19.02.2026
Camiye gitmeyen imam olur mu?

Yalnız başkasına karşı hatırlanan kutsal, çıkara yenilmiş demektir.

Devamını Oku
16.02.2026
Bu dünyadan bir ‘biz’ geçti

İnsan “ben” doğar, yaşarken “biz” yaratır.

Devamını Oku
12.02.2026
Bizi işte bunlar yıkıyor

Doğayı kendi haline bıraksalar daldaki elma bile layığını bulacaktı.

Devamını Oku
09.02.2026
Depremzedeye bunu yapan size ne yapmaz

Seçilen yer yanlış.

Devamını Oku
05.02.2026
‘İmamoğlu’nu kutlama davası’ böyle bitti

Hayat geç de olsa mahkeme kararlarından daha gerçek bir hüküm verir.

Devamını Oku
02.02.2026
Görüş gününe yetişen yazı

Hepimiz aynı zamanın içinde yaşarız ama zaman hepimize yüzünü aynı biçimde göstermez.

Devamını Oku
29.01.2026
Toz dumandan görünmeyen değişim

Bir şey değişmese de her şey değişiyor.

Devamını Oku
26.01.2026
Bayrağın üstünü örten ‘süreç’

Niyetler hassasiyetlerin üstünü bahaneyle örter.

Devamını Oku
22.01.2026
Kafamı karıştıran fotoğraf

Kapının kapalı olmasını bekliyoruz da nasıl açıldığını hiç konuşmuyoruz.

Devamını Oku
19.01.2026
Masonik FETÖ’cü Marksist cephe!

Buzu sobanın üstüne bırakıyor, erimesini izliyorsun.

Devamını Oku
15.01.2026
Hedef uyuşturucu mu eğlence mi?

Endişe içimize gökten düşmez, açıklanabilir bir nedeni vardır.

Devamını Oku
12.01.2026
Hakimi öldüresiye dövenler 'hatırlı' kişiler çıktı!

Dünyanın nasıl göründüğü baktığınız yere göre değişir.

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella meselesi anlattıkları gibi değil

Gerçek, ona ulaşmak istemeyen için inanılmaz görünür.

Devamını Oku
05.01.2026
Adliyenin ön kapısı

Yeni yıl, henüz yazılmamış bir tarihtir.

Devamını Oku
01.01.2026
Çıksalar ne olur çıkmasalar ne olur

Konuşmak neden aramaz, sessizliğinse anlaşılır bir nedeni vardır.

Devamını Oku
29.12.2025
Yarının kavgasına bugünden bakalım

Hareket bilinirse doğa öngörülebilir hale gelir.

Devamını Oku
25.12.2025
175 milyonluk cevap

Cevap verilemeyen her soru yeni sorulara gebedir.

Devamını Oku
22.12.2025
İddianame aşamasında bir anda dosyadan çıkan fezleke!

İnsan ne anlatırsa anlatsın ancak eylemiyle anlaşılır.

Devamını Oku
18.12.2025
Askerlerin 175 milyonu nereye gitti

“Senin” dediklerinin akıbetini sorunca senin sandığının senden ne kadar uzakta olduğunu görürsün.

Devamını Oku
15.12.2025
Ne olduğunu görmüyor musunuz?

Her “Bak” dediğimizde gözler kapanıyorsa işaret ettiğimizi gösterebilir miyiz?

Devamını Oku
11.12.2025
Ya su kirliyse?

Değişmez görünen gerçekten kaçmak yerine dokunmaya karar verdiğimizde, ona şekil verebildiğimizi de görürüz.

Devamını Oku
04.12.2025
200 günlük burun sürtme davası

Burnumuzla sadece nefes alsaydık en çok kötü kokuların sahipleri mutlu olurdu.

Devamını Oku
01.12.2025
Bir garip ölüm hikâyesi

Yaşamda birikmiş servet, bazen ölümün üzerinde perde olur.

Devamını Oku
27.11.2025
‘Kurucu önderlik’ ve kurucu irade

Küçük niyetler büyük sözlerin arkasına gizlenir.

Devamını Oku
24.11.2025
Yaşamından renkleri çalınan kadın

Koca çınardan nimetini esirgeyen toprak yokluğunu önce çimende gösterir

Devamını Oku
20.11.2025
38 çocuğun duyulmayan çığlığı

Adalet davası uzaktaki bir çığlığı duymakla başlar.

Devamını Oku
17.11.2025
CHP’yi ‘gayrımeşrulaştırma’ operasyonu

Doğa insana kendi sınırlarını çizeceği imkanı sunarken cömerttir.

Devamını Oku
13.11.2025
Eğitimsiz okullar bakanlığı

İnsan ancak eğitilirse özgür olur.

Devamını Oku
10.11.2025
Aman çocuklar duymasın!

Bakmayın gazetecilik yaptığıma.

Devamını Oku
06.11.2025
‘Pardon’ diyen karar

Bir kez olursa hata, iki kez olursa yanlış, tekrar olursa kasıt denir.

Devamını Oku
03.11.2025
Bakanlıktaki ‘koruma kalkanı’

Çoğu zaman sözün çıktığı yere bakarız.

Devamını Oku
30.10.2025
Aranan casus sonunda bulundu!

O kadar çok söz söyleriz ki bazen gerçek kalabalıkta kaybolur.

Devamını Oku
27.10.2025