Kapansın tarikatlar kurtulsun Müslümanlar
Barış Terkoğlu
Son Köşe Yazıları

Kapansın tarikatlar kurtulsun Müslümanlar

20.01.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Yıldızlı göklerdeki mucizeyi anlatanlar, sen maviliğe bakarken bastığın toprağı götürüyor.

Ah şu Kemalistler! Ah şu solcular! Ah şu CeHaPe zihniyeti! Bizim İslamcılar tam ümmeti birleştirecekti, tam İslam dünyasını buluşturacaktı, tam Müslümanları zafere koşturacaktı... Onlar yüzünden yine olmadı!

Şaka bir yana, Menzil cemaatindeki kavgadan söz ediyorum. Muhabirimiz Aytunç Ürkmez ve BirGün’den İsmail Arı an an haberleştiriyor. Peki biz bu savaşı nasıl okuyacağız?

Önce silsileyi sıralayalım.

“Bin yıllık Halidiyye geleneği” deseler de Menzil, şeyh Abdulhakim Erol’un 1971’de Adıyaman’ın Menzil köyüne yerleşmesinden adını aldı. Ölümünün ardından oğlu Muhammed Raşit Erol tarikatın başına geçti. 1993’te o ölünce kardeşi Abdulbaki Erol geçti. Tarikatta büyük kavga, yeni şeyh Abdulbaki Erol (Semerkandçılar) ile Muhammed Raşit Erol’un oğlu Fevzettin Erol (Buharacılar) arasında yaşandı. Abdulbaki Erol iki yıl önce ölünce ardında yedi halifelik bir konsey bıraktı. Ama konseydeki üç kişi oğulları Saki, Fettah ve Mübarek’ti. Babaları ölünce konsey monsey unutuldu. Kardeşler arası savaş başladı. Kim hangi araziyi alacak, hangi vakıf kimin elinde olacak, cemaatin milyarlarca parası nasıl paylaşılacak? Müritlerin paralarıyla biriken mülkler, babadan oğula miras sayılarak pay edildi. Başlangıçta ağabey Saki Erol’un cemaatin hâkimi olacağı düşünülüyordu. Miras paylaşımıyla güç savaşı tepetaklak oldu. İşte son taşlı sopalı çatışma, köydeki yazlık caminin ön cephesinde bulunan arazi üzerine çıktı.

Ders bir: Tarikatlar müritlerine parmaklarıyla gökyüzünü gösterseler de dünyevi organizasyonlardır. Güçlerini yerdeki varlıklardan alır.

Ders iki: Tarikatlarda post, Tanrı’nın ilmiyle değil, miras hukukuyla devredilir. Babadan çocuklara devredilen servetle birlikte tarikatın sarığı da yer değiştirir. Unutmayın, Menzil’de dini mekânlar bile mirasla dağıtıldı.

Ders üç: Tarikatların yoksul müritlerin emekleriyle biriktirdikleri servetlerinin sahipliğini şeyhler yapar. Her patron şeyh değildir ama her şeyh bir patrondur.

TARİKATLAR BÖLÜCÜDÜR

Tarikat bir yol. Sorarsanız sizi dünyadan alıp cennete götürüyor. Yolculuk biat ile başlıyor. Gelgelelim, Abdulbaki Erol öldü. Tarikatın duyurusuyla biatlar iptal oldu. Her müridin kendisine çocuklardan yeni bir şeyh seçmesi ve ona biat etmesi istendi.

Sonra...

Verilen “fetva”yla, bir kardeşe biat eden müridin diğer kardeşin arkasında namaz kılması, sohbetlerine katılması, kurumlarına girmesi yasaklandı. Çin Seddi’nden Afrika’ya Müslümanları yanyana getirecek liderlik; bir köyün içinde üç ayrı cemaat, üç ayrı namaz, üç ayrı zikir, üç ayrı tövbe yarattı.

Ders dört: Tarikatlar müritlerini örgütler ama Müslümanları ayrıştırır, bölücüdür.

DEVLETTE MENZİL SAVAŞI BAŞLAYABİLİR

Menzil sadece köyde değil devlette de etkili. Jandarmada, yargıda, bakanlıklarda, bürokraside adamları var. Haliyle köyde başlayan kavga devletin içinde devam ediyor. Kavga büyüdükçe yasadışılıklar da ifşa oluyor. Örneğin Menzil’in siyasetteki iki önemli ismi, Taner Yıldız ve Recep Akdağ, dergâhta konuşulanlara göre Ağabey Saki’nin değil, Mübarek’in tarafında yer aldı. Bunun üzerine sosyal medyada Saki’nin takipçileri tarafından topa tutuldular.

Köydeki çatışmada ilk taşı atana dikkat ettiniz mi? Bir polisti. Savaşı durdurmak için köye savcı geldi. Jandarma sevk edildi. İki slogan atana ters kelepçe takan görevliler, cemaat kavgasında Sofiler sakin olun diye yalvardılar. Savaş büyüyünce misilleme yapıldı, olay Sakarya’da Menzilcilerin inşa ettiği kaçak evlere sıçradı, yıktırıldı. Ölen Abdulbaki Erol’un bir zamanlar kaldığı ev de kepçeyle yerle bir edildi.

Ders beş: Tarikatlar siyasal örgütlenmelerdir. Güçlerini devletin içinde elde ettikleri mevzilerden alırlar. Tarikatların yön değişimi, kadrolarını liyakate göre değil, tarikat referansına göre seçen devletleri krize sokar. Önümüzdeki dönem belki de birbirine silah çeken polisler, lojmanlarda kapışan yargı mensupları göreceğiz. Zira sızan WhatsApp yazışmaları, silahlı saldırı tehditlerinin havada uçuştuğunu gösteriyor.

DİN DEĞİL AİLE ÖRGÜTLENMESİ

Ortadaki mesele Tanrı’nın buyruğu. Gelgelelim, Menzil şeyhleri dini konularda hiçbir birikime sahip değil. Dini tahsilleri yok. İrşad sohbetleri yapabilecek derinliğe sahip değiller. “Nazarla irşad ediyoruz” gibi tuhaf çözümler bulmuşlar. Açığı kapattıkları iddia, seyid (peygamber soyundan) oldukları. Ancak Osmanlı’da tutulan nakıbül eşraf kayıtlarında bunu destekleyen bir delil yok. Olsa ne olur diyebilirsiniz. Ancak aile de sahih bir delil sunamıyor. Taşıdıkları Erol soyadı yerine “Elhüseyni” kullanarak kendilerine bir kisve örüyorlar. Gavsın depremi durduğu, meleklere hükmettiği, Tanrı ile konuştuğu gibi ipe sapa gelmez hikâyelerle aile etrafında bir efsane örüyorlar.

Ders altı: Tarikatlar dini yönü ön plana çıkan bir şeyhin kuruculuğuyla anılsalar da, onun ardından ailenin kutsandığı ancak dini derinliğin olmadığı aşiret örgütlenmelerine dönüşürler. Varoluşları da savaşları da bir aile etrafında şekillenir. “Seçilmiş soy” tarikatın motoru olur.

MENZİL KAPANDI ÇOCUKLAR KALDI

“Bir lokma bir hırka efsanesine dayanan Menzilciler’in yaşamlarındaki tezat görüldü. Son model Mercedeslerle gezen, lükste sınır tanımayan tarikatta; servet savaşı ailenin hükmettiği milyarları da ortaya koydu. Menzil’e gelen müridlere koca tencerelerden ekmek ve buğday çorbası kaşıklatan tarikat, yoksulların emeklerinden aile bireylerine servet kulesi biriktirmiş. Cemaat paralarıyla satın alınan mülklerin tapularını, ailenin malına çevirmiş.

Ders yedi: Tarikatların ana gücü sömürüdür. Siyasetin koruması altında birikmiş emek, şeyhin servetine dönüşür. Bu nedenle tarikat dağıtılırken paranın kanunları konuşur.

Biz “Tarikatlar kapatılsın mı denetlensin mi” diye tartışırken Menzil kendini kapattı. Yerini birbirlerine sopayla saldıran, Kutsala kazma vurdular diyen, Cami duvarına işediler” açıklaması yapan, Ümmetin malını miras yaptınız diye slogan atan topluluk kaldı. Şimdi Menzilciler değil Sakiciler, Fettahçılar, Mübarekçiler, Fevzettinciler var. Başka isimlerdeki şeyhlerin zenginliği ise yoksulların öfkesi ve nasırlarıyla büyümeye devam ediyor.

İslam İslamcılardan kurtarıldığı gün, Müslümanların yüreği de bileği de zincirlerinden kurtulacak.

Yazarın Son Yazıları

Vazgeçilen pişmanlığın bilinmeyen öyküsü

Uçup gitti sandığın, doğanın asla kaybetmediği varlıktır.

Devamını Oku
26.03.2026
Bakanlıktan doğrulattığım bilgiler...

Bakanlıktan doğrulattığım bilgiler...

Devamını Oku
23.03.2026
Bayramı zehir eden adamlar

Bayram aslında bahane...

Devamını Oku
19.03.2026
Dilovası davası başlıyor: Başkanın olmadığı yargılama

Türkiye, Silivri Cezaevi Kampüsü’ndeki İBB yargılamasını konuşurken bir başka cezaevinde kritik bir dava başlıyor.

Devamını Oku
16.03.2026
İddianamede adları 1087 kez geçiyor, ama sanık değiller!

Tarihte çelişkili görünen içinde kocaman bir gerçeği saklar.

Devamını Oku
12.03.2026
‘Bu nasıl iş’ dedirten dilekçe

Aklı kendinde olanın dünyanın adaleti umurunda olmaz.

Devamını Oku
09.03.2026
Şam’ın Talibanlaşması görünüyor

Yanlış hesap geri dönmek için genelde Bağdat’ı beklemez.

Devamını Oku
05.03.2026
Öcalan’ın statüsü mü Adem’in statüsü mü

Gelgelelim PKK’yi kuran “statülü” Öcalan’ın AKP-MHP destekli mektubu CHP’li belediyede okunurken 25 yıl öncesinden, 19 yaşından terör aranıp bulunarak bugün işten atılan gariban Ademler’in “statüsü”nü hatırlayan olmadı.

Devamını Oku
02.03.2026
Din dersi soruşturmasının sonu ne oldu

Bardağı taşıran son damla değil onu bu noktaya getiren süreçtir.

Devamını Oku
26.02.2026
Okulda 'din' ve 'Erdoğan' sorgusu!

Hürriyet başka türlü düşünmenin ve yaşamanın imkânlı olduğu yerde başlar.

Devamını Oku
23.02.2026
Alo adalet var mı bakan bey?

Yaşamın özünü görmeyen kabuğuyla oyalanır.

Devamını Oku
19.02.2026
Camiye gitmeyen imam olur mu?

Yalnız başkasına karşı hatırlanan kutsal, çıkara yenilmiş demektir.

Devamını Oku
16.02.2026
Bu dünyadan bir ‘biz’ geçti

İnsan “ben” doğar, yaşarken “biz” yaratır.

Devamını Oku
12.02.2026
Bizi işte bunlar yıkıyor

Doğayı kendi haline bıraksalar daldaki elma bile layığını bulacaktı.

Devamını Oku
09.02.2026
Depremzedeye bunu yapan size ne yapmaz

Seçilen yer yanlış.

Devamını Oku
05.02.2026
‘İmamoğlu’nu kutlama davası’ böyle bitti

Hayat geç de olsa mahkeme kararlarından daha gerçek bir hüküm verir.

Devamını Oku
02.02.2026
Görüş gününe yetişen yazı

Hepimiz aynı zamanın içinde yaşarız ama zaman hepimize yüzünü aynı biçimde göstermez.

Devamını Oku
29.01.2026
Toz dumandan görünmeyen değişim

Bir şey değişmese de her şey değişiyor.

Devamını Oku
26.01.2026
Bayrağın üstünü örten ‘süreç’

Niyetler hassasiyetlerin üstünü bahaneyle örter.

Devamını Oku
22.01.2026
Kafamı karıştıran fotoğraf

Kapının kapalı olmasını bekliyoruz da nasıl açıldığını hiç konuşmuyoruz.

Devamını Oku
19.01.2026
Masonik FETÖ’cü Marksist cephe!

Buzu sobanın üstüne bırakıyor, erimesini izliyorsun.

Devamını Oku
15.01.2026
Hedef uyuşturucu mu eğlence mi?

Endişe içimize gökten düşmez, açıklanabilir bir nedeni vardır.

Devamını Oku
12.01.2026
Hakimi öldüresiye dövenler 'hatırlı' kişiler çıktı!

Dünyanın nasıl göründüğü baktığınız yere göre değişir.

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella meselesi anlattıkları gibi değil

Gerçek, ona ulaşmak istemeyen için inanılmaz görünür.

Devamını Oku
05.01.2026
Adliyenin ön kapısı

Yeni yıl, henüz yazılmamış bir tarihtir.

Devamını Oku
01.01.2026
Çıksalar ne olur çıkmasalar ne olur

Konuşmak neden aramaz, sessizliğinse anlaşılır bir nedeni vardır.

Devamını Oku
29.12.2025
Yarının kavgasına bugünden bakalım

Hareket bilinirse doğa öngörülebilir hale gelir.

Devamını Oku
25.12.2025
175 milyonluk cevap

Cevap verilemeyen her soru yeni sorulara gebedir.

Devamını Oku
22.12.2025
İddianame aşamasında bir anda dosyadan çıkan fezleke!

İnsan ne anlatırsa anlatsın ancak eylemiyle anlaşılır.

Devamını Oku
18.12.2025
Askerlerin 175 milyonu nereye gitti

“Senin” dediklerinin akıbetini sorunca senin sandığının senden ne kadar uzakta olduğunu görürsün.

Devamını Oku
15.12.2025
Ne olduğunu görmüyor musunuz?

Her “Bak” dediğimizde gözler kapanıyorsa işaret ettiğimizi gösterebilir miyiz?

Devamını Oku
11.12.2025
Ya su kirliyse?

Değişmez görünen gerçekten kaçmak yerine dokunmaya karar verdiğimizde, ona şekil verebildiğimizi de görürüz.

Devamını Oku
04.12.2025
200 günlük burun sürtme davası

Burnumuzla sadece nefes alsaydık en çok kötü kokuların sahipleri mutlu olurdu.

Devamını Oku
01.12.2025
Bir garip ölüm hikâyesi

Yaşamda birikmiş servet, bazen ölümün üzerinde perde olur.

Devamını Oku
27.11.2025
‘Kurucu önderlik’ ve kurucu irade

Küçük niyetler büyük sözlerin arkasına gizlenir.

Devamını Oku
24.11.2025
Yaşamından renkleri çalınan kadın

Koca çınardan nimetini esirgeyen toprak yokluğunu önce çimende gösterir

Devamını Oku
20.11.2025
38 çocuğun duyulmayan çığlığı

Adalet davası uzaktaki bir çığlığı duymakla başlar.

Devamını Oku
17.11.2025
CHP’yi ‘gayrımeşrulaştırma’ operasyonu

Doğa insana kendi sınırlarını çizeceği imkanı sunarken cömerttir.

Devamını Oku
13.11.2025
Eğitimsiz okullar bakanlığı

İnsan ancak eğitilirse özgür olur.

Devamını Oku
10.11.2025
Aman çocuklar duymasın!

Bakmayın gazetecilik yaptığıma.

Devamını Oku
06.11.2025