Bir iktidarın intiharı (2)

Bir iktidarın intiharı (2)

31.10.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Dünkü yazıdan devam:

Önce bir iktidarı intihara sürükleyen beş temel belirleyiciyi anımsayalım:

1) İnsani yetersizlikler.

2) Toplumsal yetersizlikler.

3) Ekonomik yetersizlikler, üretimsizlik.

4) Adaletsizlik.

5) Kurumsuzluk ve kuralsızlık; Anomi ve Anarşi.

***

Genellikle, başlangıçta bu beş başat belirleyiciden sadece biri ya da birkaçı vardır ve pek de fark edilmez.

Ama başat neden veya nedenler zaman içinde başka süreçleri de tetikler ve iktidarlar yavaş yavaş kendi kendilerini çökertir ve öldürürler.

İşin kötü tarafı, bu süreçte muhaliflerin güçlendiğini fark eden iktidarlar, bunu engellemek için, yaptıkları yanlışları daha da şiddetlendirir ve böylece hem çöküş süreçlerini hızlandırırlar hem de gidene kadar, topluma çok ağır bedeller ödetirler!

***

Şimdi bu beş başat çöküş nedeninin altındaki hataları ayrıntılı olarak görmeye çalışalım:

1) Bir iktidarın intiharına yol açan en önemli nedenlerin başında, o iktidarın, çağının üretim biçimini ve ilişkilerini reddetmesi gelir.

Örneğin Osmanlı İmparatorluğu, Endüstri Devrimi’ni kaçırdığı için intihar etmiştir!

2) Bir iktidar sorumlu olduğu toplumun kendi üretimini sağlayamadığı zaman intihar eder.

3) Bir iktidar, ülkenin refahını artırmak yerine azaltmışsa, sonunda ekonomik, mali ve siyasal olarak iflas eder.

Cenazesinin kaldırılması, zaman meselesidir.

4) Bir iktidar, kendisini dış düşmanlara karşı koruyamadığı, ahlaki, siyasi ekonomik ve askeri olarak zayıfladığı zaman intihar etmeye başlar.

5) Bir iktidarı intihara sürükleyen en önemli öğe, cehaletidir.

Ülkeyi yönetme bilgi ve becerisine sahip olmayan, liyakat yerine sadakat arayan bir iktidar, zaten iktidara geldiği anda intihar etmeye başlamıştır.

6) İhtirası yeteneklerini aşan bir iktidar, kendi kendini öldürür.

Sürekli olarak, beceremeyeceği işlerin altına girer ve başarısızlıklarıyla kendi ölümünü kendi hazırlar.

7) Gerek eski Yunan’dan gelen ve Batı düşüncesini biçimlendiren metinlerde, gerekse Doğu’da, yazılan nasihatnamelerde belirtilen en önemli kendi kendini öldürme nedeni Adaletsizliktir.

Bir iktidar halkına adaletli davranmadığı takdirde, çoktan intihar yoluna girmiş demektir.

8) Dışarıdaki bir güce dayalı olarak iktidar olanlar zaten ölü doğmuşlardır.

Klasik örnek, Nazi işgalindeki Fransa’da görülen Mareşal Petain’in Vichy Hükümeti’dir.

9) Bir toplumdaki güvenliği sağlayamayan ya da bozan, egemenliği mafyaya, çetelere, uyuşturucu ticaretine, uluslararası kaçakçılara, dolandırıcılara kaptıran bir iktidar kısa yoldan intihar ediyor demektir.

10) Tarihine, milli, ulusal değerlerine ihanet eden, toplumu bir arada tutan ilkeleri, inançları, değerleri yozlaştıran bir iktidar doğrudan intihar etmektedir.

11) Ülkenin, toplumsal, tarihsel, doğal, ekonomik zenginliklerini küçük bir grup adına veya doğrudan kendisi için yağmalayan bir iktidar er veya geç kendi kendisini yok eder.

12) Ülkenin tüm vatandaşları yerine, belli bir din ya da da ırk grubu adına davranın iktidarlar kendi kendilerini yok ederler.

13) İktidarların en önemli intihar nedeni, bütün dinlerin ve düşünürlerin ve tarihin öğrettiğine göre, doymayan bir açgözlülüktür.

14) Ülkesinin vatandaşlarını dünyanın öteki ülkelerindeki insanlarla rekabet edebilecek biçimde eğitmeyen iktidar kaçınılmaz olarak kendi kendisini çökertir.

15) Devleti, ilkeli ve deneyimli “devlet kurumları” ve Anayasa ile yasalara uygun “hukuk kuralları” yerine, tek bir bireyin duygu ve düşüncelerinden kaynaklanan çelişik ve tutarsız emirlerle yönetmeye çalışan iktidarlar doğrudan ölüme koşarlar.

16) Tek bir lidere bağlı olan iktidarlar, tarihin bütün dönemlerinde ve bütün coğrafyalarda, o bireyin liderlikten düşmesi veya ölmesiyle biterler, intihar ederler.

***

Bugün Bakırköy’de, yarın Akmerkez’de öbür gün Küçükçekmece’de konuşma ve imzalarım var; beklerim.

Yazarın Son Yazıları

Ahbap, uyuşturucu, petrol ve CHP

Türkiye yine gözaltılar ve tutuklamalarla sarsılıyor.

Devamını Oku
17.07.2026
Bir sebep olarak 15 Temmuz-(2)

Dün 15 Temmuz Cemaatçi Askeri Darbe Girişimi’nin onuncu yıldönümüydü.

Devamını Oku
16.07.2026
Bir sonuç ve bir sebep olarak 15 Temmuz darbe girişimi

Yarın, 15 Temmuz’un onuncu yıldönümü.

Devamını Oku
14.07.2026
‘İfade ve basın özgürlüğü’ mü? Pehlivan’ın başına gelenler!

Bu Pehlivan başka pehlivan: Barış Pehlivan, bir Kırkpınar pehlivanı değil...

Devamını Oku
12.07.2026
Emperyalizmle ittifaka övgü (!)

Değerli okurlarım, bugün benim “Övgü” serisine bir yeni yazı daha ekliyorum.

Devamını Oku
10.07.2026
Buğra Gökce’den mektup var!

Sayın Prof. Dr. Emre Kongar Hocam,

Devamını Oku
09.07.2026
‘Derin devlet’ten ‘derin NATO’ya

1945’te başlayan Soğuk Savaş döneminde, Batı Emperyalizmi, Sovyetler Birliği’ne karşı din, mezhep, ırk ve milliyet kimliklerini kullanarak dünya çapında bir savaş başlattı.

Devamını Oku
07.07.2026
Deniz Göktaş ve ‘eski Türkiye’de özgürlük’

Bugün köşemi, haksız ve hukuksuz olarak tutuklanmış ve/veya mahkûm edilmiş olan bütün “içeridekilere”, “onları unutmadığımızı” anımsatmak için, halkına hizmet etmek amacıyla çalışırken tutuklanmış olan, tanımadığım bir akademisyene tahsis ediyorum...

Devamını Oku
05.07.2026
Bu iktidar ve bu rejim mutlaka değişmelidir!

Tek bir kişiye bağlı ve bağımlı olan bir “Şahsım Devleti Rejimi” dünyadaki hiçbir “Devleti” yönetemez...

Devamını Oku
03.07.2026
Sömürü, soygun ve NATO tutuklamaları!

İktisat, toplumsal ve insani (beşeri) bilimlerin doğal bilimlere en yakın olan, en gelişmiş dalıdır.

Devamını Oku
02.07.2026
Faşist ahlak pornografisi

“Faşist Ahlâk Pornografisi” yavaş yavaş bizim toplumu da pençesine almakta...

Devamını Oku
30.06.2026
Kılıçdaroğlu: Kurtarıcılıktan bozgunculuğa (mı?)

Kılıçdaroğlu 13 yıl boyunca siyasette “Kurtarıcılık” rolü ile yükseldi...

Devamını Oku
28.06.2026
Sıra anneanne ve babaannelere mi geldi?

Ülkemiz çılgın bir zulüm girdabının içinde çırpınıyor!

Devamını Oku
26.06.2026
Seçimi geçersiz kılmak

İktidara yakın bir medya sitesinde 23 Haziran 2026 tarihli bir haber...

Devamını Oku
25.06.2026
Meşruiyetini kaybeden iktidara direnmek anayasal görevdir (4)

Bu iktidar hem 16 Nisan 2017 tarihinde rejimi değiştiren halkoylamasında oyların yasalara aykırı bir biçimde sayılması dolayısıyla hem de Anayasa’ya aykırı olan başka eylem ve söylemlerine ilave olarak, Anayasa Mahkemesi kararlarına uymayarak, “meşruiyetinin iki kaynağı açısından da” sorun yaşamaktadır.

Devamını Oku
23.06.2026
Seçimi yapmadan önce kazanmak (3)

Perşembe ve Cuma günleri bu sütunda, İktidarın önümüzdeki seçime nasıl baktığını sorgulayan iki yazı yazdım.

Devamını Oku
21.06.2026
İktidar seçimi saptıracak mı? (2)

Demokratik bir iktidarın meşruiyetinin birinci koşulu, gerçek seçeneklerin iktidarla muhalefet arasındaki eşit yarışma koşullarında sunulduğu, şeffaf, adil ve periyodik seçimlerdir.

Devamını Oku
19.06.2026
İktidar seçim yapmayacak mı? (1)

Anayasal haklarını kullanan ve yasal gösteri yapmak isteyen işçilere, öğretmenlere, avukatlara, emeklilere, öğrencilere uygulanan orantısız şiddet, İktidarın, toplumdan ve Demokrasi’den hem korktuğunun hem de uzaklaştığının göstergesi.

Devamını Oku
18.06.2026
‘Yüzsüzlüğe’ övgü (!)

Cumhuriyet köşe yazarı Nilgün Cerrahoğlu, 14 Haziran 2026 tarihinde “Yüzsüzlüğün elli tonu” başlıklı bir makale yayımladı. “Alçaklığa Övgü”, “Aptallığa Övgü”, “Gönüllü Köleliğe Övgü” ve “Hainliğe Övgü”ye ilave olarak, onun bu yazısından bir “Övgü” makalesi daha çıkardım!

Devamını Oku
16.06.2026
Hanımlar beyler, kıymayın bu Cumhuriyete!

Hanımlar Beyler...

Devamını Oku
14.06.2026
Emperyalizm ve ‘İmamoğlu-Özel ikilisi’nin şansı

4-6 Kasım 2023 tarihindeki Kurultay’da, Kılıçdaroğlu’nun yerine Özel’in seçilmesi, siyasal veya ideolojik bir ayrışmadan kaynaklanmıyordu.

Devamını Oku
12.06.2026
CHP örgütü ve seçmeni aptal değildir-4

Kemal Kılıçdaroğlu, iktidarın kurduğu rejim ve yaptığı yanlışlar sayesinde kazanacağı beklenen bir seçimi, yitirince kendi genel başkanlığı zamanında seçilmiş delegeler tarafından beş nedenle değiştirildi.

Devamını Oku
11.06.2026
CHP emperyalizme direnebilecek mi?-3

Emperyalizm ve İktidar birlikte, Anayasa’ya, Üniter Cumhuriyete, “Demokratik Laik ve Sosyal Hukuk Devleti”ne, CHP üzerinden rest çekti.

Devamını Oku
09.06.2026
Emperyalizm muhalefeti de biçimlendiriyor-2

Türkiye, Balkanlar’a, Kafkaslar’a, Ortadoğu’ya, Yakındoğu’ya, Doğu Akdeniz’e, Ege’ye, Boğazlara ve Karadeniz’e hâkim konumuyla dünya egemenliği için savaşan güçler bağlamında, her türlü Emperyalizm açısından bir hedef halindedir!

Devamını Oku
07.06.2026
Emperyalizm muhalefeti de biçimlendiriyor-1

Türkiye, Emperyalizme karşı, 1919’dan beri Atatürk’ün liderliğinde, Dinci Padişahlıktan Laik Cumhuriyete, Yarı Sömürgelikten Bağımsızlığa, Tarım Üretiminden Endüstri Üretimine geçmek için direniyor.

Devamını Oku
05.06.2026
‘Hizmetkâr’ın ‘devlet aklı’ ve CHP

“Siyasal iktidar”, kendini seçenlerin “hizmetkârıdır”: Her seçim döneminde liderler “Size en iyi ben hizmet ederim” iddiasıyla gelir ve seçmenden oy isterler.

Devamını Oku
04.06.2026
Kurultay imzasının anlamı?

İMZA VERMEK YA DA VERMEMEK: Kötülük kazanırken direnmek mi işbirliği yapmak mı?

Devamını Oku
02.06.2026
Ne yapmalı?

Bugün yaşanan inanılmaz Rejim ve Hukuk krizinin temelinde kuşkusuz, kişiliklerin de rolü var.

Devamını Oku
31.05.2026
Tam 66 yıl 1 ay önce!

29 Nisan 1960 günü, Siyasal Bilgiler Fakültesi’nin bahçesinde olağanüstü bir kalabalık vardı.

Devamını Oku
29.05.2026
Brütüs: Hainliğe övgü (!)

CHP’ye yapılan saldırı dolayısıyla, bugün sevmediğim bir kavram olan “HAİNLİK” üzerinden üçüncü “ÖVGÜ” yazımı: Hem koleksiyon tamamlansın hem Carlo Maria Cipolla ile Étienne de La Boétie’ye bir nazire olsun ve hem de “politikacılar” başta olmak üzere, “insanlık” adına evrensel bir katkı (!) yapayım diye yayımlıyorum.

Devamını Oku
28.05.2026
CHP'ye saldırı: Lozan’la hesaplaşma!

Tarihsel tabanlı siyasal süreçler sadece tek bir anı belirleyen fotoğraf karelerine indirgenmemeli, bir film şeridi gibi izlenmelidir.

Devamını Oku
26.05.2026
Anayasaya 'on ikinci darbe'!

Türkiye Cumhuriyeti çok uzun bir süreç sonunda “Ucube Şahsım Devleti” haline getirilmiş ve Anayasa’ya karşı darbeler ondan sonra başlamıştır.

Devamını Oku
24.05.2026
İktidar niçin mutlaka kaybedecek?

İktidar yedi nedenle, mutlaka kaybedecek...

Devamını Oku
22.05.2026
Gönüllü köleliğe övgü (!)

“Gönüllü Kölelik Üzerine Söylev veya Tek Kişiye Karşı” (Discours de la servitude volontaire ou le Contr’Un) adlı kitap, Fransız düşünür Étienne de La Boétie’nin 1548’de, insanlık daha “Feodal Tarım-Din Toplumu” aşamasındayken, 18 yaşında yazdığı etkili bir siyaset sosyolojisi ve felsefesi eseridir.

Devamını Oku
21.05.2026
Yasaklanan 19 Mayıs!

19 Mayıs Bayramı, Atatürk’ün “Benim doğum tarihim olarak kabul edebilirsiniz” dediği, Samsun’a çıkarak İstiklal Savaşı’nı başlattığı günün kutlanmasıdır.

Devamını Oku
19.05.2026
Aptallığa övgü!

“İnsan Aptallığının Temel Yasaları” (The Basic Laws of Human Stupidity) İtalyan tarihçi Carlo Maria Cipolla’nın 1976’da yazdığı bir kitaptır.

Devamını Oku
17.05.2026
Alçaklığa övgü (!)

Alçaksın sen: Zalimsin... Kemirgen ve sömürgensin!

Devamını Oku
15.05.2026
Casusa kitakse!

“Hocaefendi’nin Sandukası” adlı romanımın yayımlandığı yıl “En çok satanlar” listesine girmesinden ve üzerinde edebi incelemeler yazılmasından cesaret alarak, ana karakterin bir kadın casus olduğu, ikinci bir tarihsel ve toplumbilimsel roman yazıyorum.

Devamını Oku
14.05.2026
Düşman hukuku

Son zamanlarda “İkinci Silivri Trajedisi” bağlamında, İktidar yanlısı olmayan medyaya, birtakım holdinglere, “Ana Muhalefet Partisi CHP”ye, CHP’li Belediyelere ve buralarda çalışanlara yönelik “İBB Davası”, “Casusluk Davası” gibi davalardaki uygulamaları eleştirmek için sık sık kullanılan “Düşman (Ceza) Hukuku” diye bir kavram var...

Devamını Oku
12.05.2026
Yanardağ davası: Casus belli

Merdan Yanardağ’ın, CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayı ve İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Necati Özkan ile birlikte yargılandığı “Casusluk Davası” ve Tele1 televizyon kanalına el konularak İstanbul’da iyi bir semtteki bir apartman dairesi fiyatına satışa çıkarılması...

Devamını Oku
10.05.2026