Mahpus mektupları: Medya, adalet ve demokrasi

31 Ocak 2021 Pazar

Mahpushaneden pek çok mektup geliyor:

Kimisi davasını, yapılan haksızlık ve hukuksuzlukları anlatıyor...

Kimisi sağlık durumunu belirtiyor...

Kimisi cezaevi koşullarından, yapılan muameleden şikâyet ediyor...

Elbette en çok da anneleriyle birlikte hapishane hayatı yaşamak zorunda olan bebeklerin ve çocukların sorunları dile getiriliyor.

Mahpushane dışından da çok mektup geliyor:

Ya görülen davalardaki haksızlık ve hukuksuzluklar ya da genel olarak adalet ve hukuk sorunları hakkındaki yakınmalar dile getiriliyor.

En çok şikâyet edilen konuların başında KHK’liler denilen, Kanun Hükmünde Kararname ile işlerinden atılanların sorunları var:

Bir kısmı beraat ettikleri halde işlerine iade edilmemiş, bir kısmı ise hiçbir hukuki, mantıki neden olmadan KHK ile işten atılmış...

Medyaya yansıyan mektuplar ve açıklamalar da var:

Özellikle, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) kendilerine haksız ve hukuksuz muamele yapıldığı konusunda kararları olan Osman Kavala ve Selahattin Demirtaş davalarına ilişkin olanlar medyaya yansıyor...

Bu konuda medyada haber olanlar ya kendileri ya da yakınları veya avukatları tarafından yapılmış olan açıklamalar ve mektuplar...

Bu açıklama ve mektuplarda iktidar medyası tarafından yapılan karalamalara, kasıtlı haberlere, suçlamalara, iftiralara yanıt verilmeye ve/veya haklarındaki davalarda belirgin olarak görülen haksızlık ve hukuksuzluklara dikkat çekilmeye çalışılıyor.

***

İşte tam bu noktada Demokrasinin, Demokrasinin olmazsa olmaz önkoşulu olan Temel Hak ve Özgürlüklerin, bu özgürlüklerin en başında gelen ifade ve medya özgürlüklerinin adalet için ne denli zorunlu ve vazgeçilmez olduğunu bir kez daha fark ediyoruz.

Demokrasi yönünden bakıldığında:

Demokrasi, Temel Hak ve Özgürlükler, İfade Özgürlüğü, Medya Özgürlüğü olmayınca...

ADALET DE OLMUYOR!

Adalet yönünden bakıldığında:

Adalet, Medya Özgürlüğü, İfade Özgürlüğü, Temel Hak ve Özgürlükler olmayınca...

DEMOKRASİ DE OLMUYOR!

Bugün Türkiye bir yol kavşağındadır:

Ya Demokrasi ve Adalet...

Ya da Dikta ve Zulüm!

***

Bu yazıyı hem Demokrasiyi ve Adaleti yozlaştırıp sonunda kendilerinin inşa ettikleri o Dikta ve Zulüm kapanına yakalananlar için...

Hem de ben o grup için bile hak, hukuk ve Adalet istediğimde bana saldıranlar için yazıyorum:

Kavala ve Gezi Direnişi’nde yargılananlar için Adalet isteyenleri, Sorosçulukla, emperyalist uşaklığıyla suçlamak...

Demirtaş ve HDP’li politikacılar, belediye başkanları için Adalet isteyenleri, teröristlikle, PKK destekçiliğiyle suçlamak...

Hapisteki bebekler için çözüm, KHK’liler için adalet isteyenleri FETÖ’cülükle suçlamak...

Cumhuriyet Davası’nda Adalet isteyenleri teröristlikle, Atatürk karşıtlığıyla suçlamak...

Toplumun, birbirinin ayrılmaz parçaları olan Demokrasi ve Adalet hedeflerine ulaşmasını bir hayli engelliyor...

Dikta ve zulüm yönetimine hizmet ediyor.

HERKES İÇİN, HER YERDE, HER ZAMAN DEMOKRASİ VE ADALET!


Yazarın Son Yazıları