Terör, ve içerideki hatalar

Terör, ve içerideki hatalar

04.08.2019 07:30
Güncellenme:
Takip Et:

Bugün terör konusunda sıra, YAKIN TARİHTE içeride yapılan hatalara geldi.

***

1) En önemli hata, Kürt kimliğinin reddedilmesidir.
12 Mart ve 12 Eylül Askeri Darbeleri, Kürt kimliğini reddederek bir “Toplumsal Gerçeği” yok saymışlar, teröre doğrudan destek vermişlerdir.
12 Eylül Askeri Darbesi sonrasında, “Türkiye’de Kürt yoktur. Bunlar ‘Dağ Türkleridir’. Karda yürürken ‘kart kurt’ diye ses çıkartdıkları için bunlara Kürt denmiştir” biçiminde abuk sabuk, insanları çıldırtan açıklamalar yapılmıştır.
2) 12 Mart ve 12 Eylül Askeri Darbe Yönetimleri, Türkiye Cumhuriyeti Devleti adına, Kürtlere, Demokratlara, Solculara, Emekçilere, Akademisyenlere, Aydınlara, haksız ve hukuksuz davranmış, zulmetmiş, terör örgüt ve eylemlerinin ortaya çıkmasına ortam hazırlamıştır.
Özellikle Türkiye Cumhuriyeti’nin varlığını temsil eden “İstiklâl Marşı” gibi simgelerin, mahkûmlara işkence yapmak için kullanılması, pek çok kesimin Atatürk’e, Cumhuriyete, Hukuk Devleti’ne yabancılaşmasına, Demokrasi’den umudunu kesmesine ve hukuk dışı yollara kaymasına yol açmıştır.
3) İlk terör eylemleri küçümsenmiş, ne gerekli güvenlik önlemleri, ne de siyasal tedbirler alınmıştır.
Örneğin terör eylemlerinin başlangıcı olan 1984 Eruh baskını, dönemin Başbakanı Turgut Özal tarafından“3-5 çapulcunun işi” denilerek küçümsenmiştir.
4) Erdal İnönü’nün Kürt Kimliğini temsil eden politikacıları, SHP üzerinden meşru siyasete taşıma çabası, dönemin Kürt Partisi HEP mensuplarının şoven tavırlarından dolayı başarısız kalmıştır.
SHP’den Meclis’e giren Leyla Zana ile Hatip Dicle, TBMM’de “Kürtçe yemin” krizi çıkarınca Erdal İnönü, iki milletvekilinin partiden istifasını istemek zorunda kalmış ve SHP listesinden TBMM’ye 18 milletvekili sokmuş olan HEP’liler SHP’den ayrılıp DEP’i (Demokrasi Partisi) kurmuşlardır.
5) Çiller döneminde DEP milletvekilleri hapse atılmıştır.
Böylece teröre karşı ciddi bir seçenek olan meşru zeminde siyaset yapma şansı önemli ölçüde ortadan kalkmış oldu. Herhalde buna en çok sevinen PKK idi.
6) Çeşitli tarihlerde Vedat Aydın, Musa Anter, Tahir Elçi gibi önemli Kürtlerin katledilmeleri.
Bu tür cinayetler doğrudan terörü besleyen eylemlerdi.
7) Erdoğan/AKP iktidarının terör örgütü PKK ile gizilce, müzakere masasına oturması.
Terörü bitirmenin meşru zemini olan Meclis yerine, kapalı kapılar arkasında gizli toplantılarla terör örgütü olarak ilan edilmiş olan ve öyle davranan PKK ile müzakereye girişilmesi ve bu sırada, askerin kışlaya, polisin karakola hapsedilmesi, sınırlara gönderilen “çadır mahkemelerinde” hukukun katledilmesi, bugünkü terör sorunlarının artmasının ana nedenleri arasındadır.
8) İktidarın birdenbire bir politika değişikliği ile meşru zeminde politika yapanlar dahil, neredeyse bütün Kürtlere terörist muamelesi yapması.
Kürt partisinin Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın ve başka milletvekili ve belediye başkanlarının hapse atılması.
Bu süreç, meşru siyaset yollarını kapatarak doğrudan terörü besler.
9) Seçim kampanyalarında, sadece HDP’nin değil, CHP’nin bile teröristlerle işbirliği yapmakla suçlanması.
Herhalde terör örgütünü en çok sevindiren gelişmelerden biridir.
10) Başta Cumhuriyet mensupları olmak kaydıyla bazı gazeteci yazarların ve aydınların “Örgüte üye olmamakla birlikte...” diye başlayan ucube ceza yasası maddesine göre PKK ile ilişkilendirilip hapse atılması.
Terör örgütünü çok sevindiren bir başka olay da budur denilebilir.
11) İktidarın güvenlik politikalarına ağırlık vererek oy istediği en kritik zamanlarda (2015 seçimleri gibi) PKK eylemlerinin tırmandırılması.
Ben bu “rastlantıya (!)” pek akıl erdiremiyorum, ama terörün devamına hizmet ettiğine hiç kuşku yok.

***

Sevgili okurlarım, biliyorum, bu yazının pek çok eksiği var...
Ama bu konuda daha önce de çok yazı yazdım. Meraklısı “www.kongar.org” adresli sitemde bir arama yaparsa öteki yazılara da ulaşabilir.
Hemen eklemeliyim ki, Yargıtay Başsavcısının Cumhuriyet Mensupları Davası için verdiği “Beraat Mütalaası” ve Anayasa Mahkemesi’nin “Barış Bildirisi” imzacılarının ifade özgürlüklerini koruyan kararı, son yıllarda ülkemizde teröre karşı atılmış olan en önemli adımlardır.

***

KAHROLSUN HER TÜRLÜ TERÖR VE ŞİDDET...
YAŞASIN DEMOKRATİK HUKUK DEVLETİ!

Yazarın Son Yazıları

2026, umut ve direniş yılı olsun!

YENİ YILINIZ KUTLU OLSUN...

Devamını Oku
01.01.2026
2025’ten 2026’ya: Terör yeniden sahnede!

2025’in son yazısı:

Devamını Oku
30.12.2025
Dolandırıcılık, kumar ve uyuşturucu niçin yaygınlaştı (Devlet ve ahlak ilişkileri)

Devlet, vatandaşların güven içinde yaşamaları için vardır.

Devamını Oku
28.12.2025
SHP-HEP işbirliğinin ibretlik ‘hüzünlü öyküsü’

Bu “Hüzünlü Öykü”nün ibretlik kronolojisini Zülâl Kalkandelen ile birlikte yazdığımız “Devrim ve Karşı Devrimin Yüzyılı”ndan özetleyerek aldım.

Devamını Oku
26.12.2025
Asıl uyuşturucu sorunu: Narko devletler

Sovyetler Birliği çöktükten sonra oluşan dünyayı anlamak için onu çökerten Emperyalizmin nasıl bir dünya istediğine bakmak gerek.

Devamını Oku
25.12.2025
CHP’nin ‘süreç’ açmazı

İmralı Heyeti olan DEM Parti yöneticileri, İmralı temaslarını anlatmak ve yeniden oraya gitmeden önce CHP’nin görüşlerini almak için Özgür Özel’le görüştü.

Devamını Oku
23.12.2025
‘Sürecin’ tarihi ve bugünü

“Sürecin bugününü” doğru değerlendirebilmek için terör örgütü PKK’nin ve İktidarla olan ilişkilerinin tarihine bakalım...

Devamını Oku
21.12.2025
İktidarın, PKK ve DEM çıkmazı

Emperyalizm, İsrail’in güvenliğini sağlamak ve bölgeyi daha kesin olarak kontrol edebilmek için Ortadoğu’da, Irak’la birlikte, Suriye’yi de kapsayan bir Kürt Devleti kurulmasını dayatıyor...

Devamını Oku
19.12.2025
Atatürkçülük, Marksizm ve Ataol Behramoğlu

Okan Toygar’ın “HAYATIMIZ GÜZELDİR, Ataol Behramoğlu’nun Siyasal Kimliği” adlı nehir söyleşisi, Tekin Yayınevi tarafından yayımlandı.

Devamını Oku
18.12.2025
On birinci yargı paketi: Komedi değil, trajedi!

31 Temmuz 2023 ve öncesinde suç işleyenlere infaz indirimi de getiren 11. Yargı Paketi, TBMM Adalet Komisyonu’nda kabul edilmiş:

Devamını Oku
16.12.2025
Tarihi geri götürmek olanaklı değildir!

Orta Doğu’da İsrail’in güvenliği için bir Kürt Devleti kurmak isteyen ve bu nedenle Suriye’de, Terörist Radikal İslam’la uzlaşan ABD, Çağdaş bir Demokratik Laik ve Sosyal Hukuk Devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’ni de, İktidarla el ele, Suriye gibi Orta Çağ’a, dinler, mezhepler ve aşiretler bazında örgütlenmiş olan Merkezi Feodal bir yapıya geri götürmek istiyor!

Devamını Oku
14.12.2025
Devlet çökertildi ama yenisi kurulamadı (7)

Bu yazı Özgür Özel’in “Stockholm Sendromu” uyarısı yapmasından sonra, geçen hafta başında yazmaya başladığım yazıların yedincisi.

Devamını Oku
12.12.2025
Stockholm sendromunun kaynağı (6)

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in, HDP’li ve onun devamı olan DEM Partili politikacılar ve belediye başkanları görevlerinden alınır ve bazıları hapse atılırken, DEM Parti’nin “Süreç” bağlamında iktidara destek vermesindeki çelişkiyi vurgulamak için zekice dile getirdiği “Stockholm Sendromu”, Türkçemizin bütün çarpıcı güzelliğiyle, “Celladına âşık olmak” biçiminde ifade edilen bir durumdur.

Devamını Oku
11.12.2025
Açılım, Stockholm sendromu ve toplumsal şok (5)

İktidar, kamuoyundaki yaygın izlenime göre, “Açılım Süreci”ni, ilan ettiği gibi “Barış” “Demokrasi” ve “Terörsüz Türkiye” için değil, başarısızlıklarından dolayı siyaseten biten ömrünü uzatmak için içeride DEM Parti’den, dışarıda Emperyalizmden destek aradığı için yapıyor.

Devamını Oku
09.12.2025
Açılım: Stockholm Sendromu ve şok doktrini (4)

Bu yazı Özgür Özel’in “Stockholm Sendromu” uyarısı üzerine, geçen hafta Salı günü başladığım yazıların dördüncüsü.

Devamını Oku
07.12.2025
Mezhepçilik ve tarikatçılık da demokratik rejim düşmanlığıdır!

Dün Etnikçiliğin Demokratik Rejim karşıtlığını (düşmanlığını) yazmıştım.

Devamını Oku
05.12.2025
Etnikçilik demokratik rejimi yıkar!

Etnikçilik, insanların tarih boyunca sahip oldukları Aile, Aşiret, Din, Mezhep, kimlikleri üzerine, Endüstri Devrimi’nin getirdiği “Ulusal” ya da “Milliyetçi” kimliğin, Totaliter bir anlayışla istismar edilmesinden kaynaklanan Faşist bir ideolojidir.

Devamını Oku
04.12.2025
Siyasette Stockholm Sendromu

CHP Genel Başkanı Özgür Özel Kurultay konuşmasında, “Stockholm Sendromu” anımsatmasını yapmadan önce, İktidarın, “Terörsüz Türkiye” sloganı bağlamında başlattığı “Sürecin” bütün çelişkilerini vurgulayan bir konuşma yapmış.

Devamını Oku
02.12.2025
Darağacı edebiyatı ve terör gölgesinde yeni yargı paketi

25 Kasım 2025 tarihinde MHP lideri Devlet Bahçeli TBMM Meclis Grubu konuşmasında şöyle demiş...

Devamını Oku
30.11.2025
Faşistliğin dini mezhebi ırkı milliyeti yoktur

Faşizm ve Faşistlik, gerek Rejim gerek Kişilik yapısı olarak Demokrasi ve Demokratlık karşıtlığıdır.

Devamını Oku
28.11.2025
İki hukuk profesörü konuşurken...

“Anayasa”, “Hukuk” ve “Yargı” bir devletin omurgasıdır..

Devamını Oku
27.11.2025
CHP’nin savunması için Okkam’ın usturası!

“Okkam’ın Usturası” bir önermedir:

Devamını Oku
25.11.2025
Çıldırtan çelişki!

Emperyalizmle işbirliği yapan İktidar: “Barış” sloganı ile halkı aldatarak...

Devamını Oku
23.11.2025
CHP, kendisini ve demokrasiyi etnikçiliğe kurban edemez!

Emperyalizm ve İktidar ittifakı, hem dıştan hem içten son derece güçlü bir biçimde çeşitli baskılar uygulayarak, Türkiye’yi, “Ortadoğu Bataklığında” parçalanarak boğulacağı bir “Sürece” sürüklüyor!

Devamını Oku
21.11.2025
'Kişiye özel rejim' önerisinin çıkmazı

Devlet Bahçeli aynı anda üç öneride bulundu...

Devamını Oku
20.11.2025
Atatürk üzerine birkaç kitap

Son zamanlarda, Atatürk’e, İstiklâl Savaşı’na ve Cumhuriyet Dönemi Tarihi’ne ilişkin saldırılar, saptırmalar ve iftiralar çok artınca, bu konulardaki gerçek tarih araştırmaları, kitapları da çoğaldı.

Devamını Oku
18.11.2025
İddianame, devlet yönetimine yansıtıldığında?...

Cuma günkü yazımı şöyle bitirmiştim...

Devamını Oku
16.11.2025
Başarılı politikacılık ve avukatlık suçlanınca?...

Lafı dolandırmaya gerek yok...

Devamını Oku
14.11.2025
İddianame, Atatürk, Haberal ve umut!

Bugünlerde, tam 10 Kasım Atatürk’ü anma törenlerinin ertesi günü açıklanan...

Devamını Oku
13.11.2025
Atatürk: İki yalan dört düşman

Dün Atatürk’ü andık; bu vesileyle, bugün, Atatürk konusundaki çok önemli iki yalana ve dört düşmana değinmek istiyorum.

Devamını Oku
11.11.2025
İkinci Silivri trajedisinde anayasa ihlalleri

“Birinci Silivri Trajedisi Dönemi”, Ahmet Necdet Sezer’in cumhurbaşkanlığından ayrılma zamanı olan Haziran 2007 tarihinde başladı.

Devamını Oku
09.11.2025
İktidarın çelişik operasyonları

İktidar, “Demokratik Laik ve Sosyal Hukuk Devleti”ni tanımlayan Anayasa’ya Cumhuriyet rejimine aykırı ve birbirlerine ters birkaç operasyonu aynı anda yapıyor ve böylece zaten düşmekte olan seçmen desteğini iyice kaybediyor.

Devamını Oku
07.11.2025
Casusluk tartışması tırmanıyor

Ekrem İmamoğlu, Necati Özkan ve Merdan Yanardağ’a yapılan “Casusluk suçlaması” akıllara derhal FETÖ’nün Türk Silahlı Kuvvetlerini ele geçirmek için “Birinci Silivri Trajedisi” bağlamında yaptığı “Casusluk” suçlamalarını ve yine FETÖ’nün “Kozmik Oda”ya girişini ve oradaki bilgilerin yurtdışına sızdırılışını anımsattı!

Devamını Oku
06.11.2025
Casusluk bahane hapis ve kayyım şahane

24 Ekim 2025 Cuma sabahı Merdan Yanardağ “Casusluk” suçlamasıyla göz altına alındı.

Devamını Oku
04.11.2025
İntihar ve çöküş (3) Anomi ve anarşi

Önce kavramları tanımlayalım: Anomi: Kuralsızlık. Anarşi: Devlet otoritesinin yokluğu.

Devamını Oku
02.11.2025
Bir iktidarın intiharı (2)

Dünkü yazıdan devam: Önce bir iktidarı intihara sürükleyen beş temel belirleyiciyi anımsayalım...

Devamını Oku
31.10.2025
Bir iktidarın intiharı (1)

Bir iktidar ne zaman çöküşe yönelir, intihar eder?

Devamını Oku
30.10.2025
Cumhuriyetin koruyucusu AYM! (mi?)

Yarın CUMHURİYET Bayramı.

Devamını Oku
28.10.2025
Abdülhamit’in ulu hakanlığı ve Yanardağ’a casusluk suçlaması

İktidar, medyayı ve yargıyı da etkisine alarak hem güncel hem de tarihsel gerçekleri saptırmaya, kendi ideolojisine uygun bir tarih ve var olmayan bir güncel dünya imgesi yaratmaya çalışıyor...

Devamını Oku
26.10.2025
Abdülhamit Kıbrıs’ı nasıl kaybetti? (2) Ültimatom

Dünkü yazımda, İngiltere tarafından, Abdülhamit’in yardım isteği üzerine kendisine verilen ültimatomdan söz etmiştim.

Devamını Oku
24.10.2025