İzmir Fuarı, Cumhuriyetin halk okuluydu
Mehmet Şakir Örs
Son Köşe Yazıları

İzmir Fuarı, Cumhuriyetin halk okuluydu

29.08.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

İşte yine İzmir’in “fuar günleri” geldi. Bizler, İzmirliler olarak bir İzmir Enternasyonal Fuarı’na (İEF) daha ulaşmanın sevincini yaşıyoruz. Asırlık İEF, tarihi boyunca Cumhuriyetimizin birinci yüzyılına adeta ayna oldu ve vitrin işlevi gördü. Aynı zamanda, başta “çağdaş uygarlık yolu” olmak üzere, Cumhuriyetin değerlerini halka kavratan bir “halk okulu-halk üniversitesi”ydi. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılını yaşadığımız ve fuarın 94. yılına ulaştığımız bugünlerde; bu tarihi anlamına ve önemine uygun olarak, hem ulusal kurtuluşun 103. yılını ve hem de 94. fuarımızı yürekten selamlıyoruz!.. 

Image

FUAR’SIZ İZMİR, İZMİR’SİZ FUAR DÜŞÜNÜLEMEZ 

Tarihi boyunca, İEF ile İzmir kenti arasında çok derin bir yazgı birlikteliği oluşmuştur. Kurtuluşun ve kuruluşun kenti İzmir ile Cumhuriyetin simgesi fuarın kaderleri adeta buluşup birleşmiştir. Artık fuarsız İzmir ve İzmir’siz fuar düşünülemez. Birçok yönüyle Cumhuriyetin “öncü kenti” olan İzmir’imizin farklılıkları ve özgünlükleri arasında, fuarcılık da önemli bir yer tutar. Fuarlar kenti İzmir, ülkemizde fuarcılığın da öncüsüdür. Bu yıl 94. kez kapılarını konuklara açan İEF, İzmir’in simgesidir… Günümüzde bütün dünyada fuarcılık ihtisas fuarları şeklinde yapılmaktadır. Dolayısıyla artık İEF benzeri genel ticaret fuarları tarihe karışmıştır. Ancak buna karşın İEF, geçmişteki görkemini yitirmiş olsa da 94 yıllık geleneğini sürdürerek ve özgün çizgisini koruyarak hâlâ yaşamaktadır ve daha yıllarca yaşayacaktır. 

‘ARSIULUSAL’DAN ‘ENTERNASYONAL’E 

Bu yıl 94. kez düzenlenen ve bir zamanlar “İzmir’in, Ege Bölgesi”nin düğünü, bayramı olarak nitelendirilen fuar, her daim bizim yürek tellerimizi de titretiyor. İzmir Fuarı’nın kökleri derinlerdedir. Fuarın kuruluş öyküsü, Kurtuluş Savaşı sonrası Cumhuriyetin ilk yıllarına kadar uzanır. İzmir İktisat Kongresi, fuarın mayalandığı, tohumlarının atıldığı alandır. Bir zamanlar adına “Arsıulusal” denilen İEF; ticari, ekonomik, kültürel, eğlence ve sosyal yönleriyle ortak bir değer ve gelenektir. Cumhuriyetin ilk yıllarında temeli atılan ve onunla birlikte gelişip büyüyen fuar, genel ticaret fuarı şeklinde düzenlenerek geçmişten günümüze ulaşmıştır. Onun tarihi aynı zamanda ülkemizin sosyal, siyasal, ekonomik ve toplumsal tarihidir. 

CUMHURİYETİN VİTRİNİ VE HALK OKULU 

Kurtuluşu yaşayan İzmir, ardından ilk iktisat kongresine de ev sahipliği yaptı. Bu kongrede ekonomi alanında yürünecek yolun haritası oluşturulurken İzmir’de kongreler yapılması, sergiler ve fuarlar düzenlenmesi hedefi de bu kentin önüne görev olarak konuldu. Böylece İEF, kurtuluşun ateşleri ve kuruluşun kıvılcımları içinden doğdu. Fuarın öncelikli amacı, genç Türkiye Cumhuriyeti’nin ürettiği tarımsal ve sanayi ürünlerini sergilemek, bunların ticaretini sağlamak ve başta ekonomi olmak üzere hayatın tüm alanlarında uluslararası ilişkiler kurmaktı. Kısacası fuar, genç Türkiye Cumhuriyeti’nin vitriniydi. İzmir Fuarı’nın bir başka önemli görevi de o dönemlerde tam bir “halk okulu” olarak işlev görmesidir. Fuar, ülkede ve dünyada yaşanan gelişmelerin izdüşümü gibiydi.

***

İzmir’in, Ege’nin düğünü/bayramı

İEF’i günümüzde de var eden temel eksen, yaşamın tüm renklerini bünyesinde barındırmasıdır. Farklı yaş, gelir, sosyal ve kültürel gruplar aynı alanda yan yana bulunmakta ve ortak atmosferi birlikte paylaşmaktadır. Yine çocuğuyla, yaşlısıyla, kadınıyla erkeğiyle ailenin tüm bireyleri fuarı birlikte ziyaret etmektedir. Eğitimlilerden eğitimsizlere, kentin varsıl semtlerinden yoksul çeperlerine, kentlilerden kırsal kesime kadar uzanan çok farklı kesimler, İEF’te yan yana gelmektedir. İşte tüm bu özellikleri onu ilginç kılmakta; çeşitli ayrışmaların/uzaklaşmaların yaşandığı günümüz koşullarında, bir “ortaklaşma alanı” haline getirmektedir. 

Image

94 YILLIK GELENEK 

Bu güzelim ülkenin yurttaşı olup da İzmir Fuarı’nı bilmeyen yok gibidir. Herkes fuarı görmese de en azından duymuştur. Hele eski kuşaklar için, İzmir Fuarı, büyülü, tılsımlı bir dünyadır… İnternetin hayal bile edilemediği, televizyonun ise daha ortalarda olmadığı yılları düşünün… İzmir Fuarı, o dönemlerin, yılların; hayata, dış dünyaya açılan ışıklı penceresiydi… O pencereden ne ışıklar girdi yüreğimize, bilincimize… Bizi ışıttı, aydınlattı… O dönemleri, yılları nasıl unutabiliriz… Hele biz İzmirliler, Egeliler… Bizler için fuar derin anlamlarla, ilginç anılarla doludur… Çocukluğu Ege’nin kırsal kesiminde geçen bizim için fuar, üretim sevinciydi, hasat bayramıydı, yaşam coşkusuydu… 

Image

İzmir Fuarı pulu

HAYAT ŞENLİĞİ 

Yaz ayları, üzüm bağlarında, bin bir zahmetle yetişen üzümün hasadını yapıp bir an önce işleri tamamlamanın mücadelesini verirdik… Koca bir yılın emeği üzüm çuvalları Tariş’e gönderilirdi… Sonrasında da ver elini İzmir Fuarı… Fuara gitmek, bizim için bir ödüldü… Hele bu gidişimiz bir de 9 Eylül’e denk gelirse, değmeyin keyfimize… Bir taşla iki kuş vurmuş olurduk… Böylece hem fuarı, hem de 9 Eylül İzmir’in kurtuluş yıldönümünü doyasıya yaşardık… O yıllarda İzmir Fuarı, 20 Ağustos’ta başlayıp 20 Eylül’e kadar sürer, bir aylık süreyi kapsardı… Fuarı neredeyse hiçbir pavyonu -o yıllarda tanıtım bölümlerine pavyon denirdi- atlamadan bir baştan bir başa dolaşırdık… Dünyadaki tüm yenilikler, buluşlar orada sergilenirdi… Hele ülke pavyonları, tam bir ilgi odağıydı… İnsanoğlunun uzaya ilk yolculuklarını hep orada izledik… Yeni teknolojileri ve buluşları da… Bir bakıma fuar, biz İzmirliler ve Egeliler için tam bir eğitim alanı ve hayat şenliğiydi...

***

Fuar’ın simgesi; mini tren

Çocukluk yıllarımızda fuarda en çok hoşumuza giden şey, mini trene binip fuarı dolaşmaktı… Çocuklar için fuarın simgesi mini trendi… Bırakın çocukları, büyükler bile trene binmek için neredeyse birbirini ezerdi… Kimi büyükler de trene binmek için çocuklarını bahane ederler; çocukların peşine takılır ama onlardan önce trene atlarlardı... Fuar günlerinde trene binmenin hiç de kolay olmadığını anımsıyoruz… Tren gişesinin önünde uzun kuyruklar oluşur, izdiham yaşanırdı. Tren durmak için kalkış peronuna geldiğinde de; trene önce atlayıp vagonlarda yer kapabilmek amacıyla insanlar neredeyse birbirlerini ezerlerdi…

Image

Mini tren de sanki gördüğü bu ilginin keyfini çıkarırcasına, yeni seferlerine doğru tıpkı nazlı bir gelin gibi süzülürdü; çuh çuh, puf puf!.. Bu sırada ne ilginç görüntüler yaşanırdı? Kargaşada çocuğunu kaybedenler, vagonda yer kapma mücadelesine girişip birbirlerini itekleyenler, trende yer bulamayıp bir sonraki sefere kaldığı için, sanki hiç trene binemeyecekmiş gibi ağlaşan çocuklar… Kimi zaman çocuklarıyla, kimi zaman da birbirleriyle bağrışan, çekişen büyükler… Daha neler neler!.. Ama sonunda mutlaka o trene binilirdi… Çünkü o trene binmeden gitmek olmazdı… Ah o mini tren; ne anılar ne hikâyeler saklıdır onun küçücük vagonlarında…

***

Emin Alıcı ve DEÜ

Değerli tıp ve bilim insanı, örnek bir ilerici-yurtsever, DEÜ’nin önceki rektörlerinden Prof. Dr. Emin Alıcı’yı sonsuzluğa uğurladık. Öğretim üyelerinin seçimiyle iki dönem görev yaptığı ve büyük hizmetlerde bulunduğu DEÜ rektörlüğünün, hocanın anısını gereğince sahiplenmemesi dikkat çekti.

Image

Gericiliğe karşı kararlı duruşuyla belleklere yerleşen Emin Hoca; uzmanlık alanındaki çalışmalarının yanı sıra, en çok da “aktif eğitim” çalışmalarıyla biliniyordu. Bir bakıma aktif eğitim anlayışının İzmir’deki öncülerinden ve simge isimlerindendi. Emin Alıcı Hoca; bütün bu mücadeleleri, çabaları, çalışmaları ve hizmetleriyle her daim anılacak ve unutulmayacaktır.

 

Yazarın Son Yazıları

Eşitsizliğin dayanılmaz ağırlığı!

İki hafta önceki “Ekonomi-Politik”te enflasyonun ve hayat pahalılığının günlük hayatımızla etkileşimlerini irdelemiştik.

Devamını Oku
24.03.2026
Elektrik Fabrikası ‘Sanayi Müzesi’ olmalı

İ zmir-Alsancak’ta bulunan asırlık Elektrik Fabrikası, bu kadim kentin önemli kalıtlarındandır. Hem tarihi açıdan hem de endüstriyel açıdan İzmir için büyük önem taşımaktadır. Bu alanın çok katlı yapılaşmaya açılacağı haberleri üstüne; 8 Kasım 2024 ve 9 Mayıs 2025 tarihlerinde bu köşede konuyu ele almış ve yapılaşmaya tepki göstermiştik.

Devamını Oku
20.03.2026
‘Bayram benim neyime’

‘Bayram benim neyime’

Devamını Oku
17.03.2026
Tarımda ve gıdada tehlike çanları!

Tarım sektörü, son 24 yılın en sert düşüşünü ve daralmasını yaşadı. Geçtiğimiz 2025 yılında Türkiye ekonomisi yüzde 3.6 oranında büyürken, tarımda yüzde 8.8 oranında küçüldü. Buna karşın gıda enflasyonu da Avrupa’nın zirvesine çıktı. Gıda enflasyonundaki tırmanış halen devam ediyor. Gıda enflasyonu, geçtiğimiz şubat ayında aylık bazda yüzde 6.9 oranında yükseldi.

Devamını Oku
13.03.2026
En büyük banknotun dayanılmaz hafifliği!

Uluslararası siyasetin gündemi Ortadoğu’da yaşanan savaşa, iç siyasetin gündemi de siyasi davalara kilitlenmiş görünüyor.

Devamını Oku
10.03.2026
İzmir’e siyasi abluka!

İktidar çevrelerinin İzmir’i siyaseten kuşatması tüm hızıyla devam ediyor. Bu kuşatmadan en çok da yerel yönetimler ve yerel hizmetler olumsuz etkileniyor. Çünkü öncelikle yerel yönetimlerin hareket ve etkinlik alanı daraltılıyor.

Devamını Oku
06.03.2026
CHP’nin umut programı

Talihsiz biçimde savaş gündeminin gölgesinde kalsa da CHP’nin dünkü sunumu büyük önem taşıyordu.

Devamını Oku
03.03.2026
Geleceği satmayın!

Finansman sıkıntısı yaşayan siyasi iktidar, köprülerin ve otoyolların işletme hakkını özelleştirip yabancılara satmaya hazırlanıyor. Üstelik bu konuda yeterince şeffaf da davranılmıyor. Konu tüm yönleriyle kamuoyunun gündeminde olduğu ve birçok çevre tarafından tartışıldığı halde, ilgililerden ve yetkililerden kamuoyuna yönelik yeterli bilgilendirme yapılmıyor

Devamını Oku
27.02.2026
Abluka

Son günlerde “abluka” sözcüğü siyasette çok sık kullanılır oldu.

Devamını Oku
24.02.2026
Kurtuluşun ve kuruluşun ‘İktisat Kongresi’

17 Şubat tarihi ve içinde bulunduğumuz hafta; “Medeni Yasa”nın 100. “İktisat Kongresi”nin de 103. yılını simgeler. Ulusal kurtuluş ateşinin daha dumanı tüterken İzmir’de toplanan kongre, kurtuluştan kuruluşa uzanan sürecin çok önemli bir dönemecidir.

Devamını Oku
20.02.2026
Prekaryalar...

Son dönemde, büyük alışveriş merkezlerinde çalışan ya da oralara hizmet üreten depo işçisi, kurye ve benzeri kesimlerin hareketlenmesi dikkatinizi çekiyor mu?

Devamını Oku
17.02.2026
TİP’in ve DİSK’in tarihi önemi

Bugün 13 Şubat, Türkiye İşçi Partisi’nin (TİP) ve Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nun (DİSK) kuruluş yıldönümüdür. 13 Şubat 1961’de birinci TİP, 13 Şubat 1967’de de DİSK kurulmuştu.

Devamını Oku
13.02.2026
Elveda liberalizm!

Dünya önemli bir altüst oluşu yaşıyor.

Devamını Oku
10.02.2026
Tarımı bitirmeye kararlı mısınız?

İçinde bulunduğumuz hafta Ege’de tarımla ilgili önemli etkinlikler vardı. İzmir’de “Tarım ve Hayvancılık Fuarı”, Ödemiş’te ise “Küçük Menderes Çiftçi Buluşması” yapıldı. Kısacası, tarım ve gıda konuları gündemdeydi.

Devamını Oku
06.02.2026
Deprem gerçeği

İçinde bulunduğumuz hafta, 2023’te Hatay yöresinde ve Güneydoğu’da yaşanan 6 Şubat depreminin üçüncü yıldönümüdür.

Devamını Oku
03.02.2026
Tariş direnişi unutulmaz

İçinde bulunduğumuz günler tarihi Tariş işçi direnişinin 46. yıldönümüdür. Bundan tam 46 yıl önce bugünlerde, Tariş çalışanları iş ve can güvenliği için direnişe geçmişti. Biz de o yıllarda hem üniversitede okuyan ve hem de fabrikada çalışan DİSK üyesi genç bir emekçi olarak, direnişin içinde aktif olarak yer almıştık.

Devamını Oku
30.01.2026
Silivrizedeler

Silivri denince artık ister istemez akla öncelikle cezaevi geliyor.

Devamını Oku
27.01.2026
İzmir; ‘üvey’ mi, yoksa ‘hasım’ mı?

2026 yılı merkezi idare yatırım programı açıklandı. Bu yıl da yatırım programından İzmir’in payına sembolik rakamlar düştü. Kısacası, İzmir altyapı yatırımları ile ilgili makus talihini yine değiştiremedi. Hele son olarak İzmir belediyesine ait tarihi binalara vakıflar eliyle el konmak istenmesi de doğrusu işin tuzu biberi oldu.

Devamını Oku
23.01.2026
Çürümüşlük ve tükenmişlik

Günümüzde nereye el atılsa hemen her yerden ortalığa olumsuzluk saçılıyor.

Devamını Oku
20.01.2026
Ege’nin toplumcu ve muhalif damarı

Anadolu coğrafyasında yüzyıllar önce yaşanmış önemli bir toplumsal hareket var. Osmanlı’nın baskısına, zulmüne karşı eşitliğin, kardeşliğin ve dayanışmanın türküsünü söyleyenlerin öğretisi, geçmişten günümüze kadar ulaşıyor. Biz de onları ve mücadelelerini tüm yönleriyle kavramaya çalışıyoruz.

Devamını Oku
16.01.2026
Toplumsal mücadele

Hayatın o durdurulamaz akışında bir yılı daha geride bıraktık

Devamını Oku
13.01.2026
Ege’de muhalefet arayı açıyor

PİAR Araştırma, bölgelerde yaptığı siyasi parti oy tercihi anketinin sonuçlarını kamuoyu ile paylaştı. Buna göre Ege Bölgesi’nde iktidar partisi ile ana muhalefet CHP arasındaki oy farkı oranı yüzde 17.7 olarak belirlendi.

Devamını Oku
09.01.2026
Emperyalizm...

Son dönemlerde birçok siyasal çevre “emperyalizm” tanımını artık kullanmaz olmuştu.

Devamını Oku
06.01.2026
Bir Ege güzellemesi

Bir Ege güzellemesi

Devamını Oku
02.01.2026
Zor ve zorlu yıl

Her yılın sonunda yeni bir yıla girerken geçmiş yılın toplu bir değerlendirmesini yapmak gelenektendir.

Devamını Oku
30.12.2025
İktidar İzmir'i kilitliyor!

Güzel İzmir, birçok bakımdan Türkiye’nin öncü kentidir. Yakın siyasal ve sosyal tarihimizde birçok ilk bu güzel kentte yaşanmıştır. O nedenle de her fırsatta, “İzmir Türkiye’nin batıya açılan kapısıdırpenceresidir” diyoruz.

Devamını Oku
26.12.2025
Emekliler...

Geçim ve barınma kaygısıyla ucuz otel odalarına sığınmak zorunda kalan emeklilerin durumu, günlerdir yüreklerimize kor düşürdü!

Devamını Oku
23.12.2025
‘Kooperatifler daha iyi bir dünya kurar’

ooperatifçilikle güçlü bir gönül bağımız var. Kuşaklar boyu üzüm üreticiliği ile uğraşmış ailemizin adeta genlerinde kooperatifçilik var. Biz de yıllar boyu hem bir çalışan hem de bir üretici olarak tarım kooperatifçiliğinin ve toplumsal mücadelelerin içinde bulunduk.

Devamını Oku
19.12.2025
Niobe’nin gözyaşları

Manisa’da dün gözyaşı adeta sel olup aktı!

Devamını Oku
16.12.2025
Tarım SOS veriyor!

Ülkemizin ekonomik-sosyal yaşamında yaşanan olumsuzluklardan en çok etkilenen kesimlerin başında tarım kesimi geliyor. Bu olumsuzluklar kırsaldan kente, üreticiden tüketiciye uzanarak gıda zincirinin tüm halkalarını kapsıyor.

Devamını Oku
12.12.2025
Emeğin asgarileşmesi

Ülkemizin kendine özgü ekonomi-politiği bağlamında; yılın son günlerinde çalışanları ve emeklileri maaş artış beklentisi sarar.

Devamını Oku
09.12.2025
Egeliler ‘Hadi gari’ diyor!

Ege ve Egeli ile özdeşleşmiş bir ifade vardır. Egeliler günlük yaşamda çok sık “Hadi gari” sözcüklerini kullanırlar. Bu ifade, içinde bulunulan duruma göre bazen bir hayret ifadesidir bazen de bir hareketlenme çağrısıdır.

Devamını Oku
05.12.2025
Halkın bütçesi

Bütçe görüşmeleri ve tartışmaları, ekonomi-politik değerlendirmeler açısından büyük önem taşır.

Devamını Oku
02.12.2025
CHP kurultayı ve Ege

Cumhuriyetin kurucu ve ülkemizin birinci partisi Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) 39. olağan kurultayı, bugün Ankara’da toplanıyor. 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde neredeyse bütün Batı Anadolu’yu CHP kırmızısına boyayan Egeli seçmenlerle CHP arasında çok köklü ve güçlü bağlar var.

Devamını Oku
28.11.2025
Umut ve direniş kurultayı

Günlerdir İBB iddianamesini ve CHP’ye yönelik yargısal kuşatmayı tartışıyoruz.

Devamını Oku
25.11.2025
Ekolojik yaşam savunucuları

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP30) Brezilya Belem’de çalışmalarını sürdürürken ülkemizin ekolojik yaşam savunucuları da alanlara çıkıyorlar.

Devamını Oku
21.11.2025
Umudu örgütlemek ve büyütmek

Küresel kapitalizmin neden olduğu ve otoriter siyaset anlayışlarının daha da ağırlaştırdığı iktisadi ve siyasal bunalımlar, bütün dünyada katmerlenerek devam ediyor.

Devamını Oku
18.11.2025
Asfalyalar atmasın!

Kış mevsimi kendini hissettirmeye başladı. Kış mevsiminin oldukça zor ve zorlu koşulları var. Öncelikle ısınma ve giyinme giderleri dar gelirli ailelerin belini büküyor. İçinde bulunduğumuz koşullarda elektrikle ısınmaya çalışmak, aile bütçeleri açısından başlı başına bir yıkım haline geliyor.

Devamını Oku
14.11.2025
Küresel adaletsizlik ve otoriterlik

Emperyalizme karşı duruşun ve mücadelenin simgesi, Kurtuluş Savaşı’nın önderi Mustafa Kemal Atatürk’ü; vefatının 87. yılında saygıyla andık, anıyoruz.

Devamını Oku
11.11.2025
Yerele darbe!

Bir zamanlar yereli güçlendireceğiz, yereli daha çok yetkilendireceğiz diyerek iktidara gelenler, son dönemde tam tersi işlere yöneliyorlar.

Devamını Oku
07.11.2025