Amerikancılıkları depreşen ve peş peşe itirafta bulunan mensuplar!
Orhan Bursalı
Son Köşe Yazıları

Amerikancılıkları depreşen ve peş peşe itirafta bulunan mensuplar!

05.01.2020 07:30
Güncellenme:
Takip Et:

İran’la 7 yıldır örtük savaş içindeyiz, sözünün ardında yatan...

 

Amerikan emperyalistleri, Ortadoğu’yu karıştırma, parçalama, kan dökmeyi sürdürme işini tırmandırdı. İran’ın en önemli generalini ve bazı komutanlarını suikastla öldürdü.

Belli ki bu suikast planı hazırdı. Önce gerekli kışkırtıcılığını yaptı, Bağdat Büyükelçiliği’ne yapılan baskını da bahane ederek cinayetini yürürlüğü koydu.

Uzun süredir hem Irak’ta hem de İran’da karıştırıcılık zaten yapıyordu.

Kasım Süleymani ve diğerlerini yakından adım adım izliyordu.

İran ve generalleri, ABD ile bir “savaş hali” içinde olduklarını bilmiyor muydu, suikastçıyı tanıyamamışlar mıydı, kendilerini dokunulmaz mı, Amerikalıları suikasta cesaret edemez mi, bu kadar yakından izleyemez mi sanıyorlardı?

Uyumanın bedeli pahalıya mal oldu. Sadece İran’a değil, aynı zamanda bölgeye de, acısını hep beraber çekeceğiz..

 

Bu çığlık neyin çığlığı?


Bunun farkında olmayan iktidar etekleri altına sığınmış veya gözleri mezhepçilikten ve Şii düşmanlığından başka bir şey görmeyen eblehler, çok kullanışlılar, kendilerini hemen ortaya attılar, Süleymani öldürüldü diye sevinçten çığlık atmaya başladılar.

Neden bu sevinç diye meraktan çatlarken (!) iktidarın “destek ve adam deposu”, sözde akıldanesi, SETA’nın önde gelenlerinden bir “akademisyen”, İstanbul Ticaret Üniversitesi’nde “görevli” , TV’lerinde gözde “tartışmacılarından” biri imdadıma yetişti -aynen şöyle-: “Bilmeyen varsa söyleyeyim. Tarih boyunca İran hiç dostumuz olmadı. Anlamayan varsa anlatalım. Son yedi senedir İran’la örtülü savaştayız.”

2019’dan 7’yi çıkarın 2012 kalır. Suriye’yi bölme parçalama ve çökertme işlevi.

Ve buna karşı duran, Suriye’nin yanında yer alan bir İran!

Suriye’ye parçalamaya çalışan, adam boğazlayan IŞİD-El Nursa, El Kaide..

Bu tarihlerden itibaren, iki üç yıl boyunca bu örgütlere, Şam’ı yıkma savaşında destek veren bir iktidar.

Ve bu örgütlere karşı sahada savaşan İran-Kasım Süleymani..

İktidarın adamı “akademisyen” haklı: 3 yıl kadar sahada aynı zamanda İran’a karşı da yeraltında, destek çıkılan Şam aleyhtarları örgütler aracılığıyla açık-örtük uzaktan savaş halindeydi.

İtiraf ediyor!

İtiraf üç dört yılı kapsamıyor, bugün de İran ile örtük halde savaş halinde olduğumuzu vurguluyor!

Bu nedenle Kasım Süleymani gibi sahadaki bir gücün Amerikan emperyalistlerince öldürülmesine alkış tutuyor.

Emperyalistlerin kankaları..

 

Amerikan kankalığına terfi


Ama bir ara en büyük düşmanları Amerika’ydı! TV’lerde, medyalarında Amerika’nın ne emperyalistliğini bırakırlardı ne de ne haydutluğunu.. Emperyalizme karşı çıkışta bizimle yarışa da kalkarlardı!

Bu tutumlarının sahte olduğunu, kanlarında her zaman aslında damarlarında Amerikancılık aktığını biliyorduk.

Şimdi ise tek müttefikleri Trump! Yere göğe sığdıramıyorlar. Ayıya dayı deme, hatta işbirliği yapma zamanı!

İran’a geçmiş olsun bile diyemiyorlar. Bu kadar yani! “Oh olsun, İran zaten düşmanımız” mı, Amerikancılıkları mı?

Yerli ve milli bir ekip, öyle mi?

Bu Amerikancılıkları, Saroz Körfezi’nde bir kanal daha açarak, Amerikalılara Karadeniz yolunu açmaya kadar varıyor!

 

Rusya ile de savaş halindeler


Bu itirafın içinde saklı bir başka itiraf daha var, şimdilik bunu eksik bırakmışlar, cümlenin esas yapısı şöyle:

“Bilmeyen varsa söyleyeyim. Tarih boyunca iran hiç dostumuz olmadı. Rusya ile de olmadı... Anlamayan varsa anlatalım. Son yedi senedir İran’la da Rusya ile de örtülü savaştayız.”

Evet, Suriye’de özellikle İdlib’de Rusya ile de savaş halindeler!

Ruslar Şam ile birlikte topraklarını işgal altında tutan teröristleri sürdükçe, Ruslar karşı seslerini çıkaramıyorlar.

Ama Boğazlarda kanallar açarak ve Amerikan savaş gemilerine yol açarak, pratikte ne yapıyorlar?

***

İran rejimi ile bir fikir birliği içinde değilim. Konu “iç rejim” değil, ama Amerikanın kankaları şüphesiz ki “Ah şu İran Suriye’de olmasaydı, ne güzel Şam da yıkılır ve biz de oraya yerleşirdik” diyecek ve İran ile savş halinde olduklarını itiraf edeceklerdir.

Kasım’ın öldürülmesine alkış tutarken, aslında İran’a da saldırmış oluyorlar!

Yazarın Son Yazıları

Su yosununu incelemek Tıp Nobeli getirdi

Ne yazacağım ki kütük adamlar üzerine.

Devamını Oku
08.10.2026
‘Eyalet sistemine geçebiliriz’

Arşiv unutmaz derler ya, epey süre önce kupür kesip saklama alışkanlığım vardı, birikmiş kupürleri temizlerken yukarıdaki gazete kesiği elime geçti.

Devamını Oku
06.10.2026
Toplum vicdanı, AKP içinde ne kadar yankı buluyor?

AKP iktidarının toplum içinde karşılığı nedir?

Devamını Oku
05.10.2026
Ayıbı gizleme... ‘Fatma Hanım yalnız değildir!’ sloganına destek

Ülke en büyük finansal soygununu yaşıyor.

Devamını Oku
04.10.2026
‘Bizim adamımız sistemi’, çıkar ağları parçalanmalı

Cumhurbaşkanı “Dışarıdan gelecek olumlu eleştirilere de açığız” sözlerini birkaç kez sarf etti.

Devamını Oku
01.10.2026
Deniz Göktaş’ın mizahının gücü ve geçmiş

Mizah, doğası gereği gücü sorgular; trajikomik ortam, karar uygulama ve durumlardan çok güçlü kahkahalar üretir.

Devamını Oku
29.09.2026
Bir mucize yükseliş ve çöküş

AKP döneminde İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne elektronik mühendisi olarak girmiş...

Devamını Oku
28.09.2026
Sayın adalet bakanı, savcıları, SPK sistemi ve Mehmet Şimşek...

Sayın Bakan...

Devamını Oku
27.09.2026
Yavaş Cumhurbaşkanlığı adaylığı kapısından girdi

Mansur Yavaş CHP üyeliğinden istifa ederek çok önemli bir adım attı Cumhurbaşkanlığı adaylığı için.

Devamını Oku
24.09.2026
Sermayeye ve soyguncuya emekten ve milletten büyük servet transfer

AKP döneminde çöküşü nas politikasıyla başlatmak yanlış olur.

Devamını Oku
22.09.2026
Bugünkü mülksüzleştirmenin zorbalık ve darbelerle başlangıcı

Prof. Erinç Yeldan, Habertürk’te Eren Eğilmez’in programında, emek üzerindeki sömürünün 1980’den itibaren nasıl katlanarak arttığını anlatıyordu.

Devamını Oku
21.09.2026
Fon soygunu nasıl işliyor, soymaya devam mı?

Şüphesiz ayrıntılar önemlidir.

Devamını Oku
20.09.2026
Okurlardan anlamlı katkılar

Bazen ihmal ediyorum okurları, aslında çok güzel katkı ve paylaşım yapıyorlar.

Devamını Oku
17.09.2026
Mansur Yavaş spekülasyonları üzerine

Aslında ben de bu yazıyı yazmamalıydım.

Devamını Oku
14.09.2026
‘Parti devleti’ işbaşında, siyasi propaganda içinde mi?

Liberal görüşlü arkadaşımla sohbet ediyoruz.

Devamını Oku
13.09.2026
Üsküdar: Bir dönem bitti, yeni dönem başladı

Üsküdar, bir buçuk yıldır muhalif belediyelere karşı tezgâhlanan operasyonların amacının çok net olarak iktidar tarafından ilan edildiği ilçe oldu.

Devamını Oku
10.09.2026
‘Atı alan Üsküdar’ı geçti’nin yeni versiyonu

Kör gözüm parmağına, deyimi çetrefillidir.

Devamını Oku
08.09.2026
Ümmet mi millet mi? Av kim, avcı kim?

“Kürt meselesi” çözümleri çerçevesinde bugün tartışılan konular, aslında 2013’te tartışılmıştı.

Devamını Oku
07.09.2026
Bir ‘kırmızı perşembe’ olayı üzerine

Silivri Cezaevi’nin yeni yapılan devasa salonundayım, arkadaşlara soruyorum, heyet nerede, diye.

Devamını Oku
06.09.2026
Bir insan ölünce her şey mi ölür?

Bakın doğum kaderde yok ama ölüm herkesin kaderinde var.

Devamını Oku
03.09.2026
Yeni anayasa mı, hülle hazırlığı mı, yoksa salt değişiklik mi...

Cumhurbaşkanının masasında incelenmekte olan bir anayasa taslağı olduğu kulis haberlerini okuyoruz.

Devamını Oku
01.09.2026
Çık bakalım çıkabilirsen, büyük lafın yeri yok

Hukukçu Mehmet Uçum’un demokrasiyi savunduğu, haksızlıklara karşı çıktığı, adaletsizlikleri eleştirdiği, anayasanın pek çok maddesinin, uygulanmamasını gündem yaptığı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin özellikle Türkiye’de büyük adaletsizliklere, haksızlıklara uğramış kişiler hakkında verdiği kararların uygulanmasını savunduğu vb. görülmemiştir.

Devamını Oku
31.08.2026
Büyük bir yürekle kuruldu Türkiye... Koskoca bir cesaret ve inançla...

Kazanacağız yüreğiyle...

Devamını Oku
30.08.2026
‘Nasıl da yırttık, tam yırttık, şerefe arkadaşlar!’

Siyasal yargılamada işin doğasına uygun mahkemeler kurulur.

Devamını Oku
27.08.2026
Ar-Ge 1.7: Teknoloji alanında ihracat 56 milyar dolar

2026 Bilim ve Teknoloji Göstergeleri raporuna göre Türkiye’nin Ar-Ge harcamaları son yirmi yılda istikrarlı biçimde arttı.

Devamını Oku
25.08.2026
Bir trilyon dolarlık büyük yarış

Bu yarış başka. Ar-Ge yarışı.

Devamını Oku
24.08.2026
Oyyy Rize! Haydi gidelim haydi!

Mademki Özgür Özel Rize’de geniş bir kucaklaşma ile karşılandı, fırsat bu fırsat iki hafta önceki Rize gezimizi yazayım.

Devamını Oku
23.08.2026
Transferler: Büyük bir çaresizliğin dışavurumu mu, psikolojik tedavi mi

En çarpıcısı Eceabat’ta gerçekleşti: AKP’nin adayı belediye seçimlerinde 153 oy almıştı.

Devamını Oku
20.08.2026
Herkes yapıyor, başım kel mi ortamı...

Çok tartışılan bir konu. Tam bir transfer sezonunda yaşıyoruz.

Devamını Oku
18.08.2026
İki ayrı program, iki plan ve ayrı gelecek mi var?

Dünkü yazımda, Kürt hareketinin (siyasi veya askeri), çerçeve yasa ve sonrası için alabildiğine konuşur, program ve beklentilerini açıklarken, AKP iktidarının ise alabildiğine bu konularda sustuğunu DEM-İmralı açıklamalarına zerre yanıt vermediğini anımsatmıştım.

Devamını Oku
17.08.2026
İktidar susarken, DEM’liler gerçeği mi söylüyor?

Silahlar sussun! Tabii ki, şüphesiz! Artık PKK savaşmayacak! Ne güzel!

Devamını Oku
16.08.2026
YENİ Parti: Riski mi azalttı? Yoksa artırdı mı? Verileri görelim

Şüphesiz çerçeve yasa konusunda YENİ Parti’nin ikili siyaseti seçmen nezdinde “partiyi kurtarıcı” mı oldu?

Devamını Oku
13.08.2026
YENİ Parti’nin tartışması gereken temel soru üzerine

Çerçeve yasa üzerine yazıyorum 3-4 yazıdır.

Devamını Oku
11.08.2026
Demokrasi, hak ve özgürlükler mi, Kürt ayrılıkçılığı mı?

İktidar YENİ Parti’yi giderek daha çok kıskaç altına alıyor ve alacak da.

Devamını Oku
10.08.2026
Seçim ittifakları kesin belirlendi... Ne yapmalı?

DEM Parti, CHP’ye mi saldırmaya yöneldi?

Devamını Oku
09.08.2026
Ülkenin önü açılıyor mu, kapanıyor mu, çerçeveden sonra nereye

İsim şu: “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi.”

Devamını Oku
06.08.2026
İmralı Cumhuriyeti yeniden kuruyor, bu kez ‘demokratik’

AKP liderliği ve hükümeti biliyor, İmralı biliyor belki de onayına sunuldu, (PKK’nin de bilgi sahibi olduğunu reddedemeyiz), DEM’liler haydi haydi biliyor.

Devamını Oku
04.08.2026
Korku iklimi, CHP’li belediyeler ve ahlakın sıfırlanması

Yoğun bir siyasi korku iklimi içinde yaşıyoruz.

Devamını Oku
03.08.2026
Cem Küçük neden tutuklandı? Bu bir iç kavga mı?

Hayır tabii ki. Cem Küçük tutuklandı.

Devamını Oku
02.08.2026
Yargıtay butlan kararından tedbiri kaldırırsa...

Bu serinin son yazısı.

Devamını Oku
28.07.2026