Babalar - Oğullar ve Vahşi Yaşam
Orhan Bursalı
Son Köşe Yazıları

Babalar - Oğullar ve Vahşi Yaşam

02.01.2014 02:13
Güncellenme:
Takip Et:

TV’de vahşi yaşamı izliyorum. Çıtalar, parslar, aslanlar, vahşi kedilerin hepsi, ana veya baba, avlarını getirip çocuklarının önlerine koyuyor. Amaçları, çocuklarının kendi kendilerini koruyabilecek, tek başlarına yaşayabilecek bir konuma getirmek.. Yavrular vahşi hayatta bütünüyle “aile”nin koruması altındadır.. Ama büyüyünceye kadar.. O an gelince ana babanın egemenlik/yaşam/av alanını bile terk etmek zorundalar. Artık o andan itibaren “yabancı”dırlar.. Dahası düşman bile sayılırlar..
Bu, doğanın en büyük varoluşsal genetik emrin ve bunun hayatta yansıması olan en büyük içgüdünün gereğidir: Üremek, neslini sürdürmek.. Doğa, evrim, neslini sürdürme “yasası”nı, cinsel birleşmeyi, acıkmak ve susamaktan bile daha “keyifli/zevkli” kılarak tamamen garanti altına almıştır. “Çocuklar”, kendi başlarına hayatlarını sürdürebilecek bir “yaşa” gelince, ana baba, nesli sürdürme “görevini” onlara devreder.
Ana babadan “ayrılma” ölçütü, tamamen budur: Yeni neslin üreyecek olgunluğa ulaşması!
Yukarıda dedim ki, yeni nesil bu olgunluğa gelince, ebeveynin egemenlik alanını bile terk eder..
Bu şu demektir: Hayvanlar dünyasında “mirasbırakmak yoktur! Yaşamak için gerekli olan avlanma, barınma, üreme, egemenlik sahası yaratma, tamamen yeni neslin görevidir..
Hayvanlar dünyasında oğulların veya kızların devraldığı tek miras, ana-babanın deneyimleridir. Dün gece izlediğim pars ailesinde, ana baba “canlı avladığı” bir ceylan yavrusunu, “nasıl avlanılacağı” konusunda, yavrularına bir “canlı denek” olarak kullanıyordu. Bunu ilk kez görüyordum! Ceylan yavrusu minikti, asla kaçabilecek bir büyüklükte ve hızda değildi. Anne pars, eliyle ceylanın arka ayağına bir pati atıyor ve yavru ceylan yere çöküyordu.. Yavru parslar da analarını aynen tekrar ediyorlardı.. Ta ki “tam başarı” elde edinceye kadar.. Görmedim, ama deneyin sonunda herhalde yavru ceylan, yavru parsların ilk ziyafeti olsa gerek..
Yavrular, bu deneyim miraslarıyla hayata atılıyorlardı.. Artık bu “mirası” ne kadar kullanabileceklerine kalıyordu iş!

***

Bakanlar ve oğulları, politikacı ve çocukları, babalar ve çocukları.. İnsanlar âleminde ise “miras bırakmak” başlıca meseledir. Çocuklarına “daha iyi yaşam koşulları” devretmek..
Aslında başlangıçtaki koşullar itibarıyla, vahşi hayatla insan hayatı arasında öze ilişkin hiçbir fark yoktur. Ana baba, büyükbaba/anne, nesillerini sürdürecek olan çocukları, yine çocuğun “neslini sürdürecek” olgunluğa ulaşmasına kadar, el bebek gül bebek büyütürler. Çocuklar “yaşı gelince”, aslında ruhen evden koparlar. Ana baba ile ergenlik çatışmalarının evrimsel-biyolojik kökenleri bu olsa gerek!
Psikologlar, psikiyatrlar, evrimsel biyologlar bu açıdan hiç yorumlarlar mı olayı bilmiyorum, sanırım ergenlik ve ergenlik başkaldırılarını burada ilk kez evrimsel biyolojik yönüyle yorumluyor olabilirim! (Dikkat, telif hakkını vurgulama, bir makale çalışmasını hak ediyor!). Tabii vahşi hayatta ergenliği, yavruların cinsel üreme yeteneğinin yanı sıra avlanma-barınma yetenekleriyle birlikte düşünmek gerek..
İnsan toplumsal hayatında ergenlik-ayrılma başka sosyal kurallara bağlanmıştır. Çocukların deneyim kazanması okuma süreleriyle ilişkilendirilmiştir. Ayrıca ana baba, nesillerini sürdürmeyi, aynı zamanda miraslarını da çocuklarıyla birlikte sürdürmeyle özdeşleştirmişlerdir. Bu, çocuklar için de avantajlı kabul edilebilir bir durumdur.

***

Gelelim rüşvet ve yolsuzluğa..
Soyluluk ve zenginlik nedir? Aynı zamanda yeni nesillerin de yaratılan en iyi koşullarda sürdürülmesinin garantileridir! Dedik ya, insanoğlu miras devreden bir toplumsal- ekonomik düzene sahip!
Soyluluk, halen kısmen sürdürülen, krallık-imparatorluk- hanedanlık vb. dönemlerine ilişkindir. Bu nesillerin geleceği (sonrakilerin de!) garantilidir! İsim, hanedanlık sürdürülür!
Günümüzde “demokratik cumhuriyetlerde” bunun karşılığı büyük zenginliklerdir! Soyluluk yok ama zenginlik verelim abi! Yarattığınız zenginlikle, aynı zamanda bir sülale, hanedanlık kurmuş oluyorsunuz (Tabii çocukların bunu sürdürmeleri koşulu ile- ama bunun için eğitilir ve yetiştirilirler!-)
Aslında, ana babaların kendilerini de aşacak çocuk eğitimine önem vermelerinin nedeni de bu. Çocukların daha iyi yaşam koşullarına sahip olmaları, kendi nesillerinin ve isimlerinin de sürmesinin garantisidir!
Çağımızda üst düzey politika, (şimdilik bununla sınırlıyorum, tabii ki isim yapmış baba mesleklerinin çocuklara devri de benzer özelliktedir!) pek çokları için hanedanlık/zenginlik yaratma özelliği de taşır. Neslin-nesillerin en büyük garantisi!
Bakanlar ve oğullarının rüşvet ve yolsuzluk iddiaları ortalığa saçılınca, şunu demiştim, “ulan en tepeye yükselmişsin, hangi yüzle ve ahlakla bu tür ilişkiler içine girersin!”..
Fakat işin toplumsal biyolojisi farklı: En iyi maddi yaşam koşullarını ve nesli sürdürmeyi, hanedanlıkzenginlik kurmakla ilişkili gören “yırtıcı” büyük bir kesim var. Toplumun temeli de bunu körüklüyor! Adı da köşe dönücülük! Tabii bu, böyle büyük bir fırsatı ele geçirmiş olan “yırtıcılar” için, 4-4 milyon dolarlardan aşağı bir anlam taşımıyor. Devlet, yetki, sorumluluk (ve yandaşlık tabii ki), hanedanlık yaratmanın en önemli zemini. Hele hele, ver yüzde 10’unu, komisyonunu al. Oğulların danışmanlık şirketlerinin var oluş nedeni bu. Kredi kolaylıkları vb. tam aşna fişna, bizim için tam ahlaksız ilişkilerin toplamı..
Siz, babalar ve oğullarına gelin bir de bu açıdan bakın..  

Yazarın Son Yazıları

Sancar müjde verdi: Beyin kanseri klinik deneylerini Türkiye’de yapacağız...

Epeydir görüşemiyorduk.

Devamını Oku
18.01.2026
Marmara depremine yeni bir bakış var

Fay parçalar halinde kırılacak ve maksimum deprem büyüklükleri ancak 7.3’e ulaşabilecek.

Devamını Oku
15.01.2026
İran rejimi bölgeyi ateşe atabilir, Türkiye’ye etkileri ne olur?

İran’da molla rejimine karşı protestolar durmuyor, çok sayıda ölü var, yüzlerle ifade ediliyor.

Devamını Oku
13.01.2026
Yanardağ’dan Aysever’e... Suskunluğun anatomisi

Merdan’ı (Yanardağ) neredeyse hiçbir suçlama yöneltmeden içeri atma, üstelik Tele1 televizyonuna el koyma cesaretinin hüküm sürdüğü bir ülkede yurttaş güvenliğinin çok yönlü olarak risk altında (uzun süredir!) olduğunu söylemek bile artık bir cesaret denemesi mi olur?!

Devamını Oku
12.01.2026
Orta sınıfın düşüşü

Bu yılın gözde dizisi Kralın Düşüşü gibi oldu ama kastettiğim İpek Özbey ile Onur Alp Yılmaz’ın hazırladıkları kitap.

Devamını Oku
11.01.2026
Aziz Sancar’dan büyük bir başarı daha: Beyin kanserini farelerde yok ettiler

İki üç kez yazmıştım, Aziz Hoca, hızlı ilerleyen ve ölümcül bir beyin kanseri türü olan Glioblastoma’nın tedavisine yönelik çok ciddi bir yöntem geliştirdi ve ilk erken sonuçlar bu tedavinin mümkün olabileceğine ilişkin önemli umutlar doğurdu, diye.

Devamını Oku
08.01.2026
Askeri güç ile siyaset: Geleceği olabilir mi? Avrupa- Çin dayanışması

Bence Trump, bugünkü dünyada pek de geleceği olmayan bir siyaset dönemi başlattı.

Devamını Oku
06.01.2026
Dünyada her şey çöktü, kendini korumak bile ne kadar mümkün?

“Önce Amerika”, “En büyük Amerika” sloganları bugün yaşadıklarımıza (Venezüella’ya baskın) ve arkasından yaşayacaklarımıza ilişkin her şeyi açıklıyordu.

Devamını Oku
05.01.2026
İran’da rejimin tek çıkış yolu nükleeri iptal etmek mi?

En sonunda İranlılar, ekonomik çöküşe başkaldırdılar.

Devamını Oku
04.01.2026
Ekonomik panoramada kısa gezinti ve utanmazlık skalası tartışması

Ekonomik tablo yıllardır felaket.

Devamını Oku
30.12.2025
HÜDA PAR/DEM/İmralı el ele Kürt karanlığına

AKP, Türkiye ve Ortadoğu’da Kürdistan isteyen pankürdist, geçmişi karanlık HÜDA PAR’ı, 4 milletvekili vererek Meclis’e soktu.

Devamını Oku
29.12.2025
Hey Türkler, Anadolu, Trakya, savaşı kaybettiğinizden haberiniz var mı?

Kürt meselesini çözüm komisyonu sanki çıkmaza girdi gibi.

Devamını Oku
28.12.2025
Çin’in başarısının sırrı: Yüz binlerce genç mühendis

Anımsıyorum, 6-7 yıl önce Amerikan üniversitelerini bitiren fen alanlarında mühendislerin sayısı muhtemelen 400 bin kadar olduğuna ilişkin bir istatistiğe hayret etmiştim.

Devamını Oku
25.12.2025
Çin, 20 yılda kritik teknoloji araştırmalarının yüzde 90’ında öncü

Yukarıdaki başlık bana ait değil, dünyanın en önemli iki bilim dergisinden biri olan NATURE’a ait.

Devamını Oku
23.12.2025
6 yıllık ‘Manhattan Projesi’ ile Çin ABD tekelini kırdı

Bu proje İkinci Dünya Savaşı’nı bitiren atom bombası üretme projesi değil.

Devamını Oku
22.12.2025
Anket sonuçlarına ne kadar güvenmeli?

Onlarca anket önümüze geliyor ve buna göre yorumlar yapıyoruz.

Devamını Oku
21.12.2025
13 yıl öncenin büyük öngörüsü gerçekleşiyor mu?

Kaybettiğimiz Doğan Kuban Hoca’nın seçme yazılarına her hafta Herkese Bilim Teknoloji dergisinde yer veriyoruz.

Devamını Oku
18.12.2025
Ankara’nın F-35 rüyası bitti veya çok bedel ödemesi gerekir

Hayır, ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Barrack’ın F-35 konusunda verdiği yanıta dayanarak Ankara bu uçakların rüyasını bile göremez demiyorum.

Devamını Oku
16.12.2025
Bu anlaşmayı kim ‘Feshet’ dediyse suçlu o! Suriye tek mi olacak çok mu?

Bütün mesele bu. Derinden bir savaş veriliyor, bir varlık ve yokluk savaşı bu, olmak mı olmamak mı...

Devamını Oku
15.12.2025
Bu övgünün ardında ne var?

Şam hükümetini ve Suriye’yi kimler zayıf bırakarak dış güçlerin sürekli müdahalesine açık bir ülke konumunda tutmak istiyor sorusu çok önemli ama bugün Trump’ın Erdoğan’a olan büyük sevgisinin arka planında ne var sorusuyla başlayacağım.

Devamını Oku
14.12.2025
Tarihe geçecek diploma iptali davası Dreyfus’u gölgede bırakır

Bir ülke, bir iktidar, bir hukuk, bir yargı düşünün ki topluca hareketle bir kimsenin 31 yıl önce aldığı üniversite bitirme diplomasını geçersiz saysın ve iptal etsin.

Devamını Oku
11.12.2025
‘Bana uy, seni tekrar büyük yapacağım, yoksa yok olacaksın’

Trump yönetiminin hazırladığı Milli Güvenlik Stratejisi (Belgesi) büyük tartışma yarattı, özellikle Avrupa’ya ilişkin bölümleri. Trump karşıtı Amerikan medyası ve entelektüel yazarlar, Trump Avrupa’yı adeta düşman olarak görüyor yorumunu yaptılar.

Devamını Oku
09.12.2025
Ümmet mi millet mi? Av kim, avcı kim?

Bakın ne buldum.

Devamını Oku
07.12.2025
Şu 29 maddeye noldu ey komisyon? Yanıt: DEM istemedi!

CHP, “Öcalan’a serbestlik, anayasa değişikliğine DEM desteği, PKK’ye ülkede siyaset yapma özgürlüğü” komisyonuna katılırken demokratikleşme olmadan Kürt sorunu çözülmez diyerek 29 maddede bir paket sunmuştu, hatırlatmak istedim özetle de olsa...

Devamını Oku
04.12.2025
Ümmet: Parçalanmış bir Türkiye

Dünkü yazımın sonu “Peki niye şimdi ümmet” sorusuyla bitiyordu. Yer darlığından yanıtı yoktu.

Devamını Oku
02.12.2025
İmralı ve PKK’nin ‘ümmetçi Türkiye’ söyleminin anlamı ne?

Bugüne kadar seküler parti havası basan Kürt milliyetçi siyasal hareketini bir süredir “ümmet” heyecanı bastı.

Devamını Oku
01.12.2025
CHP’yi kurultay sonrası çok zor bir dönem bekliyor

CHP programını yeniledi, parti meclisini 80 kişiye çıkararak kapsayıcılığını ve halk nezdinde temsiliyetini artırdı, büyük bir inançla Özgür Özel iktidara geleceklerini söyledi.

Devamını Oku
30.11.2025
Adeta yargısız infaz kararı

Evet Fatih Altaylı’ya verilen 4.2 yıllık mahkûmiyet kararı, sözlerinde açık bir tehdit asla olmayan ve doğrudan cumhurbaşkanını hedef almayan, ana fikri Türk halkının seçimlerde oy kullanmayı artık çok sevdiği ve bundan asla vazgeçmeyeceği idi.

Devamını Oku
27.11.2025
DEM’in kaçırdığı, CHP’nin yapması gereken

CHP’nin “çözüm” komisyonuna katılırken verdiği sözü tutması iktidar kanadını ve bu kanada eklemlenenleri rahatsız etti.

Devamını Oku
25.11.2025
Yeni seçim ittifaklar olasılığına bir bakış ve sırat köprüsünde yürüyenler

Dünkü yazımın sonunda şu cümleler vardı: Süreç zaten yeni ittifaklar yaratacak ortama itildi.

Devamını Oku
24.11.2025
Neden İmralı dayatması? Çünkü sürecin lideri!

Evet, apar topar ve medyaya kapalı bir toplantı ile milletvekillerinden oluşan ve 5 kişi olacağı söylenen bir heyet, İmralı Adası’na gidecek.

Devamını Oku
23.11.2025
İddianamede yaldızlı bir casus öyküsü

İddianamede Eylem 13 başlığı altında çok ciddi bir iddia var:

Devamını Oku
17.11.2025
Burası Türkiye abicim, yarın ne olacağını kestirmek zor

AKP çok şükür kendinden önceki sağcı iktidarların izinden giderek ülkeyi, geçmişe kıyasla en büyük ekonomik çöküşe ve yoksullaşmaya itti.

Devamını Oku
16.11.2025
Olağanüstü döneme olağanüstü iddianame

4 bin sayfalık iddianame mi olurmuş?

Devamını Oku
13.11.2025
Millet, ‘dâhi adam’ın bu topraklardan çıkmasının gururunu yaşıyor

AKP’den önce 10 Kasım’larda sirenler çaldığında köprüde, caddelerde sokaklarda durmayan araçların ve yayaların sayısı hatırı sayılır ölçüde fazlaydı.

Devamını Oku
11.11.2025
Cumhuriyetin temeli ve Ata’nın bize mirası 3+2 altın anahtar

Bugün büyük Türk’ü anıyoruz.

Devamını Oku
10.11.2025
Üniversite diploması ne kadar değerli

ABD’de Gallup’un ağustos ayında gerçekleştirdiği anket ilginç sonuçlarıyla tartışma yarattı...

Devamını Oku
09.11.2025
Mesele salt İmamoğlu değil, yenilikçilik ve yerellik

Ekrem İmamoğlu’na casusluk suçlamasının hemen ardından oğlu ve babasının sorguya çekilmesine sıra geldi.

Devamını Oku
06.11.2025
Ahmet Türk ve hayal alemi

DEM heyeti ile cumhurbaşkanı arasında son yapılan ve sonucu merakla beklenen görüşme üzerine bir açıklama beklerken cumhurbaşkanı hukuk başdanışmanlarından Mehmet Uçum merakımızı giderdi.

Devamını Oku
04.11.2025
İstanbul ‘iş bilmez kadir bilmezler’in mi elinde? Peki ‘Biz ihanet ettik’ kim dedi?

Cumhurbaşkanı, İstanbul’un en değerli havaalanı Atatürk Havaalanı’nın yıkılarak yerine yapılan “millet bahçesi”ni ziyaret etmiş ve “İstanbul’umuzu iş bilmez, kadir kıymet bilmez, tarih ve medeniyet şuurundan yoksun kifayetsizlerin insafına terk etmiyoruz. İstanbul bizim göz bebeğimizdir. Bu aziz şehrin bir fetret devri daha yaşamasına gönlümüz asla razı değil” demiş.

Devamını Oku
03.11.2025