Çağımız beyin çalma veya yok etme çağı

21 Eylül 2021 Salı

Bir ülkeyi uygarlıkta yükselten azınlıktaki yetenekleri - nitelikleri yok edersen, ülkeye köleliğin kapısını açarsın.

Genellikle kabul gören bir saptama vardır: Ülke nüfusunun en çok yüzde 2’si, hemen her alanda yüksek nitelikte kesimden oluşur. Sanatta, bilimde, edebiyatta, teknolojide, mühendislikte, felsefe ve düşünce... üretiminde, (tabii ki çok daha seyrek siyasette!) hem yerel hem evrensel ölçekte üstün üretimlerde bulunan insanlar, bu yüzde 2’lik kesimden çıkar. 

Bu yüzde 2’lik kesimi, ülke koşulları - ortamı ne kadar beslerse, el üzerinde tutar ve olanaklar sağlarsa yetenekler, nitelikler bu çerçevede çoğalır, hiyerarşik bir düzen ortaya çıkar.

Ülkeleri uygarlıkta öne çıkaran bu kesimin üretimidir, ülke bu üretim üzerinde yükselir, evrensel merkezlerde yerini alır, güç odağı inşa eder.

Eğer yöneten siyaset akıllı ise bu güçle birlikte yükselir.

Arnold Toynbee, Cumhuriyetin önde gelen düşünür - bilim insanlarından Niyazi Berkes’in özetiyle şöyle der:

“Her medeniyet, ya tabiattan gelen ya cemiyetten gelen bir meydan okuyuşla karşılaşır ve buna karşılık verir. Bu karşılığı veren kuvvet her medeniyette yaratıcı durumda bulunan bir azınlıktır. Yaratıcılığı sayesinde üstünlük durumunda olan azınlık çökmeye başladı mı, medeniyet de içinden çökme belirtileri göstermeye başlar.”

İRAN BİLİM İNSANLARI ÖLDÜRÜLÜYOR

Çağımızın özel durumunu, gelişmiş - zengin ülkelerin, bizim gibi ülkelerin yeteneklerini çalması belirler. Batı’nın yetenek havuzu, bu tür yüz binlerce yetenekle doludur. Üstünlüklerinin önemli bir bileşenini oluşturur bu yetenekler. 

Şüphesiz bu doğal bir şekilde gerçekleşir. Genç yeteneklere ülkesinde asla bulamayacağı olanakları, kendi düşünce ve projelerini gerçekleştirebileceği ortamı sağlar; ailesine, çocuklarına insan gibi yaşayacağı koşulları da.

Şüphesiz, düşman ülke ilan ettiyse vurup öldürür, ülkeyi böler parçalar ve yeteneklerini darmadağın eder. Irak, Suriye vb. bu haldedir. Afganistan dahil.

Dünkü Cumhuriyet’te Dış Haberler servisimiz, İsrail’in, İran’ın baş fizikçisi ve atom projesinin başında olduğu bilinen Profesör Mohsen Fakhrizadeh’i akıllı silahlarla nasıl öldürdüğünün hikâyesini özetledi. Okuyun. 

BAŞKA CİNAYETLER

Orada eksik olan bazı bilgileri de ben tamamlayayım: İsrail, 14 yıl boyunca Mohsen Bey’i öldürmek için senaryolar, planlar üzerinde çalıştı. Mossad, İran’ın nükleer silah üretimini engellemek için 2004’ten beri çalışıyor. İran’ın nükleer yakıt üretimini engellemek için tesislerine yönelik sabotajlar ve siber saldırılar düzenleyip duruyor. 2007’den beri İsrail ajanları, beş İranlı nükleer bilim adamını öldürdü ve bir diğerini yaraladı. İsrail ajanları ayrıca füze geliştirmeden sorumlu bir İranlı generali ve ekibinin 16 üyesini de öldürmüştü.

“İsrail daha önceki suikastlarda çeşitli yöntemler kullanmış, listedeki ilk nükleer bilim adamını 2007’de zehirlemişti. İkinci bilimciyi 2010’da bir motosiklete bağlı uzaktan patlatılan bir bomba ile öldürmüştü (İranlı işbirlikçi yakalanmış ve idam edilmişti).”

YETENEKLERİ YOLCU ETMEYE DEVAM

Dün, Alman Lisesi mezunlarının hepsine yakını Türkiye’den ayrılıyor diye yazmıştım, küçük bir örnek olarak. Bu iktidarın, Türkiye’den beyin göçünün en büyük destekçisi olduğunu belirtelim, ABD - Avrupa’nın zerre özel çabası gerekmiyor, biliyorlar ki kötü yönetimler en büyük destekçileri ve yardımcıları! Su kendi yolunda akıyor!

“Azınlık”taki yetenekleri kaybetmek, ülkeleri uygarlıktan uzaklaştırır, çökertir.

Bu yetenekler üzerindeki baskı, ülkenin yüzde 2’si üzerinde de baskıdır, yeteneklerini köreltir, kaçırtır, susturur; sıradan, bileşik kaplarda vasat insanlar haline dönüştürür.

Bu süreç, ülkelerin de köleleşme sürecidir.


İran ve Mossad... Meraklısına: https://www.nytimes.com/2021/09/18/world/middleeast/iran-nuclear-fakhrizadeh-assassination-israel.html?te=1&nl=morning-briefing:-europe-edition&emc=edit_mbe_20210920 


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları