Nedir diye merak ettim: Adam ‘insan ve toplum’dan!

30 Ocak 2020 Perşembe

Fen Edebiyat Fakültesi İnsan ve Toplum Bilimleri’nde çalışıyor, öğrencilere ders veriyor. Üniversitesi, kendisi hakkında soruşturma açmış, toplumsal tepki üzerine ciddi soruşturma mı yoksa savuşturma kabilinden mi, göreceğiz.

Çocuk yaşta evlenmeye izin verilmediği için Elazığ depremi olmuş. Artık sanırım tüm depremleri buna bağlıyor olsa gerek. Kafayı bozmuş genç yaşta evlenmek konusunda.

Zaten iki resme bakın. Biri parlak delikanlılık döneminden. Üniversitedeki künyesinde bunu kullanıyor hâlâ. Diğeri de bugünkü hali. İnsan yerlere kadar sakal bırakabilir. Bir şey demem. Ammaa, çocuk istismarına çağrı yaptı mı, hele bu uzun sakalla da birleşti mi, araya Allah, Kuran, şeriat, peygamber vb. gibi arka plan çağrışımları, plan ve programı ile de birleştirdi mi, işin rengi değişiyor. Gerçi ne çocuklara musallat olarak Allaaaaah diye bağıran tipler gördük, sakalları uzun değildi!

Kafayı bozmuş mu, yemiş mi...

Hepsi de...

Ama adam içini serbest bırakmış, beynini açmış dışa boşaltmış.

Kim bilir boşaltamadığı daha neler var.

***

Ne demiş?

“Gayretullaha dokunmak edebiyat değildir.

AIDS, Ebola Virüsü...

Avustralya, Çin gayrettullaha dokundu

Maazallah biz de zinayı, livatayı yasallaştırarak, Allah’ın helal kıldığı yaşta evliliği tecavüz sayarak, mutlu yuvaları bozarak gayrettullaha dokunmayalım az kaldı.”

 Kafama takılan bir nokta:

Okumalarına, çalışmalarına, makale başlıklarına baktım, çoğu aslında ilahiyata yakın şeyler. Ama ilahiyat mezunu değil. Toplum ve insan üzerine sözde “uzmanlaşmış”. Ama oradan küçük yaşta çocuklarla evlenme üzerine uzun bir başka bir uzmanlık sıçrayışı yapmış anlaşılan.

***

Adam Fen Edebiyat Fakültesi Toplum ve İnsan bölümünden.

Sanırsınız ki topluma yararlı şeyler üzerinde çalışıyor.

Bu bölümde ne işi var diye soruyorsunuz.

Daha doğrusu üniversitede ne işi var?

***

“Bilimsel başarı” hanesine bakıyorum.

Uluslararası sayılabilecek ama değeri çok çok düşük bir dergide yayımlanmış İngilizce bir makalesini görüyorum. Scopus indeksinde atıf sayısı 1.

O kadar.

Sonra, sağda solda bir dizi hakemsiz dergide yayımlanmış makaleleri göze çarpıyor.

***

Bu tiplerle dolu üniversiteler.

Veriyorlar doktorayı, hayatta başka yapacak bir işi olamayacağı için, üniversitede çörekleniyor.

Bu millet maaşını veriyor...

O da “toplum ve insan” bölümünde pedofili üzerinde kafa yoruyor.


Yazarın Son Yazıları