İki Kraliçe...

03 Mayıs 2013 Cuma

Salı günü dünyanın pek çok hanedan üyesi Hollanda Kraliçesi Beatriks’in (75) kendi isteği ile tahtı, oğlu Prens Villem Aleksander’a (46) devir törenine katıldı. Türkiye’yi müstakbel “Erdoğan Hanedanı” adına, prensi konumundaki Başbakan Yardımcısı Ali Babacan temsil etti…
Bu törenden bir gün önce AKP Genel Başkanı ve Başbakan
Recep Tayyip Erdoğan partisinin bir toplantısında şöyle diyordu:
“Cahiller başkanlığı krallık zannediyor. Başkanlık sisteminde başkan bir kral değil. Bizdeki bazı cahiller, başkanı bir kral olarak takdim etme cüretine girerek yalan söylüyorlar!”
Cumhurbaşkanı
Abdullah Gül, 5 yıl önce 14 Mayıs’ta Ankara’ya ikinci resmi ziyaretinde, İngiltere Kraliçesi 2. Elizabeth onuruna verdiği resmi yemekteki konuşmasında onun halkına söylediği şu sözü anımsatmıştı:
“1957 yılında ifade etmiş olduğunuz şu hususlar, dünyanın her yerinde pek çok lidere hâlâ ilham kaynağı teşkil etmektedir: ‘Size savaş meydanlarında önderlik yapamam. Kanunları ben koymuyorum ve adaletin yerini bulmasını ben temin etmiyorum. Ama yapabileceğim başka bir şey var: Size yüreğimi ve bu yaşlı adalara ve uluslar kardeşliğimizin tüm halklarına olan sadakatimi verebilirim’.
Gördüğünüz gibi bereket cahil bir cumhurbaşkanımız yokmuş ki bu sözü Türk siyasal tribünlerine o gün göndermişti…

\n

***

\n

Hollanda Kraliçesi tahttan özveride bulunmak istediğini salı günkü törende “Bir süre önce, tahttan çekilme kararı almıştım. Size yeni kralınızı sunmaktan mutluyum…” sözleriyle açıkladı.
İlginç olanı, Kraliçe kararını halkından önce, 2007’de Türkiye’ye yaptığı resmi ziyarette Kayseri’nin Kayapınar beldesindeki
“emekli işçilere” açıklamıştı. Bu beldemizden pek çok Türk işçisinin Hollanda’da emekli olduktan sonra Kayapınar’a yerleştiklerini öğrenmişti. Bu nedenle Kayapınar’a özel olarak giderek emekli işçilerle konuşmuştu.
İşçiler Kraliçe’ye
“Emekli olunca bizim gibi Kayseri’ye gelin...” deyince “Belki bir iki yıl içinde olabilir…” diyerek kararını ilk kez Kayapınar’da açıklamıştı.
Tahtta 33 yıldır oturan Kraliçe Beatriks’in törende
“mor elbisesi” ile çekilmesi üzerine Hollanda tahtına 123 yıldır ilk kez bir erkek çıktı. İşin ilginç yanı İngiliz hanedanında “mor” ölümün simgesi kabul ediliyor!
Yeni Kral Villem, Arjantinli göçmen
Maksima ile evli. Üç çocuklarının üçü de kız... Villem’e bir şey olursa, yerine yine bir kadın tahta çıkacak. Tören günü 10 yaşına basan büyük kızları Amalia “veliaht prenses” oldu.
Kral Villem su yönetim mühendisi... Bira düşkünü olduğu için
“Pilsen” birasından esinlenen halk, söyleşilerinde ondan “Prens Pils” diye söz ediyor. Önümüzdeki günlerde Türkiye’de içki reklamı yasağı başlayınca “Efes Pilsen” üreticilerine bir önerim var. Reklamlarda biradan söz edemeyecekleri için Kral Villem ya da Prens Pils’in resimlerini kullansınlar!

\n

***

\n

Törende İngiltere’yi emeklilik yaşına ulaşan Veliaht Prens Charles Philip Arthur George (65) temsil etti. Prens ile 1 Temmuz 1969’da Cardiff’te “Galler Prensi” olarak taç giydiğinin ertesi günü Bristol’de tanışmıştım. Bir elini Napolyon gibi ceketinin içine koyması, dudağını ısıran tiki dikkatimi çekmişti. O gün çektiğim fotoğraflardan birinde bu gözlemimi görebilirsiniz.
Hollanda’daki törende Charles, annesinin kraliçeliği ve kendisinin krallığı konusunda acaba neler düşünmüştür? Kraliçe
Elizabeth Alexandra Mary’nin, (kısaca 2. Elizabeth) 87. yaşı 21 Nisan’da, geçen yıl ise tahta çıkışının 60. yıldönümü görkemli törenlerle kutlanmıştı. Anlaşılan 2. Elizabeth’in, Kraliçe Beatriks gibi tahtı bırakmaya pek niyeti yok!
İngiliz Kraliçesi’ni 1971’de Ankara’ya yaptığı ilk resmi ziyarette tanımıştım. Arkadaşım
Ümit Gürtuna ile bu ziyareti Ankara havaalanından başlayıp İstanbul’da Yeşilköy’den ayrılışına kadar izlemiştik.
İzmir’de Efes’i gezdikten sonra İngiliz savaş gemileri eşliğinde Britannia yatı ile Gelibolu’na giden İngiliz Kraliçesi, Çanakkale Savaşı’nda ölenlerin mezarlarını ziyaret etmiş, aynı yatla İstanbul’a geçmişti. Biz gazeteciler de bir otobüsle bu yolculukları karadan yapmıştık.
İstanbul’da Kraliçe’nin Konsolosluk binasında verdiği danslı davete bizi de çağırmışlardı. Ama biz Ankaralı genç gazeteciler, yolun verdiği yorgunluk nedeniyle konsolosluk yakınındaki Çiçek Pasajı’nda kafa çekmeyi yeğlemiştik.
Oysa İngiliz Basın Ataşesi
John Hyde, fellek fellek beni ararmış. Meğerse davette ilk açılış dansını, kısaca Prenses Anne (62) olarak bilinen Anne Elisabeth Alice Mountbatten-Windsor ile benim yapmam uygun görülmüş.
O gezide, bu resmi ziyaretten 10 yıl önce kraliçenin Ankara’ya gizlice geldiğini de öğrenmiştik. Kraliçe, Ankara’da dönemin Cumhurbaşkanı
Cemal Gürsel ile konuşup Adnan Menderes ve arkadaşlarının idam edilmemesini önermişti.
At meraklısı Kraliçe ilk resmi ziyaretinde Hipodrom’da at yarışlarını izlemişti. Londra’ya döndükten sonra bir haberi atladığımızı öğrendik! Kraliçenin çeşitli resimlerinde kolunda bir çanta görülür. Çanta şifreliymiş! Elbette İngiltere’nin atomik sırlarının şifresi değil… Gittiği yerde canı sıkıldığında, çantayı öteki koluna takınca yardımcıları kraliçenin oradan ayrılmak istediğini anlar, gerekeni yaparlarmış!
Topkapı Sarayı’nda
“Harem Dairesi’ni” ziyaretinde kendisini karşılayan mehter takımının yeniçerileri arasında çektiğim bir fotoğrafı yabancı haber ajansları dünyaya yaymışlardı.

\n

Yazarın Son Yazıları

Bir ‘Müjdeye’ Doğru! 21 Ağustos 2020
İtiraflar... 18 Ağustos 2020
“Toparlanma sinyalleri!” 14 Ağustos 2020
Ayasofya (17)… 7 Ağustos 2020
Ayasofya (16)… 4 Ağustos 2020
Ayasofya (15)... 31 Temmuz 2020
Anayasa (14)… 28 Temmuz 2020
Ayasofya (13)... 24 Temmuz 2020
Ayasofya (12)... 21 Temmuz 2020
Ayasofya (11)… 17 Temmuz 2020
Ayasofya (10)… 14 Temmuz 2020
Ayasofya (9)… 10 Temmuz 2020
Ayasofya 8... 7 Temmuz 2020
Ayasofya 7... 3 Temmuz 2020