Güney Koreli bir işadamı ile yapılan ve bir dergide yayımlanan söyleşide, başarılı işadamı en önemli sorunu nitelikli insan yetiştirme olarak görüyordu. Bu yargı benim yaşam boyunca edindiğim izlenimlerle, deneyimlerimle örtüşüyordu. Ekonomik, toplumsal kalkınma, yaşam kalitesinin yükselmesi, gerçek demokratik bir düzen kurulması, her alanda başarı kazanmak istiyorsak, gerekli öncelikli koşul nitelikli insan yetiştirmektir.
Güney Kore, aldığı sonuçlara bakıldığında, bu bağlamda bizden daha başarılı gözüküyor. Yirmi beş yıl kadar önce Seul’a gittiğimde, Güney Kore bende doğal kaynakları sınırlı, çorak bir ülke izlenimi bırakmıştı. İkinci Dünya Savaşı sonrası belleğimde yanlış kalmadıysa Kore’nin kişi başına ulusal geliri 60 ABD Doları düzeyinde idi. 1950’li yılların ortalarında bir de iç savaş geçirmiş olmasına karşın Güney Kore, günümüzde evrensel tanınmış markaları, dünya ticaretindeki payı ile dünya ekonomisinin önemli aktörlerinden biri.
Ülkemizin konumuna bakıldığında, Türkiye olumlu olarak nitelendirilebilecek tüm ölçütlere (kriterlere) bakıldığında dünya sıralamasındaki yeri, ya ortalamanın altında ya da son sıralarda; kişi başına gelir, yaşam kalitesi, basın özgürlüğü, kadınların ekonomik ve politik yaşamdaki yeri, yenilikçilik (inovasyon), eğitim kalitesi, temiz, sürdürülebilir enerjiden yararlanma gibi ölçütlerde sıralamadaki yerimiz, içler acısı. Buna karşı olumsuz ölçütlerde, örneğin ekonomide kayıt dışılık, yolsuzluk, cari işlemler açığının boyutu, ekonomik açıdan riskli ülke olma, gelir dağılımı bozukluğu, hapishanede gazeteci sayısı gibi ölçütlere göre de en üst sıralarda yer alıyor.
Ülkeler arasında fark yaratan etken ne? Sadece insan kalitesi. Ülkelerin nitelikli insan yetersizliğini sorun olarak görüp, nitelikli insan yetiştirmeye odaklanmaları boşuna değil. Bizim böyle bir çabamız olmadığı gibi, nitelikli insanları dışlamanın, elemine etmenin yollarını arıyor ve buluyoruz. Türkiye’de etnik, dini farklılıklara göre değil, nitelikli insanlara yönelik negatif ayrımcılık yapılır.
Nitelikli insanın yeterli bilgisi, özgüveni, özsaygısı vardır. Toplumsal yararı gözetir, sözünü, düşüncelerini saklamayacak, esirgemeyecek kadar medeni cesaret sahibidir. Yalakalığı, çanak yalayıcılığı, insan onuruna yakıştırmaz; bu tür davranışlara tevessül etmez, başvurmaz. Kişilerin liyakatleri, erdemleri, artamları ile toplumda belli orunlara gelmesini, sıfatlar taşımasını savunur, buna özen gösterir.
Kişiler, nitelikleriyle belli orunlara gelmeli, sıfatlar almalıdır. Kişi, bulunduğu mevkiye, taşıdığı sıfata değer katmalıdır. Yoksa oturduğu koltuktan, verilmiş, hak edilmemiş sıfatlardan güç almamalıdır.
Ülkede nitelikli insan yetiştirmek bir yana, nitelikli olduğu düşünülen, görülen kişiler de bir şekilde dışlanmakta, tasfiyeye çalışılmaktadır. Tersine ülkede ayırım, kötünün iyiyi dışlaması süreci yaşanmaktadır. Bu sürecin de en azından üç nedeni vardır. Nitelikli insan kişiliklidir, evet efendimci değildir. Yalakalık yapmaz. Düşünce ve görüşlerini yazar ve savunur. Olaylara daha çok kişisel çıkar açısından bakanlar için bu tür kişilikli davranışlar hoş karşılanmaz, çıkarları, beklentileri açısından bir tehlike olarak görülür. İkincisi, nitelikli kişilerin davranışlarının, güdülmeye çalışılan kesimler için bir örnek oluşturmasından korkulur, kaygısına kapılınır. Diğer bir neden de nitelikli kişi karşısında duyulan eziklik, aşağılık kompleksidir.
Türkiye nitelikli birey yetiştiremezse, nitelikli olanları da bir şekilde öğütürse, özür dilerim, günümüzdeki konumundan daha iyi yerlere de gelemez.
Nitelikli İnsan Yetiştirmek
Yazarın Son Yazıları
Sorunlar, neden/nedenlerine doğru tanı konarak, nedenler ortadan kaldırılarak çözülür.
Teknik bilgim olmadığı için F-35, S-400’ler dahil ülkenin savunması ve dış politikasıyla ilgili sorular düğümleniyor.
Her yeni yıla girerken yılın mutlu, başarılı olması istenir, ümitle girilir.
İlke, bir alanda olayı tanımlayan temel kural, önerme, prensiptir.
Terör, bir iktidarı, bir gücü zorla kabul ettirmek amacıyla sistemli şekilde şiddet kullanma, yıldırma, korkutma, tedhiştir.
Enflasyon, en yalın tanımıyla arztalep dengesizliği nedeniyle fiyatların yükselme sürecidir.
Kuvayı Milliye, Milli Mücadele, bağımsızlık savaşımıyla eşanlı din motifli dış destekli karşı hareket başlamıştır.
Sosyal demorasi, halkın katılımıyla sosyal refahı, gönenci ençoklama; halkın egemenliği, özgürleşmesi amaçlı siyasal düzendir.
Kolonyalizm, sömürgecilik bir devletin kendi sınırları dışındaki ülkeler üzerinde hegemonya, egemenlik kurarak ideolojik, kültürel, siyasal, ekonomik baskılarla siyasal, ekonomik çıkar sağlamasıdır.
Ödemeler dengesinde “net hata noksan” kalemi...
Başlık Halkın Haberi renkli sunucusu Ekrem Açıkel’den esinleme; ama fikir Montaigne “Halk doğru olan çok şeyi bilmemeli; yanlış olan çok şeye inanmalıdır”.
Korku kültürü, bireyin; özgüvenini yitirmesine, söyleneni yapmasına, özgürce seçimini önlemeye, özsaygısından yoksunlaştırmaya, değersizleştirilmesine yöneliktir.
Trump’ın büyükelçi Barrack’a “Erdoğan’a meşruiyet verelim” talimatı, meşruiyet tartışmasına yol açtı.
Bilgilendirmede amaç, kamuoyunu aydınlatma, bilgi eksikliğini, oluşan veya oluşturulmak istenen bilgi kirliliğini gidermektir.
İttifak, tek taraflı irade beyanı ile gerçekleşmez.
Planlı kalkınma
Önerilerde bulunurken geçmişte yaşanan olaylardan, deneyimlerden ders alarak gelecekte olabilecek kötü gelişmelerden kaçınmak, uyarıda bulunmak gerekir.
Planlanan, vaat edilen büyük işlerden, söylemlerdense yapılan ufak işler daha yararlıdır.
Çözüm için soruna doğru tanı koymak, amacı belirlemek, süreci amaç doğrultusunda ilerletmek gerekir.
Ekonomi politikasının ana amaçlarından biri de gelirin yeniden dağılımı, dağılımın eşitlikçi yöne evrilmesidir.
Barışçıl, eşitlikçi, gönenç düzeyi yüksek, doğası, çevresi korunmuş bir kürede yaşamak olanaklı ve hedeflenmiş iken savaşların sürdüğü, yoksulluğun, açlığın yaygınlaştığı, haksızlığın arttığı çevrenin, doğanın sürekli kirletildiği, ortalama yaşam kalitesinin düştüğü bir kürede yaşıyoruz.
Barışçıl, güvenli, insan kaynağı gelişmiş, eşitlikçi, çevre ve doğal kaynakları korunmuş bir dünya hedeflenirken iklim krizine girmiş, çevresi, doğası giderek kirlenen, açlığın, yoksulluğun yaygın olduğu, eşitsizliğin, şiddetin arttığı, kuralsız, düzensiz, güvenli olmayan bir dünyada yaşıyoruz.
Birleşmiş Milletler’e üye ülkeler, 2000 yılında yeni girilen döneme ilişkin sürdürülebilir kalkınma hedeflerini kabul ettiler.
CHP’li olabilmek, CHP etiketi taşımayı değil, etik değerlere, niteliklere sahip olmayı gerektirir.
Ülkede barış, terörsüz Türkiye mottosu ile de bezenmiş bir BOP (GOP) kurgusu sahneleniyor.
Kolonyalizm, sömürgecilik döneminde kolonilerde başat sömürgeci güçlerle işbirliği yapan...
2018 cumhurbaşkanlığı seçiminde, yine parti örgütünün onayı olmadan, Muharrem İnce, Kılıçdaroğlu tarafından biraz da gayri ciddi şekilde kürsüye çağrılarak resen aday ilan edilmiş; İnce seçimde genel merkez tarafından desteklenmediği yakınmasıyla partiden ayrılmıştır.
Ekonomi politikasının başarısı tartışmalarında başarısızlık kanıtı cari işlem açığı.
ABD’nin BOP (GOP) kapsamında Irak ve Suriye’yi hallettikten sonra güncel olarak İran, ardından da sıranın Türkiye’ye geleceği yorumları yapılıyor.
Ekonomik kalkınma, büyüme konusuna odaklanıldığında ağırlıklı olarak yatırım, sermaye birikimi, finansman, teknoloji gündeme getirilir.
Klasik iktisat öğretisinde faiz etkili araçtır...
Bir ekonominin kalkınma aşamasına geçmeden önce gayri safi yurtiçi ve milli hasılasının (GDP-GNP) artması gerekir.
PKK’nin karalama, itham, yol gösterme, övünme ile dolu bildirgesi veya memorandumu; devletin egemen karakteri, bağımsız üniter, ulusal yapısı, Türkiye devletini uluslararası olarak tanıyan Lozan Antlaşması konularında tartışmalara yol açtı.
TC Merkez Bankası’nın brüt, net rezervi arttı, eksildi bilgisinden çok, merkez bankaları niçin rezerv bulundururlar, rezerv yeterliliğinin ölçütleri nelerdir, rezerv nasıl değerlendirilmeli, kullanılmalıdır sorularının yanıtları bilgilendirmede yararlı olur.
Sözcükler büyülüdür. Etki altına alır, belirli somut bir amaca yönlendirir, umuda kaptırır. “Barış” da büyülü bir sözcüktür.
İktisatta irdelenmeyen, bulgularla da kanıtlanmayan bir inanç, has, dogma da yabancı sermaye yatırımıdır. Yabancı sermaye yatırımı bir “panacea”, her derde deva olarak önerilir. Yabancı sermaye gelecek, üretim, istihdam artacak, enflasyon hız kesecek, döviz, teknoloji, yönetim deneyimi girişi olarak kriz sonlanacak.
Olaylar ve anılar
Faşizan hukuk düzeni
Türkiye’nin temelinin atıldığı gün
Gelir dağılımı ekonomik kalkınma