Güvenlik operasyonuna Meclis iradesi gerek..

25 Temmuz 2015 Cumartesi

Dünün sabahına güvenlik operasyonlarının gelişmeleri ile uyandık.. Gün gün, saat saat yaşanan gelişmelerin, kanlı terör eylemlerinin boyutları, bilgilendirilmelerinin akışına bakıldığında.. IŞİD’e sınırlarımızın içinden Suriye topraklarında havadan bombardıman da olmak üzere, yurtiçinde çok sayıda merkezde eşzamanlı yürütülen, istihbarat ve suç eylemleri ile de bağlantılı IŞİD ve PKK operasyonlarının “tehdit ve güvenlik..” odaklı gerekçelendirilmelerine dünyadan ya da ülkemiz içinden, “haksız, hukuksuzluk..” boyutlarında aykırı seslerin yükseltilmesi zor görünüyordu.. Eşzamanlı operasyonlara ilk eleştiriler de, en çok Hükümetin, terör örgütlenmelerine karşı önlem almada gecikmesi, en çok da IŞİD’in yükselişi, var oluşuna dolaylı katkısı odaklı öne çıktı..
Operasyonların sorgulanması, ABD ile varılan uzlaşmaların çerçeveleri, sınırın öte yakasındaki iç savaşların kaosuna hangi ölçeklerde çekilebileceğimizin tehditleri, ya da korunabileceğimizin algıları üzerindendi.. Kuşkusuz operasyonlar öncesi yaşanan sıcak terör eylemleri ile hızla savaşın bataklığına çekilme sorumluluğunu, seçim sonrası görev süresi uzatılmış Davutoğlu Hükümetine yüklemek vicdan terazisine uymaz.. Ancak seçim sonuçlarından hoşnut olmayan, başkanlık sistemine geçiş hevesleri kursağında kalmış AKP ve liderlik arayışlarının seçmen iradesine uyularak uzun soluklu işlev yapacak koalisyon iktidarlarına gönüllü olmadığı gerçeği de ortada.. Daha seçim süreci aşamasında, liderlik ağırlıklı siyasetin, savaş, terör tehdidi, bataklığa çekilme olasılığının ağırlığında, gerilim stratejisinin seçildiğini, çatışmacılığı kullanıp durduklarının da yadsınması olanağı yok. Seçim sonrasında ise açık açık aynı gerekçelendirmelerin, tehditlerin dozu artırılarak, koalisyonların çözüm üretemeyeceği kampanyası öne çıkarılmıştı; Seçim yenileme stratejisine geçiş arayışlarında sınırlarımızı yalayıp duran savaş tehdidinin kullanılması, gerekirse sınırlı çatışmalara çanak tutulması stratejilerinden yararlanılması senaryolarını sağır sultanlar bile duymuştu..

***

Şimdi öye ya da böyle bir seçim sonuçlarına dayalı yeni Hükümetin kurulması süreçleri rahvan yürütülürken, çok hızlı gündeme giren terör eylemleri, vahşet boyutları ile zorunlu gelinen noktada, gelişmeleri nasıl okuyabileceğiz? Suruç’taki IŞİD tetikçiliği ortada kanlı katliamı, vahşetin ya da PKK gençlik örgütlenmesinin üstlendiği evlerde, uykuda intikam infazlarının zamanlamalarında, geçici görev yapan eski Hükümetin yönetimde olmasından, olsa olsa terör örgütlenmeleri ya da başka zaaf arayan güçlerin hesaplarından söz edilebilir.
Koskoca Türkiye Cumhuriyeti’nin güvenliğinin korunmasında, daha önceki var olmuş devletlerinin de birikimleri ile yerleşik güç ve geleneklerin, birikimlerin hafife alınması da gerekmiyor.. Yaşanan tehdit boyutları, gelişmelerle doğru orantılı, güvenlik operasyonlarının, ilgili kurumların tümünün katkıları, organlarının kararlarının bileşkesinde, haklı gerekçelendirmelere oturtulmuş güvenlik operasyonları adımlarının atılmakta olduğuna inanmak, güvenmek isteriz.. Çok önemli bir gerçekliğin altını çizmek, atlamamak koşulu ile..
Cumhurbaşkanlığı ve geçici görev yapan Hükümetin iradesi ile belirlenmiş algısının derhal, acil, olabilecek en kısa süreç içinde ortadan kaldırılması koşulu ile.. Seçim sonuçlarıyla halkın iradesi Meclis’te olduğuna göre, acil ilk adım bu kadar yaşamsal kararlar için yeni Meclis iradesinin alınması, ortaya konmasıdır. Meclis iradesi, bu ülkenin hukuk devleti düzeni, demokrasisinin, devlet devamlılığı, gücünün tek aracı olmalıdır.. Demokratik devlet düzenlerinde aksi düşünülemez ki..


Yazarın Son Yazıları

Öğretmen öğretir 24 Kasım 2020
Deprem.. 31 Ekim 2020