Nefret suçları

Nefret suçları

22.06.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Hiç unutmadım. 80’lerde 12 Eylül faşist darbeden sonraydı. Korsıka’da Akdeniz Film Festivali, Maria Farandouri ve Zülfü Livaneli konseriyle açılacaktı. İlkinin adı söylendiğinde koca salonda alkış kıyamet. “Türkiye’den Zülfü” dendiğinde yer gök “Faşist Türkiye” diye inlemeye başladı. Ben oradaydım; yer yarılsa da yok olsam diye duaya başladım. “Faşist Türkiye” temposu dinmedi. Zülfü, yüzünde gülümsemesi, eliyle “Bir dakika” (One minute) işareti yaptı. Ve sakin sakin, güzel güzel hükümetlerin faşist olabileceğini ama bu, o milletin topyekûn, tüm bireylerinin pis faşist demek olmadığını anlattı. Konuşmanın sonunda aynı salon “Bravo Zülfü! Yaşasın Türkiye” diye haykırıyordu.

Bu olaydan kısa bir süre sonraydı. Joan Baez’le tanıştığımda bana ilk söylediği şey, “Türkiye’den çok davet alıyorum ama yeni faşist bir darbe yaşadınız ondan cevap bile vermiyorum” demek oldu. Zülfü’den öğrendiğim gibi ben de güzel güzel ona anlattım. O da anladı. Bir üç beş, defalarca Türkiye’ye gelip konser vermekle kalmadı, üstelik kankam oldu.

BU NE ÇELİŞKİDİR

Daha yakın tarihe gelelim: 2023 yılındaydı. Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırıları üzerine muhteşem bir Rus şefin Valery Gergiev’in ve nice Rus sanatçının Avrupa ve Amerika’daki konserleri iptal edildi, görevlerine son verildi. Avrupa’nın birçok üniversitesinden Rus öğrencilerin kayıtları silindi. Kimi ülke Dostoyevski’yi yasakladı.

İşte tam o günlerde Cumhurbaşkanı Erdoğan yaptırımları eleştirdi ve şöyle seslendi:

“Ukrayna’nın sahipsiz bırakılması gibi Rus halkına, edebiyatına, öğrencilerine, sanatçılarına yönelik cadı avını andıran uygulamaları da kabul etmiyoruz.”

Geçen günlerde aynı cumhurbaşkanın başdanışmanı Oktay Saral, X’te “Ülkemde Siyonist istemiyorum” diye başlayan ve yanlış bilgilerle dolu bir paylaşımla Kültür Bakanlığı’na ve İKSV’nin festivaldeki bir konserini yasaklama çağrısı yapıyordu.

Bunun üzerine bir güruh trol, tehditler, küfürler savurmaya başladı. Sonunda İsrailli piyanist David Greilsammer’ın şefi olduğu Geneva Camerata “Revolta” konseri Beşiktaş Kaymakamlığı tarafından “güvenlik önlemleri nedeniyle” son anda iptal edildi.

UTANÇ VERİCİ

Neymiş? Şef Kudüs’te doğmuş, askerliğini orada yapmış. Saral’ın iddiasına göre zaten besteci de Siyonistmiş. Tümü yanlış! Söz konusu besteci Jonathan Keren, Şostakoviç’in 5. Senfoni’sinin oda orkestrası için düzenlemesini yapmış ve Türkiye’ye bile gelmemişti. Şef David Greilsammer, Kudüs’te doğmuş, çocuk yaştan beri ancak ABD’de ve Avrupa’da yaşamış bir müzisyen. (Bunları yazmaya bile utanıyorum.)

Beyler ayıptır utanç vericidir! İsrail politikasını, uygulamalarını lanetleyin, tamam. Ama İsrail’de bu politikaya karşı olanları bilmez misiniz? Tıpkı İran’da molla rejimine karşı olanlar, ABD de Trump’ın yönetimine karşı olanlar, Türkiye’de sizin yönetiminize biat etmeyenler olduğunu bilmez misiniz?

Daha önce İsrailli sanatçı Yasmin Levy’nin konserleri de aynı güruhların baskısı üzerine hem İstanbul hem Ankara’da iptal edilmişti! Beyler nefret suçu işliyorsunuz! Her birey hükümetin sözcüsü temsilcisi değildir. Hele sanatçılar hiç değildir!

Yarın öbür gün dünya sahnelerinde bir Fazıl Say’ın, bir Can Çakmur’un konserleri “Türkiye’de adalet yok”, “Türkiye Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına uymuyor” diye yasaklanırsa acaba ne yaparsınız?

İsrail’in lanet olası savaş politikasının en büyük silah tedarikçisi, ABD, Kanada, Almanya, İtalya ve İngiltere’dir. Sıkıysa onları da yasaklayın!

Yazarın Son Yazıları

Vicdan biraz vicdan

Ey siyaset!

Devamını Oku
05.03.2026
Laiklik için iktidara teşekkür (!)

Gerek Erdoğan’a ve Bahçeli’ye, gerek okuduğunu anlayamayan, kin, nefret dolu duygularla sürüye katılanlara hepimiz sonsuz teşekkür borçluyuz.

Devamını Oku
01.03.2026
İzninizle

Geçen yıl yine tam şu sıralarda bu köşede “80 Yaşım Merhaba” diye bir yazı yazmıştım!

Devamını Oku
15.02.2026
Faşizm ne demek?

İnternete girin...

Devamını Oku
12.02.2026
Rezillikler ve anmalar arasında...

Yine aynı şey oldu.

Devamını Oku
08.02.2026
Deprem

“6 Şubat” bir sayı, bir istatistik değildir; bir hafıza yarasıdır.

Devamını Oku
05.02.2026
24 Ocak-31 Ocak haftası

Bugün 1 Şubat. Abdi İpekçi’nin öldürüldüğü gün.

Devamını Oku
01.02.2026
Refik Durbaş’la sohbet

Birkaç gündür, benim canım arkadaşım ve ülkemdeki şiir tutkunlarının sevgilisi, aşkı, hayran olduğu şair Refik Durbaş’la sohbet ediyorum.

Devamını Oku
29.01.2026
Sahne, hayatın metaforuydu: ‘Bindik bir alamete’

Hak hukuk ve adaletin yok sayıldığı, dünya diktatörlerinin aklımızla oynadığı, her an düş kırıklıkları, vahşet, ölümlerle sarmalandığımız; yalanın, riyakârlığın, iftiraların, örgütlü kötülüğün egemen olup vicdanı yok ettiği bir dünyada yaşıyoruz.

Devamını Oku
25.01.2026
Tan Sağtürk... Bir yıldönümü... PEN...

Geçen hafta içinde Tan Sağtürk’ün “görevden alındığı” haberi Resmi Gazete’de yayımlanınca herkes gibi ben de çok üzüldüm.

Devamını Oku
22.01.2026
Hepimiz buradayız! Hepimiz yanındayız!

Ne müthiş bir ülke burası!

Devamını Oku
18.01.2026
‘Folia’-Doğa ve biz

“Folia” Japonya’dan Güney Afrika’ya uzanan geniş bir coğrafyadan 100 kadar sanatçıyı ve 300 kadar eseri bir araya getiren serginin adı.

Devamını Oku
15.01.2026
Bahar hâlâ isyancı!

11 Ocak 1995.

Devamını Oku
11.01.2026
Şaşırdık mı?

Günlerdir, bütün dünya gibi Türkiye de Venezüella ve Maduro ile yatıp kalkıyor.

Devamını Oku
08.01.2026
Şiir aşk gibidir

“Şiir aşk gibidir, zorla yazılmaz.

Devamını Oku
04.01.2026
2025 öldü, yaşasın 2026!

Filmlerde görürüz ya: “Kral öldü! Yaşasın kral”, “Padişah öldü yaşasın padişahımız!”. Şöyle bir haykırsam diye özenmişimdir ama bir türlü nasip olmadı.

Devamını Oku
01.01.2026
Umudu savunma sanatı

Bugün 2025’in son pazar günü.

Devamını Oku
28.12.2025
Eskişehir-İstanbul seferi...

En tehlikeli yanı: Faşizm sıradanlaşmak, gündelik hayatın bir parçası olmak ister. Adaletsizliği “olağan”, eşitsizliği “kader”, baskıyı “gereklilik” diye sunar.

Devamını Oku
25.12.2025
Hayal kurmaktan vazgeçmeyin...

Sahnede bir adam var.

Devamını Oku
21.12.2025
Yaşasın Tüyap Kitap Fuarı

Korkunç yoğun bir trafikte iki saat gitmeyi ve iki saat de dönmeyi göze alırsanız orada bulunduğunuz sürece müthiş keyiflenir ve “Yaşasın Tüyap Kitap Fuarı” diye haykırabilirsiniz.

Devamını Oku
18.12.2025
Işığı hiç sönmeyecek

O, Nermin Abadan Unat. Neden mi ona minnet borcumuz var?

Devamını Oku
14.12.2025
Roman gibi

Sabiha Sertel (1895-1968) ve Zekeriya Sertel (1890-1980). Osmanlı’nın sonu, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş yıllarında duygu ve düşünce dünyamıza sonsuz katkılarda bulunmuş bu iki önemli ismi bu ülkede yaşayan herkesin, hele hele gazeteciliği meslek edinmiş her insanın çok yakından bilmesi gerekir.

Devamını Oku
11.12.2025
Aşkla ölüm arası

O kadar güzeldi ki tadı damağımda kalmıştı.

Devamını Oku
07.12.2025
Yok etmek/Yaratıcılık

Bir yanımda yaratıcılık, bir yanımda yok edicilik. İkisi de çekiştirip duruyor iki kolumdan.

Devamını Oku
04.12.2025
Tiyatro hazinemize yolculuk...

Duvardaki dev afişten fırlayıp kucaklaşacakmışız gibi bana bakan genç kadın, Suna Pekuysal.

Devamını Oku
30.11.2025
Hukuk bitti

Dünkü gazetemizde, “Korkma Biz Kadınız!” başlığını görmek çok hoşuma gitti.

Devamını Oku
27.11.2025
Çocuklar için...

Çocuklarımız için neler neler yapmayız ki...

Devamını Oku
23.11.2025
Grup Yorum’dan mektup var

Ülkemin hapishaneler coğrafyasından sık sık mektup gelir.

Devamını Oku
20.11.2025
BACH, Diyarbakır'da...

Neredeyse 30 yıldır Hakan Erdoğan Prodüksiyon “Bach İstanbul’da” başlığıyla klasik müzik konserleri düzenler.

Devamını Oku
16.11.2025
Oktay Ekinci kitabı

Oktay Ekinci... Bu isim Cumhuriyet okurlarının hiç ama hiç yabancısı değil.

Devamını Oku
13.11.2025
Paris’ten Diyarbakır’a

Paris ve sonbahar.

Devamını Oku
09.11.2025
Her daim muhalif

“Ve sonunda Joan Baez hastalığı yendi, sağlığına kavuştu!”

Devamını Oku
06.11.2025
Susmak onaylamaktır

“Hava kurşun gibi ağır/ Bağır bağır bağırıyorum/ Koşun. Kurşun eritmeye çağırıyorum...”

Devamını Oku
02.11.2025
Küllerden doğan ışık

Cumhuriyetin 102. yıldönümünü dün kutladık.

Devamını Oku
30.10.2025
Bodrum Cup: Kuşaktan kuşağa ileri!

Ege’nin ortasında bir sabah...

Devamını Oku
26.10.2025
Tiyatro sorgulamaktır

Daha 29. Uluslararası İstanbul Festivali başlamamıştı.

Devamını Oku
23.10.2025
Filler ve Karıncalar

Prag Tiyatro Festivali’nden ayağımın tozuyla dönüp tüm gördüklerimi sizinle paylaşmaya hazırlanıyordum ki sevgili arkadaşım Genco Erkal’ın sesi kulağımın dibinde bitiverdi: “Çekya’yı bırak önce Cihangir’e bak!”

Devamını Oku
19.10.2025
Prag’dan sevgiler

Sevgili okurlar Prag’dayım.

Devamını Oku
16.10.2025
Jandarmalı-jandarmasız günler

Sabah 6.30’da kapı tekmeleniyor. Jandarma içeri dalıyor.

Devamını Oku
12.10.2025
Tiyatro ve siyaset

Bu yazının başlığı “Afife Jale Ödül Töreni’nin düşündürdükleri” olacaktı.

Devamını Oku
09.10.2025