İktidar hesaplaşmasına yolsuzluk bahanesi
Barış Terkoğlu
Son Köşe Yazıları

İktidar hesaplaşmasına yolsuzluk bahanesi

16.01.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Tilki kümeste iyilik hikayeleri anlatıyor. Kimse inanmıyor diye şaşkın.

AKP’nin 12 büyükşehir, 12 il, 356 ilçe belediyesi var. MHP’nin 8 il 122 ilçesi. Basit bir soru: Bir savcı iktidarın bir belediyesine sabaha karşı operasyon yapsa… Başkanın evine girip ortalığı dağıtsa… İddialar AKP-MHP’yi eleştiren medyaya sızdırılsa… Ne olur? Yanıtı zor değil. Savcının darbe yaptığı ilan edilir. Önce el çektirilir, ardından meslekten atılır. Sonunda kendini hapiste bulur.

Herkesin bildiği bu basit gerçek nedeniyle aslında hiçbir zaman yolsuzluk operasyonu yapılmıyor. Doğru ya da yanlış; yolsuzluk operasyonu, iktidarın muhalefete siyasi müdahalesinin kılıfı oluyor. Bölünmüş toplum da politik duruşuna göre tavır alıyor. Haliyle hiçbir operasyon, öfke ve gerilim dışında sonuç üretmiyor.

VAKIFLARA VERİLEN BİNALAR

Pazartesi günü İmamoğlu, o soruyu soruyordu:

"İstanbul'da 25 yıl İBB'yi yöneten ve onlarca yolsuzluğunu kamuyu zarara uğrattığını belgeli halde ortaya çıkarttığımız sorumlulara operasyon düzenlendiğini gördünüz mü?"

Dinleyince merak ettim. Acaba yeni yönetim, İBB’yi çeyrek asır yöneten Erdoğancı idare ile hesaplaşmaya kalktığında neler oldu? Dosyaları savcılığa götürdüğünde hangi muameleyle karşılaştı?

İLKİNDEN BAŞLAYALIM…

Basında okudunuz. AKP Milletvekilleri Ravza Kavakçı Kan ile Fatma Betül Sayan’ın ve AKP eski İl Kadın Kolları Başkanı Rabia İlhan Kalender’in de aralarında olduğu 34 "özel seçilmiş" kişi yurtdışında yüksek lisans-doktora yapmış, İBB şirketlerinin bütçesinde bu isimlere binlerce dolar burs verilmişti. İşte İBB müfettişleri İGDAŞ, Kültür AŞ, İsfalt AŞ, İsbak AŞ, Ulaşım AŞ, İstaç AŞ, Kiptaş Ve Belbim AŞ hesaplarını incelemişler. Milyonlarca kamu zararı tespit etmişler. Rapor haline getirip Cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunmuşlar.

Belediye olur da vakıf olmaz mı?

İkinci dosyada, Kiptaş, AKP döneminde, Ensar Vakfı’na Başakşehir’de bir binayı 49 yıllığına tahsis etmiş. Temsili bir kira üzerinden anlaşma yapılmış. Sözleşmede kritik bir şart konmuş: Öğrencilerden ücret alınmayacak. Gelgelelim, vakfın ücret aldığı yeni tespit edilmiş. Müfettişler, suç duyurusu dilekçesi hazırlamış, savcılığa vermiş.

Üçüncü hikayede adres yine Başakşehir. Şirket yine Kiptaş. 2015 yılında yaptığı okul ve yurt binasını, 25 yıllığına İlim Yayma Cemiyeti’ne bedelsiz vermiş. Müfettişler dosya haline getirip savcılığa götürmüş.

Dördüncü de tanıdık. Beyoğlu’ndaki tarihi Okçular Tekkesi arazisindeki binalar Kiptaş tarafından inşa edilmiş. 2010 yılındaki döviz kuruyla 13 milyon dolar harcanmış. Kiptaş’ın zararını müfettişler hesaplamış. Savcılığa suç duyurusunda bulunmuş.

UCUZA GİDEN DAİRELER

Beşinci dosya, Yenikapı Meydan düzenlemesiyle ilgili. 1. Etap ihalesini alan şirketin usulsüzlük yaparak İSTAÇ’a eksik para ödediği ortaya çıkarılmış. O günün hesabıyla 11 milyon 944 bin 606 lira zarar tespit edilmiş. Savcılığa şikayetçi olunmuş.

Altıncıdaki hikaye 2015’e dayanıyor. Belediye, bir şirkete kat karşılığı proje satışı (Locamahal) yapmış. Belediyenin payına düşen gayrimenkuller değerinin çok altında satılmış. Zarar tespit edilince müfettişler yine savcılığın yolunu tutmuş.

Yedinci İSBAK’taki İTaksi yolsuzluğu. 1 Haziran 2018’de, ihale edilen “araç içi kamera ve bilgisayar sistemi alım” işi adeta adrese teslim yapılmış. Bunun için teknik şartname değiştirilmiş. Rapora göre, 57 milyon lira hesaplanan iş 65 milyona ihale edilmiş. Dosya, savcılığa teslim edilmiş.

Sekizincinin konusu Mega Venezia Konutları’ndaki daire. İBB müfettişlerine göre, 9 yıl önce, 1 milyon 300 bin lira değerindeki KİPTAŞ’a ait dubleks daire, yarı fiyatına, 656 bin 753 liraya, AKP milletvekili Şirin Ünal’a satıldı. Bu dosya da belgeleriyle savcılığa verildi.

Dokuzuncuyu daha önce bu köşede okudunuz. Mülkiyeti Kiptaş’a ait olan Beykoz’daki özel orman alanı, 2019 yılında, seçimden önce, çok küçük bir bedelle, 49 yıllığına, NUN Vakfı’na kiralanmıştı. Ayrıca arazide imara uygun olmayan bazı inşaatlar da tespit edilmişti. İBB bunun için de savcılığa gitti.

Onuncu dosya, eski İBB yöneticisi sonraki Bakan Adil Karaismailoğlu’yla ilgili. İBB Bilgi İşlem Müdürlüğü tarafından 2018 yılında gerçekleştirilen bir ihalede, sözleşme ve şartnameye uyulmadığı tespit edildi. Müfettişlere göre, o gün 15 milyon 458 bin lira (KDV hariç) kamu zararı vardı. Karaismailoğlu hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunuldu.

MESELE YOLSUZLUK DEĞİL

Müfettişlerin "gereği yapılsın" dediği dosyalar uzayıp gidiyor…

Mesela, 2019 yılında, belediyenin araç kiralama işinde milyonlarca lira zarar yakalamışlar. Mesela, 2015’de Ensar Vakfı’na tahsis edilen yerin, otopark ve oto yıkama işletmesine verildiğini tespit etmişler. Mesela, 2017’de bir binanın İlim Yayma Vakfı’na 25 yıllığına bedelsiz tahsis edildiğini, binanın kullanımında usulsüzlük yapıldığını görmüşler. Mesela, Avcılar’da İBB’ye ait alanın, herhangi bir sözleşme olmadan bir şirket tarafından kullanıldığını bulmuşlar.

Daha sıralayayım mı?

Müfettişler; Esenler Erok Spor’a, AKP Genel Merkezi’ne, Genel Başkan Yardımcıları’na, İstanbul İl Başkanlığı’na ve Silivri İlçe Başkanlığı ile Türkiye Gençlik Vakfı ve Sıcak Yuva Vakfı’na toplam 87 adet aracın mevzuata aykırı bir şekilde tahsis edildiğini bulmuşlar. Bu araçların kirasının, sürücülerinin ücretlerinin, yakıtlarının ve HGS-OGS giderlerinin belediyeden karşılandığını görmüşler.

Sonuç olarak…

Yargı ne yapmış derseniz? Cevabı kısa: Hiçbir şey! Şikayet edilenlerin iktidar yanlısı siyasetçiler, Cumhurbaşkanı’nın akrabalarının yönettiği vakıflar, AKP’li bürokratlar olduğunu görünce; müfettişlerin dosyalarının kapağını açmaya bile cesaret edememişler. İfade bile almadan takipsizlik kararlarıyla dosyaları kapatmışlar.

Dahası…

Söz konusu raporlar, suç duyuruları haber olduğunda, jet hızıyla erişim engelleme kararları almışlar. Yolsuzluk iddiasını değil haberini yargılamışlar.

Haliyle mesele; yolsuzluk, kamu çıkarı, halkın parası değil. Gücünü pekiştirmek için yargıyı sopa olarak kullanan iktidarın, yolsuzluğu bir bahaneye dönüştürmesi. Toplum da bunu gördüğü yolsuzluk operasyonlarıyla kanaatini değiştirmiyor. Halk; hem belediye hem devlet kaynaklarının kötü yönetildiğini düşünse de, arkadaki hesaplaşmayı daha çok önemsediğinden, süreçten etkilenmiyor. Her zamanki gibi kazananlarsa "kamunun malı deniz" diyenler…

Kümesin halini tilkiden değil civcivlerden dinlediğimiz gün anlatılanlar inanılır olacak.

Yazarın Son Yazıları

İddianamede adları 1087 kez geçiyor, ama sanık değiller!

Tarihte çelişkili görünen içinde kocaman bir gerçeği saklar.

Devamını Oku
12.03.2026
‘Bu nasıl iş’ dedirten dilekçe

Aklı kendinde olanın dünyanın adaleti umurunda olmaz.

Devamını Oku
09.03.2026
Şam’ın Talibanlaşması görünüyor

Yanlış hesap geri dönmek için genelde Bağdat’ı beklemez.

Devamını Oku
05.03.2026
Öcalan’ın statüsü mü Adem’in statüsü mü

Gelgelelim PKK’yi kuran “statülü” Öcalan’ın AKP-MHP destekli mektubu CHP’li belediyede okunurken 25 yıl öncesinden, 19 yaşından terör aranıp bulunarak bugün işten atılan gariban Ademler’in “statüsü”nü hatırlayan olmadı.

Devamını Oku
02.03.2026
Din dersi soruşturmasının sonu ne oldu

Bardağı taşıran son damla değil onu bu noktaya getiren süreçtir.

Devamını Oku
26.02.2026
Okulda 'din' ve 'Erdoğan' sorgusu!

Hürriyet başka türlü düşünmenin ve yaşamanın imkânlı olduğu yerde başlar.

Devamını Oku
23.02.2026
Alo adalet var mı bakan bey?

Yaşamın özünü görmeyen kabuğuyla oyalanır.

Devamını Oku
19.02.2026
Camiye gitmeyen imam olur mu?

Yalnız başkasına karşı hatırlanan kutsal, çıkara yenilmiş demektir.

Devamını Oku
16.02.2026
Bu dünyadan bir ‘biz’ geçti

İnsan “ben” doğar, yaşarken “biz” yaratır.

Devamını Oku
12.02.2026
Bizi işte bunlar yıkıyor

Doğayı kendi haline bıraksalar daldaki elma bile layığını bulacaktı.

Devamını Oku
09.02.2026
Depremzedeye bunu yapan size ne yapmaz

Seçilen yer yanlış.

Devamını Oku
05.02.2026
‘İmamoğlu’nu kutlama davası’ böyle bitti

Hayat geç de olsa mahkeme kararlarından daha gerçek bir hüküm verir.

Devamını Oku
02.02.2026
Görüş gününe yetişen yazı

Hepimiz aynı zamanın içinde yaşarız ama zaman hepimize yüzünü aynı biçimde göstermez.

Devamını Oku
29.01.2026
Toz dumandan görünmeyen değişim

Bir şey değişmese de her şey değişiyor.

Devamını Oku
26.01.2026
Bayrağın üstünü örten ‘süreç’

Niyetler hassasiyetlerin üstünü bahaneyle örter.

Devamını Oku
22.01.2026
Kafamı karıştıran fotoğraf

Kapının kapalı olmasını bekliyoruz da nasıl açıldığını hiç konuşmuyoruz.

Devamını Oku
19.01.2026
Masonik FETÖ’cü Marksist cephe!

Buzu sobanın üstüne bırakıyor, erimesini izliyorsun.

Devamını Oku
15.01.2026
Hedef uyuşturucu mu eğlence mi?

Endişe içimize gökten düşmez, açıklanabilir bir nedeni vardır.

Devamını Oku
12.01.2026
Hakimi öldüresiye dövenler 'hatırlı' kişiler çıktı!

Dünyanın nasıl göründüğü baktığınız yere göre değişir.

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella meselesi anlattıkları gibi değil

Gerçek, ona ulaşmak istemeyen için inanılmaz görünür.

Devamını Oku
05.01.2026
Adliyenin ön kapısı

Yeni yıl, henüz yazılmamış bir tarihtir.

Devamını Oku
01.01.2026
Çıksalar ne olur çıkmasalar ne olur

Konuşmak neden aramaz, sessizliğinse anlaşılır bir nedeni vardır.

Devamını Oku
29.12.2025
Yarının kavgasına bugünden bakalım

Hareket bilinirse doğa öngörülebilir hale gelir.

Devamını Oku
25.12.2025
175 milyonluk cevap

Cevap verilemeyen her soru yeni sorulara gebedir.

Devamını Oku
22.12.2025
İddianame aşamasında bir anda dosyadan çıkan fezleke!

İnsan ne anlatırsa anlatsın ancak eylemiyle anlaşılır.

Devamını Oku
18.12.2025
Askerlerin 175 milyonu nereye gitti

“Senin” dediklerinin akıbetini sorunca senin sandığının senden ne kadar uzakta olduğunu görürsün.

Devamını Oku
15.12.2025
Ne olduğunu görmüyor musunuz?

Her “Bak” dediğimizde gözler kapanıyorsa işaret ettiğimizi gösterebilir miyiz?

Devamını Oku
11.12.2025
Ya su kirliyse?

Değişmez görünen gerçekten kaçmak yerine dokunmaya karar verdiğimizde, ona şekil verebildiğimizi de görürüz.

Devamını Oku
04.12.2025
200 günlük burun sürtme davası

Burnumuzla sadece nefes alsaydık en çok kötü kokuların sahipleri mutlu olurdu.

Devamını Oku
01.12.2025
Bir garip ölüm hikâyesi

Yaşamda birikmiş servet, bazen ölümün üzerinde perde olur.

Devamını Oku
27.11.2025
‘Kurucu önderlik’ ve kurucu irade

Küçük niyetler büyük sözlerin arkasına gizlenir.

Devamını Oku
24.11.2025
Yaşamından renkleri çalınan kadın

Koca çınardan nimetini esirgeyen toprak yokluğunu önce çimende gösterir

Devamını Oku
20.11.2025
38 çocuğun duyulmayan çığlığı

Adalet davası uzaktaki bir çığlığı duymakla başlar.

Devamını Oku
17.11.2025
CHP’yi ‘gayrımeşrulaştırma’ operasyonu

Doğa insana kendi sınırlarını çizeceği imkanı sunarken cömerttir.

Devamını Oku
13.11.2025
Eğitimsiz okullar bakanlığı

İnsan ancak eğitilirse özgür olur.

Devamını Oku
10.11.2025
Aman çocuklar duymasın!

Bakmayın gazetecilik yaptığıma.

Devamını Oku
06.11.2025
‘Pardon’ diyen karar

Bir kez olursa hata, iki kez olursa yanlış, tekrar olursa kasıt denir.

Devamını Oku
03.11.2025
Bakanlıktaki ‘koruma kalkanı’

Çoğu zaman sözün çıktığı yere bakarız.

Devamını Oku
30.10.2025
Aranan casus sonunda bulundu!

O kadar çok söz söyleriz ki bazen gerçek kalabalıkta kaybolur.

Devamını Oku
27.10.2025
Boğaziçi’ni nasıl çökerttiler?

Kime söylendiği belirsizse en ağır sözler bile havada kalır. En son Yargıtay başkanı konuştu.

Devamını Oku
23.10.2025